Türkiye Cumhuriyeti yıkılmıştır

Konu sahibi son olarak 2417 gün önce görüldü
Türkiye Cumhuriyeti Yıkılmıştır


Türkiye Cumhuriyeti yıkılmıştır

1432376_oa685.jpg



Cumhuriyet bir aydınlanma devrimidir. Gericiliğe, karanlığa, cehalete, fakirliğe karşı aydınlığı, çağdaşlığı, bilimi, gelişmeyi, birey olmayı öğreten gerçek bir devrim.

Zor koşullarda tüm olumsuzluklara karşı başarılmış, Kuvvayı Milliye adı altında birliği, beraberliği sağlama mücadelesi verilerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur.

Cumhuriyet, cemaatleri, tarikatları, kurumsallaşmış dini, aristokrasiyi, monarşiyi dağıtıp, onlardan geriye kalanlardan bir yeni halk yaratma işidir. Bunun için yeni bir kamusal alana ihtiyaç vardır. Bastille’i basıp, meydanda toplananlar bütün bunların ötesinde yeni bir halk olur. Fransız halkıdır bu. Moskova’da, Kızıl Meydan’da, Çarı kovalayıp toplananlar artık yeni bir halktır. Sivas’ta, yoksul Ankara’da toplanıp işgalcilerin üstüne yürüyenler, Sultanı kovalayanlar, halifeyi alaşağı edenler artık ne tarikattır, ne de cemaat. Onlar halktır. Türkiye halkıdır. Cumhuriyet özetle budur. Cumhur’un bir alanda toplanıp, kendisini kul yapanlara meydan okumasıdır. Devrimdir bu.

AKP nin ilk günden beri hedef 2023 demesinin gerçek nedeni de budur. Bunun anlamı biz bu laik Cumhuriyeti yıkacağız bireyi tekrar ümmet edeceğiz demektir. Bizim aymaz siyasetçilerimiz kimi zaman kişisel ikballeri için, kimi zaman da aynı zihniyeti taşıdıklarından bu yıkıcılara alet olmuş, yardakçılık yapmışlardır.

Evet bu gün 2018. Daha 5 yıl var 2023’e. 100. Yılına kavuşmadan 95. Yılında Cumhuriyeti yıkmayı başardılar.

Cumhuriyet yıkıldı. Bu gidişatın ülkeyi Ortadoğu cehennemine Irak, Suriye gibi bölünmeye götüreceğini idrak edemeyen, sadece din, iman edebiyetı ile ülke yönetilebileceğini sanan cahil güruh neyi alkışladığını bilmeden şimdilik tempoya devam ediyor.

15 temmuzda darbe bahanesi ile yapılan karşı devrimdir, Karşı devrimse Cumhuriyet’le halk olmuş kalabalıkları yeniden biat etmeye çağırmaktır.

Evet, Tamam erdi mi? Hayır. Bu uzun soluklu bir kavgadır. İşte yüzyıla yakın bir süre sonra yine sultan özentileri türedi. Kendilerini vatanın sahibi sanmaktalar.

Ama henüz herşey bitmedi. Laiklerin, Cumhuriyetçilerin, aydınlanmanın karşı devrim süreci yeni başladı. Asıl mücadele şimdi başlıyor.

Biat etmeye çağrılanları, cemaatlerin, tarikatların içinde insanlıktan çıkarılmaya çalışanları yeniden toplanmaya, yeniden halk olmaya çağırıyoruz.

Bu gafiller, bunların üzerine Kemalizm’den uzaklaşıp anti-Kemalist bir Atatürkçülük imal ettiler. Bu düzen Atatürk’ün önde göründüğü arkada karşı devrimin hüküm sürdüğü bir düzendi. Milliyetçi Batıcılık’tan çark edip Dinci Milliyetçi bir düzen kurmaya kalkıştılar. Kurucusu Kenan Evren’dir. Dini Cumhuriyet’ten sonra yeniden kamu yaşamına sokan odur. Kenan Evren Cumhuriyet’i öldürdü. Ömrü ölüyü kaldırmaya vefa etmedi. Bu yüzden imamları çağırdılar ölüyü kaldırsın diye.

Durum şu: İmamlar geldi, cenaze namazından sonra ölüyü gömmeye götürüyoruz diye alıp tecavüze yeltendiler. Bu muhafazakârlıktan daha sert, daha aşırı bir durum. Ne muhafazakârlığı? Neyi muhafaza etmişler şimdiye kadar? Osmanlının bile katı kuralları, belli ölçüleri vardır. Bunlar bütün kuralları yıktılar, bütün ölçüleri sildiler. Bir kuralsızlık ve bir ölçüsüzlük düzeni kurdular. Artık her türlü muhafazakarlığın imkansız olduğu bir noktadayız.

Cumhuriyet bir halk yaratma işidir evet. Ama bu iş de halk olmak isteyen bir mazlumlar topluluğunu gerektirir. Yakup Kadri’nin Yaban’ının, “Siz Türk değil misiniz?” sorusu karşılığında “Estağfurullah Beyim, biz Müslümanız” diyen köylünün dramı budur. Şimdi de gönüllü kul olmak isteyen geniş kalabalıklar var.

Egemen sınıfların cumhuriyetin devrimci yanından duydukları rahatsızlık var. Cemaat düzeni, tarikat düzeni onlar için daha elverişli. Baksanıza ülkeye. Bir tek grev yok, bir tek öğrenci hareketi yok. İşçi gitti, mürit geldi yerine. Bir düşkünler düzeni kurdular böylece. Toplumu dinselleştirerek bütün hücrelerini bozdular. Toplum aşırı büyümüş bir kanserojen ur haline geldi. Bu uru dağıtmadan kimse Cumhuriyet’ten veya laiklikten söz etmesin. Cumhuriyet mücadelesi aynı zamanda bu kanserojen urla mücadele etmektir.
Devrimci bir Cumhuriyet, bütün sorunları çözer. ne yapacağız, Bir imama mı devredeceğiz akli yeteneklerimizi? Çaresiz insanlar topluluğu mu olacağız? Toparlanırız, hep birlikte özgür ve eşit yeni bir cumhuriyet kurarız.

Cumhuriyet yıkıldı. Laiklik yok edildi. Bunların yok edilmesnin nasıl bir kanlı, karanlık bir gelecek vaat ettiğini görebiliyormusunuz. Bu ülkenin en yakıcı sorunudur bunlar. Geldiğimiz yer bu: Ya laik bir cumhuriyet olacağız, ya mahvolacağız. Bunun yolu da artık, “Hattı müdafaadan” geçmiyor. Sathı müdafaa aşamasındayız. Çok yönlü saldırı altında insanlar okulunu, yolunu, mahallesini, evini, sokağını, ağacını, dağını, taşını savunmak zorunda bırakılıyor.

80 milyonun kaderi bir kişinin iki dudağı arasına verildi.

İşte Cumhuriyetin yıkılmasının anlamı budur.

eski_yeni_turkiye_kadin.jpg


Türkiye'nin içi yanıyor, dışı yanıyor, ciğeri yanıyor. Milletimiz can derdindeyken, polisimiz, askerimiz şehit olurken, AKP Türkiye'yi kişiye özel, Erdoğan'a özel ısmarlama bir başkanlık krizine soktu.

İçinde bulunduğumuz bu uzay çağında Türkiye maalesef Orta Çağ'a doğru gidiyor.

İktidar partisi bu süreci de bir korku ve baskı ortamında yönetecek. Muhalefeti sokağa çıkarmamaya, propaganda yaptırmamaya çalışacaktır.

Anayasanın ruhu, DNA'sı, eti, kemiği parlamenter sistemdir. Siz buna başkanlık formatı ilave ederseniz, ortaya çıkacak olan model, bir Frankeştayn, bir Zombi olur.

Halk olarak yapmamız gereken şey ulusal seferberlik ilan etmektir. Cumhuriyet yıkılmıştır, vatan bölünmüştür. Burada bir rejim meselesi vardır. Kuvayı Milliye ruhundan kaynaklı milli kuvvetler merkezi oluşturmalıyız.

Cumhuriyet yıkıldı. Önemli değil. Kurulabileceğini biliyoruz. Kurarız.

Bizler Cumhuriyet’in çocuklarıyız. Tereddüdümüz yok. Gezi’de saf, tartışmasız bir Cumhuriyet vardı. Laiklik vardı. Oraya bakıyoruz, umut varız.

Gericilik, siyasal islam, yobazizim hep İngiliz-Fransız-Alman-Amerikan projesi ola gelmiştir. Bu net. Cumhuriyetin Lawrence’ı yok. Ama Suudiler bütünüyle bir İngiliz projesidir. Selefilik bir emperyalist projedir. İhvan, Batının kucağında büyüdü.

Geçmiş döneme dek süren AKP- FETÖ koalisyonu, 15 Temmuz darbe girişimiyle kana bulandı. Genel anlamda, asker “Kemalist” bilinirken, Cemaat’in büyük bir çoğunlukla ele geçirdiği TSK’nın “Kemalist” olduğu iddiası koca bir yalan mıydı?

Neresi Kemalist askerlerin? Şu dini kamu yaşamına sokan 12 Eylül cuntası mı Kemalist? Avrupa’da Türk vatandaşlarını DİTİB denilen resmi tarikat çatısı altında toplayanlar mı Kemalist? Din dersini zorunlu yapanlar mı Kemalist? Sonunda gelip bütün laikleri imam yaptılar. Ama bundan kasıt laik olmalarıysa, laiklik orduya bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir. Onlar önce kendilerini korusunlar.

Yakında, “Demokrasiye kumpas yapıldı”, “Kandırıldık” falan deyip ağlamaya başlarlar. Ellerinde kaba şiddetten başka bir şey kalmadı.

Muhalif kesimlerde bir umutsuzluk ve korku hâkim. Var mı sizce bir çıkış yolu? Tünelin ucunda Laik, bağımsız, özgür bir Cumhuriyet için ışık görüyor musunuz?

Mutlaka. O ışığı görüyoruz, o ışık yakın. Tabii bu derlenip toparlanma, örgütlenme, düşünme, yeni fikirler geliştirme gerektiriyor. Evet toplanıp bir yol bulacağız.

Cumhuriyeti ve laikliği yeniden kurmak için mutlaka yeni bir yol bulacağız, Atatürk'ün bize emanet ettiği vatanımızı yobazlara bırakmamak için mücadelemizi sürdür
eceğiz.

Çocuklarımızın geleceği, kadınlık onuru, emeğe saygı, düşünme ve örgütlenme özgürlükleri, gençliğin mutlu bir yaşam beklentisi, her yaşta her kişinin hakkı olan huzurlu, güvenli, korkusuz bir günlük yaşam umudu gibi tüm yaşamsal değerler diktatörlük heveslilerinin keyfine kalmış bir oyuncağa dönüştürülmektedir.

Bu konularda en ufak bir kuşku duymak, duraksamak, vurdumduymazlık ve adam sendecilik yapmak bağışlanamaz bir gaflet değilse eğer, utanç verici bir korkaklık, insan onuruyla bağdaşmayacak bir teslimiyetçilik, vatan değerlerine karşı kabul edilmesi akla bile gelemeyecek bir suçtur, bir işbirlikçiliktir.

Türkiye Cumhuriyeti göz göre göre yıkılıyor.



Bu enkazın altında kalmaktan kurtulacaklarını sanan kişi ya da çevreler varsa, yıkıcılar da aralarında olmak üzere, ağır ve geri dönüşü çok zor olan bir yanılgı içindedirler.

Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin yok edilmesiyle ülkemizin çağdaş ülkeler topluluğunun dışına savrulması hepimizin, herkesin sonu olacaktır.

Öyleyse, bir an gecikmeksizin güçlerimizi birleştirmeliyiz.

Bir an önce demokratik tepki hakkımızı kullanarak, bu ülkenin kadınları, sanatçıları, kitle ve meslek örgütü temsilcileri, emeğin temsilcisi sendikalar ve muhalefetteki bütün siyasi partiler da katılarak oluşturacakları güç birliğiyle, bu korkunç gidişata dur demeliyiz.

Sevgili yurttaşlar, gençler, kadınlar-erkekler, emekçiler, Cumhuriyet’in koruyucuları, yurtseverler, çağdaş insanlar, gün bu gün, an bu andır!..

Yarın çok geç olacak!


Türkiye Cumhuriyeti Yıkılmıştır - Forum Gerçek
 
Geri