Uçmak Sizin için Çok mu Zor

Konu sahibi son olarak 3354 gün önce görüldü
Günümüzde uçaklar özellikle gelişmiş ülkelerde tatil ya da iş sebebiyle birçok kişi tarafından tercih edilen ulaşım araçlarından biri haline gelmiştir. Fakat, uçak seyahati yapmayı planlayan ya da yapanların bir kısmı için bu durum pek de memnun edici değildir. Ne yazık ki uçma korkusu kişisel ya da profesyonel anlamda negatif sonuçlar doğurabilecek bir fobi haline gelebilmektedir. Bu fobiye sahip olanların bir kısmı uzmanlardan yardım alırken; büyük bir bölümü ise bu korkuyu hayatının bir kısmı olarak kabul etmiş ve varolan sıkıntılarını geçici çözümlerle giderme yolunu seçmişlerdir.

Uçak fobisi uçağa ilk defa binen birinde gelişebildiği gibi, daha önce pek çok kere uçak seyahati yapmış olan birinde de ani olarak ortaya çıkabilir. Uçak fobisi olanları iki gruba ayırabiliriz. Bir kısım uçak fobikler uçak içindeyken panik yaşamaktan korkarken, diğerleri olası bir kaza korkusuyla uçmaya yanaşmaz ya da uçuş esnasında sıkıntı duyarlar. Uçak fobisi birçok yolla meydana gelebilir. Bunlardan en yaygın olanı koşullanmadır. Burada uçuş sırasında varolan uyaranlar önemli bir rol oynarlar. Türbülans sonucu meydana gelen ani düşüşler, kalkış sırasında motordan gelen sesler, ve kimi zaman basınç değişikliği nedeniyle kulaklarda hissedilen acı kolaylıkla korku yaratabilmektedir. Buna ek olarak, uçağın uçuşunda herhangi bir kontrole sahip olamama hissi, kişide zaten varolabilen yükseklik ya da kapalı alan korkusu ve tüm bunlara eşlik eden anksiyete de bu uçuş korkusunu tetikleyen unsurları oluşturabilir. Ayrıca bir fobinin çıkış zamanı çoğu zaman yaşamın herhangi bir kısmında yaşanan negatif bir olaydan hemen sonraya da denk gelebilir. (örn. aile fertlerinden birinin kaybı, boşanma, ayrılık vs...)

Daha genel bir çerçevede bakarsak, bir fobinin oluşması ve devamında aşağıda belirtilen faktörler de oldukça önemlidir. Bunu uçuş korkusuna özel olarak incelersek;

Model alma: Anne, baba ya da herhangi bir yakınında uçak fobisi olan bir çocuğun ileride aynı şekilde uçaktan korkması olağandır.

Yanlış bilgilenme: Uçuş ya da uçma ile ilgili öğrenilen yanlış bilgiler de uçuş korkusunun ortaya çıkmasını sağlayabilir. Bu tarz yanlış bilgilere örnek vermek gerekirse: “Uçak ne kadar yüksekten uçarsa meydana gelebilecek kazanın şiddeti o denli fazla olacaktır”; “Uçak kazaların çoğu inişte değil kalkışta olur” gibi.

Deneyimler: Kişinin bizzat kendisinin ya da başka birinin uçuş sırasında yaşamış olduğu negatif bir olay veya bunların öyküleri de çoğu zaman fobinin oluşmasına yol açabilir.

Uçak fobisi olup, iş ya da diğer kişisel sebeplerden dolayı uçmak zorunda olan bazı kişiler seyahatten önce alkol ya da sakinleştirici almayı seçerek sıkıntılarını ortadan kaldırmaya çalışırlar. Bu sadece durumsal (yani sadece o binişe ait olacak) ve kısa vadeli bir çözüm olacaktır. Günümüzde uzmanlar kısa süreli bilişsel davranışcı tedavi teknikleri ile bu sorunu tümüyle ortadan kaldırabilmektedir. Bilişsel davranışçı tedavi tekniğinde öncelikle kişinin uçma konusunda sahip olduğu düşüncelerinin üzerinde çalışıp bunları terapistin eşliğinde yapılandırması sağlanır. Buna “bilişsel yapılandırma” diyoruz. Örneğin birçok uçak fobiğinin en büyük korkusu uçak kazasında hayatını kaybetmek şeklindedir. Uçak kazası felaketlerinin trafik kazalarına oranla basın ve yayın tarafından daha yoğun ve dramatik bir şekilde kapsanması kişilerin düşünce sistemine uçak seyahatlerindeki ölüm riskinin trafik kazalarına oranla daha fazla olduğu şeklinde yerleşir. Halbuki tüm dünyada trafik kazalarından kaynaklanan ölümlerin uçak kazalarından kaynaklanan ölümlere oranla binlerce kat daha fazla olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Uçak korkusu olan bir kişinin bu gerçeği fark etmesini sağlamak bilişsel yapılandırmanın bir örneğidir. Gene bilişsel yapılandırma sistemi çerçevesinde kişiye seanslar dışında bir takım ödevler verilir. Buna bir örnek kişinin sahip olduğu korkulara yol açan düşüncelerine karşıt düşünceler bulması şeklindedir. Daha sonra belli aşamalarda gene terapistin eşliğinde bu yeni ve karşıt düşüncelerin benimsenmesi yolunda çalışmalar yapılır.

Düşünce sisteminin yapılandırılması ile beraber bir sonraki aşamada kişi uygulamaya yöneltilir. Bu aşamada önemli olan unsur uygulamalar sırasında meydana gelebilecek sıkıntıyı minimuma indirmek şeklindedir. Bu çalışmaların bir örneği şu şekildedir: Uçak fobisi olan kişi yakın bir mesafeden başlayarak derece derece bu mesafenin uzatıldığı bir takım uçuşlara teşvik edilir. Bu uçuşlar gene dereceli olarak önce kişinin terapisti ya da yanında kendini güvende hissedeceği bir şahısla; daha sonra yavaş yavaş tek başına denenir. Çalışma kişinin sahip olduğu fobinin şiddeti ve durumuna göre bir takım manipülasyonlarla terapist eşliğinde yeniden yapılandırılabilinir. Henüz ülkemizde uygulanmamakla beraber ileride uçuş simülasyonunda kullanılacak teknik aletlerin de tedavi aşamasında yararlı olabileceğine inanmaktayım.
 
Geri