Türkiye’nin kaderi Z kuşağının elinde mi?

Konu sahibi son olarak 1206 gün önce görüldü
generation-z-696x428.jpg


Geçtiğimiz haftanin en çok konuşulan konusu Z kuşağı
Z Kuşağı Dijital Dünyayı Nasıl Kullanıyor?
Z kuşağı Nasıl Yönetilir?
YKS krizine tepki gösteren gençler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘Sandıkta görüşürüz’ dedi
Önümüzdeki seçimlerde Z kuşağının etkisi ne olabilir?
 
Sürekli "Z" kuşağı ile ilgili olumsuz eleştiriler yapılıyor, aynı yaş kategorisinde olmuş olsak biz çok farklı insanlar mı olurduk bilinmez. Çünkü gelişen teknoloji ile birlikte her şey değişti. Eskiden kitlesel örgütlenmeler çok zordu, şimdi gençler bunu çok kolay bir şekilde internet üzerinden organize olarak sağlıyor.

Z kuşağının gelecek seçimlere etkisi olacağı aşikâr. Azımsanmayacak sayıda yeni genç bir sonraki seçimde oy kullanacak. YKS ya verilen tepkide seslerinin ne kadar yüksek çıktığını sosyal medya üzerinden takip edenler bilir. Gençleri anlayan, onlara kendini daha iyi anlatan kişiler "Z" kuşağının oylarını da alacaktır.
Şuan devlet yönetiminin bazı süreçleri kötü yönetmeninden kaynaklanan tepkiler dikkat çekici düzeyde. Cumhurbaşkanına geçen günlerde sosyal medya üzerinden yazılan "oy moy yok" ve çok sayıda atılan "dislike" gösteriyor ki seçimlerin kaderini etkileyebilir bir kitlenin "Z" kuşağı olabileceğini bizlere gösteriyor.

Henüz bu gençlerin çoğunun siyasi veya ideolojik bir kimliği yok. Bu yüzden gençler ile ilgilenen, onlara daha iyi gelecek ve yaşam alanı sunan kişiler kazançlı çıkacaktır.
Süreci bekleyip göreceğiz, son olaylardan sonra bu çocuklar ile ilgili adımlar atılacaktır. Umarım her atılan adım onlar için iyi bir geleceğe yatırım olur.
Siyasi çekişme içersine girmeden gençlere en iyi geleceği sunmak siyasilerin görevidir.
 
Seçim sadece 18 ile 45 yaş arasında yapılsa kazanamaz diye düşünüyorum.

Eskiler teknolojik ve endüstri gelişmesinden bihaber.

Mesela şuanda 65 yaş üzeri birisine sor. Adam eskiden tüp yağ Kuyruğuna giriyorduk diyecek.

Ama önceden yağ üreten 5 fabrika varsa şimdi 150 fabrika var misal. Şimdi ki nesil şunu soruyor. 150 fabrika varken neden bu yağ pahalı deyip iktisat olayına giriyor.Detaya inince gerçekleri görüyorlar.

Seçimde etkisi ise üniversite sınavına giren insan kadar yeni oy.
Bazı seçimler hep üniversitelerin final zamanına getirildi. Neden düşündünüz mü?
Genç nesiller oy kullanmasın diye.
 
geleceğimiz umudumuz z kuşağıda umarım bizi yanıltmazlar.
 
Kuşağın sahip oldukları dinamizmden, dünya görüşünden, bilim yahut teknoloji yönünden hiçbir şey gösteremeyip, sadece siyasete dolasıyla hükümete aba altından sopa göstermesiyle el üstünde tutulması sadece benim tuhafıma gidiyor olamaz. Son sığınak bu olmuş, bir hayli garip.
@climax bir şeyler yazmamış, okumak isterdim.
 
Son düzenleme:
@Independent bilerek yazmadım.
Çünkü inanmıyorum bu kuşak meselesine.

Ne bu yeni kasa c segment sedan der gibi..

Kuşak farklılıkları yeni değil ki. Hep oldu. Yeni kuşaklar bir öncekinden öğrendiklerini değişen dünya şartlarına göre modifiye ederek devam ediyor. Yaşam şekli, alışkanlıklar, beklentiler, amaçlar hedefler, sorun çözme algoritmaları ve öncelikler değişiyor.

Atm cihazina kart sokmaya alisamadigi için hesap cüzdanı ile şubeden işlem yapanla internet bankacılığı kullananan adam nasıl aynı olsun? Sen oğlunu tornacı olarak yetiştirene kadar cnc bile demode olmuş 3D yazıcı icat edilmiş oluyor.

Sosyal ilişkiler değişiyor. Mahallede top oynanmıyor. Hayır mIRC da yok artık.

Batak oynayan tayfanin çocukları pubg'de.

Oku meslek sahibi ol para kazan ev kur çocuk yap şablonu dağıldı.

Meslek önemli değil. İş var. Bim'den aldığı gazsız içeceği erkek arkadaşı ile parkta icerken video çeken ergen kız mühendisten çok kazanıyor. Ne gerek var integrale limite..

Hız önemli. Telefon 8 GB ram. 5G hücresel... Gigabayt basit dosya boyutu artık neredeyse.. terrabayt var.

Cinsiyetsiz tuvalet kullanan, derdini tweet atarak duyuran, Instagram like lari ile beğenilme ihtiyacını gideren adamlar tabi benden farklı olacak.

Bu olanlar gelişim falan değil. Bu evrim. Evolusyon. Mutasyon. Her ne boksa.

Şimdi siz kalkmış, kendinizin beceremedigi siyasal değişimi bu adamlardan bekliyorsunuz. Lan bu adamlar ancak kendi jenerasyonunun siyasisi olsa başa çıkabilir. Ki bu jenerasyonun siyasisi nasıl olur mu onu da bilmiyorum.

Silaha karşı gitar çalan adamın dünyayı degistirebilecegine inanmak romantizm olur.
Ekmek almaya gitmez la bu adamlar. Yemek sepetinden sipariş verir al desen.
Ha, "bunlardan bi bok olmaz" falan da demiyorum. Bu bir sonuç. Kimsenin suçu değil. Sandığınız kadar apolitik olmayabilirler ama bizim anladığımız manada politik falan da değiller.
Ama eğer duvara çivi çakmak istiyorsanız ihtiyacınız olan çekiçtir, Jbl kulaklık değil.


Hayırlı Perşembeler..
 
İçi türlü siyasi manevralarla boşaltılmaya çalışılan ancak buna direnen bireylere sahip bir kuşaktır Z kuşağı.

Öncelikle ortaya attığım iddiayı destekleyen birkaç kelam edeyim. Eğitim camiasının içinde olan az çok ne demek istediğimi anlayacaktır. Z kuşağı son yıllarda badem bıyıklıların yanlış politikaları ve siyasi hamlelerinin kurbanı olmuştur. Bu çocuklar kurban edilmiştir hem de birkaç müteahhitin ve turizmcinin uğruna.

Diğer kuşakların da yaşadığı sistem değişikliğini bu kuşağın birçok ferdi yaşamıştır. Okulların içi boşaltıldı, eğitim kalitesi bile isteye diplere çekildi ve öğrencilerin büyük bölümü imam-hatiplere mahkum edildi. Peki bu süreç nasıl oldu? Lise sistemi bir oldu bittiye getirilerek değiştirildi ve ara bir rol oynayan Süper liseler ve Düz liseler kaldırıldı bunların yerine politbüro'ya personel yetiştirecek imam-hatiplerle donatıldı tüm yurt. Ardından hem liseye hem de üniversiteye giriş sistemi değiştirildi. Mevcut sistemi koruyan ve vasıfsız üniversite mezunu olgusunun önüne set çeken katsayı farkları kaldırıldı hemen sonra sırf imam-hatipliler de üniversiteye gidebiliyor algısını yaratmak için üniversite kontenjanları korkunç şekilde arttırıldı ve bu gençler en ufak köylere kadar üniversiteye gönderildi peki sonucunda ne oldu?

Her üniversite mezunu iş sahibi olacak diye bir şey yok!

Tabanda bu değişiklikler olurken top-class denebilecek okullarda neler yaşandı? Türkiye'nin en köklü liseleri rotasyon adı altında ciddi hoca kıyımlarına sahne oldu ve en iyi diyebileceğimiz okullar polis-müdürlerle birlikte içi boşaltılan kurumlara döndü. Daha fazla detaya girmek istemiyorum ancak eğitim konusunu şöyle tamamlayayım, Fetö'ye tanınan imtiyazların cefasını da bu nesil çekti. Dershaneler kapatıldı dendi ve öğrenciler dershane-okul olan Temel Liselere yönlendirildi. Malumunuz Temel Liseler bol keseden not vermeleriyle bilinen ve neredeyse çoğu mezun öğrencinin 90-95 ortalamayla mezun olduğu okullar. Bu da üniversite sınavına giren öğrenciler arasında haksız rekabete sebebiyet verdi. Neyse uzatmadan sonuca geleyim, Z kuşağının nitelikli gençlerinden kaçabilen kaçtı kaçamayan da kaçmak için fırsat kolluyor. Bunların dışındakiler de ya Gençlik Kollarından fırsat kovalıyor ya da Polis, Bekçi olmak için sıra bekliyor.

Yukarıdaki öbek için muhakkak, "ee diğer kuşaklar da yaşadı bunları" tepkisi gelecektir ama hayır yaşamadı, bu kadarını hiçbir kuşak yaşamadı. Bu süreç X kuşağının son yıllarında başlayıp Z kuşağının tamamını etkileyen bir süreç oldu. Bütün bunların sonucunda ülkenin nitelikli denilebilecek gençleri yurt dışına kaçtı gidemeyenler de dertleriyle başbaşa kaldı.

Türkiye'nin beyni göçüyor

Nepotizmin, kronizmin ve partizanlığın bu denli arttığı ülkede bu gençlerin ülkeye dair umutları kalmadı. Bakın bunu salt sol görüşe mensup olanlar için söylemiyorum muhafazakar ailelerden gelen gençlerde de benzer duygular var. Bu kuşağı salt Tiktok videosu çeken embesiller diye sınıflandırmak gerçekten bu gençlere yapabileceğimiz en büyük kötülük. Biz bu çocukların ellerinden bütün imkanları aldık ve kendi yaşıtlarına göre daha da zor bir hayatın içine attık ve şimdi de "Haydi gençler Türkiye'yi değiştirin" diyoruz. Bu çok büyük bir talepkarlık değil mi? Biz bu çocuklara ne verdik de ne istiyoruz? Bu gençler kendilerinin sahip olamadığı ama Avrupa'da veya Amerika'da yaşıtlarının 2-3 haftalık harçlıklarıyla aldıkları play station'ın oyunlarının videolarını izleyerek büyüyorlar.

Sözün özü, Z kuşağı birçok zorlukla başbaşa ve hayata atıldıkça zorluk seviyesi artıyor ve birçoğunun iş hayatına yönelik beklentisi yok. Bir liseye gidip 12. sınıf öğrencilerine sorun büyün çoğunluğu Asker-Polis-Bekçi olma derdinde diğerleri de o dönem popi olan hangi bölüm varsa ona gitmeyi düşünüyor, Bkz. bir dönem Sosyal Hizmetler, PDR, bu aralar Gastronomi, Psikoloji gibi. MSÜ sınavları ilk yapıldığında başvuran sayısı 300 bindi bu sene bu sayı 450 bin oldu. Hem de 3 yılda bu denli artış meydana geldi. Peki kaç bin öğrenci alınacak? 3-4 bin.

Şimdi Z kuşağının önünde iki yol var ya bu nepotizm ve kronizm çarkına dahil olup hayatını sürdürme ya da bu çarkı yerle bir etme. Ne olur, nasıl davranırlar bilmiyorum ancak bu gençler bir noktada patlama noktasına erişecekler ve o zaman bu iş içinden çıkılmaz bir hal alacak. Daha fazla uzatmadan şunu da ekleyip bitireyim, gençler mühendislik okumak yerine streamerlık yapıyorlar çünkü bugün Türkiye'de yeni başlayan mühendis maaşları asgari ücret ve altında neredeyse. Bu gençler kendilerine bunu reva görmüyorlar. Açıp Yökatlas'tan kendi gözlerinizle görün bu ülkede çoğu mühendislik bölümünde onlarca boş kontenjan var. Sebebi artık arz-talep dengesi denen şeyin kalmamış olması. Elini attığın ya avukat ya mühendis ya da öğretmen. Bu üçlünün ortak noktaları ya işsiz olmaları ya da mezuniyetleriyle alakasız bir işte çalışmaları. Gidip Lcw'de bir çalışana usulca sorun hangi bölümden mezun olduğunu, bir de müdürlere sorun. Geçenlerde burada ekonominin düzelmesi için gerekirse et yemeyin, iphone almayın diyen aklıevveller vardı. Hah işte bu çocuklar artık istese de alamıyorlar onun yerine Youtube'da videoları izliyorlar. Ha şunu da söyleyeyim, bu gençler X ve Y kuşaklarından hatta Boomerlardan fazlasıyla cesur. Talepkarlıkları ve taleplerinin peşinde koşmaları takdir edilesi.

Umarım beklentilerimizi aşıp Türkiye'yi içinde bulunduğumuz karanlıktan kurtaracak nesil olup adlarını unutulmazlar arasına adlarını yazdırırlar. #GoGenZ
 
@glu beyin yazısını çok beğendim durumu çok güzel özetlemiş. Bu kuşağı eleştirip yerin dibine sokmak yerine temelini ve geçmişten bugüne eğitim çalışmalarını incelemekte buna göre yorum yapmakta fayda var. Ayrıca bu genç kuşağın yetiştirilmesinde , toplumdaki birey olma yolunda ebeveynlere en büyük görevin düştüğü de aşikar bu nedenle gençleri eleştirmek yerine yönlendirme de sizlere büyük görevler düştüğünü hatırlayınız. Unutmayın, bir çocuk büyükleri dinlemek konusunda iyi değildir. Ancak onları taklit etme konusunda oldukça beceriklidir.

"Gençler! Cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz." ( Mustafa Kemal Atatürk )
 
Tabiiki bir yerlere umut bağlamak gerekli. Hep bu zatın jenerasyonu memleketi dukfgekm değil ya, birazda digerleri stkgejbfd.
 
Z kuşağı sayı olarak seçmenlerin %20'sini kapsayacak sanırım. Azımsanmayacak bir oran olsa da her şey değil. Ülkenin kaderi ellerinde değil tabi ki ama bu kadar öne çıkarılmalarının altında farklı amaçlar var bence.
Z kuşağı sosyal medyada diğer kitlelere göre oldukça aktif hatta ciddi para kazananları da mevcut. Sosyal medyayı kullanan bütün siyasiler de bunu biliyor. Kılıçdaroğlu'nun seçmenlere yönelik böyle bir videosu vardı mesela. Son zamanların popüler bakanı Koca da gençlerin sosyal medya kullanımına uygun bir dille paylaşımlar yapmıyor mu? Demek ki Z kuşağı sayıdan da öte nitelikçe önemli.
Peki bu kitlenin niteliği nasıl olabilir?
Nasıl ki yaşlılar geçmiş dönemin çileleri ile dem vurarak siyaset yapıyorsa bu günün gençleri de iktidar baskısı ve işsizlik ile siyaset yapıyorlar. Geçtiğimiz günlerde cumhurbaşkanı yayınına yapılan beğenmeme sayısı müthiş bir gösterge. Yeni nesil özellikle iktidarı beğenmiyor, kendi inancına göre özgürce yaşamak istiyor ve gelecekte umut, iş istiyor. İktidar bunları vaat edemiyor yeterince. Tam aksine sosyal medya düzenlemesi yapacağız deyip de sonradan "Aslında öyle demek istemedik." demeleri bu kitlenin görüşünün önemini ortaya koyuyor.
Z kuşağı düşünce olarak olgunlaşmış değil henüz. Etkileyip değiştirilebilir bir dünyaları mevcut. Amaç da bu kitleyi ele geçirmek olduğu için göz önündeler.
Tek başına iktidar olabilmeyi düşünenler için ciddi bir olumsuzluk vaat ediyorlar. Bunun için de gelecek olan yeni seçmenlerin beyinlerini ele geçirebilmek önemli.
 
Bundan bir 8-9 yıl sonra enes batur’un cb olması kuvvetl bir ihtimal o zaman
 
47. Haftanın tartışması bugünün bitiminde son bulacaktır. Konuyla ilgili son olarak aktarmak istediğiniz düşünce ve yorumları yazabilirsiniz.
 
Ben Z kuşağı kadar laf anlamaz, hazırcı, tembel bir insan topluluğu görmedim. Ben de öyle çok zeki, çok çalışkan biri değilim ama bu kışak insanlarını yaşamayan anlayamaz. Ders seçmeyi beceremiyor, her şeyi onlar adına yapmasını bekleyen bir kitle maalesef.
 
  • Beğen
Tepkiler: 0
47. Haftanın tartışma konusunun süresi son bulmuştur. Yorum yapan ve fikir belirten arkadaşlara teşekkür ederiz.
 
Geri