Aleyna1
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Ekim 13, 2014
-
- Mesajlar
- 5,966
-
- Tepkime puanı
- 212
-
- Puanları
- 318
Antik Yunan’da insanların taharetini taş ya da bir avuç kil yardımıyla aldığı söylenir.
Roma’da işler biraz değişikti.
Bugün de artık pek çok kişinin bildiği o komünal tuvaletler vardı. Mermer şeritler üzerinde üzerinde deliklerin bulunduğu, insanların tuvaleti bir tür sosyalleşme alanı olarak gördüğü yerlerdi burası.
Öndeki boşluklar ise taharet içindi
Bu noktada ucuna sünger bağlanmış çubuklar imdada koşuyordu. Çubuk kullanılmadığı zaman içi fazladan tuzlanmış deniz suyu dolu bir kovada bekletiliyordu. Ayrıca tuvalette tek bir çubuk vardı ve ortak kullanılıyordu.
14 yüzyılın sonlarına doğru Çin İmparatoru, taharet için kullanmak üzre aşağı yukarı 90x60 ebatlarında kağıtlar üretilmesine hükmetti.
Bunun ilk kağıt kullanımı olduğunu söylemek zor. O vakitler ıvır zıvır kağıtlar taharet için kullanılıyordu. Fakat bunun taharet için özel kağıt üretiminin ilk örneklerinden olduğu söylenebilir.
Amerika’da ise durumlar biraz daha farklıydı.
İngiliz koloniciler Amerika’ya ilk ayak bastıklarında bulabildikleri en iyi şey mısır olmuştu. Bu sancılı durumda uzun bir süre eski kitapları ve gazeteleri kullandılar.
İngiltere’de rezervuarlı tuvaletin geçmişi 1596’ya kadar dayansa da, bildiğimiz anlamda tuvalet kağıdının ticari bir meta olarak alınıp satılabilmesi için 1857’ye kadar görülemedi.
1935 yılında Amerikalı bir tuvalet kağıdı firmasının “Kıymıksız!” ifadesini taşıyan reklamları, eski zamanların sandığımızdan daha da zor olduğunu yüzümüze vuruyordu aslında.
Hindistan’ın çoğu bölgesinde bugün halen tuvalet kağıdına direniliyor. Bir kova su ve sol el ile bu işi görüyorlar.
Onlara göre tuvalet kağıdı asla suyun verdiği temizliği sağlayamıyor.
Roma’da işler biraz değişikti.
Bugün de artık pek çok kişinin bildiği o komünal tuvaletler vardı. Mermer şeritler üzerinde üzerinde deliklerin bulunduğu, insanların tuvaleti bir tür sosyalleşme alanı olarak gördüğü yerlerdi burası.
Öndeki boşluklar ise taharet içindi
Bu noktada ucuna sünger bağlanmış çubuklar imdada koşuyordu. Çubuk kullanılmadığı zaman içi fazladan tuzlanmış deniz suyu dolu bir kovada bekletiliyordu. Ayrıca tuvalette tek bir çubuk vardı ve ortak kullanılıyordu.
14 yüzyılın sonlarına doğru Çin İmparatoru, taharet için kullanmak üzre aşağı yukarı 90x60 ebatlarında kağıtlar üretilmesine hükmetti.
Bunun ilk kağıt kullanımı olduğunu söylemek zor. O vakitler ıvır zıvır kağıtlar taharet için kullanılıyordu. Fakat bunun taharet için özel kağıt üretiminin ilk örneklerinden olduğu söylenebilir.
Amerika’da ise durumlar biraz daha farklıydı.
İngiliz koloniciler Amerika’ya ilk ayak bastıklarında bulabildikleri en iyi şey mısır olmuştu. Bu sancılı durumda uzun bir süre eski kitapları ve gazeteleri kullandılar.
İngiltere’de rezervuarlı tuvaletin geçmişi 1596’ya kadar dayansa da, bildiğimiz anlamda tuvalet kağıdının ticari bir meta olarak alınıp satılabilmesi için 1857’ye kadar görülemedi.
1935 yılında Amerikalı bir tuvalet kağıdı firmasının “Kıymıksız!” ifadesini taşıyan reklamları, eski zamanların sandığımızdan daha da zor olduğunu yüzümüze vuruyordu aslında.
Hindistan’ın çoğu bölgesinde bugün halen tuvalet kağıdına direniliyor. Bir kova su ve sol el ile bu işi görüyorlar.
Onlara göre tuvalet kağıdı asla suyun verdiği temizliği sağlayamıyor.