Türkiye’de Sokak Hayvanları Konusunda Neler Yapılıyor?

B
  • Kullanıcı BuYuCu
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Çevre ve Hayvan Hakları
2010 yılında Hollanda’daki sokak hayvanı vakıflarının girişimiyle 4 Nisan, Sokak Hayvanları Günü olarak kabul edildi. O günden bu yana 4 Nisan’da sokak hayvanlarının yaşadıkları sorunlara dikkat çekiliyor. Araştırmacılar dünya genelinde 600 milyon sokak hayvanının olduğunu düşünüyor. Türkiye’de ise bu sayının 10 milyon olduğu tahmin ediliyor. 2021 yılında AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin; “Kısırlaştırma yapılmazsa 10 yıl içinde köpeklerin 60 milyona ulaşması bekleniyor” demişti. Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı Nihat Köse, sokak hayvanlarının sayısını kontrol altına alabilmek için yüzde 70’den fazlasının kısırlaştırılması gerektiğini belirtiyor. Ancak bu da oldukça maliyetli bir iş. Peki bu kadar hayvanın bakımı ve beslenmesi kimin sorumluluğunda? Türkiye’de sokak hayvanlarının durumu ne, neden tartışılıyor? Detaylara birlikte bakalım.

Hollanda sokak hayvanları konusunda ne yaptı?​

sokak-hayvanlari-gunu.jpg

Sokak Hayvanları Günü’nün mimarı Hollandalı dernekler, yayınladıkları raporlarla Hollanda’nın bu konuda ne yaptığını ve başıboş köpek “sorunu” yaşayan ülkelerin ne yapması gerektiğini anlatıyor. 2012 yılında yayınlanan rapora göre, 1800’lü yıllarda Hollanda’da çok sayıda köpek vardı. Alınan önlemler sonucunda 1900’lü yıllarda sokak hayvanlarının sayısı kontrol altına alınabildi.

Örneğin Türkiye’de köpekler “hediye” olarak alınıyor ve bir süre sonra bu hayvanlar sokağa bırakılıyor. Hollanda da ise 1962 yılında getirilen bir yasayla hayvanın gerekli bakımını sağlayamayan kişilere 16.750 euro (272 bin TL) para cezası ve üç yıla kadar hapis cezası verilebiliyor.


“Topla, bakımını yap, aşıla, aldığın yere bırak”​

sokak köpekleri

Hollanda’daki Hayvanları Koruma Derneği ve Köpekleri Koruma Derneği, Türkiye gibi durumun umutsuz gözüktüğü ülkelerde dahi bu dört aşamalı uygulamanın işe yarayacağını belirtiyor. Aslında Türkiye’deki yasalar, bu tavsiyelerle uyuşuyor. 2004 yılında yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu’nda hayvanların kısırlaştırılması, aşılanması , kayıt altına alınması ve rehabilite edildikten sonra alındığı yere geri bırakılması öngörülüyor.

Uzmanlara göre sorun yasalardan çok uygulamadan kaynaklanıyor. Örneğin geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kanundaki ifadelere rağmen “sokak hayvanlarının yeri sokaklar değil barınaklar” olduğunu söylemişti. Bu söylemin ardından İstanbul, Ankara ve İzmir Baroları Cumhurbaşkanı’na itiraz etmişti.


Türkiye’de 1300’den fazla belediye bulunuyor. Buna rağmen hayvan barınaklarının sayısı 250. Bu barınakların çoğunda da yeterli imkanlar bulunmuyor​

sokak-hayvanlari-gunu-1.jpg

Dünya Sağlık Örgütü sokak hayvanlarının sayısını kontrol altına alma konusunda en etkili yöntemin kısırlaştırma, insanların eğitilmesi, hayvan ve sahiplerinin kayıt altına alınması olduğunu belirtiyor.

Bir dişi köpeğin altı ayda bir ortalama beş yavru doğurması ve yavrularının da aynı periyod aralığında doğum yapması durumunda, beş yıl içinde dişi köpeğin soyundan 5 bin civarında köpeğin üreyeceği hesaplanıyor.



Son yıllarda sokak köpekleri tartışmaları Türkiye’nin gündeminden düşmüyor​

sokak hayvanları

Özellikle köpeklerin insanlara saldırıları, tartışmanın boyutunu şiddetlendiriyor. En son sokak köpeğinden kaçarken bir kamyon altında kalan 9 yaşındaki Mahra Melin Pınar, 28 Mart’ta hayatını kaybetmişti.

Hem sosyal medya kullanıcıları hem de siyasi parti temsilcileri bu saldırılara eskisinden çok daha fazla tepki gösteriyor. Örneğin Twitter’da “Başıboş Köpek Sorunu” isimli hesabın neredeyse 30 bin takipçisi bulunuyor. Bu hesaptan her gün sokak hayvanlarının saldırısına uğrayan kişilerle ilgili haberler yapılıyor.

Öte yandan geçtiğimiz günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, bu hayvanların bakım ve tedavilerine yönelik hizmetlerin artırılacağını belirtti. Aynı zamanda belediyelerin sokak hayvanlarını beslemesi ve hayvanların aç kalmasının önlenmesi gerektiğini ifade etti.

2021 yılında Independent Türkçe’ye konuşan Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu (HAYKONFED) Başkan Yardımcısı Haydar Özkan, sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan kişilerin belediyeye dava açabileceğini belirtmişti: “Sokak hayvanlarının beslenmesi, rehabilitesi o belediyenin ve başkanın sorumluluğu. Hayvan beslense, rehabile edilse neden parka gelen insana saldırsın. Bu durumda görevini yapmayan başkana dava açın, biz de yanındayız.”

BBC Türkçe’nin haberine göre, Türkiye’deki sokak hayvanları sadece ülke içinde değil yurt dışında da gündeme geliyor​

sokak hayvanları

İngiltere gibi bazı ülkeler sokak köpekleri nedeniyle Türkiye’ye gidecek vatandaşlarını uyarıyor. İngiliz hükümeti, Türkiye’nin sokak köpeği sayısını azaltmak istemesine rağmen bunu başaramadığını ve bir araya gelen köpek sürülerinin agresif olabileceğini, bu nedenle sokak köpeklerine karşı temkinli yaklaşılması gerektiğini belirtiyor.
 
Hollanda’daki Hayvanları Koruma Derneği ve Köpekleri Koruma Derneği, Türkiye gibi durumun umutsuz gözüktüğü ülkelerde dahi bu dört aşamalı uygulamanın işe yarayacağını belirtiyor. Aslında Türkiye’deki yasalar, bu tavsiyelerle uyuşuyor. 2004 yılında yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu’nda hayvanların kısırlaştırılması, aşılanması , kayıt altına alınması ve rehabilite edildikten sonra alındığı yere geri bırakılması öngörülüyor. Uzmanlara göre sorun yasalardan çok uygulamadan kaynaklanıyor.

Türkiye'deki barınaklar, yasadaki değişiklik ile "Geçici Hayvan Bakımevi" statüsüne dönüştürüldü yani saldırgan ırk, engelli, yaşlı ya da ağır hasta olmadıkça hiçbir hayvan bakımevinde uzun süre tutulamıyor çünkü 5199 sayılı kanun bu şekilde düzenlendi. Sokak hayvanları, belediye ekipleri tarafından kısırlaştırılıp alındıkları yere geri bırakılıyorlar yoksa kanuna aykırı hareket etmiş olurlar.

Hayvanseverlerin hiçbiri hayvanlar sokakta yaşasın istemez çünkü sokaklarda şiddet var. Hayvanlar ya araba altında kalıyor ya da bir şekilde şiddete maruz kalıyorlar ancak tüm illerde doğal yaşam alanı için uygun arazi bulunamadığı için de hayvanlar sokaklarda kaderine terk ediliyor.

Yukarıda alıntı yaptığım bölüm zaten çoğu ülkede uygulanan sistem ancak ülkemizde ne yazık ki sağlıklı sonuçlar vermiyor.

Köpek saldırı haberlerinin çoğunda ortada köpek saldırısı yok ancak köpek fobisi olan kişinin, hayvandan kaçarken trafik kazasına kurban gitme durumu var.

Sonuç olarak; doğal yaşam alanı sorununun bir şekilde çözülmesi gerekiyor.
 
Ülkemizde hayvana şiddeti önlemek adına kurulan ihbar hatları var ayrıca bulunduğunuz ilin Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne vereceğiniz her şikayet dilekçesi mutlak surette değerlendirmeye alınacaktır.

Aşağıdaki mobil uygulamayı indirdiğiniz takdirde, hayvana eziyet ya da şiddet durumlarında, konu ile ilgili polis birimine doğrudan şikayette bulunabilirsiniz.

HAYDİ ( Hayvan Durum İzleme) Mobil Uygulaması

Çevre, doğa ve hayvanlara karşı işlenen suçların önüne geçmek, vatandaşlarımızın da bu konuda duyarlılığını arttırarak bu mücadeleye paydaş etmek için HAYDİ adı altında bir mobil ihbar aplikasyonu oluşturulmuş ve 28/07/2020 tarihi itibariyle hizmete girmiştir.
HAYDİ uygulaması Apple Store ve Play Store üzerinden cep telefonlarına indirilebilecek olup vatandaşlarımız Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası ve doğum tarihi bilgilerini yazarak uygulamaya giriş yapabileceklerdir. Sonrasında cep telefonuna gelen doğrulama kodunun girilmesi ile uygulama aktif hale gelecektir. Ayrıca vatandaşlarımız bu uygulama üzerinden ihbar konusu ile ilgili fotoğraf da paylaşabilecektir.
HAYDİ Mobil uygulaması üzerinde oluşturulan ana ve ara yüzler aracılığıyla hem çevre ve doğa ile ilgili hem de hayvanları öldürme veya yaralama, sokağa atma, aç/susuz bırakma, kötü davranma, gücünü aşan yük yükleme, zararlı yiyecek içecek verme, hayvanların gürültüye neden olması, çevrenin kirletilmesi suretiyle hayvanın zarar görmesi, trafikte hayvana çarpıp yardım etmeme, işkence, eziyet, zarar verme, cinsel ilişkide bulunma, hayvanların cinsel içerikli yayınlarda kullanılması, bakımlarını ihmal etme, hayvanların dövüştürülmesi suretiyle kumar oynama/oynatma, tehlike arz eden hayvanları üretme, ülkeye sokma vb. adli veya idari işlem yapılmasını gerektiren konularda vatandaşlarımız tarafından kolluk kuvvetlerine anlık olarak ihbarda bulunabilecektir.

HAYDİ ( Hayvan Durum İzleme) Mobil Uygulaması
 
Birde köpekleri barınaklara gitmesini istemeyen güruh var. Sokakta gezsinler savunmasız çocuklar ölsün tabi ne önemi var.
 
Sokağa saldiklari köpekleri görüyorum _ hareket eden arabalara üçer beşer saldırıyorlar _ birgün köpek saldırısına uğrayan kamyon araba Birisine vurursa şaşırmayalım _ köpeğe vurmayım diye_ insana vuracaklar _ daha yeni bir köpek peşimden geldi _ aldim koca bır taşı gel dedim
 
Sokak hayvanı diye bi derdimiz yok.
Kafa ütüleyip durmayın.
Sokakta armadillo falan var da onunla sorun yaşıyor sanacak duyan. Bizim yolda yürüyen serceyle hatta kediyle derdimiz yok.

Derdimiz KÖPEK.

bak tek bişey. Köpek. O da o sokakta olmayacak.

Lan nesini anlamıyorsunuz.

Edit: ha bi de Afgan ve Araplar var. Onlar da sokakta sorun yaratıyor. Barınak ise çözüm bunları da toplamak lazım.
 
Serçeyle ne derdin olabilir ya minicik Bi hayvan rüzgar esse ölür Alla alla
 
Birde köpekleri barınaklara gitmesini istemeyen güruh var. Sokakta gezsinler savunmasız çocuklar ölsün tabi ne önemi var.
Türkiye'de barınak yok artık sevgili @Serçe ve sanırım yukarıdaki yorumumu okumadın. Barınaklar yasa ile "Geçici Hayvan Bakımevi" olarak değiştirildi yani hasta / engelli / yaşlı ya da saldırgan ırk değilse şayet, bakımevinde tutamıyorlar çünkü 5199 sayılı kanun bu şekilde.
 
Sakat bulduklarini bize getirip bedava tedavi etmemizi bekleyen insancıl arkadaşlarımız da yok değil.
 
Sokak hayvanı diye bi derdimiz yok.
Kafa ütüleyip durmayın.
Sokakta armadillo falan var da onunla sorun yaşıyor sanacak duyan. Bizim yolda yürüyen serceyle hatta kediyle derdimiz yok.

Derdimiz KÖPEK.

bak tek bişey. Köpek. O da o sokakta olmayacak.

Lan nesini anlamıyorsunuz.

Edit: ha bi de Afgan ve Araplar var. Onlar da sokakta sorun yaratıyor. Barınak ise çözüm bunları da toplamak lazım.
Yorumlarını okurken bazen hayret ediyorum çünkü yukarıda yazılanları okumadan yorum yaptığın çok belli oluyor. Senin ya da benim istememle olmaz ve kanun ne diyorsa o uygulanır, kanun da bu şekilde düzenlendi Hayvan Hakları Komisyonu tarafından... Hollanda örneği de ilk yorumda yazıyor.

Resmi olarak dilekçe verebilirsin ve gelecek cevabı da burada paylaş lütfen çünkü "Kanuna göre bir şey yapamayız." diye cevap verecekler.
 
Serçeyle ne derdin olabilir ya minicik Bi hayvan rüzgar esse ölür Alla alla
Serçe hanımefendi diyelim manisada 100 bin sokak köpeği var _ belediye bunların hepsini barınağa topladı _ ölene kadar bakacak mi? Belediyeler yemekleri bedavaya vermiyor _ bizim vergilerimizle besleniyorlar _ avrupa ülkeleri bunları topluyor _ sahiplenmek isteyenlere veriyor _ gerisi ni öldürüyor _ doğru olan budur _ insanlık tarihi boyunca bunu uyguladılar
 
Çözüm arıyorsanız şayet, sizler de doğal yaşam alan projeleri için resmi makamlara dilekçe verebilirsiniz ancak bu işe devlet sıcak bakmıyor ve 81 ilde boş arazi veremem diyor. CHP ise şayet iktidar olursa mutlaka doğal yaşam alanı kurma sözü veriyor.
 
Yasa değişirse vur emri çıkarsa
Çıkmaz öyle bir karar. Bir alan belirleyip saldırgan köpekleri orada toplamaya çalışabilirler ancak sokaklara zaten saldırgan köpek bırakmıyorlar. Köpeklerde sürü psikolojisi vardır ve tehlike hissederse saldırabilir.

Doğal yaşam alanı için çabalamak en mantıklısı.
 
Çıkmaz öyle bir karar. Bir alan belirleyip saldırgan köpekleri orada toplamaya çalışabilirler ancak sokaklara zaten saldırgan köpek bırakmıyorlar. Köpeklerde sürü psikolojisi vardır ve tehlike hissederse saldırabilir.

Doğal yaşam alanı için çabalamak en mantıklısı.
Niye çıkmasın demokrasiye yok mu? Oylama yaptılar mi?
 
Geri