EdLmaster
Üye
-
- Katılım
- Ocak 9, 2010
-
- Mesajlar
- 14,298
-
- Tepkime puanı
- 6,699
-
- Puanları
- 524
-
- Konum
- Onudamı Merak Ettınız.
-
- Web sitesi
- www.tic10.com
Yaz mevsimiyle birlikte Türkiye’de bir kez daha endişe verici bir sağlık tehdidi gündeme oturdu: Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA). Her yıl sıcak ayların başlamasıyla birlikte artan kene ısırığı vakaları, bu yıl alışılmışın da ötesinde bir hızla yayılıyor. Doğa ile iç içe olanlar, kırsal kesimde yaşayanlar ya da sadece hafta sonu kısa bir yayla kaçamağı yapanlar için bile ciddi bir risk söz konusu. KKKA, artık sadece uzak köylerin değil, şehirlerin hemen kıyısındaki semtlerin ve mesire alanlarının da gerçeği. Tarla kenarında otlayan bir koyunun sırtında taşınan bu küçük ama ölümcül parazitler, saniyeler içinde bir insanın hayatını kabusa çevirebiliyor. Üstelik bu tehdit, yalnızca bireysel sağlıkla sınırlı kalmıyor; halk sağlığı, tarım, hayvancılık ve hatta turizm gibi pek çok alanda domino etkisi yaratabilecek kadar geniş çaplı. 2025 yılının ilk altı ayında on binlerce kişinin sağlık kuruluşlarına kene ısırığı şüphesiyle başvurması ve ölümlerin artış göstermesi, bu tehlikenin göz ardı edilemeyeceğini bir kez daha ortaya koyuyor. Peki, bu sinsi hastalık nerelerde görülüyor, kimleri tehdit ediyor ve en önemlisi, ondan nasıl korunabiliriz? İşte Türkiye’deki kene haritası…
2025 yılının ilk 6 ayında tam 7.801 kişi kene ısırığı şikâyetiyle sağlık kurumlarına başvurdu. Üstelik son gelen bilgilere göre, Sivas, Kayseri ve Çorum’dan gelen ölümlerle birlikte can kaybı sayısı 18’e yükseldi. Geçtiğimiz beş yılda (2020–2024 arası) 256 kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmişti.
Eskiden sadece kırsal bölgelerde görmeye alıştığımız bu hastalık, artık şehir sınırlarına kadar ilerlemiş durumda. Özellikle İstanbul, Tokat, Kayseri, Sivas ve Erzurum, vaka sayılarının yüksek olduğu iller arasında. Uzmanlar, şehir merkezine yakın köy ve yaylaların da artık riskli bölge sayılması gerektiğini söylüyor.
KKKA vakalarının en yoğun olduğu bölgeler şöyle sıralanıyor:
Dünya üzerinde yaklaşık 900 farklı kene türü bulunuyor ama KKKA’nın başlıca sorumlusu Hyalomma marginatum adlı bir tür. Genellikle tarla, orman, otlak gibi yerlerde gizlenen bu keneler, hayvanlardan insanlara geçerek virüsü bulaştırıyor.
Kene ısırdıysa ve üzerinden 3–7 gün geçtiyse, şu belirtilere dikkat edin:
Türkiye, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarında alarma geçmiş durumda
Sadece köylerde değil, şehir çevresinde de tehlike çanları çalıyor
Eskiden sadece kırsal bölgelerde görmeye alıştığımız bu hastalık, artık şehir sınırlarına kadar ilerlemiş durumda. Özellikle İstanbul, Tokat, Kayseri, Sivas ve Erzurum, vaka sayılarının yüksek olduğu iller arasında. Uzmanlar, şehir merkezine yakın köy ve yaylaların da artık riskli bölge sayılması gerektiğini söylüyor.
En çok hangi bölgelerde görülüyor?
KKKA vakalarının en yoğun olduğu bölgeler şöyle sıralanıyor:
- İç Anadolu’nun kuzeyi
- Orta ve Doğu Karadeniz illeri
- Doğu Anadolu’nun yaklaşık 30 ili
Bu hastalığı hangi kene taşıyor?
Dünya üzerinde yaklaşık 900 farklı kene türü bulunuyor ama KKKA’nın başlıca sorumlusu Hyalomma marginatum adlı bir tür. Genellikle tarla, orman, otlak gibi yerlerde gizlenen bu keneler, hayvanlardan insanlara geçerek virüsü bulaştırıyor.
Nelere dikkat etmelisiniz?
Kene ısırdıysa ve üzerinden 3–7 gün geçtiyse, şu belirtilere dikkat edin:
- Yüksek ateş
- Halsizlik
- Baş ağrısı
- Kas ağrıları
- Burun veya diş eti kanamaları
Peki kendimizi nasıl koruyabiliriz?
- Doğa yürüyüşlerinde ya da tarla işlerinde uzun kollu ve açık renkli kıyafetler giyin.
- Dönüşte mutlaka vücudunuzu kontrol edin, özellikle diz arkası, koltuk altı ve saç dipleri gibi gizli bölgeleri.
- Bir kene gördüğünüzde sakın çıplak elle çıkarmaya çalışmayın. En doğrusu bir sağlık merkezine gitmek.
- Belirti gösteren biriyseniz, “geçer” demeyin, hemen bir doktora görünün.