-
- Katılım
- Kasım 9, 2013
-
- Mesajlar
- 14,694
-
- Tepkime puanı
- 4,486
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- el castillo del diablo
Uzaktan Eğitim Dünyada sağlık sektöründe ve daha birçok alanda dengeleri değiştiren Covid-19 virüsü, eğitim sektörünü de olumsuz yönde etkilemiştir. Öyle ki eğitmenler ve öğrenciler için mevcut eğitim sisteminin daha verimli devam edebilmesi için bu alanda yenilikler denenmesine ve bu yeniliklerin de kullanılmasına sebep olmuştur. Bahsedilen yeniliklerin başında gelen ve Covid-19 sürecinde tüm dünya genelinde yaygınlaşan uzaktan eğitim sistemi bir diğer adıyla çevrimiçi eğitim sistemi, günümüzde kullanılan tablet, telefon gibi mobil cihazların yardımıyla birlikte her yönden öğrencilere erişimi ve eğitimi daha rahat sürdürebilme imkânı vermiştir.
Öğrencilerin yapılan eğitim sonucunda bilgi seviyelerinin belirlenmesini amaçlayan ölçme ve değerlendirme, uzaktan eğitim süresince çevrimiçi olan farklı birkaç test formatı ile yürütülmektedir. Sosyal medya ve internet ise günümüz kullanım popülaritesinin yanı sıra uzaktan eğitim periyodunda da öğretmen ve öğrencilere kaynak ve iletişim açısından büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Bu çalışma, popüler sosyal medya örneklerinden biri olan Twitter’da uzaktan eğitim çatısı altındaki ölçme değerlendirme değişkenlerinin analizini gerçekleştirmektedir. Yapılan bu analizler, bir veri madenciliği yazılımı olan RapidMiner platformu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Analizler, eğitim alanında en trend olan başlıklar hakkında fikir verme ve alanyazına uygun bir yöntem sunma amacı gütmektedir. Analizlerin sonucunda, Twitter kullanımının uzaktan eğitim döneminde ölçme ve değerlendirme açısından en çok ortaöğretim düzeyinde yaygın olduğu anlaşılmıştır.
Uzaktan Eğitim Sistemi
Uzaktan eğitim sistemi öğrencinin istediği yerde ve şekilde, okula gitmeden, kaynakların kaydedilip sonradan tekrar kullanabileceği, çağımıza uygun ve reformcu bir yapıdır (Sherry, 1995). Uzaktan eğitim, öğrenci ve öğretenin eğitim kurumunda bulunma gereksinimi olmadan eş ya da ayrı zamanlı şekilde bilgisayar, tablet veya telefon gibi günümüz teknoloji araçlarıyla derslerin yürütüldüğü, çağdaş bir eğitim düzenidir (Valentine, 2002). Yeni düzenlemeler ile çevrimiçi eğitim sistemi gerçek sınıf olmayan (sanal sınıflarda) yazılım tabanlı çevrimiçi toplantı ortamlarında gerçekleştirilmektedir. Günümüzde internet altyapısına sahip her bir birey (akademisyen, öğretmen, öğrenci, vb.) hali hazırda bulunan çevrimiçi sistemdeki sanal sınıflarda eş zamanlı olarak derslerini görüntülü ve sesli olarak anlatabilir. Ayrıca öğrenciler de derslerine, kullanılan sanal sınıflar aracılığıyla görüntülü ve sesli olarak katılabilmektedirler. Etkileşimli olarak eğitimciler ve öğrenciler çevrimiçi toplantı yazılımlarında bulunan yazı tahtaları veya ekran paylaşım araçları ile paylaşımlarını yaparlarken, öğrenciler eş zamanlı olarak sorularını sorarak eğitmenlerden gerekli yanıtlarını alabilirler. Çevrimiçi olarak yapılan dersler kayıt altına alınarak, öğrenciler tarafından ders saatleri dışında çevrimdışı olarak tekrardan ders materyali halinde izlenebilir veya incelenebilir.
Pandemi Döneminde Uzaktan Eğitim
Günümüzdeki korona virüs salgını sebebiyle, dünya genelinde okullardaki tüm seviyedeki eğitimler durduruldu. Ancak birçok ülkede eğitim tamamen durdurulmamış, çevrimiçi olarak ülkeler ve okullar internet altyapısını kullanan uzaktan eğitim uygulamalarına yönelmiştir. Teknolojik cihazların kullanımı sayesinde öğrenciler eğitimlerine ara vermeden hızlı bir şekilde yeni sistemde uzaktan eğitime başlamıştır (Bozkurt & Sharma, 2020). Okulların kapanmasının ardından birçok ülke uzaktan eğitime çok hızlı başlamıştır. Pandemi dönemi süresince öğreticilerin de öğrencileri eğitim açısından desteklemeleri ve çevrimiçi eğitime dâhil olmaları beklenmiştir, fakat birçok ülkede öğretmenler öğrencileriyle iletişime geçmek istese bile öğretmenlerin “uzaktan eğitim” konusunda eğitim gördükleri ülke sayısı çok sınırlı kalmıştır; Avrupa ve Asya'da, ülkelerin yalnızca %20 ile %30'u öğretmenlere çevrimiçi eğitim konusunda eğitim vermektedir (Adedoyin & Soykan, 2020). Çalıştıkları süre zarfında yaşanan bu şekildeki bir sorunla nasıl başa çıkılacağı konusunda yeterli eğitim almamış, daha önce hiç bu tür deneyime sahip olmayan birçok öğretmen bu sürece hazırlıksız yakalanmıştır (Dubey & Pandey, 2020). Çoğu yerdeki eğitmenlerin girişimcilik yeteneklerini kullanmaları ve kendi başlarına soruna çözüm üretmeleri beklenir fakat öğretmenler yeterince destek alamamaktadır. Uzaktan eğitim sağlama konusunda sınırlı becerilere sahip olan öğreticiler, bu dönemde yalnız olarak etkin bir şekilde gerçekleştirmede zorluklarla karşılaşmaktadır. Öğreticilerin arasındaki farklılıkların dışında, okulun kaynakları, öğrencilerin teknolojik araçlara erişimi ve uygulama becerileri, öğretmenlerin uzaktan eğitimlerini ne şekilde harcadıkları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Tüm bu altyapıya duyulan ihtiyaç ve alınacak eğitim için diğer göz önünde bulundurulması gereken sistem de ölçme ve değerlendirmenin nasıl yapılması gerektiğidir.
Uzaktan Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Nasıl Yapılmaktadır?
Üniversitelerin uzaktan eğitim programlarında ölçme ve değerlendirme için kullanılan sınavlar tamamen internet üzerinden yapılmaktadır. Uzaktan eğitim Covid-19 salgını döneminde, ölçme ve değerlendirme öğrencilerden beklenen bilgi, beceri ve tutumların gelişip gelişmediğini, geliştiyse hangi ölçüde geliştiğini belirlemek amacıyla yapılır (Chick, Clifton, Peace, Propper, Hale, Alseidi, & Vreeland, 2020). Uzaktan eğitimde değerlendirme türleri aynı zamanda yapılan değerlendirmelerin öğrenme eksikliklerinin saptanması, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerinin saptanması, öğrencilerin başarısının değerlendirilmesi, öğretimin etkinliğinin değerlendirilmesi ve öğretim programının değerlendirilmesi amaçlarını da ortaya koyar (Astin, 2012). Eğitmenlerin testler ve sınavlarla öğretim hedeflerini belirlemek için öğrenme etkinliklerini ölçtüğü değerlendirmeler yapmaları gerekmektedir. Test ve ölçüm teorisi ve bunların analizi üzerine, eğitmenler tarafından planlama, geliştirme ve test öğelerinin yazılması hakkında çok az ayrıntı içeren çok sayıda literatür vardır (Osterlind, 2002). Uzaktan eğitim veya çevrimiçi öğrenmede, değerlendirmeler genellikle çevrimiçi olarak gerçekleştirilir; bu nedenle, hile yapmayı düzenlemeyi ve kontrol etmeyi imkânsız hale getirmektedir (Arkorful & Abaidoo, 2015).
E-öğrenme ile uygulanabilen birkaç öğrenci test formatı vardır ve Osterlind'e (2002) göre, bu tür geliştirilmiş test formatları, yapılandırılmış yanıt, performansa dayalı formatlar, cümle tamamlama veya kısa yanıt, eşleştirme, doğru-yanlış metotlarını içerir. Flaherty (2020), bu salgın sırasında notlandırma sistemlerinin önemli ölçüde değiştirilmesinin güçlü bir savunucusu olduğunu, çünkü öğrenenlerin iddiasının düşünülemez olduğunu eklemiştir. Covid-19 salgını, değerlendirmeyi daha karmaşık hale getirirken, çevrimiçi öğrenme yoluyla aynı öğrenme deneyimlerini ve şanslarını elde edebilir.
Sosyal Medyanın Uzaktan Eğitimdeki Etkisi
2020 yılında başlayan ve halen devam etmekte olan koronavirüs 2019 (COVID-19) salgını, eğitimcileri ağ iletişimini içeren uzaktan eğitim araçlarını kullanmaya zorlayarak öğrenmede bir paradigma değişikliğine neden olmuştur. Birkaç ay içinde, bu değişim milyonlarca öğrencinin öğrenme şeklini değiştirmiştir. Çevrimiçi eğitim ortamı, gerekli sosyal mesafenin olduğu bir dönemde öğrenciler ve öğretmenler arasındaki bazı boşlukları kapatmayı başarsa da internet tabanlı eğitim kendi doğasında olan engellerle karşı karşıyadır. Çevrimiçi dersler sırasında, öğrenciler genellikle çevrimiçi sosyal medya ve sürekli uğultulu bildirimler gibi dikkat dağıtıcı şeylerle boğuşurlar. Bu dikkat dağıtıcı unsurlar, WhatsApp mesajlarını kontrol etmeyi ve Facebook, Twitter ve Instagram gibi sosyal ağları ziyaret etmeyi içerir. Fiziksel bir sınıf ortamında geleneksel "yüz yüze" (face to face) öğretimin yokluğunda, öğrenciler öğretmenlerin ve akranların fiziksel varlığından kaynaklanan açık motivasyon ve gizli ilhamdan mahrum kalırlar. Yüz yüze öğrenmenin en iyisi gibi çevrimiçi öğrenmenin de en iyisi, öğrencinin aktif katılımını gerektirir (Anderson, 2008). Öğrenciler, aktarılan bilginin pasif alıcıları olmaktan ziyade, öğrenme sürecinde aktif katılımcılardır. Öğrenciler (sadece eğitmen değil), öğrenme ortamının yaratılmasına yardımcı olur. Öğretim tamamen tek yönlü iletişim değil, çoktan çoğa iletişimin olduğu bir öğrenme ortamı ile ilgilidir. İdeal olarak, öğrencilerin eğitmenden öğrendikleri kadar birbirlerinden de öğrenmeleri beklenir. Bu durum, öğrenme etkinliklerini yönetir ve öğrenmeyi kolaylaştırır.
Sonuç ve Öneriler
Bu çalışmada Twitter sosyal medya platformunda pandemi sürecinde uzaktan eğitimde ölçme ve değerlendirme altyapısı hakkında kullanıcılar tarafından oluşturulmuş tweetlerdeki kelimelerin etkisini ve oranlarını RapidMiner veri analizi yazılımı aracılığıyla nasıl gerçekleştirileceği araştırılmıştır. Öncelikle Twitter platformundan istenilen kategorideki verilerin elde edilebilmesi için “Twitter Arama” işlemi kullanılarak tüm işlem adımlarının tanımlanmaları yapılmıştır. Oluşturulan işlemler sonrasında belirlenen uzaktan eğitimdeki ölçme ve değerlendirme değişkenlerinin kullanılan tweetlerdeki kullanım oranlarını gösteren kelime bulutları ve grafikler oluşturulmuştur. Tüm analizler ve kategorisel veriler ışığında, uzaktan eğitimde ölçme ve değerlendirme değişkenlerinden “proje, sınav, online, lise, ortaokul, yüz yüze, vb.” kelime gruplarının tweetlerde kullanım oranlarının yüksek olduğunu ve bu yüksek kullanım oranlarına bağlı olarak uzaktan öğretimdeki ölçme ve değerlendirme altyapısının Twitter platformunda daha çok orta öğretim düzeyinde yaygın olduğunu görebilmekteyiz. Bu nedenle, Twitter paylaşımlarında gözlemlenen bu durum karşısında bazı ölçme değerlendirme altyapılarının belirtilen grafikler sayesinde zayıf olduğu ve birim olarak da yetersizliğinin giderilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, elde edilen analiz sonuçlarının ve oluşturulan grafik ve kelime bulutlarının uzaktan eğitimdeki ölçme değerlendirme konusunda yaşanılan aksaklık ve eksiklikleri görüp değerlendirme açısından yararlı olacağı düşünülmektedir. (Dergipak)
Öğrencilerin yapılan eğitim sonucunda bilgi seviyelerinin belirlenmesini amaçlayan ölçme ve değerlendirme, uzaktan eğitim süresince çevrimiçi olan farklı birkaç test formatı ile yürütülmektedir. Sosyal medya ve internet ise günümüz kullanım popülaritesinin yanı sıra uzaktan eğitim periyodunda da öğretmen ve öğrencilere kaynak ve iletişim açısından büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Bu çalışma, popüler sosyal medya örneklerinden biri olan Twitter’da uzaktan eğitim çatısı altındaki ölçme değerlendirme değişkenlerinin analizini gerçekleştirmektedir. Yapılan bu analizler, bir veri madenciliği yazılımı olan RapidMiner platformu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Analizler, eğitim alanında en trend olan başlıklar hakkında fikir verme ve alanyazına uygun bir yöntem sunma amacı gütmektedir. Analizlerin sonucunda, Twitter kullanımının uzaktan eğitim döneminde ölçme ve değerlendirme açısından en çok ortaöğretim düzeyinde yaygın olduğu anlaşılmıştır.
Uzaktan Eğitim Sistemi
Uzaktan eğitim sistemi öğrencinin istediği yerde ve şekilde, okula gitmeden, kaynakların kaydedilip sonradan tekrar kullanabileceği, çağımıza uygun ve reformcu bir yapıdır (Sherry, 1995). Uzaktan eğitim, öğrenci ve öğretenin eğitim kurumunda bulunma gereksinimi olmadan eş ya da ayrı zamanlı şekilde bilgisayar, tablet veya telefon gibi günümüz teknoloji araçlarıyla derslerin yürütüldüğü, çağdaş bir eğitim düzenidir (Valentine, 2002). Yeni düzenlemeler ile çevrimiçi eğitim sistemi gerçek sınıf olmayan (sanal sınıflarda) yazılım tabanlı çevrimiçi toplantı ortamlarında gerçekleştirilmektedir. Günümüzde internet altyapısına sahip her bir birey (akademisyen, öğretmen, öğrenci, vb.) hali hazırda bulunan çevrimiçi sistemdeki sanal sınıflarda eş zamanlı olarak derslerini görüntülü ve sesli olarak anlatabilir. Ayrıca öğrenciler de derslerine, kullanılan sanal sınıflar aracılığıyla görüntülü ve sesli olarak katılabilmektedirler. Etkileşimli olarak eğitimciler ve öğrenciler çevrimiçi toplantı yazılımlarında bulunan yazı tahtaları veya ekran paylaşım araçları ile paylaşımlarını yaparlarken, öğrenciler eş zamanlı olarak sorularını sorarak eğitmenlerden gerekli yanıtlarını alabilirler. Çevrimiçi olarak yapılan dersler kayıt altına alınarak, öğrenciler tarafından ders saatleri dışında çevrimdışı olarak tekrardan ders materyali halinde izlenebilir veya incelenebilir.
Pandemi Döneminde Uzaktan Eğitim
Günümüzdeki korona virüs salgını sebebiyle, dünya genelinde okullardaki tüm seviyedeki eğitimler durduruldu. Ancak birçok ülkede eğitim tamamen durdurulmamış, çevrimiçi olarak ülkeler ve okullar internet altyapısını kullanan uzaktan eğitim uygulamalarına yönelmiştir. Teknolojik cihazların kullanımı sayesinde öğrenciler eğitimlerine ara vermeden hızlı bir şekilde yeni sistemde uzaktan eğitime başlamıştır (Bozkurt & Sharma, 2020). Okulların kapanmasının ardından birçok ülke uzaktan eğitime çok hızlı başlamıştır. Pandemi dönemi süresince öğreticilerin de öğrencileri eğitim açısından desteklemeleri ve çevrimiçi eğitime dâhil olmaları beklenmiştir, fakat birçok ülkede öğretmenler öğrencileriyle iletişime geçmek istese bile öğretmenlerin “uzaktan eğitim” konusunda eğitim gördükleri ülke sayısı çok sınırlı kalmıştır; Avrupa ve Asya'da, ülkelerin yalnızca %20 ile %30'u öğretmenlere çevrimiçi eğitim konusunda eğitim vermektedir (Adedoyin & Soykan, 2020). Çalıştıkları süre zarfında yaşanan bu şekildeki bir sorunla nasıl başa çıkılacağı konusunda yeterli eğitim almamış, daha önce hiç bu tür deneyime sahip olmayan birçok öğretmen bu sürece hazırlıksız yakalanmıştır (Dubey & Pandey, 2020). Çoğu yerdeki eğitmenlerin girişimcilik yeteneklerini kullanmaları ve kendi başlarına soruna çözüm üretmeleri beklenir fakat öğretmenler yeterince destek alamamaktadır. Uzaktan eğitim sağlama konusunda sınırlı becerilere sahip olan öğreticiler, bu dönemde yalnız olarak etkin bir şekilde gerçekleştirmede zorluklarla karşılaşmaktadır. Öğreticilerin arasındaki farklılıkların dışında, okulun kaynakları, öğrencilerin teknolojik araçlara erişimi ve uygulama becerileri, öğretmenlerin uzaktan eğitimlerini ne şekilde harcadıkları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Tüm bu altyapıya duyulan ihtiyaç ve alınacak eğitim için diğer göz önünde bulundurulması gereken sistem de ölçme ve değerlendirmenin nasıl yapılması gerektiğidir.
Uzaktan Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Nasıl Yapılmaktadır?
Üniversitelerin uzaktan eğitim programlarında ölçme ve değerlendirme için kullanılan sınavlar tamamen internet üzerinden yapılmaktadır. Uzaktan eğitim Covid-19 salgını döneminde, ölçme ve değerlendirme öğrencilerden beklenen bilgi, beceri ve tutumların gelişip gelişmediğini, geliştiyse hangi ölçüde geliştiğini belirlemek amacıyla yapılır (Chick, Clifton, Peace, Propper, Hale, Alseidi, & Vreeland, 2020). Uzaktan eğitimde değerlendirme türleri aynı zamanda yapılan değerlendirmelerin öğrenme eksikliklerinin saptanması, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerinin saptanması, öğrencilerin başarısının değerlendirilmesi, öğretimin etkinliğinin değerlendirilmesi ve öğretim programının değerlendirilmesi amaçlarını da ortaya koyar (Astin, 2012). Eğitmenlerin testler ve sınavlarla öğretim hedeflerini belirlemek için öğrenme etkinliklerini ölçtüğü değerlendirmeler yapmaları gerekmektedir. Test ve ölçüm teorisi ve bunların analizi üzerine, eğitmenler tarafından planlama, geliştirme ve test öğelerinin yazılması hakkında çok az ayrıntı içeren çok sayıda literatür vardır (Osterlind, 2002). Uzaktan eğitim veya çevrimiçi öğrenmede, değerlendirmeler genellikle çevrimiçi olarak gerçekleştirilir; bu nedenle, hile yapmayı düzenlemeyi ve kontrol etmeyi imkânsız hale getirmektedir (Arkorful & Abaidoo, 2015).
E-öğrenme ile uygulanabilen birkaç öğrenci test formatı vardır ve Osterlind'e (2002) göre, bu tür geliştirilmiş test formatları, yapılandırılmış yanıt, performansa dayalı formatlar, cümle tamamlama veya kısa yanıt, eşleştirme, doğru-yanlış metotlarını içerir. Flaherty (2020), bu salgın sırasında notlandırma sistemlerinin önemli ölçüde değiştirilmesinin güçlü bir savunucusu olduğunu, çünkü öğrenenlerin iddiasının düşünülemez olduğunu eklemiştir. Covid-19 salgını, değerlendirmeyi daha karmaşık hale getirirken, çevrimiçi öğrenme yoluyla aynı öğrenme deneyimlerini ve şanslarını elde edebilir.
Sosyal Medyanın Uzaktan Eğitimdeki Etkisi
2020 yılında başlayan ve halen devam etmekte olan koronavirüs 2019 (COVID-19) salgını, eğitimcileri ağ iletişimini içeren uzaktan eğitim araçlarını kullanmaya zorlayarak öğrenmede bir paradigma değişikliğine neden olmuştur. Birkaç ay içinde, bu değişim milyonlarca öğrencinin öğrenme şeklini değiştirmiştir. Çevrimiçi eğitim ortamı, gerekli sosyal mesafenin olduğu bir dönemde öğrenciler ve öğretmenler arasındaki bazı boşlukları kapatmayı başarsa da internet tabanlı eğitim kendi doğasında olan engellerle karşı karşıyadır. Çevrimiçi dersler sırasında, öğrenciler genellikle çevrimiçi sosyal medya ve sürekli uğultulu bildirimler gibi dikkat dağıtıcı şeylerle boğuşurlar. Bu dikkat dağıtıcı unsurlar, WhatsApp mesajlarını kontrol etmeyi ve Facebook, Twitter ve Instagram gibi sosyal ağları ziyaret etmeyi içerir. Fiziksel bir sınıf ortamında geleneksel "yüz yüze" (face to face) öğretimin yokluğunda, öğrenciler öğretmenlerin ve akranların fiziksel varlığından kaynaklanan açık motivasyon ve gizli ilhamdan mahrum kalırlar. Yüz yüze öğrenmenin en iyisi gibi çevrimiçi öğrenmenin de en iyisi, öğrencinin aktif katılımını gerektirir (Anderson, 2008). Öğrenciler, aktarılan bilginin pasif alıcıları olmaktan ziyade, öğrenme sürecinde aktif katılımcılardır. Öğrenciler (sadece eğitmen değil), öğrenme ortamının yaratılmasına yardımcı olur. Öğretim tamamen tek yönlü iletişim değil, çoktan çoğa iletişimin olduğu bir öğrenme ortamı ile ilgilidir. İdeal olarak, öğrencilerin eğitmenden öğrendikleri kadar birbirlerinden de öğrenmeleri beklenir. Bu durum, öğrenme etkinliklerini yönetir ve öğrenmeyi kolaylaştırır.
Sonuç ve Öneriler
Bu çalışmada Twitter sosyal medya platformunda pandemi sürecinde uzaktan eğitimde ölçme ve değerlendirme altyapısı hakkında kullanıcılar tarafından oluşturulmuş tweetlerdeki kelimelerin etkisini ve oranlarını RapidMiner veri analizi yazılımı aracılığıyla nasıl gerçekleştirileceği araştırılmıştır. Öncelikle Twitter platformundan istenilen kategorideki verilerin elde edilebilmesi için “Twitter Arama” işlemi kullanılarak tüm işlem adımlarının tanımlanmaları yapılmıştır. Oluşturulan işlemler sonrasında belirlenen uzaktan eğitimdeki ölçme ve değerlendirme değişkenlerinin kullanılan tweetlerdeki kullanım oranlarını gösteren kelime bulutları ve grafikler oluşturulmuştur. Tüm analizler ve kategorisel veriler ışığında, uzaktan eğitimde ölçme ve değerlendirme değişkenlerinden “proje, sınav, online, lise, ortaokul, yüz yüze, vb.” kelime gruplarının tweetlerde kullanım oranlarının yüksek olduğunu ve bu yüksek kullanım oranlarına bağlı olarak uzaktan öğretimdeki ölçme ve değerlendirme altyapısının Twitter platformunda daha çok orta öğretim düzeyinde yaygın olduğunu görebilmekteyiz. Bu nedenle, Twitter paylaşımlarında gözlemlenen bu durum karşısında bazı ölçme değerlendirme altyapılarının belirtilen grafikler sayesinde zayıf olduğu ve birim olarak da yetersizliğinin giderilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, elde edilen analiz sonuçlarının ve oluşturulan grafik ve kelime bulutlarının uzaktan eğitimdeki ölçme değerlendirme konusunda yaşanılan aksaklık ve eksiklikleri görüp değerlendirme açısından yararlı olacağı düşünülmektedir. (Dergipak)