Türkiye'de Kutuplaşmanın Boyutları

Konu sahibi son olarak 1204 gün önce görüldü
Türkiye'de yapilan kutuplaşma araştırmasına göre katılımcıların yüzde, 61'i kendisine en uzak hissettiği partinin taraftarlarıyla komşu olmak dahi istemediğini söyledi.Bu sonuçların sadece siyasal olarak değil, duygusal olarak da sosyal mesafenin nasıl açıldığını net bir şekilde ortaya koydu.Araştırmaya katılanların yüzde 72’si kendilerine 'en uzak' hissettikleri partinin taraftarlarıyla iş yapmak istemediğini belirtirken, yüzde 67’si çocuklarının onların çocuklarıyla arkadaşlık etmesini daha istemiyor.
Daha acısı, yüzde 61’i ise komşu olmak istemediklerini ifade ediyor, mahallesinde hatta kentinde seçilmesine dahi tahammül göstermiyor.
Hatta demokratik katılım içinde kendisine hak olarak gördüğünü ötekine vermekten imtina ediyor.
Yaşadıkları şehirde öteki partinin gösteri yapmasına, toplantı düzenlemesine, hatta basın açıklaması dahi yapmasına sıcak bakmıyor; acı olan da bunların oranlarının yüzde 40'a ulaşıyor olması.
Öteki partinin de kazanabileceğini düşünmüyor.



Araştırmaya göre sizce kutuplaşma gelecek icin Türkiye'yi tehdit ediyor mu?

Başkanlık sistemi kutuplaşmayı artiriyor mu?


Peki sizler kutuplaşmanın ne kadar farkindasiniz?
 
@Kor sende mi basladin jsiniz gucunuz yok mu trolluk pesindesiniz ? Illaki sizin dilinizden mi konusalim konu ile ilgili varsa yorumun yaz yoksa cik git
 
Konu ile ilgisiz butun postlariniz silinecektir uyarilara kulak asmadiginiz takdirde konudan uzaklasirilacaksiniz!
 
Ya biz de senin açtığın konular için ölüp bitiyorduk nolur uzaklaştırma
 
  • Beğen
Tepkiler: 0
Kutuplaşmanın sebebini sistemde aramaktan ziyade o sistemi kendi amaçları için kullanıp, ayrıştırıcı dille konuşanlarda aramak lazım. Yani kutuplaşmanın artması sistemden değil o sisteme getirilen yöneticinin zihniyetidir.
 
@Kor sende mi basladin jsiniz gucunuz yok mu trolluk pesindesiniz ? Illaki sizin dilinizden mi konusalim konu ile ilgili varsa yorumun yaz yoksa cik git
Ben haftanın rakamları ile ilgili bir gerçeği paylaştım, trollerin arasında rotan şaşmış.

Neyse siz takılın kafanıza göre.
 
Kutuplaşma olmazsa olmazımızdır :)
Sadece siyasette değil,futbol da bile ciddi bir boyutta.

Neden böyle,önüne geçemez miyiz ? Bilmiyorum.
Eğitimle alakası olabilir diye düşünüyorum ama forumda ne eğitimli sayfalarca yazı döktüren ler bile aynı görüşte olmadığımız için faşist deyip kutuplaşma çıkartıyor :)

Siyasilerin demeçleri ise zaten halkı bölmüş durumda. Büyük bir çoğunluk liderlerinin ağzından çıkacak kelama bakıyor.
 
Sözcü, halk tv, yeni akit, a haber, sabah gibi paçavra gazeteler ve kanallar kutuplaştırmayı arttırıyor..
 
Coğrafi konumu hariç her şeyi kutupsal güzel ülkemizin. Ben bir kutubum, siz de kutup olun, kutup kutup ense...
 
Kutuplaşma doğal akışa uygun. Tahammülsüzlük sorun. Hayatın içinde farklı alanlarda farklı noktalarda duracağız elbette.

Farklı kutupların radikal kesimlerinin olması da olağan. Radikal kesimlerin etkisinin artması, çatışmaya çok kolay evrilebilir.

Radikal olmamak gerek.
 
Son düzenleme:
Hangimiz bir miktar kutuplaştırıcı değiliz ki?
 
Kutup başları çok önemli, artı-eksiye dikkat edilmeli.
 
Şimdi o'cu bu'cu olmadan samimiyetle Düşünmek gerekir bazı şeyleri. Eskiyi karıştırmak boş bir işten başka bir şey olmaz çok eskiyi bahsediyorum. Ancak Eskinin yani geçmişin çok iyi bilinmesi taraftarıyım. Kutuplaşmak konusuna gelince ise, maalesef burada baz alınan siyasi duruşlar ve partiler ise iş biraz daha ciddi boyuta taşınıyor. Arkadaşlar siyaset ne demektir? Kelime anlamıyla gidilecek yolu seçmek Yani bir nevi yol demekti. Bunda bir itirazımız yok sanırım yani şu hayatta iyisiyle kötüsüyle Hepimizin bir siyaset izlemesi gerekiyor yaşamımızı sürdürmek için. Bunu kişisel seçimlerimiz davranışlarımız tavırlarımız anlayışlarımız Hatta kişisel hedeflerimiz çıkarlarımız için yaparız. Dedim ya kendimize yol seçeriz. Bugün Siyasette kullanılan dilin ayrıştırıcı olduğundan bahsediliyor. Şimdi sizi samimiyetle düşünmeye davet ediyorum..
Ülke yönetiminde söz almak ne için istenir Elbette ki ülkede güzel işler yapmak halkın huzur ve mutluluk seviyesini arttırmak ve güvenliğini sağlamak için. Pekala Bu ülkenin başına şöyle bir profil gelse; fikirlere özgürlük diyerek kendisinden başka düşünen insanlara koyun diyerek küçük görse, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının ve dahi Lazı Çerkezi Kürdü göçmeni Arabı Velhasıl kelam Türk halkı olarak büyük bedeller ödeyerek, binlerce Can vererek en sonunda Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir düsturuyla vatanın tek parça ve bölünemez olduğu gerçeği dünyaya ilan edilmişken, Devleti'nin içinde ayrı bir özerklik şeklinde bölgeler bölümler yönetimler isteyen insanlarla sadece mevki ve makam sahibi olarak kişisel EGO tatmini yaşamak buna sebep olabilir mi diye soruyorum? Çok uzun zaman önce değil bundan yaklaşık 50 yıl önce ülkemizde bu şekilde kutuplaşmalar insanlarımızı birbirine kırdırma lar şeklinde cereyan edip ve bu türlü hareketlerinin arkasından Bizim çocuklar başardı diyerek beyanda bulunan Emperyalist devletlerin tutumu ortadayken Sen yine Gidip aynı devletlerden demokrasi istemek buna sebep olabilir mi? Şimdi herkes şapkasını önüne koysun düşünsün kavga dövüş hepsini bir tarafa geçiyorum daha bundan çok uzun zaman önce değil 8 10 yıl önce haklı terörle mücadele davamıza bize destek olmasını istediğimiz ülkelerden nasıl cevap aldık? Hep yuvarlak laflar hep insan hakları lafları değil mi... ama hepimiz çok iyi gördük ki bugün bizim o günlerde şehit olan vatandaşlarımız polislerimiz askerlerimiz bu kapsam içine girmiyormuş. En basit olarak terörle mücadelede gözden için kullanılacak olan Siha talebimiz de bile ne gibi zorluklarla karşılaştığımız Hatta alamadığımız bu önemli araçları kendimizin üretmiş olmasını ve bunu sadece terör olaylarında değil bugün her alanda kullanıyor olmamızın ne gibi bir rahatsızlığı olabilir? Elbette ki olamaz bazılarınız da ne alakası var diyecektir. Bunların hepsi Türkiye'nin yeni bir vizyon ve gelişim hamlesi ile yaptığı girişimlerin sonucudur. Bunların hepsi bu ülkenin insanlar için iyi şeylerdir değil mi. Pekala Bunlar açık ve net ortada duruyorken iktidara geldiklerinde mevcut iktidarın yaptığı çok projeyi duracaklarını açık ve net olarak söylemek sizce nedir? Pekala şimdi bunlara sizden samimice cevap vermenizi istiyorum bakın O şunu yaptı zamanında şu oldu demeyeceksiniz sadece sorulara samimiyetle cevap vereceksiniz! Bir kere izah etmiştim tekrar izah ediyorum beyin denilen organizmanın şöyle bir çalışma prensibi vardır. Kağıt öğütme makinesi gibi düşünün. Bir yanından nasıl Kağıt verirseniz Diğer taraftan o kağıtları alırsınız. Yani beyni ne verirseniz o yönde neticeler alırsınız. Şimdi bir konu hakkında zorluk hakkında diyeyim bunu nasıl başarabilirim ne gibi işler yaparak daha rahat ederim Ne gibi yöntemler uygulayarak daha huzurlu yapraklı olabilirim diye düşünmek mutlaka sizi iyi şeyler için motive edecektir ve karşılaşacağınız sonuç iyi olacaktır. Çünkü her zaman bir çaba içinde olacaksınız. Ama siz bir iş hakkında kendinizi yetersiz aciz Zavallı görerek Bunu ben asla yapamam şu kötü bu kötü diyerek Yani tamamen negatif sonuçlarla yüklü olarak bir işi kalkışırsanız bunu yapamazsınız bunun tek sebebi de sizsiniz. şimdi bir düşünün bakalım bir kesim var ki asla ve asla takdir etmiyor tek bildiği şey kötü demek. İyisini deseniz cevap= kötü, nasıl yapabilirim diye sorsanız cevap= kötü, daha iyisi ne diye sorsanız cevap= kötü. Şimdi ben size soruyorum Siz beyine en ufak iyi bir şey sunmadınız ki sonuç ne bekliyorsunuz. Ve hala Bunu bile bile sırf anti muhalif kişilik sorunu yaşanmasından dolayı, yani ben farklı düşünüyorum ilgi çekeyim görüneyim farkım olsun dedirtmek için sizin gibi bakmayan insanları küçük hatta düşünemeyen varlıklar olarak görmek kendinizden ayırmak değil mi? Bunları güya entellektüellik kapsamında yapmakzavallılık değil de nedir?
 
Kutuplaşma 2001 den sonra başladı.

2001 den önce mesela;
Aleviler sünnilere kız verirdi şimdi vermiyor.
Siyasi çatışma da yoktu. Sağ sol çatışması ve darbeler hiç yaşanmadı.
Kayseri Sivas maçında onlarca taraftar birbirini de öldürmemişti.
Fenerliler ve Galatasaraylılar birbirini çok severdi.
Kürtlerin hele hiç sorunu yoktu. Heryerde Kürtçe şarkılar söylenir, halaylar çekilirdi.
Şimdi öyle mi !
Hep bu dovletin yozunden insonlar öliyir. Yoşasın Holklarin kordeşligi
 
Geri