Türkiye’de Kadın Olmak

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Türkiye’de kadın; “anne, eş, sevgili, çiçek, seksi, o….u, muhafazakâr, işkolik, şirret, dengesiz, güçsüz, korunmaya muhtaç, başarısız, sinsi …” böyle uzayıp giden bir liste demek. Kısaca Türkiye’de kadın, kadın hariç her şey demek. Her şeye rağmen kadın olarak var olmaya çalışırken toplumun bize dayattığı tabulara birlikte bakalım.

1. Renk seçimi

Daha doğar doğmaz hatta doğmadan önce başlar bu kavga. Kızsa pembe patik, erkekse mavi. Ufacık çocukken renklerin cinsiyetçiliği ile işlenmeye başlanır çocuklar. Toplumun onlar üzerinde büyük hayalleri vardır.


2. Hanım hanımcık ol!

Yaramazlık yapar yapmaz hemen itirazlar gelir. Daha cinsel kimliğini bilmeyen çocuğun uslu, edepli, adaplı davranması gerekir çünkü o kız çocuğudur ve daima hanım hanımcık olması gerekir. Sokakta oyun oynadığı arkadaşı Mehmet’in ettiği küfürü o edemez. Çünkü edep ve ahlak, sadece ama sadece, hanım hanımcık kız çocuklarına özeldir.

3. Erkeklerden uzak DUR!

İki cinsiyet birbirinden ne kadar uzak durursa o kadar sağlıklı. Kız ile erkek arkadaş olamaz. Karşı cinsle ne kadar uzaklaştırırsak o kadar daha fazla koruyabiliriz çünkü çocuklarımızı. Marifetin iki cinsiyetin ayrıştırılmadan yan yana büyüyebilmek olduğunu unutarak! Çünkü erkeklerden uzak durması gereken sadece kadınlar bu ülkede!

4. Sokakta bir başına

Sokakta bir başına hem de gece yarısı asla bulunmamalı ama erkek kardeşi, komşu oğlu istediği saatte gelip giderken eve, kadınların yaşadığı büyük özgüvensizlik ve varoluş çabası kimin umurunda? Neticede her şey onun namusu için. Çünkü namus sadece kadınların bu ülkede!



5. Kıyafet

Kısa etek giyerse “yollu” olabilir, göğüsleri yeni çıkmaya başladıysa bol giymeli, vücut hatlarını belli etmesine iyi gözle bakılmaz. Çünkü kılık kıyafete dikkat etmesi gereken sadece kadınlar bu ülkede.

6. Meslek seçimi

Öyle her mesleği yapamaz. Fiziki güç isteyen meslekler ona uygun görülmemiştir. Kadın daha naif daha kolay meslekler seçmeli, neticede incinir. Bunca yıl incitmemişler gibi! Çünkü bu ülkede böyle ağır meslekler kadınların yapabileceği bir iş değildir!
Maaş farkını da unutmayalım!
Bir erkekle aynı maaşı almayı bekleyemez çünkü kadın ev geçindirmiyor bile derler. Çünkü kadın didinip el emeği verdiği işinde bir erkekle aynı haklara sahip olacak değerde değil bu ülkede!

7. Anne olmak

Kadın dediğin anne olmalı. Olmak zorunda. Kadın seçemez anne olup olmayacağını, bir çocuk büyütüp büyütemeyeceğini; o bilmez ama toplum bilir. Çünkü anne olmak kadının isteyebileceği bir durum değildir, görevidir bu ülkede.

8. Şiddet

Kadının üzerinde kendisi hariç herkesin hakkı vardır. Gerek psikolojik gerek fiziksel herkes hak sahibi onun hayatında. Çünkü kadın olmak herkese hak vermektir(!) kendi üzerinde!

9. Güçlü olmak

Bebeklikten bu yana sindirilmiş, bastırılmış ve kalıplara sokulmaya çalışılmış kadınlar, bizim kadınlarımız! İşte tam da bu yüzden hangi işi yaparlarsa yapsınlar, ne olurlarsa olsunlar en mükemmel şekilde yapıyorlar. Çünkü kadına güçlü olmayı öğretiyorlar bu ülkede!
 
Doğu'da kızlar, kadın doğar. Ecellerinden önce ölürler.

- Hakan Günday -
 
cono-asireti-karisti-2342491.jpg
 
Bir de Hindistan'a mi baksak?
 
Bence , Türkiye'de kadın olmak , bir talihsizlik değil şereftir.
 
Hepsi dogru pembe patiklerle baslayip erkek cocuguna "ac goster pipini" diyen toplumun
kadina edepli olup ortunmesini kodlayan cinsiyetciliginden tutun da
"kadin yerini bilmelidir" gibi isguzar soylemlerle toplumun kadinin yerini belirlemesine kadar!

guc haric, ha dayanma gucu ise soylenen dogrudur
kadinin toplumsal uretkenligine ket vuran, istihdamdaki yerini sorgulayan bir sistemin
kadini "guclu" kilmasi mumkun degil zaten
ustelik soyle bir algi yonetimleri var
"butun zeki kadinlar saclarini sariya boyatip aptal sarisin imaji ile bir erkekten alabilceklerinin fazlasini alabilirler"
yani kadinin gucu erkekten ne kadar alabildigi ile olculuyor
 
Bir sereftir yazan da bir Turk erkegi.
Sanki kadinin yasadigi sorunlari anlayabiliyormussunuz gibi.

Doluyum ben bu konuda, burayi rezervleyip gideyim
 
Bazen erkek olduğuma utandıran olayların mağduru, bazen “işte Türk kadını budur” dediğim olayların baş kahramanı.
Ama genellikle mağdur. Asıl kötü olan şey ise “eğer kadınsa...” diye başlayan cümleler kurulması. Bunu hakettiğinin düşünülmesi.
 
Nerelerde kimlerle birliktesiniz, dondurma nasıl yemez insan .pp
 
Geri