уєктα & нüℓуα & уυηυѕ ...

Konu sahibi son olarak 2618 gün önce görüldü
En büyük zaferimiz hiç düşmemek değil, her düştüğümüzde kalkabilmektir.„

— Konfuçyüs

Hüma dün ki söz :cici:​
 

Artık anladım ki aramayanın, bir arayanı ya da muhakkak bir aradığı, ‘‘gel!’’ diyemeyenin, bir geleni vardır ya da bir yeri, gidebildiği.
Belki de geri dönüp gittiği birisi...
Meyletmiyorum daha fazla!
Lanet olası bencilliğinle cayır cayır, yalanlarınla yana yana, sevin doyasıya
Kaybım, derdim değil!
Ömrün boyu gurur duy, bu sahte galibiyetinle!
 
tumblr_mtc4dwySpF1qlkpk1o1_500.jpg


-Kimi bekliyorsun hala,
Evinden kitaplarından uzakta mısın?
Arada bir telefon et kendine,
Kendine mektuplar yaz yanıt beklemeden.
Kartlar gönder kendine her gittiğin uzaklardan.
Sevgilim diye başlayıp öperim diye biten
Senin senden başka kimin var ki arasın.



 
tumblr_mibc7o9ynf1ro2o00o1_500.jpg


-Zaten unutamıyor oluşunun asıl nedeni unutmak zorunda olduğunu unutmaktır .
 
Size, 'Sen' diye hitap edebilir miyim?
'Siz', fazla ağır kalıyor/sunuz mısralarıma.
Ekseni bozuluyor şiirlerimin.
Tam Aşk'ı anlatacakken gözlerinize,
Ayrılık bulanıyor yaşlarıma.
Ve kurduğum tümcelere bulaşıyor gözyaşlarım!
Yokluğunuzun lekesi bir çamur olup kalıyor 'Seviyorum'larımda.
Çitilesem ömrümden gidişinizi, kalır mısınız yanımda
Ya da tuz ruhuna bastırsam yokluğunuzu, erir mi satırlarımda?
Sen..
Pardon, Siz demeliyim sana.
Fazla samimiyet, alaycı gidişlere sebep.
Oysa siz ciddi gidersiniz.
Gülmeden, umut ışığı yakmadan!
Tebessümlerinizi cımbızla verirsiniz karşınızdeki insana.
Ağır konuşursunuz giderken, bıçak sırtı yatırırsınız düşleri.
Sahi , siz hiç düşkuran oldunuz mu iki kişilik ilişkilerde?
Yoksa hep , düşkıran olmakla mı meşguldünüz?
Kurulan düşleri kırmak mıydı işiniz?
Işiniz gücünüz yok muydu diyeceğim, nasıl unuturum!
Siz ki, iç mimardınız.
Yüreğe umutları inşa eden,
Güzel kelimelerle dizaynını yapan ve sonra işini bitirip çekip giden.
Sorarım size, siz hiç yüreğinizden bir adım öteye gidebildiniz mi?
Ben gidemedim.
Iki adım ötemde siz'diniz, bir adım gerimde.
'Fazla uğraş, boş yere kaybedilen zaman demektir.' derdiniz.
O yüzden uğraşmadım SİZ'den öteye.
Ve boş yere tüketmedim 'Seviyorum'larımı.
Kırdığınız düşlere rağmen, düşpayı sevgi istemedim sizden!
Elim kadar açıktı Yüreğim, göremediniz.
Görüpte adımlamadınız gönlüme.
Oysa kapıda beklerdim Siz'i.
Gözlerinizin ömrüme nakşı için, kahve ikram etmek isterdim ömrünüze.
Her saat, her mevsim beklerdim sizi.
Ama en çok ömrünüzün ömrümü teğet geçtiği anlarda..
Alfa açısı kadar yakınken siz'e, 'iç acılarım'ı topladım avuçlarıma!
Ve siz, bir yeminli gibi geçmediniz ömrümün Sol'undan!
Durdurmazdı kimse sizi, bu ne aceleye diye.
Bilirdim, en çokta ecele kafa tutmayı severdiniz siz.
O yüzden aceleydi her işiniz..
Severken bile alal acele sever, hemen giderdiniz.
Oysa siz, benim yıllardır görmeden sevebileceğim tek kişiydiniz!
Siz, noktası olmayan tekillerden hangisiydiniz.
'Sen' olmak fazla samimi Siz'e..
Peki,
'Ben' olmak ister misiniz?



-HYAK.
 
tumblr_msd2quqp4g1qlkpk1o1_500.jpg


-Sessiz ve mükemmel bir gece. 
Ve biri eksik, biri her zaman eksik, 
biri geldiğinde bile eksik.
Öyle eksildik ki yaşarken, 
bize dokunan herkesi eksiltiyoruz. 
Yalnızlığımızla çoğalıp kalabalığımızla eksiliyoruz.
Ve öylesine kalabalık ki yalnızlığımız 
ne yana dönsek kendimize çarpıyoruz.
 
Bazen tekrara düştüğüm oluyor, bazen tekrara düştüğüm oluyor.
 
Geri