Türkiye'de Siyasal İslamın Gelişimi

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
Son dönemde Türkiye'de yaşanan belli başlı güncel olayların paralelinde olan bir konu üzerine, geçmişte yazmış olduğum bir yazıyı paylaşmak istedim.

Konu başlığında da belirtildiği üzere Türkiye'de siyasal islamın gelişimi ile ilgili bazı araştırmalarımı paylaşmak istiyorum. Ve elbette sınıfsal eksende...

Türkiye'nin en büyük sorunu nedir denildiği zaman herkes kendince göreceli olarak birçok gerekçe sıralayabilir. Kimisi kürt sorunu der, kimisi alevilik, kimisi eğitimsizlik kimisi de insan emeğinin sömürülmesi diyebilir... Kuşkusuz bunların çoğunu birbirinden bağımsız düşünemeyiz. Tartışmasız bir biçimde ele alınabilecek en büyük sorunlardan bir diğeri de gericiliktir.

Efendim gericilik nedir?

Kavramlar ona yüklediğiniz anlamlarla birşey ifade eder. Kavram karmaşasının önüne geçmek adına biraz açmak istiyorum.

İnsanoğlu tarihsel olarak düşünce yapısı açısından sürekli ilerler ve birtakım düşüncelerden vazgeçerler. Bu ilerleme diyalektik bir çerçevede gelişir. Fakat tüm ilerlemelere rağmen çağdışı olan, geçmişte savunulan argümanları kullanmak gericiliktir. Örneğin kadın erkek eşitliğini dini referansları gerekçe gösterip yok saymak dinci gericiliktir. Yada bir ırkın başk bir ırktan üstün olduğunu savunmak milliyetçi gericiliktir. Gerici derken; eşitliğin, özgürlüğün ve emeğin sömürülmesine çanak tutanlardan söz ediyoruz.

Siyasal islam, gericiliğin bir çıktısıdır. Emperyalizme içkin bir kavramdır. Sınıfsal çelişkilerin üzerini örter. Dinin siyasallaşması, siyasetin de dinselleşmesi retoriğine oturur. Kapitalist sömürü düzeninde, egemen sınıf olarak iktidarı elinde tutan burjuvazi/sermaye , ezilen sınıf olan proletaryayı/işçiyi kontrol altında tutmak için kullandığı başlıca aygıtlardandır. Gazetelerde yer alan ''cennetten arsa vaadi'', ''muska'', ''büyü'', ''fal'', ''cinler'', ''periler'', ''ruhlar'' vs. gibi argümanlarla beraber, her olayı dini eksenle ele alan açıklamalar halka yönelik dinselleştirme operasyonunun bir parçasıdır. Bunu çokça örneklendirebiliriz. Örneğin yolsuzluk davalarında kendilerini üste çıkartmak için, haklı göstermek için dini referanslar kullanan birçok bürokrat vardı. Başka bir örnek ise bir dönem önce Siirt'de bir evde cinlerin olduğunu, bu cinlerin sürekli yangın çıkarttığı, buna karşı 'önlem' almak için şehrin valisinin üniversiteye ve din adamlarına başvurması, aileyi okutup üfletilmesi gibi yaşananlar durumu özetliyordur. Yada Rusya'ya düşen bir meteoru Said-i Nursi'nin kitaplarının yasaklanmasına bağlamak da gericiliğin ne boyutlarda ve ne şekilde işlediğini gözler önüne sermesi açısından öğreticidir.

Siyasal islam, kapitalizmle uyumlu olan insan modelini dönüştürme misyonunu üstlenir. Zaten işin özünde maddi çıkarlara alet edilme durumu vardır. Sorgulamayan, işi Allah'a havale eden, şükreden, boyun eğen, itiraz etmeyen insan modelini üretir. Gerçeklerin üzerini örten ideolojik bir maske görevi görür. Gericiler zenginlik-fakirlik meselesine kader işi der. Bunların sorgulanmasını istemez. Bu Allah'ın takdiridir derler ve öteki taraf için imtihan koşullarının bu olduğunu söylerler ve düzenin asla değişmeyeceğini savunurlar. Düşük ücretle işçi çalıştırılmasına ''şükret'' denilmesi, sigortasız çalıştırılmaya din kardeşliği kılıfı kullanılması, işçi ölümlerine ve kazalarına kader denilmesi gibi işçi haklarının gasp edilmesinin onlarca dinsel yolunu bulurlar. Bunlar işin soyut/ideolojik yönüdür.

Bunun bir de fiziksel yönü vardır. Fiziksel yön ile toplum üzerinde baskı kurarlar. Bunu da çokça örnekleyebiliriz. Sivas'ta insanların diri diri yakılması, kadın erkek eşitliğinin yok sayılması, kızların okula gönderilmesi kampanyalarına karşı çıkılması, kadınların eve hapsedilmesi, mahallelerde namus bekçiliğine soyunulması daha önce yaşanan olaylardır ve tamamı siyasal islamla ilişkindir.

Şu ana kadar siyasal islamın işleyişi ve bazı kavramlara değindim. Bunlar hem güncel yönleriyle hem de teorik yönüyle çokça uzatılabilir. Fakat bu kadarını yeterli görüyorum.

Siyasal İslamı düzen içerisinde yüklendiği misyonuna göre radikal islamcı hareket ve ılımlı islamcı hareket olarak ikiye ayırmak mümkündür. Bunun Türkiye'de tarihsel olarak ilerleyişine bir sonraki yazımda değineceğim.

No Pasaran

*Kullandığım kaynakları bir sonraki yazımda ekleyeceğim.
 
Toplum mühendisliği..
Ülkenin geçmişinde de vardı bugünde de var. Belki geleceğinde de olacak. Yöneten, yönettiği toplumu kendi çıkarları, Dünya görüşü üzerine hizaya getirmeyi her zaman sevmiştir. Çünkü, çekidüzen verdiği toplumu hem daha kolay yönetme arzusundadır hem de kendi geleceğini açısından kurguladığı adımları hesaplamaktadır. Dolayısıyla her dönem karşımıza çıkacaktır.
Fakat, siyasal islam kavramı bana göre çok yanlış, göreceli hatta anlamsız bir kavram. İslam ve diğer sami dinler, tarih boyunca siyasetin çekim alanındadır. Daha da açık ifade etmek gerekirse siyaseti düzenleyen bir manifestodur.
Dolayısıyla inançlı bir insanın siyasete iştigal ederken dini gelenek, görenekleri arkasında bırakacağını zannetmek beyhude bir bekleyiş olur. Çünkü dediğim gibi, tarih boyunca din olgusuyla iç içe olan toplumlarda böyle bir şey hiç olmadı. Zaten sami dinlerin içeriği derinlemesine analiz edildiğinde toplumu yönetme arzusu çok net görülmektedir. Ve özellikle islam, dağınık haldeki, sürekli çatışma içindeki Arap kabilelerinin aynı inanç, aynı hedef ve aynı kültür içinde bir araya gelmesini, savaşmasını, devletleşmesini sağlamıştır. İslam öncesinde Arap Yarımadası'ndaki kabileler birbirine düşmanlık derecesinde karşıydı ve sürekli savaş halindeydi.
Bundan dolayı siyasal islam diye bir şey yok. İslam, her zaman siyaseti düzenleyen kurallar silsilesinin bir bütünü olmuştur.
 
Olayın İslam'la alakası yok.
Bunlar müslüman mı?
Anadolu insanı çakaldır.
İşine geldiği gibi takılır.
Kaypaktır. Devletle inatlasmaz. İşine bakar.
Siyasetçi dini sık kullanır çünkü bedavadır ve etkilidir.
Halk da bu tiyatroya uyar.
Avantasina bakar. Onlar da siyasetçiyi kullanır.
Taliban gelse bunların hepsinin kafasını keser, göğsünün üzerine kondurur.
 
Olayın İslam'la alakası yok.
Bunlar müslüman mı?
Anadolu insanı çakaldır.
İşine geldiği gibi takılır.
Kaypaktır. Devletle inatlasmaz. İşine bakar.
Siyasetçi dini sık kullanır çünkü bedavadır ve etkilidir.
Halk da bu tiyatroya uyar.
Avantasina bakar. Onlar da siyasetçiyi kullanır.
Taliban gelse bunların hepsinin kafasını keser, göğsünün üzerine kondurur.
İşte bu yüzden siyasal islamcı, ılımlı islamcı, hoşgörülü islamcı, modern islamcı vs. vs.. bir şey yok. Diğer sami dinler gibi islam da defolu bir sisteme sahip. Orasından burasından kırpan, radikal yaşayan, ılımlı yaşayan çağa ayak uydurma veya geçmişi yaşama derdinde.
Bugün Taliban'a, İşid'e ve diğer radikal gruplara göre Türkiye münafık bir ülke, kendi içinde ise müslüman.. Çelişkiler çelişkiler :)
 
@Blackheart pagan dinlerin siyasetle ilişkisi yok evet bu semavilerin sorunu. Haklısın bu dinlerin hiç birisi Tanrı ile kul arasında sınırlı kalmaz. Hayatın evrenin her alanına nüfuz eder. Amaçları da budur. Bizim sıcak su müslümanları bu gerçekle çok sonra tanıştı maalesef. Onun için gerçek İslam bu değil diyenlerin çoğu İslam'ın sartlarini bile bilmez.
 
@No Pasaran selam, 2014 yılında yazılmış bir yazı için güzel bir giriş yapmışsın ama sonrasında ekleme yapacağını söyleyip yapmamışsın.
Konuya tekrar yoğunluk verip yeni dönemi de kapsayacak şekilde eklemeler yaparsan keyifle okurum. Ben de ufak ufak katkı vermek isterim.
Yazdığın dönemde tohumlar çoktan ekilmiş aslında meyveleri yeni yeni yenmeye başlanmıştı. 2015 sonrasında ülkede ki zengin sayısı artışını da iyi irdelemek gerekiyor.
Sermayesi din olan bu kârlı işten kimlerin kazanç sağladığını görmek çok zor değil.
Güzel konu ve takipte kalacağım.
 
Neyi takip edeceksin @Run
Kitleleri isteğin gibi yönetmek için önce onları ortak bir paydada birleştir.

Bizim topluma bak. Ortak payda köylülük mu. Yoo toplumun %80 i kentlerde yaşıyor. İşçi sınıfı desen zaten sınıf kavramı ve bilinci yok.
Türklük mü? Yoo nüfusun en az %30 u türk değil.
Ama Sünni İslama sarılırsan kafadan %90 yakalarsın.

Bu kadar basit aslında. Bu yola tevessül etmeyenlerin kafası, bu kitapsızlar kadar çalışmıyor mu. Yoo çalışıyor. Sadece onlar kadar haysiyetsiz olmayı beceremiyorlar. Ama adı olmak lazım. İtin uğursuzun önde gideni olmak lazım.

 
Son düzenleme:
@climax hocam din ile ilgili sohbetleri açıkçası forumda yapmayı çok uygun bulmuyorum. Rahat yazamıyor olduğum için kendimi çok iyi ve doğru ifade edemiyorum.
Bu tür sohbetler, fikir alışverişinde bulunma işleri yüzyüze olunca çok daha verimli.
Çünkü çoğu insanın hassas noktası din maalesef, dünyanın en kullanışlı şeyi olduğu gerçeğini yine de söylemek gerekiyor.
Bu arada video açılmıyor abi, bilgilendirme yaparsan açıp YouTube'den izlerim.
 
Biz burada din sohbeti mi yapıyoruz @Run maklubecimiyiz biz. Yurt abisi miyiz.
 
Geri