Bütün bunların müsebbibi AB fonuyla doğu ve güneydoğu sınırlarımızdaki mayınları temizleyip sınırları güvenliksiz bırakanlardır.
Hudut meselesi bugünün değil, yıllar evvelinin meselesi. Başta AB’nin AB üyeliğindeki uyum süreci zırvaları ve BM’nin dayatmaları neticesinde sınırlarımızdaki güvenlik unsurlarından biri olan mayınlar temizlendi ve bu vesileyle hayallerindeki Türkiye için çok büyük bir engel ortadan kaldırıldı. Tarafı olduğumuz Ottowa Sözleşmesi Türkiye Cumhuriyetine atılmış en büyük kazıklardan birisidir. 2004’te başlayan süreç 2009’da pik yaptı ve bu dönem çok ciddi sayıda mayın temizlendi nihayetinde herkesin bildiği üzere birkaç yıl sonra da büyük suri göçleri başladı. Özetle organik tarım diyerek 5 milyon organik Suriyelinin ve sayısız Afganın yurda girmesine olanak sağladılar. Tabii bütün bunlar büyük tesadüfler silsilesi olarak tarihte yerini aldı.