Türkiye'de Nitelikli Okur Sayısı Azaldı

🟢 Konu yazarı şu anda aktif



İpek Üniversitesi’nde her hafta düzenli olarak gerçekleştirilen ‘Hilmi Yavuz ile Edebiyat Sohbetleri’nde konuşan ünlü Şair ve Yazar Hilmi Yavuz, Türkiye’de nitelikli okur sayısının giderek azaldığını söyledi.

İpek Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından düzenlenen Hilmi Yavuz ile Edebiyat Sohbetleri söyleşi serisinin bu haftaki konusu ‘Edebiyat ve Felsefe’ ilişkisine ayrıldı. Hilmi Yavuz, edebi türlerin içinde bulunulan durumlara göre popülerliğinin değiştiğini belirtti. Bugünün roman ve düzyazının dönemi olduğu belirten Yavuz, şunları kaydetti: “Bugün Türkiye’de artık hiçbir şeyi şiir yoluyla kitlelere ulaştıramazsınız. Bundan 50 yıl öncesi böyle değildi. O zaman şairlerden konuşuluyordu. Şairler şair kimlikleriyle daha çok öne çıkıyorlardı. Şimdi şairler nerdeyse ikinci sınıf yurttaşlar halindedir. Romancılar çok önemlidir. Çok satan romancılar çok daha fazla önemlidir. Çünkü Türkiye’de giderek Nitelikli okur sayısı azalıyor. Bütün mesele budur.”

Yavuz, nitelikli ve niteliksiz okuru şöyle tarif etti: “Nitelikli okurla niteliksiz okur arasında fark çok basittir. Ben size söyleyeyim. Elinizde bir anahtar olsun o da şudur; bakın birisi gidiyor bir kitap alıyor hangi motivasyonla kitap alıyor. Eğer komşu Zehra Hanım okumuş ve çok beğenmişse kız Fatma sen de oku bu romanı dediyse. İkincisi gazetelerde yayınlanan veya en çok satanlar listesine bakıyorsa, bu listelerde birinci sıradakini bir de bilmem kim neyi tavsiye ettiyse bu ölçülerle yola çıkıyorsa, yani kendi beğenisinin, kendi istencinin, kendi iradesinin, kendi donanım ve birikiminin dışında başkalarının iradesiyle alıyorsa bu kötü okurdur. Örneğin; çok satanlar listesi başkalarının iradesiyle oluyor. Zehra Hanım, Fatma sen de bu romanı oku derken eğer o alıyorsa bu seçim Fatma’nın değil Zehra’nın beğenisini almıştır. İşte niteliksiz okur budur.”

Ünlü şair Hilmi Yavuz, nitelikli şairde başka kriterlerinde olması gerektiğini vurguladı. Yavuz, konuşmasına örnek vererek devam etti: “Misafir olarak gittiğiniz evin kütüphanesinin roman bölümünde mesela Dostoyevski varsa, Tolstoy, Balzac, Ahmet Hamdi Tanpınar, Peyami Safa, Oğuz Atay, Hasan Ali Toptaş varsa siz bir nitelikli okurun evindesiniz demektir. Ama şimdi adını anmayım bazı kitaplar duruyorsa orda ama o zaman o okurun nitelikli bir okur olmadığına karar verirsiniz. Bir okurun niteliği hemen anlaşılır, bu kadar basittir. Nitelikli okur da ne çok satanlar listesine bakar ne de komşu Zehra hanımın tavsiyesine bakar.”


Kaynak: inceeleyen.com
 
Adam haklı.
Önceden tercihlerimizi bu yönde yapmıyorduk. Şahsen ben son 2-3 yı öncesine kadar sadece kendi ilgi ve merak alanım olan kitapları tercih ediyordum. Çok satanlar bölümüne de göz atıp "Acaba bu benim aradığım kitap olabilir mi?" diye kendi kendime konuşup kitap seçmişliğim çoktur. Ama artık popüler kültür insanları o kadar çok içine çekmeye başkadı ki hocamın saydığı yazarların kitapları satış raflarında kalıyor ya da evimizdeki kütüphanede tozlanıyor.

Son zamanlarda ben de merakıma yenik düşüp şu popüler kültür dediğimiz (dizüstü edebiyat) yazarcıklarının kitaplarına para vermişliğim var :/ Bu konuda kendime çok kızgınım.
 
"Türk insanı kitap okumuyor değil yanlış kitap okuyor.."

Söylemi aklıma geldi.
 
İdefix senin aldığın kitaplara göre uygun kriterlerde örnekler sunuyor.
Gerçi orası bile aldığın kitabı tekrar önerebilir.
 
Klasiklerin kokusu başka hiç bir kitapta yok kanımca. Diğerleri kitap kokuyor, klasikler yaşandığı dönem kokuyor.
Diyeceğim o ki: Popüler kültürün esiri olmuş, sosyal medyadan nemalanmış yazarlar, kitaplar ne ise okurlar da o işte. Sokak edebiyatına karşı değilim ancak değerli yazarların kitaplarından alıntıları sosyal medya köşelerinde ayağa düşürmeye karşıyım ki işte bunlar okurun kitap seçimini etkiliyor. Hal bölye olunca da profilinde Can Yücel dizelerini, Sabahattin Ali' nin sözleri diyerek alıntılayan tikky nesiller ortaya çıkıyor.
 
Aynen öyle. Çok satanlar listesine baktığınızda anlaşılıyor zaten. Artık bazı yazarlar ekmek kapacağı tüyoyu almış. Onların o yönüne hitaben yazıyor.

Çok satanlardaki bazı kitaplarla Dostoyevski gibi yetkin yazarların kitaplarını kıyaslayın, aradaki uçurumu fark edebiliyorsunuz.
 
yaa hani bu kızlar instagramda facebookta falan kitaplı resimler falan paylaşıyorlar ya neredeyse hepsi yapıyor bunu, yani şimdi bunlar gerçekten o kitapları okuyorlar mı okumuyorlar mı?
 
yaa hani bu kızlar instagramda facebookta falan kitaplı resimler falan paylaşıyorlar ya neredeyse hepsi yapıyor bunu, yani şimdi bunlar gerçekten o kitapları okuyorlar mı okumuyorlar mı?

Kahve de varsa tamamdir jķldjdjd
Bide plajda kitap parmak arasi terlikler gunes kremleri olmazsa olmazları jkdldk:asd:
 
Doğru söylemiş .
Kimse kendini niteliksiz okur kategorisinde görmeyecek ama olsun yine de faydalı bir konu:)
 
Geri