>Türküler Yüreğimizin Dili, Başımızın Sevda Yelidir

B
  • Kullanıcı BuYuCu
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Müzik Kulübü
Neşet Ertaş, Kazım Koyuncu, Kubat, Zara başta olmak üzere ünlü sanatçıların seslendirdiği, Türkiye’nin farklı yörelerine ait en güzel türküler


1. Allı Turnam – Neşet Ertaş

Yöre: Keskin, Keskinli Hacı Taşan


https://www.youtube.com/watch?v=pUFf2b63eAc

2. Acem Kızı – Kubat

Yöre: Kırşehir, Çekiç Ali


Video Telif hakkı Olduğundan Dolayı Ekleme Yapilmamistir.

3. Elif Dedim Be Dedim – İncesaz

Yöre: Kütahya


https://www.youtube.com/watch?v=eQ1XtTTpJrA


4. Kırmızı Gül Demet Demet – Yavuz Bingöl

Yöre: Erzurum


https://www.youtube.com/watch?v=19xdiXar4zw

5. Tanrıdan Diledim Bu Kadar Dilek – Cengiz Özkan

Yöre: Erzincan


https://www.youtube.com/watch?v=gj25XAY9fwo

6. Etek Sarı Sen Etekten Sarısan – Haluk Tolga İlhan & Grup Abdal

Yöre: Malatya, Arguvan


https://www.youtube.com/watch?v=dY-3ZBf0hhE

7. Kuş Kanadın Kırılsın – Ayşenur Kolivar

Yöre: Hemşin


https://www.youtube.com/watch?v=RKZnIvvyLmw

8. Narinom – Kazım Koyuncu

Yöre: Artvin


https://www.youtube.com/watch?v=H_97dCwWV3s

9. Sürmeli – Sabahat Akkiraz

Yöre: Yozgat


https://www.youtube.com/watch?v=qCR92Xhf4MU


10. Gesi Bağları – Burçin

Yöre: Kayseri


https://www.youtube.com/watch?v=DC31Gy9emfs

11. Kerpiç Kerpiç Üstüne – Erkan Oğur & İsmail Hakkı Demircioğlu

Yöre: Diyarbakır


https://www.youtube.com/watch?v=JYfneDfzqd4


12. Şen Olasın Ürgüp – Zara

Yöre: Ürgüp


https://www.youtube.com/watch?v=uLfqFCFgPiQ

13. Kurusa Fidanım – İsmail Altunsaray

Yöre: Kırşehir, Neşet Ertaş


https://www.youtube.com/watch?v=_uHvopJApck

14. Urfalıyam Dağlıyam – Halimiz Ahvalimiz

Yöre: Şanlıurfa


https://www.youtube.com/watch?v=DICoTdQNbsA

15. Yayla Yollarında Kaldım Yalnız – Tolga Çandar

Yöre: Fethiye


https://www.youtube.com/watch?v=XE9pqMkuFYM
 
1. Yusuf’u Kaybettim Kenan İlinde (Yunus Emre / Seslendiren: Bora Ebeoğlu)

Yunus Emre, Kenan derken gündelik yaşamı, insanın kendini içinde kaybettiği yüzeysel hayatı kastetmiştir. Yusuf ise kamil olan insandır. Yani özdür. Allah’ın parçası olandır.

Yusuf’u kaybettim Kenan ilinde
Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz

Bu aklı fikr ile leyla bulunmaz
Bu ne yaredir ki çare bulunmaz

Aşkın pazarında canlar satılır
Satarım canımı alan bulunmaz

Yunus öldü deyu sela verirler
Ölen beden imiş, aşıklar ölmez

2. Kul Olayım Kalem Tutan Ellere (Pir Sultan Abdal / Seslendiren: Barış Manço)

Kul olayım kalem tutan ellere,
Kâtip arzuhalim yaz yare böyle.
Şekerler ezeyim şirin dillere,
Kâtip arzuhalim yaz yare böyle.
Güzelim ey güzelim ey güzelim ey ey.

Sivas ellerinde sazım çalınır,
Çamlı beller bölük bölük bölünür.
Yardan ayrılmışam bağrım delinir,
Kâtip arzuhalim yaz yare böyle.
Güzelim ey güzelim ey güzelim ey ey.

Pir Sultan Abdal’ım ey Hızır Paşa,
Gör ki neler gelir sağ olan başa.
Beni hasret koydun kavim kardaşa,
Kâtip arzuhalim yaz yare böyle.
Güzelim ey güzelim ey güzelim ey ey.

3. Benden Selam Olsun Bolu Beyine (Köroğlu / Seslendiren: Özdemir Erdoğan)


Benden selam olsun Bolu Beyine
Çıkıp su dağlara yaslanmalıdır.
At kişnemesinden kargı sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir.

Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı.
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır.

Köroğlu düşer mi yine sanından,
Ayırır çoğunu er meydanından,
Kırat köpüğünden, düşman kanından
Çevrem dolup şalvar ıslanmalıdır.

4. Uzun İnce Bir Yoldayım (Aşık Veysel / Seslendiren: Barış Manço & Cem Karaca)

Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldayım
Gidiyorum gündüz gece

Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece

Uykuda dahi yürüyom
Kalkmaya sebep arıyom
Gidenleri hep görüyom
Gidiyorum gündüz gece

Kırk dokuz yıl bu yollarda
Ovada dağda çöllerde
Düşmüşüm gurbet ellerde
Gidiyorum gündüz gece

Düşünülürse derince
Irak görünür görünce
Yol bir dakka miktarınca
Gidiyorum gündüz gece

Şaşar Veysel işbu hâle
Gâh ağlaya gâhi güle
Yetişmek için menzile
Gidiyorum gündüz gece

https://www.youtube.com/watch?v=94SHnzHMXcU

5. Güzel Ne Güzel Olmuşsun (Karacaoğlan / Seslendiren: Fikret Kızılok)

Güzel ne güzel olmuşsun
Görülmeyi görülmeyi
Siyah zülfün halkalanmış
Örülmeyi örülmeyi

Benim yarim bana küsmüş
Gayrı sözün benden kesmiş
Zülüflerin göze dökmüş
Sevilmeyi sevilmeyi

Seğirttim ardından yettim
Eğildim yüzünden öptüm
Adın bilirdim unuttum
Çağırmayı çağırmayı

6. İşte Gidiyorum Çeşm-i Siyahım (Aşık Mahzuni Şerif / Seslendiren: Edip Akbayram)

İşte gidiyorum çeşm-i siyahım
Önümüze dağlar sıralansa da
Sermayem derdimdir servetim ahım
Karardıkça bahtım karalansa da

Hayli dolaşayım yüce dağlarda
Dost beni bıraktı ah ile zarda
Ölmek istiyorum viran bağlarda
Ayağıma cennet sıralansa da

Bağladım canımı zülfün teline
Sen beni bıraktın elin diline
Güldün Mahzuni’nin berbat haline
Mervanın elinde parelense de

https://www.youtube.com/watch?v=U1xlP3QeFf0

7. Kalktı Göç Eyledi Avşar Elleri (Dadaloğlu / Seslendiren: Cem Karaca)

Kalktı göç eyledi Avşar elleri,
Ağır ağır giden eller bizimdir.
Arap atlar yakın eder ırağı,
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.

Belimizde kılıcımız kirmani,
Taşı deler mızrağımın temreni.
Hakkımızda devlet etmiş fermanı,
Ferman padişahın, dağlar bizimdir.

Dadaloğlum bir gün kavga kurulur,
Öter tüfek davlumbazlar vurulur.
Nice koçyiğitler yere serilir,
Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir.


https://www.youtube.com/watch?v=DDuLOWPkvL8

8. Neredesin Sen (Neşet Ertaş)

Şu garip halimden bilen şiveli nazlı,
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen?
Tatlı dillim güler yüzlüm ey ceylan gözlüm,
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen?

Ben ağlarsam ağlayıp gülersem gülen,
Bütün dertlerim anlayıp gönlümü bilen,
Sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen,
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen?

Sinemde gizli yaramı kimse bilmiyor,
Hiç bir tabib şu yarama merhem olmuyor,
Boynu bükük bir garibim yüzüm gülmüyor,
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen?

https://www.youtube.com/watch?v=LfY_ol_rPA0

9. Haydar Haydar (Kul Nesimi / Beste: Ali Ekber Çiçek / Seslendiren: Can Gox)

Ben melamet hırkasını
Kendim giydim eğnime
Âr-u namus şişesini
Taşa çaldım kime ne?

Kâh çıkarım gökyüzüne
Seyrederim âlemi
Kâh inerim yeryüzüne
Seyreder âlem beni

Haydar Haydar, seyreder âlem beni

Sofular haram demişler
Bu aşkın bâdesine
Ben doldurur, ben içerim
Günah benim, kime ne?

Haydar Haydar, günah benim kime ne?

Nesimi’ye sordularda
O yâr ilen hoş musun?
Hoş olayım, olmayayım
O yâr benim kime ne?

Haydar Haydar, o yâr benim kime ne?

https://www.youtube.com/watch?v=XNZKzbSA1t4

10. Dedi Ki Yok Yok (Erzurumlu Emrah / Seslendiren: Cem Karaca)

Sabahtan uğradım ben bir fidana
Dedim mahmur musun dedi ki yok yok
Ak ellerin boğum boğum kınalı
Dedim bayram mıdır söyledi yok
Yok yok yok yok yok

Ak ellerin boğum boğum kınalı
Dedim bayram mıdır söyledi yok
Yok yok

Dedim inci nedir dedi dişimdir
Dedim kalem nedir oy dedi kaşımdır
Dedim ak memeler oy dedi koynumda
Dedim ver öpeyim söyledi yok
Yok yok yok yok yok

Dedim ak memeler oy dedi koynumda
Dedim ver öpeyim söyledi yok
Yok yok

Yok yok yok
Dedim ölüm nedir oy dedi boynumda
Dedim gel ölelim be söyledi yok
Yok yok yok yok yok

Dedim ölüm nedir oy dedi boynumda
Dedim gel ölelim be söyledi yok

https://www.youtube.com/watch?v=vZF3WPXKaPI

Bazı Videolar Telif Haklarından Dolayı Yüklenme Yapilmamiştir. Sizlerde Sevdiğiniz Türküleri Yorumlar Kısmında Paylaşabilirsiniz.



Keyifli Forumlar Dilerim.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
2012 yılında kaybettiğimiz Neşet Ertaş’ı en sevilen türküleriyle anıyoruz.1960’lı yıllardan beri, sadece halk arasında değil ciddi müzik çevrelerinde bile büyük bir hayranlıkla dinlenen Neşet Ertaş, tam bir yöre sanatçısı olmasına rağmen ünü insanın yüreğine işleyen türküleriyle tüm Türkiye’ye dağılmış bir saz ve söz üstadıdır.


1. Gönül Dağı

https://www.youtube.com/watch?v=OsLwLOft_5c

Ay Dost deyince yeri göğü inleten, gönül dostu bir babanın evladı Neşet Ertaş. Bozkırın ortasında 1938’de Kırşehir’in Çiçekdağ ilçesinde Kırtıllar’da dünyaya gelir. Muharrem Ertaş’ın beşinci evladıdır. Daha yedi yaşında yöre düğünlerinde oyun oynarken buluverir kendini, derken bir ömür geçmiştir yoksulluk, gurbet ve ayrılıklarla.

2. Yazımı Kışa Çevirdim (Leylam)

https://www.youtube.com/watch?v=x2C3sk8kNe4

Anadolu halk müziğinin yaşayan efsanesi, Abdal müziğinin son temsilcisi Neşet Ertaş, babası Muharrem Usta ile adeta Anadolu’daki en olgun seviyesine erişen bu Türkmen/Abdal müzik birikiminin yeni bir yorumcusudur. Yoğun yöresel özellikleri ve baskın mahallilik unsurları ile donanmış bu müziği yöresinin dışına çıkarmış, ülke genelinde ve hatta yurt dışında bilinmesini ve tanınmasını sağlamıştır. Abdallık geleneği, yaratıcı hariç her şeyden vazgeçmeyi, görünüşe değil görünüşün ardındaki öze kıymet vermeyi, gönül kırmamayı, can incitmemeyi ve insan ruhuna zarar verecek her türlü olumsuz duygu, düşünce ve davranışlardan kaçınmayı merkeze alan bir düşünce sistemi ve yaşam biçimidir.

3. Anam Ağlar Başucumda Oturur

https://www.youtube.com/watch?v=hpY-JI84rEw

Anadolu’nun bağrından çıkan bu saz ve söz üstadı, Kırşehir’den Ankara’ya, oradan da gurbete uzanan bir hayat yaşar. Kırşehir’den çıkan Garip Neşet 1960’larda artık tüm Türkiye’nin tanıdığı ve sevdiği bir sanatçıdır. Anadolu’nun hüzünlü sesinden söylenen içli bozlaklar Türkiye’nin yüreğine işler.


4. Mühür Gözlüm

https://www.youtube.com/watch?v=nuIQNN94MQI

Neşet Ertaş’ın Neden Garip Garip Ötersin Bülbül adlı ilk plağı 1957 yılında Şençalar Plak’tan çıkar. İlk plağının çıkmasından sonra Neşet Ertaş Ankara’ya gelir ve sahne hayatı burada devam eder. Ankara’da adına türküler yazacağı Leyla ile tanışır ve evlenir. Yedi yıl süren bu büyük aşk ne yazık ki biter. Baba Muharrem Ertaş başından razı değildir bu evliliğe zaten.

5. Zahidem (Söz: Aşık Arap Mustafa Öztürk, Müzik: Neşet Ertaş)

https://www.youtube.com/watch?v=I3Gr5n1qA78

Söylediği yanık bozlaklarla meşhur olan Ertaş’ın, 1978’de geçirdiği bir rahatsızlığın etkisiyle sıhhati bozulmaya başlar ve parmakları sazın teline vurmaz artık. 1979’da kendini Almanya’da kardeşinin yanında bulur. Sağlığına kavuşmasıyla birlikte sanatına Almanya’da devam eder. Yirmi üç yıl ülkesine olan hasretle gurbet ellerde çalar.

6. Ağla Sazım Ağlanacak Zamandır (Yorum: Erol Parlak – Çetin Akdeniz)

https://www.youtube.com/watch?v=d6Sta0lss20

Sözünü, müziğini aynı anda düşünerek yaptığı o derin bozlaklarının sayısını bile bilmeyen Neşet Usta, türkülerinden eksik etmediği Garip mahlasını şöyle açıklar. “Soyadı yokken bize Garipler derlermiş. Gerçektende biz garip, yani ezilmiş, hor görülmüş, Abdal diye nitelendirilmiş, aşağılanmışızdır. O gariplik bende kaldığı için garibim diyorum” der. BOZLAĞI; Feryat, Ağıt olarak tanımlar. Gönül yaralarından sonra türkülerinin ana konusu; Allah aşkı, insan hakkı ve sevgisi, ana ve babaya duyulan özlem, ilim ve cehalet, memleket hasreti olacaktır artık.

7. Seher Vakti Çaldım Yarin Kapısını

https://www.youtube.com/watch?v=zHdjVORHKPA

Öyle alçak ve yüce bir gönüle sahiptir ki bozkırın tezenesi, Demirel zamanında kendisine sunulan devlet sanatçılığı ünvanını “Hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık gibi geliyor” diyerek kabul etmez. “Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluktur” der. Halkın kendisine verdiği büyük destekle Neşet Ertaş yaşayan bir efsane olmuştur. 2010 yılında UNESCO tarafından yaşayan insan hazinesi olarak kabul edilir. 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet Konservatuarı tarafından Fahri Doktora Ödülü’ne layık görülmüştür.

8. Sevda Gitmiyor Serden

https://www.youtube.com/watch?v=zwuDJpEWb14

9. Yalan Dünya

https://www.youtube.com/watch?v=kpqs6KRqSn8

Neşet Ertaş’ı Neşet Ertaş yapan iki unsur vardır. Bunlardan birincisi Neşet Ertaş’ın içine doğduğu doğal konservatuvar ortamı, ikincisi ise ona Allah tarafından verilen üstün yeteneklerdir.

10. Tatlı Dillim (Yorum: Selda Bağcan)

https://www.youtube.com/watch?v=0fN70YA-n40

Hayata gözlerini yumduğu zaman, Yaşar Kemal, ”Neşet Ertaş’a bozkırın tezenesi demiştim. Sonuna kadar bu ismi hakkıyla taşıdı. Babası büyük bir ustaydı ve benim büyük bir dostumdu. Gençliğinde ona hep babasını geçemeyeceğini söylemiştim ama babasını geçti. Ölümüne çok üzülüyorum. Bozkırdan böyle büyük bir sanatçı yetişir mi bilemiyorum.”

Tezene, saz çalarken tellere vurulan plastik mızrabın diğer adı. Yöreden yöreye ve çalan kişiden kişiye göre değişiklik gösteren saz çalma stiline de denir.

11. Şad Olup Gülmedim Eller İçinde (Yorum: Zara)

https://www.youtube.com/watch?v=bUTs60cqBmM

12. Kendim Ettim Kendim Buldum

https://www.youtube.com/watch?v=1UXozFR2A4Q

Not: Sizler Sevdiğiniz Neşet Ertaş Türkülerini Yorumlar Kısmında
Paylaşabilirsiniz.


Keyifli Forumlar.
 
  • Beğen
Tepkiler: X
Türküler yüreğimizin dili, başımızın sevda yelidir


Türküler yüreğimizin dili, başımızın sevda yelidir. Anadır, bacıdır, kardeştir, gurbete gidip dönmeyen oğul, hasret çeken yavukludur, Anadır, Anadolu’dur türküler.

Türkülerin olmadığı yerde çiçekler açmaz, kuşlar cıvıldamaz, akmaz derin-dingin ırmaklar hasrete; bahçeye dikilen fidanlar yeşermez türküler olmadıkça... Çiçekler kokmaz türkülerin geçmediği yollarda...


”İnsanların türküleri kendilerinden güzel,
kendilerinden umutlu,
kendilerinden kederli,
daha uzun ömürlü kendilerinden,
sevdim insanlardan çoktürküleri
insansız yaşayabildim,
türküsüz hiçbir zaman...””


derken Nazım Hikmet, türküleri övmekle kalmıyor aynı zamanda da yaşıyor...

Türküler umuttur, hasrettir, vefadır, dostluktur ve yüreğimizde kıvrım kıvrım dolanan ince bir yoldur sılaya uzanan gurbet ellerde. Dermandır dermansız kalanlara... Yüreğin gurbetinde büyüyen, özlemleri kor kor, demet demet sunan iki damla hasret çiçeğidir türküler... Yüreğimizdeki sevgi kıpırtılarıdır, sevgi pınarıdır gürül gürül hasrete akan...

Yaşama sevincinden tutunda ölüm acısına kadar, vefayı, vefasızlığı, hasreti, sevgiyi, inancı, direnci, aşkı türkülerle dile getirmiş, türkülerle seslenmişiz. İçimizi, acımızı, sevdamızı türkülere dökmüşüz, türkülerle bölüşmüşüz!...

Bir damla aşk iksiridir kırık kadehlerde yudumladığımız, bir damla su’dur hayatımızda türküler. Yüreğimizde ateşlerle dağlanan volkanlar kadar dağlayıcı, özlemler kadar sıcak ve yakıcıdır. Aynı zamanda da bahar yelleri gibi serin ve dağbaşında bir pınar kadar ferahlatıcıdır türkülerimiz..

Bakın Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun dizelerine…

“Ah bu türküler
Türkülerimiz
Ana südü" gibi candan
Ana südü" gibi temiz
Türkülerde tüter dağ dağ, yayla yayla
Köyümüz, köylümüz, memleketimiz”.

Türküler kanatsız kaldığımızda kanadımız, efkarlı olduğumuz ve yalnız kaldığımız gecelerde tesellimiz olmuştur. Sesimizim çıkmadığı yerde sesimiz, nefesimizin kesildiği yerde nefesimiz olmuştur türküler....

Bazen toprağa düşen su damlası gibi düşüp yüreklerimize ayrılık ateşini söndürmüş. Yağmur olup bizi vuslatına erdirmiş bazen... Bizim canımız, coğrafyamız, anamız, yarimiz, gurbet ellerde tek teselli kaynağımız olmuş türküler. Memleketin başı dumanlı dağlarından, yemyeşil ovalarından, bağlarından, pınarlarından turnalarla haber beklemiş, seher yelleriyle selam yollamışızdır sevdiklerimize türkü türkü.

“Ah bu türküler, köy türküleri
Mis gibi insan kokar, mis gibi toprak
Hilesiz hurdasız, çırılçıplak
Dişisi dişi, erkeği erkek
Kaşı kaş, gözü göz, yarası yara
Bıçağı bıçak.
Ah bu türküler, köy türküleri
Karanlık kuyularda açılmış çiçekler gibi
Kiminin reyhasından geçilmez
Kimi zehir, kimi zemberek gibi.”

Geceleri uzanıp kalınca gurbet yataklarına yorgun ve kimsesiz; Bir türkü nağmesi gelmeyiversin kulağımıza, dumanlanır hemencecik gözlerimiz; ince ince bir sızı sızar yüreğimize... Türküler damlayan gözyaşlarımızdır yağmurlu gecelerde, yanağımızdan süzülen pınarlardır...

Türküler “Hasret Gültekin” bilip, “Mahsuni”gibi uğurlarken, ardında yolladığımız gözlerimizdir kimsesiz mezarlara... Bilirizki; türküler de, türküler, yakanlar da çoğu zaman kimsesizdir...

Yine de en acılı günlerimizde bile bizi terk etmeyen en vefalı sadık dostumuzdur türküler, sevdiğimizdir ele-güne, dosta- düşmana karşı...

Türküler değil midir? Buram buram hasret kokan toprak gibi; Emek gibi, ekmek gibi, ter gibi, bir çocuğun elindeki taze somun gibi... Türküler değil midir? dünyanın en muhteşem gelini, en sabırlı anası... Türküler değil midir? Özümüz, sözümüz, gözümüz; yollarda yoldaş olup dağlar denizler aşan bizimle...

Anamızın gözünde bir damla yaş olup süzülen, yavuklumuzun yüzünde bir tomurcuk çiçek olup açan. Gurbette hasretimiz, sılada ayrılığımız, karımız, kızımız, oğlumuz. Tek dostumuz, avuntumuz, sırdaşımız bekar odalarında Türküler değil midir? ...

Türkülerimiz acılardan damıtılmış gözyaşı, yangınlardan yüreğimize düşmüş madımak, mevsimlerden bahar, vakitlerden akşam; Çiçeklerden gül, figanda bülbül, kuşlardan turnadır...

Biliriz ki, türküler baharda ruhumuza işleyen pak nefesler gibidir, yeni yetme sevdalıların dilinden rüzgarlarla savrulan, pınarlarla çoşan... Bilirizki, bülbüllerin gözyaşlarıdır güle kavuşma adına türküler... Biliriz ki, bahar yağmurlarında güle kavuşma sevinci gizlidir. Güz yağmurlarında ise bülbüllün gülden ayrılacağının hicranı...

Biliriz ki, türküler Anadolu insanının dilden, gönülden söylediği kah ağlayan, kah ağlatan, güldüren, sevindiren duygu dolu gönül sesimizdir. Rüzgar olup şahlanan, sel olup çoşan, deniz olup dalgalanan yaşama sevincimiz, vefalımız, vefasızımız, aşkımız, sevdamızdır...

“Ah bu türküler, köy türküleri
Ne düzeni belli, ne yazanı
Altlarında imza yok ama
içlerinde yürek var
Cennet misali sevişen
Cehennemler gibi dövüşen
Bir çocuk gibi gülüp
Mağaralar gibi inleyen
Nasıl unutur nasıl
Ömründe bir kez olsun
Halk türküsü dinleyen...”

Ve bunca imkansızlıklara rağmen yine de değerli ozanlarımızla birlikte tarihteki yolculuğunu sürdürmeye devam ediyor. Yolculuğunun Hollanda'daki emekçisi ve adresi ise son kasetiyle hayli ilgi gören Aşık Çağlari’dir. Bunun en önemli etkeni şüphesiz davudi sesi, sazı, seçkin güzel eserleri ve yorumlama biçimidir.

Türkülerimiz dedik, türküler hiç sazsız, sözsüz, ozansız ve Hollanda da yaşayıp da Aşık Çağlari’den söz etmeden olur mu? Bu değerleri biribirinden ayırmak mümkün mü? Hiç türküler Çağlari’siz, Çağlari türküsüz olur mu? Çağlari’nin türküleri kimi dağlardan sel olup gelir, kimi rüzgar olup pınarlara seslenir, kimi hasret olup, aşk olup yüreklerde beslenir ve dinledikçe gönlümüz türküyle dolar... İşte Çağlari’den bir uzun hava...

Sazım alıp gidem karlı dağlara
Garip anam şimdi ağlasın dağlar
Seherde bir haber salım o yâra
Tarayıp zülfünü bağlasın dağlar

Anam ne zor imiş yardan ayrılmak
Sılada sevdiğim ağlasın dağlar
Hayali gözümde hep ırmak ırmak
Zülfü perişanım çağlasın dağlar


Yazar:Nuri CAN


Türkülerin büyük çoğunluğu anonimdir ya da ağızdan ağza söylenirken söyleyeni kaybolmuştur. Türküler bu şekilde halkın malı olurlar. Türküler çoğu kez, bir doğa olayı ya da bir kahramanlık karşısında doğar ve yayılırlar. Türküler, doğdukları bölgenin özelliklerini koruyamazlar.

Ezgilerine göre türküler

* Kırık havalar: Usullü ezgilerdir. Alt türleri; türkü (genelde tüm kırık havalar için, özelde diğer türlerin dışında kalanlar için kullanılır), deyiş, koşma, semah, tatyan, barana, zeybek, horon, halay, bar, bengi, sallama, güvende, oyun havası, karşılama, ağırlama, peşrev, teke zortlatması, gakgili havası, dımıdan, zil havası, fingil havası dır.

*Uzun havalar: Usulsüz ezgilerdir. Alt türleri; uzun hava (diğer türlere girmeyenler için kullanılır), barak, bozlak, gurbet havası, yas havası, tecnis, boğaz havası, elagözlü, maya, hoyrat, divan, yol havası, yayla havası, mugam dır. Ayrıca gazeller de özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde halk arasında söylenmektedir.


Konularına göre Türküler
* Çocuk türküleri

* Doğa türküleri

* Aşk türküleri

* Kahramanlık türküleri

* Askerlik türküleri

* Tören türküleri

* İş türküleri

* Derebeyi, eşkiya, cinayet türküleri

* Ölüm türküleri (ağıt)

* Güldürücü türküler

* Karşılıklı türküler

* Oyun türküleri
Yapılarına göre Türküler


* Mani kıt’alarından kurulu türküler: Birbirleriyle ilgili konularda söylenmiş manilerin sıralanarak ezgiyle okunmasından meydana gelir.

*Dörtlüklerle kurulu türküler: dörtlüklerle kurulu türküler adı üstünde dörtlüklerden oluşan türkülerdir.bu tür türküler de anonimdir.



Özellikleri:


1. Türkülerde konu zenginliği vardır. Aşk, ayrılık, ölüm, tabiat, kahramanlık, güzellik başlıca konularıdır.

2. Hecenin yedili, sekizli en çok da on birli kalıplarıyla yazılırlar.

3. Türküler genelde dörder mısralı bentlerden oluşur.

4. Bazıları koşma şeklindedir.

5. Bazı türkülerde her bendin sonunda aynı dize veya dizeler tekrarlanır. Bu tekrarlanan dizelere nakarat (kavuştak) adı verilir. Nakaratların völçüsü bazen ana bentlerin ölçüsünden ayrı olabilir.

6. Türkülerin kafiye örgüsü genelde şöyledir: ''aaab cccb dddb'', ''aaabb cccbb dddbb''veya ''aaabcc dddbcc eeebcc'' şeklindedir.

7. Türküler ait oldukları bölgelere göre adlar alırlar.

8. Genelde anonimdirler ama söyleyeni belli olan türküler de vardır.


Alıntıdır
 
Türkü seven ve dinleyen insanlardan zarar gelmez derler hep. Bazı Türküler var kimler söyledi ne cover lar yapıldı ama eski tadını vermedi.
Belki dizi müziklerin den biliniyor ama çok uzun zamandır dinleyip takip ettiğim Zeynep Bakşi Karatağ tavsiye ederim, türkülere yeni bir soluk getiren kadını dinleyin.
 
Türkü seven ve dinleyen insanlardan zarar gelmez derler hep. Bazı Türküler var kimler söyledi ne cover lar yapıldı ama eski tadını vermedi.
Belki dizi müziklerin den biliniyor ama çok uzun zamandır dinleyip takip ettiğim Zeynep Bakşi Karatağ tavsiye ederim, türkülere yeni bir soluk getiren kadını dinleyin.



Türküler bizim geçmişimizle aramızdaki bağdır. Bu kültürümüzü türkü söyleyerek koruyorum!
 
At o zaman bir kayıt dinleyelim sevgili Ay hanımcığım.
 
At o zaman bir kayıt dinleyelim sevgili Ay hanımcığım.

Baştan belirteyim sonradan acımasız eleştirilerinize maruz kalmak istemem dogrusu :nono: Profesyonel olarak türkü söylemiyorum Run bey. Sevgili @Leyft icin Alli turnam türküsünü söylemeye çalıştım. ihaveanidea radyo yayini aldığında yayınlayacak. Yayınlayacağı vakit haber veririm burada olursanız dinlersiniz.
 
Son düzenleme:
Baştan belirteyim sonradan acımasız eleştirilerinize maruz kalmak istemem dogrus :nono: Profesyonel olarak türkü söylemiyorum Run bey. Sevgili @Lefty icin Alli turnam türküsünü söylemeye çalıştım. ihaveanidea radyo yayini aldığında yayınlayacak. Yayınlayacağı vakit haber veririm burada olursanız dinelersiniz.

Merakla bekliyorum, forumda olmasam da etiketle beni lütfen ayrıca kendi yayınlarında da haber verirsen sevinirim. Radyo bende halen çalışmıyor.

Not: Nikim Lefty:) Tesadüf gördüm yoksa etiket gelmedi.:)
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Merakla bekliyorum, forumda olmasam da etiketle beni lütfen ayrıca kendi yayınlarında da haber verirsen sevinirim. Radyo bende halen çalışmıyor.

Not: Nikim Lefty:) Tesadüf gördüm yoksa etiket gelmedi.:)

Notunu şimdi gördüm. Çok afedersin Lefty. Hep otomatik kelime tamamlamanin hatası:))
Tekrar yayın aldığımda seve seve haber veririm (:

Radyo bende de calismiyor ama bazı arkadaşlarımızın radyolari çalışıyor. Alper canla başla sorunu çözmek için uğraşıyor
 
Notunu şimdi gördüm. Çok afedersin Lefty. Hep otomatik kelime tamamlamanin hatası:))
Tekrar yayın aldığımda seve seve haber veririm (:

Radyo bende de calismiyor ama bazı arkadaşlarımızın radyolari çalışıyor. Alper canla başla sorunu çözmek için uğraşıyor

@X'in önerisi üzerine Alper'i gelecek hafta şeffaf oda konuğu adayı yazacağız inşallah! Malum kendisi en merak edilen, en gizemli yöneticilerimizden birisi ve verdiği emeklerin karşılığı olarak kendisini daha yakından tanımak isteyen üyelerimiz var.:)

Radyo konusunda kendisine güvenimiz tam:)
 
Türkü dinlediğimde hiç bir şekilde bulamadigim huzur buluyorum, O an herseyi unutup Neşet üstadin "dünyanın rengine" kandım demesi ile dalıp gidiyorum.

Güzel ve akıcı bir şekilde yazdigin içinde seni tebrik ederim Ay
Buda türkü sevenlere gelsin .

https://youtu.be/x2C3sk8kNe4
 
Türkü dinlediğimde hiç bir şekilde bulamadigim huzur buluyorum, O an herseyi unutup Neşet üstadin "dünyanın rengine" kandım demesi ile dalıp gidiyorum.

Güzel ve akıcı bir şekilde yazdigin içinde seni tebrik ederim Ay
Buda türkü sevenlere gelsin .

https://youtu.be/x2C3sk8kNe4

Ben yazmadım Xander, alinti paylaşım (:


Türküler, geceyi, gündüzü, uzağı, yakını, aşkı, kaybetmeyi, bulmayı, savaşı, kıskanmayı, özlemeyi, beklemeyi, eğlenmeyi, dayanmayı, dik durmayı, selamlaşmayı, vedalaşmayı, isyan etmeyi, alttan almayı, doğruyu, yanlışı, yaşamı, ölümü öğretir.
 
Son düzenleme:
Geri