Oggy
Platin Üye
türklerin tarih boyunca çeşitli dinlere çeşitli sebeplerle inandığından bahsetmişsiniz, peki islamiyeti türkler için bu kadar çekici kılan şey ne de asırlar boyunca tek bir inanışta kalabilmişler?
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
türklerin tarih boyunca çeşitli dinlere çeşitli sebeplerle inandığından bahsetmişsiniz, peki islamiyeti türkler için bu kadar çekici kılan şey ne de asırlar boyunca tek bir inanışta kalabilmişler?
mısırda müslüman olmayan türkler mi var bilgi verir misiniz
Bunda cihat ve mücahitlik olgusu etkili olmuştur. Hemen her müslüman Türk hükümdarı mücahit olarak Allah'ın adaletini ve temsilciliğini yayma görevini kendine bir nevi şeref bilmiştir. Özellikle Tuğrul bey döneminden itibaren halifeliğin muhafazası görevi Türkleri bu konuda daha çok şöhrete sokmuştur. Peşisıra Avrupa toplumlarının Haçlı Seferleri'ni gerçekleştirmesi Türkler'in İslamiyeti sahiplenmesinde büyük bir etkendir. Çünkü Haçlı Seferleri bir yerden sonra sadece Türkler'i hedef alınca Türkler de kendini bu dinin temsilcisi ve kurtarıcısı misyonu üstlenmiştir. Ek olarak gittikçe yerleşik bir medeniyet dairesine giren Türkler kütüphaneler, medreseler gibi kurumlar açarak daha sistemli olarak İslamiyet'i kendi ülkelerinde halk nezdinde de öğretmiştir. Bu ciddi değişim de Türkler'in büyük çoğunluğunun bugüne kadar Müslüman kalmasında etkili olmuştur. Ek olarak Sibirya bölgesinde, Moğolistan, Ukrayna, Litvanya, Polonya, Mısır ve Moldova gibi ülkelerde Müslüman olmayan az sayıda Türk nüfus da vardır.
mısırda müslüman olmayan türkler mi var bilgi verir misiniz
Bu pragrafta ifade edilenlerin kaynağı kimdir?Müslüman Araplar İran'ın fethiyle Türk sınırlarına yaklaşınca Hz. Ömer'in daha ileri gitmemelerini ve kendilerini tehlikeye atmamalarını istemesine rağmen i'lâ-yı kelimetullah (İslamiyet'i yaymak) uğruna seferlerine devam etmiş ve Bâbü'l-ebvâb'ı (Derbend) tekbir sesleriyle geçmişlerdi. Buradaki savaşlardan birinde şehid düşen cesur kumandan Abdurrahman b. Rebîa'nın cesedini bir sandukaya koyup onunla yağmur duasına çıkmışlardı. Bu seferler sonunda Belencer ve Etil'de (İdil) yaşayan halk arasında İslâmiyet yayılmış ve İdil'de bir mescid yapılmıştır.146 Mervan b. Muhammed'in 737'de Hazarların başşehri İdil'i fethinden sonra Hazar hakanı Müslüman olmuş ve Mervan ile bir antlaşma imzalamıştır. Mervan antlaşmayı müteakip bölgeden ayrılırken Nuh b. Sâbit el-Esedî ile Abdurrahman el-Havlânî (Hûlânî) adlı iki din bilginini Hazar başkentinde bırakmış ve bunlar sayesinde Hazarlar arasında İslâmiyet yayılmaya başlamıştır.147
Müslüman Araplar İran'ın fethiyle Türk sınırlarına yaklaşınca Hz. Ömer'in daha ileri gitmemelerini ve kendilerini tehlikeye atmamalarını istemesine rağmen i'lâ-yı kelimetullah (İslamiyet'i yaymak) uğruna seferlerine devam etmiş ve Bâbü'l-ebvâb'ı (Derbend) tekbir sesleriyle geçmişlerdi. Buradaki savaşlardan birinde şehid düşen cesur kumandan Abdurrahman b. Rebîa'nın cesedini bir sandukaya koyup onunla yağmur duasına çıkmışlardı. Bu seferler sonunda Belencer ve Etil'de (İdil) yaşayan halk arasında İslâmiyet yayılmış ve İdil'de bir mescid yapılmıştır.146 Mervan b. Muhammed'in 737'de Hazarların başşehri İdil'i fethinden sonra Hazar hakanı Müslüman olmuş ve Mervan ile bir antlaşma imzalamıştır. Mervan antlaşmayı müteakip bölgeden ayrılırken Nuh b. Sâbit el-Esedî ile Abdurrahman el-Havlânî (Hûlânî) adlı iki din bilginini Hazar başkentinde bırakmış ve bunlar sayesinde Hazarlar arasında İslâmiyet yayılmaya başlamıştır.147
Bu pragrafta ifade edilenlerin kaynağı kimdir?
İlahi kelümatullah ifadesi bu sırada yapılan katliamlara kılıf değilse bu nasıl bir İslam anlayışıdır ki insanları toptan katletme derecesinde bir İslam yayama olsun. Kur'an da kimsenin zorla İslam'a davet edilemeyeceğini belirten ayetler de ortada iken bu ifadeyi bu makalenin içersine bocu etmek akıllı bir adam işi midir?
Bu olsa olsa ''con ahmetçilik'' olur.
Sayın Timur Bey, ''Cihat ve mücahitlik etkili olmuştur'' derken Abbasiler'e boyun büken br Tuğrul Bey'i kastediyor olmalısınız. halbuki Kardeşleri onun bu hareketini ve Araptan kız almasını kınamışlar ve Selçuklu Türklerinin ikiye bölünmesine giden yolu açmışlardı.
Bunda cihat ve mücahitlik olgusu etkili olmuştur. Hemen her müslüman Türk hükümdarı mücahit olarak Allah'ın adaletini ve temsilciliğini yayma görevini kendine bir nevi şeref bilmiştir. Özellikle Tuğrul bey döneminden itibaren halifeliğin muhafazası görevi Türkleri bu konuda daha çok şöhrete sokmuştur. Peşisıra Avrupa toplumlarının Haçlı Seferleri'ni gerçekleştirmesi Türkler'in İslamiyeti sahiplenmesinde büyük bir etkendir. Çünkü Haçlı Seferleri bir yerden sonra sadece Türkler'i hedef alınca Türkler de kendini bu dinin temsilcisi ve kurtarıcısı misyonu üstlenmiştir. Ek olarak gittikçe yerleşik bir medeniyet dairesine giren Türkler kütüphaneler, medreseler gibi kurumlar açarak daha sistemli olarak İslamiyet'i kendi ülkelerinde halk nezdinde de öğretmiştir. Bu ciddi değişim de Türkler'in büyük çoğunluğunun bugüne kadar Müslüman kalmasında etkili olmuştur. Ek olarak Sibirya bölgesinde, Moğolistan, Ukrayna, Litvanya, Polonya, Mısır ve Moldova gibi ülkelerde Müslüman olmayan az sayıda Türk nüfus da vardır.
Sayın Timur Bey, ''Cihat ve mücahitlik etkili olmuştur'' derken Abbasiler'e boyun büken br Tuğrul Bey'i kastediyor olmalısınız. halbuki Kardeşleri onun bu hareketini ve Araptan kız almasını kınamışlar ve Selçuklu Türklerinin ikiye bölünmesine giden yolu açmışlardı.
Cihad anlayışı ve Mücahitlik kavramı Arap'a uşaklık etmek midir ki Tuğrul Bey Abbasi halifesinin önünde eğilmiş diz çökmüş Türk'ün kanına giren bir zihniyetle akraba olacak kadar bu işi ilerletmiştir.
Biraz insaf derim!
Abbas halifesi mezhep kavgaları çıkartarak zaman zaman kah şiileri kah sunnileri desteklemiş bu iki siyasi partiyi birbirlerine karşı kışkırtarak kırdırıp hükümranlığını sürdürmüştür.
Tuğrul Bey o zamanda böylesine milliyetçi duygularla hareket etmedi. O dönemin penceresinden olaya bakarsak Tuğrul Bey'in halifeyi kurtarıp kızını alması onun için büyük bir prestijdir. Halifeyi kurtarması o devir için mucahitliktir. Çünkü dinin lideri konumundaki bir insandan bahsediyoruz ve o dönemde bile Şii - Sünni ayrımı olduğu için Şii toplumlara karşı mücadeleyi de cihat sayan bir zihniyet var.