Türkiye’de okuyan fakirleşti, okumayan zenginleşti!

Konu sahibi son olarak 1247 gün önce görüldü
Türkiye’de son 10 yılda üniversite mezunları yoksullaşırken okuryazar olmayanlar yoksulluktan kurtuldu. 10 yılda okuryazar olmayan yoksul sayısı 446 bin azalarak 1 milyon 523 bine inerken üniversite mezunlarından yoksullaşanların sayısı 126 bin artarak 150 bine ulaştı

8455005.jpg


Türkiye İstatistik Kurumu Gelir ve Yaşam Koşulları İstatistikleri Türkiye’de üretilen gelirden en zengin yüzde 20’lik dilimin aldığı payın yüzde 46.5’ten 47.2’ye çıktığını ortaya koyarken yoksullaşan kesimin daha çok eğitimli kesim olduğu görüldü. Araştırmaya göre orta direk sayılacak yüzde 60’lık kesimin ortalama kişi başı 821 liralık geliri eriyip zenginlerin cebine giderken bu kesim ciddi anlamda fakirleşti. Ancak fakirleşenlerin eğitim durumları oldukça ilginç bir tabloyu ortaya koyuyor. Çünkü alışageldiği gibi yoksullaşan kesim eğitimsizler değil tersine eğitimliler fakirleşiyor.

Habertürk'ten Rahim Ak'ın haberine göre 2006’da Türkiye’de yoksul olan eğitimli sayısı 24 bin iken 2015’te bu rakam 129 bine ve 2016’da ise 150 bine ulaştı. Yani 10 yılda 126 bin arttı. Son 1 yılda bile üniversite mezunu yoksul sayısı 21 bin arttı. Tersine okuryazar olmayanlar ise hızlıca yoksulluktan kurtuldu. Son 10 yılda okuryazar olmayan yoksul sayısı 1 milyon 969 binden 1 milyon 523 bine geriledi. Yani tam 446 bin azaldı. Son 1 yılda da okuryazar olmayan yoksul 114 bin azaldı.

seated-man-on-sofa-reading-book.jpg



75 BİN OKUL BİTİRMEYEN

Buna bir okul bitirmeyenleri de eklediğimiz zaman rakam daha da ilginç hale geliyor. 10 yılda bir okul bitirmeyen yoksulların sayısı 75 bin azalarak 1 milyon kişiden 929 bine indi. Böylece ilkokul bile bitirmeyen 521 bin kişi yoksulluktan kurtulmuş oldu. Lise altı eğitimlilerde de yoksul sayısı 10 yılda 49 bin, son bir yılda ise 74 bin düştü.

Toplam yoksul sayısı ise 264 bin azalarak 7.2 milyondan 6.9 milyon kişiye indi. 2015’ten 2016’ya kadar ise Türkiye’deki toplam yoksul sayısında okur yazar olmayan kesimdeki yoksulluğun azalması ile 129 bin kişilik azalma olduğu saptandı. Peki hangi kesimin geliri ne oldu? 10 yıl önce yani 2006’da okuryazar olmayanların ortalama geliri yıllık 3 bin 269 lira iken bu rakam tam yüzde 231 artışla 2016 sonunda 10 bin 815 liraya ulaştı. Son bir yıldaki artış yüzde 29’u buldu.

kitap-okuyan-adam.jpeg


AŞLANMANIN DOĞAL ETKİSİ VAR

Yandaki tablonun gerçekleşmesinde nüfus yapısının değişmesinin de etkisi olduğu tahmin ediliyor. Toplumdaki okuryazar olmayan sayısı da daha çok yaşlı olan bu kesimin hayatını kaybetmesi sonucu azalıyor.

YOKSULLAR ARTIK BİRBİRİNE YARDIM ETMEYİ BIRAKIYOR

Tüm toplum kesimlerinin gelir artışı 10 yılda yüzde 185 ve son 1 yılda ise yüzde 29 olarak gerçekleşti. Türkiye ortalaması kişi başı gelir 2006’da 8 bin 754 lirayken 2016’da 24 bin 976 liraya ulaştı.

Buna karşın üniversite mezunlarının ortalama geliri 15 bin 152 liradan 39 bin 536 liraya yükselebildi. 10 yıllık artış yüzde 161 ile Türkiye ortalamasının altında kalırken son 1 yıllık artış da yüzde 14 ile okuryazar olmayanların neredeyse yarısında kaldı.

GAYRİMENKULÜN PAYI AZALDI

Gelir türlerine bakıldığında ise maaş ve ücretlerin payının toplamda yüzde 49.7 ile sabit kaldığı görüldü. Buna karşın en yoksul kesimde maaşın payının yüzde 37.3’ten yüzde 39.7’ye çıktığı buna karşın en zengin yüzde 20’lik dilimde ise ücretin payının yüzde 52.4’ten yüzde 51.4’e gerilediği ortaya çıktı. En yoksul yüzde 20’lik kesimde gelir içinde en fazla payı yüzde 8’den 8.9’a çıkan tarım aldı. Buna karşın 2015’te yoksul kesimlerin gelirinde yüzde 5.1 pay alan hanelerarası pay, yani birbirine yardım yüzde 4.5’e geriledi. En yoksul yüzde 20’de devletin yaptığı yardım da yüzde 20.5 ile sabit kaldı. En zengin yüzde 20’lik kesimde ise gelir artışında aslan payı yüzde 21.8’den yüzde 23.7’ye çıkan müteşebbis gelirlerinde yaşandı. Zenginlerde ikinci en çok artan gelir kalemi yüzde 3.1’den 3.4’e çıkan menkul kıymet yani tahvil ve hisse gelirleri oldu.

Posta
 
Türkiyede cahil ama zeki olmak çok kazandırıyor
 
Çünkü oyu sahilden alıyor
 
Zengin olmak eğitim ile doğru orantılı değil ki , önemli yerlerde dayın , amcan varsa sen de çok kolay zenginler arasına katılabilirsin.
 
mal mal üniversitelerin mal mal bölümlerinde sırf üniversite okumuş olmak için okursanız, saçma sapan yüksek lisans vs zaman kaybedip, ilk paranızı 0 hayat ve iş tecrübesiyle, 25-26 yaşından sonra kazanmaya çalışırsanız tabii ki işsiz kalırsınız.
 
asdfjdkslalmur sana katılmıyorum. :cici:

Abi hangi kısmına katılmadın .pp ? herkes mühendis olursa iş bulamaz. Daha geçen haberlerde vardı, iş makinesi kullanan adam, projenin mühendisinden daha çok para kazanıyor ve eleman yok. Her köprü altına bir üniversite açıldı İstanbul'da. Laf ola diye okumasınlar.
 
İkinize de katılmıyorum. Üniversite meslek edindirir diye bi şart yok. Hayatın bi rengi. Bizim ülkede ahmaklik. İyi bir kariyer ferah bi hayat anlamına gelmiyor. Zaten dikkat edin fakülteler mesleki eğitim vermiyor. Norveç için bu farketmez. Ama bizde meslek edinme beklentisi var.

Yani sumerolog olan adama "ohh iyi olmus, lan sana iş verecek devlet 4000 sene önce yıkıldı, elbet issiz kalırsın" demek ayıp. O adam da çok değerli. Ama ülke gerçeklerine göre pozisyon alalım derseniz haklısınız.

Aile önemli

Eğer ailenin bir mesleki birikimi varsa çocukların o yönde yetişmesi taraftarıyim. Yani eczanem varsa çocuğu eczacı yaparım. Kurulu düzen devam etsin. Muhasebe burom varsa ha keza öyle.

Ama yoksa iki şeye bakacak ana baba. Benim gücüm neye yeter. Yani çocuk akademik basarisiz ise ve biz çocuğu diş hekimi yaoacaksak özel üniversiteye verecez belli kendi biyer kazanamayacak. Bu da yıllık 70.000 demek. Maçamiz yemiyorsa bu hayalden vazgeçecez.

Çocuğu hemşire veya radyoloji teknisyeni yapacaz.

İşletme iktisat kamu yönetimi ve halkla ilişkiler gibi bölümlere kesinlikle çocuk vermeyecez. Neden? O alanda adam çok. Napacaz? Nalbantlik diye bölüm var. Oraya ver daha iyi.

Ha, bazıları bana çocukların yetenekleri ve ilgilerine göre yonlendirmekten bahsedecek

Bu bir gerizekalılık.
Sadece güzel sanatlar spor ve müzik için yetenek soz konusudur. Diğer hepsi öğretilir. Zeka varsa tabi. Kan alamayan adamlardan mikrocerrahlar yaratılır. Şaşar kalirsiniz
 
İkinize de katılmıyorum. Üniversite meslek edindirir diye bi şart yok. Hayatın bi rengi. Bizim ülkede ahmaklik. İyi bir kariyer ferah bi hayat anlamına gelmiyor. Zaten dikkat edin fakülteler mesleki eğitim vermiyor. Norveç için bu farketmez. Ama bizde meslek edinme beklentisi var.

Yani sumerolog olan adama "ohh iyi olmus, lan sana iş verecek devlet 4000 sene önce yıkıldı, elbet issiz kalırsın" demek ayıp. O adam da çok değerli. Ama ülke gerçeklerine göre pozisyon alalım derseniz haklısınız.

Aile önemli

Eğer ailenin bir mesleki birikimi varsa çocukların o yönde yetişmesi taraftarıyim. Yani eczanem varsa çocuğu eczacı yaparım. Kurulu düzen devam etsin. Muhasebe burom varsa ha keza öyle.

Ama yoksa iki şeye bakacak ana baba. Benim gücüm neye yeter. Yani çocuk akademik basarisiz ise ve biz çocuğu diş hekimi yaoacaksak özel üniversiteye verecez belli kendi biyer kazanamayacak. Bu da yıllık 70.000 demek. Maçamiz yemiyorsa bu hayalden vazgeçecez.

Çocuğu hemşire veya radyoloji teknisyeni yapacaz.

İşletme iktisat kamu yönetimi ve halkla ilişkiler gibi bölümlere kesinlikle çocuk vermeyecez. Neden? O alanda adam çok. Napacaz? Nalbantlik diye bölüm var. Oraya ver daha iyi.

Ha, bazıları bana çocukların yetenekleri ve ilgilerine göre yonlendirmekten bahsedecek

Bu bir gerizekalılık.
Sadece güzel sanatlar spor ve müzik için yetenek soz konusudur. Diğer hepsi öğretilir. Zeka varsa tabi. Kan alamayan adamlardan mikrocerrahlar yaratılır. Şaşar kalirsiniz

Benim orada mal mal bölümler demek istediğim buydu,
anadan babadan para gelecek mi ? hayır
hayatın boyunca para kazanma ihtiyacın olacak mı ? evet
o zaman sümerologluk okumak değerli bir şey de olsa; anlamsız ve saçma.
 
bu tip istatistikler ayrıntısı ile değerlendirilmeli.. kabaca yazılmış olduğu fikrine kapıldım.
 
aegishjalmur hayret bozuk saatlerde günde iki kere dogru gosterir sen dogruları yazmıssın cıx cıx olamaz yaa boyle birşey :D
 
aegishjalmur hayret bozuk saatlerde günde iki kere dogru gosterir sen dogruları yazmıssın cıx cıx olamaz yaa boyle birşey :D


----- Introduction to Turkish - I -----
Verdiğin önerme yanlış;
"Bozuk saatler bile günde iki defa doğruyu gösterir" kalıbı, sürekli hatalı konuşan ama sonunda doğru bir laf söyleyen insanlar için değil, tam aksine sürekli saçma sapan konuşan bozuk saat kadar bile olamayıp, doğru konuşamayan insanlar için kullanılır.

Doğal olarak dediklerinde haklı olsan bile kullandığın cümle benim için geçerli değil, ama ben sana; "Bozuk saat bile günde 2 defa doğruyu gösterir" deseydim cuk oturacaktı.
----- Session Closed -----
 
Vurdu vee topu ağlara gönderdi sayın seyirciler!!!

Konuya yorum atacaktım atamadım gece gece ya asjdsas
 
Abi hangi kısmına katılmadın .pp ? herkes mühendis olursa iş bulamaz. Daha geçen haberlerde vardı, iş makinesi kullanan adam, projenin mühendisinden daha çok para kazanıyor ve eleman yok. Her köprü altına bir üniversite açıldı İstanbul'da. Laf ola diye okumasınlar.

herkese mühendis olması için fırsat verilmezse iş bulamaz. iş sahipleri bu fırsatı zaten mühendis olmuş adama veriyor, mühendis olmak isteyen adama fırsat vermiyor. o sebeple çok mezun var, mezun adam iş arayınca karşısına x yıldır tecrube sahibi olmak diye bir kriter çıkıyor. :cici:
 
herkese mühendis olması için fırsat verilmezse iş bulamaz. iş sahipleri bu fırsatı zaten mühendis olmuş adama veriyor, mühendis olmak isteyen adama fırsat vermiyor. o sebeple çok mezun var, mezun adam iş arayınca karşısına x yıldır tecrube sahibi olmak diye bir kriter çıkıyor. :cici:

Bu arz talep meselesi, benim dediğim kapıya çıkıyor. Fırsat olayı bambaşka bir boyut. 100 mühendis olsun ihtiyaç da 10. Aynı paraya tecrübeli mühendisi mi işe alırsın, tecrübesiz olanı mı ?

Ya da şöyle düşün çocuğun hastalığın pençesinde ve iki doktor var, birisi prof. her şeyi yalamış yutmuş, bunun gibi onlarca çocuğu iyileştirmiş, diğer tarafta da yeni mezun pratisyen hekim. Aynı muayene ücretiyle çocuğunu hangi doktora teslim edersin ?

Laf olsun diye, geleceği düşünmeden mühendislik okursan, hayatında bir planın olmazsa aç kalırsın abi, ya da açlık sınırında yaşarsın belli bir yere gelene kadar. climaxın dediği örtüşüyor.. ben hiç aç kalan radyoloji teknikeri görmedim ama aç kalan mühendis çok tanıyorum.
 
Geri