Türkiye Cumhuriyeti Başbakanları
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanları kimlerdir
Türkiye'de Başbakanlık yapmış isimler ve biyografileri
Türkiye Başbakanları
Başbakanlar
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanları
Suat Hayri Ürgüplü
Galatasaray Lisesinden sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini 1926 yılında bitiren Suat Hayri Ürgüplü Çeşitli devlet hizmetlerinde bulundu.
Türk-Yunan Ahali Değiş-Tokuşu mahkemelerinde çalıştı.İstanbul Ticaret Mahkemesi yargıçlığında bulundu (1929-1932).
1939 ve 1943'te Kayseri Milletvekili seçildi. 2. Şükrü Saracoğlu kabinesinde Gümrük ve Tekel Bakanı oldu.
Bakanlığında kahve ithalatı konusunda yolsuzluklar olduğu yolunda dedikodular çıkınca örnek bir davranışta bulundu:
Adımın da karıştığı kahve yolsuzluğuyla ilgili, bakanlığımda bir komisyon kurulmuştur. Bu teftiş heyetinin selametle çalışabilmesi için, benim, bu bakanlık koltuğundan ayrılmam gerekir; aksi halde, komisyonu etkilerim, sağlıklı bir karar oluşmaz. O nedenle, siyasi ahlak gereği, bakanlıktan istifa ediyorum
Yüce divanda yargılanarak aklandı ve siyasi hayatına geri döndü. 1965'te kurulan hükumetin başbakanı olarak devam etti.
1950'de tekrar parlamentoya dõndü. 1952 yılına kadar Kayseri Milletvekilliği yaptı. Avrupa İstişari Meclisi'nde başkan yardımcılığı görevinde bulundu.
1952'de parlamentodan ayrılarak Bonn Büyükelçiliği'ne getirildi. 1955'te Londra, 1959'da Washington, 1960'da ise Madrit Büyükelçiliğine atandı. 1961 seçimlerine katılarak Kayseri Senatörü seçildi. Cumhuriyet Senatosunun ilk başkanı oldu. Bu görevi tamamladıktan sonra 1965 yılında partilerüstü hükümetin başkanlığını yaptı. 1966'da kontenjan senatörü seçildi. 1972'ye kadar bu görevde kaldı.
Fransızca, İngilizce ve Almanca bilen Suat Hayri Ürgüplü, evli ve 1 çocuk babasıdır. Ürgüplü, 1981 yılında İstanbul'da vefat etti.
Mehmet Recep Peker
1889'da İstanbul'da doğdu. Orta öğrenimini Koca Mustafa Paşa Askerî Rüştiyesi İdadisinde yaptıktan sonra 1907 yılında Harbiye Mektebini bitirdi. 1911-1912 yıllarında Yemen, Trablusgarp; 1912-1913 yıllarında da Balkan Savaşlarına katıldı. Birinci Dünya Savaşında Rumeli ve Kafkas Cephelerinde görev aldı. 1919'da Erkân-ı Harbiye Mektebini bitirdi. Kurtuluş Savaşına katılmak üzere 1920'de Anadolu'ya geçti. Binbaşı rütbesi ile 20'nci Kolorduda görevlendirildi. 23 Nisan 1920'de TBMM'nin Genel Sekreterliğine getirildi. 1923'te Kütahya Milletvekili seçilerek TBMM'ye girdi. Aynı yıl Halk Fırkası (Adı 1924'te Cumhuriyet Halk Fırkası olarak değiştirildi.) Katibi Umumisi seçildi. Bir süre Hakimiyeti Milliye gazetesinin başyazarlığını yaptı. 22 Kasım 1924'te kurulan OKYAR Hükümetinde Dahiliye Vekilliğine getirildi. III. ve IV. İsmet Paşa (İNÖNÜ) Hükümetlerinde Müdafaai Milliye Vekilliği, 15-10-1928 ile 27-09-1930 tarihleri arasında Nafia Vekilliği (Bayındırlık Bakanlığı) yaptı.
1927'de ikinci kez Cumhuriyet Halk Fırkası (Adı 1935 yılında Cumhuriyet Halk Partisi olarak değiştirildi.) Genel Sekreterliğine seçildi. 1928'de Cumhuriyet Halk Fırkası Meclis Grubu Başkan Vekilliğine getirildi. 17 Ağustos 1942'de I. SARAÇOĞLU Hükümetinde Dahiliye Bakanı oldu. II. SARAÇOĞLU Hükümetinde de bu görevini korudu. 07 Ağustos 1946'da çok partili dönemin ilk hükümetini kurdu. 10 Eylül 1947 tarihinde I. SAKA Hükümetinin kurulmasıyla Başbakanlık görevi sona erdi.
1 Nisan 1950'de İstanbul'da vefat etti.
Cemal Gürsel
Asker ve cumhurbaşkanı.
1895'te Erzurum'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Erzincan'da tamamladıktan sonra Kuleli Askerî Lisesine girdi. Son sınıf öğrencisi iken Birinci Dünya Savaşı'nın çıkması üzerine 16 Ekim 1914'te Subay olarak 4'üncü Kolordu Komutanlığı emrine verildi. Topçu Batarya Takım Komutanı görevi ile 12'nci Tümen Topçu Alayında Çanakkale Cephesinde savaşlara katıldı.12 Temmuz 1915'te Asteğmen, 1 Eylül'de Teğmenliğe yükseldi. 1 Eylül 1917'de 41'inci Tümen Obüs Bataryası Komutanlığına atanarak Filistin Cephesine gönderildi. 19 Eylül 1919'da İngilizlere esir düştü. İki yıl Mısır'da esir kampında kaldıktan sonra 6 Ekim 1920'de serbest bırakılınca Üsteğmenliğe yükseltildi ve İstiklal Savaşı'na katıldı.
1 Eylül 1922'de Yüzbaşı oldu . Bir yıl Harp Okulunda öğrenimini tamamlayarak, 1'inci Tümendeki görevine döndü. 1 Ekim 1926'da Harp Akademisine girerek 1 Eylül 1929'da mezun oldu. 30 Ağustos 1931'de Binbaşılığa yükseltildi. 30 Ağustos 1936'da Yarbay, 30 Ağustos 1940'ta Albay ve 30 Ağustos 1946'da Tuğgeneral oldu, 15'inci Tümen Tugay Komutanlığına atandı. 2'nci Kolordu Komutanlığı Kurmay Başkanı iken 30 Ağustos 1948'de Tümgeneralliğe yükseltildi. 28 Haziran 1950'de 12'nci Tümen Komutanlığına getirildi. 18'inci Kolordu Komutanlığı Vekili iken, 30 Ağustos 1953'te görev yeri İzmir 2'nci Yurtiçi Bölge Komutanı olarak değiştirildi. 30 Ağustos 1957'de Orgeneralliğe yükseltilerek 3'üncü Ordu Komutanlığına getirildi. 21 Ağustos 1958'de Kara Kuvvetleri Komutanı oldu.
27 Mayıs 1960'ta Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülke yönetimine el koymasıyla aynı gün Milli Birlik Komitesinin Başkanlığına getirildi. Ertesi gün, Devlet ve Hükümet Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı yetkilerini üstlenerek yeni Hükümeti kurduğunu açıkladı. 5 Ocak 1961'de Hükümeti yeniledi. 26 Ekim 1961'de yapılan halk oylamasında Cumhurbaşkanlığına seçildi.
14 Eylül 1966'da Gülhane Askerî Tıp Akademisi Hastanesinde vefat etti.
Sadi Irmak
Türkiye Cumhuriyeti 17. Başbakanı
Mahmut Sadi Irmak, 15 Mayıs 1904 tarihinde Konya, Seydişehir’de doğmuştur. İlköğreniminde, Rüşdiyeyi ve sonra da Konya Sultanisi’ni birincilikle bitirip biyoloji öğretmeni oldu. Mezun olduğu yıl aynı zamanda yıl İstanbul Hukuk Fakültesi’ne başladı.
1923 yılında İstanbul Üniversitesinde öğrenci olduğu yıllarda Üniversite'nin Devlet Bursu ile Avrupa'ya öğrenci gönderileceğine dair üniversite duvarlarında gördüğü ilana başvuran 150 kişi arasından seçilen 11 kişiden birisi olarak Berlin Üniversitesinde tıp ve biyoloji öğrenimi görüp 1929 yılında pekiyi derece ile tıp doktoru oldu. Hagen ve Düsseldorf hastanelerinde asistan olarak çalıştı.
Yurda dönünce Ankara Hükûmet Tabipliği ve Gazi Terbiye Enstitüsü biyoloji öğretmenliği görevlerinde bulundu. 1933 yılında İstanbul Tıp Fakültesi doçentliğini kazandı. 1940 yılında fizyoloji profesörü oldu.
1943 yılında Konya CHP Milletvekili seçilip, aynı yıl Halkevleri Yüksek Danışma Kurulu Başkanlığı’na, sonra da Diyarbakır Bölge Müfettişliğine getirildi.
7 Haziran 1945'te Türkiye'nin ilk çalışma bakanı oldu. 1947'de Uluslararası Çalışma Konferansı ikinci başkanlığına seçildi. Eylül 1947'de bakanlıktan ayrıldı. CHP'nin 1950'de seçimleri kaybetmesi üzerine bir süre siyasetten uzaklaştı.
1950 yılında yeniden ilim ve meslek hayatına dönen Irmak, Münih, daha sonra İstanbul Tıp Fakültesi’nde akademik hayatını sürdürdü.
1974 yılında Kontenjan Senatörü seçildi. CHP'nin Milli Selamet Partisi (MSP) ile kurduğu koalisyon hükümetinin istifasından sonra 17 Kasım 1974'te partiler üstü hükümeti kurmakla görevlendirildi. Oluşturduğu hükümet için TBMM'de yapılan güven oylamasında, 450 milletvekilinden yalnızca 18'inin lehinde oy kullanması dolayısıyla güvenoyu alamamasına karşın 31 Mart 1975'e değin başbakanlık yaptı.
12 Eylül Darbesi'nden (1980) sonra 15 Ekim 1981'de kurulan Danışma Meclisi'ne Konya üyesi olarak atandı ve 27 Ekim'de bu meclisin başkanlığına seçildi. Irmak bu görevi TBMM Başkanlığına Necmettin Karaduman'ın 4 Aralık 1983'te seçilmesine değin sürdürdü.
Milli ve uluslararası önemli tıp derneklerine üye idi. Başta tıp olmak üzere çeşitli konularda özgün eserleri ve çevirileri vardır.
Sadi Irmak, Almanca, Fransızca ve Arapça biliyordu.
Kızı “Yakut Irmak Özden” (d.1940) ve oğlu Sabri Irmak (D.1936- Ö.1991) adında iki çocuğu vardı.
Sadi Irmak, 11 Kasım 1990 tarihinde 86 yaşında İstanbul’da ölmüştür.
Sadi Irmak kendini tanıtırken diyor ki; "Ben kim miyim? Ben sadece iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamıyım..."
Sadi Irmak, Atatürk ile ilgili anısını şöyle anlatmıştır:
"1923 yılı sonlarında İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci olduğum sıralar, okul duvarında bir ilan gördüm: “Avrupa’ya talebe yollanacaktır.”
Allah Allah dedim, ülke yıkık dökük. Her yer virane… Bu durumda Avrupa’ya talebe göndermek lüks gibi gelen bir şey.
Ama şansımı bir denemek istedim… 150 kişi içinden 11 kişi seçilmişiz. Benim ismimin yanına Atatürk “Berlin Üniversitesi’ne gitsin” diye yazmış…
Vakit geldi. Sirkeci Garı’ndayım ama kafam çok karışık. Gitsem mi, kalsam mı? Beni orada unuturlar mı? Para yollarlar mı?
Tam gitmeyeceğime karar verdiğim, geri döndüğüm sırada bir posta müvezzii (dağıtıcısı) ismimi çağırdı: “Mahmut Sadi, Mahmut Sadi…”
“Benim” dedim.
“Telgrafın var.”
Telgrafı açtım, aynen şunlar yazıyordu:
“Sizleri (yurtdışında okumaya) bir kıvılcım olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz. Mustafa Kemal ATATÜRK.”
Bunu okuyunca düşündüklerimden utandım… “Şimdi gel de gitme, git de çalışma, dön de bu ülke için canını verme” dedim. Düşünün, 1923 yılında o kadar işinin arasında 11 öğrencinin nerede, ne zaman neler hissettiğini sezebilen ve ona göre telgraf çeken bir liderin önderliğinde bu ülke için can verilmez mi?
Çok başarılı oldum. Kıvılcım olarak gittim, ülkeme alev olarak döndüm.
İstanbul Üniversitesi Genel ve Beşeri Fizyoloji Enstitüsü’nü kurdum, Kürsü Başkanı oldum.
Daha sonra ülkemin Başbakanlığını yaptım.
Ben kim miyim?
Ben sadece iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamıyım!”
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanları kimlerdir
Türkiye'de Başbakanlık yapmış isimler ve biyografileri
Türkiye Başbakanları
Başbakanlar
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanları
Suat Hayri Ürgüplü
Galatasaray Lisesinden sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini 1926 yılında bitiren Suat Hayri Ürgüplü Çeşitli devlet hizmetlerinde bulundu.
Türk-Yunan Ahali Değiş-Tokuşu mahkemelerinde çalıştı.İstanbul Ticaret Mahkemesi yargıçlığında bulundu (1929-1932).
1939 ve 1943'te Kayseri Milletvekili seçildi. 2. Şükrü Saracoğlu kabinesinde Gümrük ve Tekel Bakanı oldu.
Bakanlığında kahve ithalatı konusunda yolsuzluklar olduğu yolunda dedikodular çıkınca örnek bir davranışta bulundu:
Adımın da karıştığı kahve yolsuzluğuyla ilgili, bakanlığımda bir komisyon kurulmuştur. Bu teftiş heyetinin selametle çalışabilmesi için, benim, bu bakanlık koltuğundan ayrılmam gerekir; aksi halde, komisyonu etkilerim, sağlıklı bir karar oluşmaz. O nedenle, siyasi ahlak gereği, bakanlıktan istifa ediyorum
Yüce divanda yargılanarak aklandı ve siyasi hayatına geri döndü. 1965'te kurulan hükumetin başbakanı olarak devam etti.
1950'de tekrar parlamentoya dõndü. 1952 yılına kadar Kayseri Milletvekilliği yaptı. Avrupa İstişari Meclisi'nde başkan yardımcılığı görevinde bulundu.
1952'de parlamentodan ayrılarak Bonn Büyükelçiliği'ne getirildi. 1955'te Londra, 1959'da Washington, 1960'da ise Madrit Büyükelçiliğine atandı. 1961 seçimlerine katılarak Kayseri Senatörü seçildi. Cumhuriyet Senatosunun ilk başkanı oldu. Bu görevi tamamladıktan sonra 1965 yılında partilerüstü hükümetin başkanlığını yaptı. 1966'da kontenjan senatörü seçildi. 1972'ye kadar bu görevde kaldı.
Fransızca, İngilizce ve Almanca bilen Suat Hayri Ürgüplü, evli ve 1 çocuk babasıdır. Ürgüplü, 1981 yılında İstanbul'da vefat etti.
Mehmet Recep Peker
1889'da İstanbul'da doğdu. Orta öğrenimini Koca Mustafa Paşa Askerî Rüştiyesi İdadisinde yaptıktan sonra 1907 yılında Harbiye Mektebini bitirdi. 1911-1912 yıllarında Yemen, Trablusgarp; 1912-1913 yıllarında da Balkan Savaşlarına katıldı. Birinci Dünya Savaşında Rumeli ve Kafkas Cephelerinde görev aldı. 1919'da Erkân-ı Harbiye Mektebini bitirdi. Kurtuluş Savaşına katılmak üzere 1920'de Anadolu'ya geçti. Binbaşı rütbesi ile 20'nci Kolorduda görevlendirildi. 23 Nisan 1920'de TBMM'nin Genel Sekreterliğine getirildi. 1923'te Kütahya Milletvekili seçilerek TBMM'ye girdi. Aynı yıl Halk Fırkası (Adı 1924'te Cumhuriyet Halk Fırkası olarak değiştirildi.) Katibi Umumisi seçildi. Bir süre Hakimiyeti Milliye gazetesinin başyazarlığını yaptı. 22 Kasım 1924'te kurulan OKYAR Hükümetinde Dahiliye Vekilliğine getirildi. III. ve IV. İsmet Paşa (İNÖNÜ) Hükümetlerinde Müdafaai Milliye Vekilliği, 15-10-1928 ile 27-09-1930 tarihleri arasında Nafia Vekilliği (Bayındırlık Bakanlığı) yaptı.
1927'de ikinci kez Cumhuriyet Halk Fırkası (Adı 1935 yılında Cumhuriyet Halk Partisi olarak değiştirildi.) Genel Sekreterliğine seçildi. 1928'de Cumhuriyet Halk Fırkası Meclis Grubu Başkan Vekilliğine getirildi. 17 Ağustos 1942'de I. SARAÇOĞLU Hükümetinde Dahiliye Bakanı oldu. II. SARAÇOĞLU Hükümetinde de bu görevini korudu. 07 Ağustos 1946'da çok partili dönemin ilk hükümetini kurdu. 10 Eylül 1947 tarihinde I. SAKA Hükümetinin kurulmasıyla Başbakanlık görevi sona erdi.
1 Nisan 1950'de İstanbul'da vefat etti.
Cemal Gürsel
Asker ve cumhurbaşkanı.
1895'te Erzurum'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Erzincan'da tamamladıktan sonra Kuleli Askerî Lisesine girdi. Son sınıf öğrencisi iken Birinci Dünya Savaşı'nın çıkması üzerine 16 Ekim 1914'te Subay olarak 4'üncü Kolordu Komutanlığı emrine verildi. Topçu Batarya Takım Komutanı görevi ile 12'nci Tümen Topçu Alayında Çanakkale Cephesinde savaşlara katıldı.12 Temmuz 1915'te Asteğmen, 1 Eylül'de Teğmenliğe yükseldi. 1 Eylül 1917'de 41'inci Tümen Obüs Bataryası Komutanlığına atanarak Filistin Cephesine gönderildi. 19 Eylül 1919'da İngilizlere esir düştü. İki yıl Mısır'da esir kampında kaldıktan sonra 6 Ekim 1920'de serbest bırakılınca Üsteğmenliğe yükseltildi ve İstiklal Savaşı'na katıldı.
1 Eylül 1922'de Yüzbaşı oldu . Bir yıl Harp Okulunda öğrenimini tamamlayarak, 1'inci Tümendeki görevine döndü. 1 Ekim 1926'da Harp Akademisine girerek 1 Eylül 1929'da mezun oldu. 30 Ağustos 1931'de Binbaşılığa yükseltildi. 30 Ağustos 1936'da Yarbay, 30 Ağustos 1940'ta Albay ve 30 Ağustos 1946'da Tuğgeneral oldu, 15'inci Tümen Tugay Komutanlığına atandı. 2'nci Kolordu Komutanlığı Kurmay Başkanı iken 30 Ağustos 1948'de Tümgeneralliğe yükseltildi. 28 Haziran 1950'de 12'nci Tümen Komutanlığına getirildi. 18'inci Kolordu Komutanlığı Vekili iken, 30 Ağustos 1953'te görev yeri İzmir 2'nci Yurtiçi Bölge Komutanı olarak değiştirildi. 30 Ağustos 1957'de Orgeneralliğe yükseltilerek 3'üncü Ordu Komutanlığına getirildi. 21 Ağustos 1958'de Kara Kuvvetleri Komutanı oldu.
27 Mayıs 1960'ta Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülke yönetimine el koymasıyla aynı gün Milli Birlik Komitesinin Başkanlığına getirildi. Ertesi gün, Devlet ve Hükümet Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı yetkilerini üstlenerek yeni Hükümeti kurduğunu açıkladı. 5 Ocak 1961'de Hükümeti yeniledi. 26 Ekim 1961'de yapılan halk oylamasında Cumhurbaşkanlığına seçildi.
14 Eylül 1966'da Gülhane Askerî Tıp Akademisi Hastanesinde vefat etti.
Sadi Irmak
Türkiye Cumhuriyeti 17. Başbakanı
Mahmut Sadi Irmak, 15 Mayıs 1904 tarihinde Konya, Seydişehir’de doğmuştur. İlköğreniminde, Rüşdiyeyi ve sonra da Konya Sultanisi’ni birincilikle bitirip biyoloji öğretmeni oldu. Mezun olduğu yıl aynı zamanda yıl İstanbul Hukuk Fakültesi’ne başladı.
1923 yılında İstanbul Üniversitesinde öğrenci olduğu yıllarda Üniversite'nin Devlet Bursu ile Avrupa'ya öğrenci gönderileceğine dair üniversite duvarlarında gördüğü ilana başvuran 150 kişi arasından seçilen 11 kişiden birisi olarak Berlin Üniversitesinde tıp ve biyoloji öğrenimi görüp 1929 yılında pekiyi derece ile tıp doktoru oldu. Hagen ve Düsseldorf hastanelerinde asistan olarak çalıştı.
Yurda dönünce Ankara Hükûmet Tabipliği ve Gazi Terbiye Enstitüsü biyoloji öğretmenliği görevlerinde bulundu. 1933 yılında İstanbul Tıp Fakültesi doçentliğini kazandı. 1940 yılında fizyoloji profesörü oldu.
1943 yılında Konya CHP Milletvekili seçilip, aynı yıl Halkevleri Yüksek Danışma Kurulu Başkanlığı’na, sonra da Diyarbakır Bölge Müfettişliğine getirildi.
7 Haziran 1945'te Türkiye'nin ilk çalışma bakanı oldu. 1947'de Uluslararası Çalışma Konferansı ikinci başkanlığına seçildi. Eylül 1947'de bakanlıktan ayrıldı. CHP'nin 1950'de seçimleri kaybetmesi üzerine bir süre siyasetten uzaklaştı.
1950 yılında yeniden ilim ve meslek hayatına dönen Irmak, Münih, daha sonra İstanbul Tıp Fakültesi’nde akademik hayatını sürdürdü.
1974 yılında Kontenjan Senatörü seçildi. CHP'nin Milli Selamet Partisi (MSP) ile kurduğu koalisyon hükümetinin istifasından sonra 17 Kasım 1974'te partiler üstü hükümeti kurmakla görevlendirildi. Oluşturduğu hükümet için TBMM'de yapılan güven oylamasında, 450 milletvekilinden yalnızca 18'inin lehinde oy kullanması dolayısıyla güvenoyu alamamasına karşın 31 Mart 1975'e değin başbakanlık yaptı.
12 Eylül Darbesi'nden (1980) sonra 15 Ekim 1981'de kurulan Danışma Meclisi'ne Konya üyesi olarak atandı ve 27 Ekim'de bu meclisin başkanlığına seçildi. Irmak bu görevi TBMM Başkanlığına Necmettin Karaduman'ın 4 Aralık 1983'te seçilmesine değin sürdürdü.
Milli ve uluslararası önemli tıp derneklerine üye idi. Başta tıp olmak üzere çeşitli konularda özgün eserleri ve çevirileri vardır.
Sadi Irmak, Almanca, Fransızca ve Arapça biliyordu.
Kızı “Yakut Irmak Özden” (d.1940) ve oğlu Sabri Irmak (D.1936- Ö.1991) adında iki çocuğu vardı.
Sadi Irmak, 11 Kasım 1990 tarihinde 86 yaşında İstanbul’da ölmüştür.
Sadi Irmak kendini tanıtırken diyor ki; "Ben kim miyim? Ben sadece iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamıyım..."
Sadi Irmak, Atatürk ile ilgili anısını şöyle anlatmıştır:
"1923 yılı sonlarında İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci olduğum sıralar, okul duvarında bir ilan gördüm: “Avrupa’ya talebe yollanacaktır.”
Allah Allah dedim, ülke yıkık dökük. Her yer virane… Bu durumda Avrupa’ya talebe göndermek lüks gibi gelen bir şey.
Ama şansımı bir denemek istedim… 150 kişi içinden 11 kişi seçilmişiz. Benim ismimin yanına Atatürk “Berlin Üniversitesi’ne gitsin” diye yazmış…
Vakit geldi. Sirkeci Garı’ndayım ama kafam çok karışık. Gitsem mi, kalsam mı? Beni orada unuturlar mı? Para yollarlar mı?
Tam gitmeyeceğime karar verdiğim, geri döndüğüm sırada bir posta müvezzii (dağıtıcısı) ismimi çağırdı: “Mahmut Sadi, Mahmut Sadi…”
“Benim” dedim.
“Telgrafın var.”
Telgrafı açtım, aynen şunlar yazıyordu:
“Sizleri (yurtdışında okumaya) bir kıvılcım olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz. Mustafa Kemal ATATÜRK.”
Bunu okuyunca düşündüklerimden utandım… “Şimdi gel de gitme, git de çalışma, dön de bu ülke için canını verme” dedim. Düşünün, 1923 yılında o kadar işinin arasında 11 öğrencinin nerede, ne zaman neler hissettiğini sezebilen ve ona göre telgraf çeken bir liderin önderliğinde bu ülke için can verilmez mi?
Çok başarılı oldum. Kıvılcım olarak gittim, ülkeme alev olarak döndüm.
İstanbul Üniversitesi Genel ve Beşeri Fizyoloji Enstitüsü’nü kurdum, Kürsü Başkanı oldum.
Daha sonra ülkemin Başbakanlığını yaptım.
Ben kim miyim?
Ben sadece iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamıyım!”