Ülkelerin Gelişimi Hakkında

  • Kullanıcı Hatem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Tartışma
Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü
Merhabalar,

Ülkelerin gelişimine engel sebepler nelerdir? Din mi, eğitimsizlik mi, ideolojiler mi? Bunların haricinde ülkelerin gelişimine engel olan unsurlara neler örnek verebiliriz?
 
Din, en büyük düşmanı toplumların.
 
- Hukuksal düzenlemelerdeki yetersizlik,
- Yolsuzluk ve rüşvet,
- İş imkanlarının olmayışı - işsizlik,
- Eğitim konusuna yeterli önemin verilmeyişi,
 
Dinin ne emrettiğini sorsan bilmezler ama din deme cüretkarlığını gösterebiliyorlar.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Değerli Arkadaşlar,

Bu tip tartışmalarda lütfen farklı görüşlere saygı gösterelim ve hakaret içeren yorumlar yazmayalım. İnsanlar her konuda aynı görüşe sahip olmak zorunda değildir.

Teşekkür ederim.
 
Coğrafi konumu da sayabiliriz.
 
Para, eÄ£itim, sanat, pazar, din, doğal kaynak(petrol, altın vs) gibi bir çok sebep sıralanabilir, fakat hiç biri tek başina bir ülkenin gelişiminin önünde bir engel olup/olmama meselesini karşilamiyor. Çünkü gelişmiş ve gelişmemiş ülkeler üzerinden kücük bir beyin fırtınası yaptığinızda olumlu/olumsuz bir çok örnek aklımıza geliyor.

Keza adalet-hukuk sistemi, çağa ayak uydurma, ülkenin gelecek plan ve operasyonları, adil ve eşitlikçi bir yönetim gibi daha önemli meseleler de var.

Ee peki "gelişmiş" küresel kapitalistlerin, emperyalist ülkelerin dünyanin bir tarafinı sömürüp kendilerine kaynak yaratmalarını neye yormalıyız ?
 
Son düzenleme:
Neden sence? Açabilir misin?

Din, genellikle doğaüstü, kutsal ve ahlaki ögeler taşıyan; çeşitli ayin, uygulama, değer ve kurumlara sahip inançlar ve ibadetler bütünü diye adlandırılıyor.

Bununla birlikte dünyada çok fazla din ve mezhep var, hemen hepsinin kutsal ve ahlaki değerleri farklı, uygulamaları ve yaptırımları farklı.
Bunun sonucunda benim varmış olduğum nokta toplumlar kendi çıkar ve menfaatlerini göz önünde tutarak dini icat etmişler.
Din üzerinden yapılan (mezhep) ayrıştırma tüm dünyada mevcuttur.
Bunun sonucunda sayısız gruplar oluşmuştur, kendilerinden olan veya olmayan.
Kısacası insanları sınıflandırmak bana pek mantıklı gelmiyor, yada bir kalıbın içine sokmak.
Dinin taşıdığı nitelik ve öğeler de farklı dinlerde büyük bir değişiklik ve çeşitlilik göstermektedir. Senin dinin, benim dinim gibi.

Toplumdaki gelişime etkisine gelecek olursak;
- İtikadî hükümler (inançlarla ilgili)
- Amelî hükümler (ibadet ve yaşayışlarıyla ilgili)
- Ahlaki hükümler (moral değerlerle ilgili)

Diye tanımlanan dinin gereklerini ele alalım.

İnançlarla ilgili olan kısımdan başlayalım.
Toplumda inançlı ve inançsız (ateist) diye farklı kutuplara ayrışma oluşuyor, kimse gerçekten bir diğerine saygı duymuyor, düşüncelerine ve yaşayış biçimine tahammülü yok.

İbadet ve yaşayışlar ile ilgili kısım
Yine toplumda sürekli duyduğumuz şeyler o namaz kılıyor, bu kılmıyor, o bunu giymiş, diğeri bu şekilde giyinmiş. Namaz kılmıyor olduğum için bir firma da işten çıkarıldım mesela, bunun tam tersi de olabilir cumaya gitmek isteyen kişiye izin de vermeyen yerler vardır.

Diğer üçüncü olan kısım ise ahlâkî değerler.
Sanırım en önemli olanı bu, herkesin bir dini var olarak varsayalım. Bir de toplumda ki olan olaylara ve gelişmelere bakalım. Ahlâkî değerlerin ne kadarını kimler uyguluyor, hemen hemen bütün dinler de ahlâkî değerler birbirine benzer (hırsızlık yapmak kötüdür) şekilde tasarlanmıştır.

Ülkelerin gelişimine bakıldığı zaman Dünya'nın en fakir 50 ülkesinin 32 tanesi müslüman ülkeler. Bunun nedenlerini de araştırmak gerek.
- En önemlisi kadına değer verilmiyor olması.
- Eğitim seviyesi çok düşük.
- Doğal kaynaklarını kullanmama.

Sevgili Hatem çok müsait olmadığım için fazla ayrıntı ve örnek veremedim, yani çok daha ayrıntılı yazamadım. Seni cevapsız bırakmak istemedim, onun dışında aslında bu tür tartışmalar dan uzak durmaya çalışıyorum, sevgilerimle.
 
Din, genellikle doğaüstü, kutsal ve ahlaki ögeler taşıyan; çeşitli ayin, uygulama, değer ve kurumlara sahip inançlar ve ibadetler bütünü diye adlandırılıyor.

Bununla birlikte dünyada çok fazla din ve mezhep var, hemen hepsinin kutsal ve ahlaki değerleri farklı, uygulamaları ve yaptırımları farklı.
Bunun sonucunda benim varmış olduğum nokta toplumlar kendi çıkar ve menfaatlerini göz önünde tutarak dini icat etmişler.
Din üzerinden yapılan (mezhep) ayrıştırma tüm dünyada mevcuttur.
Bunun sonucunda sayısız gruplar oluşmuştur, kendilerinden olan veya olmayan.
Kısacası insanları sınıflandırmak bana pek mantıklı gelmiyor, yada bir kalıbın içine sokmak.
Dinin taşıdığı nitelik ve öğeler de farklı dinlerde büyük bir değişiklik ve çeşitlilik göstermektedir. Senin dinin, benim dinim gibi.

Toplumdaki gelişime etkisine gelecek olursak;
- İtikadî hükümler (inançlarla ilgili)
- Amelî hükümler (ibadet ve yaşayışlarıyla ilgili)
- Ahlaki hükümler (moral değerlerle ilgili)

Diye tanımlanan dinin gereklerini ele alalım.

İnançlarla ilgili olan kısımdan başlayalım.
Toplumda inançlı ve inançsız (ateist) diye farklı kutuplara ayrışma oluşuyor, kimse gerçekten bir diğerine saygı duymuyor, düşüncelerine ve yaşayış biçimine tahammülü yok.

İbadet ve yaşayışlar ile ilgili kısım
Yine toplumda sürekli duyduğumuz şeyler o namaz kılıyor, bu kılmıyor, o bunu giymiş, diğeri bu şekilde giyinmiş. Namaz kılmıyor olduğum için bir firma da işten çıkarıldım mesela, bunun tam tersi de olabilir cumaya gitmek isteyen kişiye izin de vermeyen yerler vardır.

Diğer üçüncü olan kısım ise ahlâkî değerler.
Sanırım en önemli olanı bu, herkesin bir dini var olarak varsayalım. Bir de toplumda ki olan olaylara ve gelişmelere bakalım. Ahlâkî değerlerin ne kadarını kimler uyguluyor, hemen hemen bütün dinler de ahlâkî değerler birbirine benzer (hırsızlık yapmak kötüdür) şekilde tasarlanmıştır.

Ülkelerin gelişimine bakıldığı zaman Dünya'nın en fakir 50 ülkesinin 32 tanesi müslüman ülkeler. Bunun nedenlerini de araştırmak gerek.
- En önemlisi kadına değer verilmiyor olması.
- Eğitim seviyesi çok düşük.
- Doğal kaynaklarını kullanmama.

Sevgili Hatem çok müsait olmadığım için fazla ayrıntı ve örnek veremedim, yani çok daha ayrıntılı yazamadım. Seni cevapsız bırakmak istemedim, onun dışında aslında bu tür tartışmalar dan uzak durmaya çalışıyorum, sevgilerimle.

Gayet iyi cevaptı dostum. Teşekkür ederim.
 
Evrensel eğitim, şeffaf yönetim.. Şu ikisi ülkemizde uygulansa keşke.
 
Geri