Türkiye bugün korku devletidir.

Konu sahibi son olarak 2411 gün önce görüldü



Türkiye bugün korku devletidir.

80 milyon Türk vatandaşı Erdoğandan korkuyor.

Erdoğan başkanlık yolunun taşlarını korkuyla döşemeye çalışıyor. Korkutuyor. Korkutmaya çalışıyor. Korkuyu ise en rahat medya üzerinden gerçekleştireceğini düşünüyor galiba. Gazeteciliğin, yurtttaşın haberlere bağımsız bir şekilde ulaşması için çalışmak, haberlerin ise gerçeği açıklamak zorunda olmak gibi niteliklere sahip olduğunu bile isteye unutan “gazeteciler” medyayı bir baştan diğerine kaplamışken, Erdoğan’ın işi kolay. Kimse simit satıp onurlu yaşamayı göze alamıyor!

Sanat camiasında hükümetten korkunun çok fazla olduğunu söyleyen oyuncu Tamer Karadağlı, "Hepimiz içeri alınırız diye Erdoğan'dan korkuyoruz. Herkes 'aman ters gitmeyelim, yanlış algılanmayalım' derdinde" dedi.

Balıkesir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur Fetullahçı diye mi istifa ettirildi?
Eğer öyle ise hapse girmesi gerekmiyor mu?
Hayır FETÖ’cü değil de, hırsız mı?
İyi de hırsızlık suç değil mi, niçin yargıya havale edilmiyor?
İsifaya zorlanması bunlar için değilse, niçin?
Baksanıza koskoca adamlar ağlıyor!
Dahası, Ahmet Edip Uğur kameraların önünde “Ailemle beraber tehdit edildim” diyor.
Bu mudur demokrasi ve halk iradesine saygı?

Lamı-cimi yok, Türkiye bugün korku devletidir.

Devlet yönetiminde tek ölçü Saray’a sadakattır.

AKP üyeleri korkuyor:

AKP içinde az sayıda da olsa aklı başında, en azından olup biteni serinkanlılıkla analiz etmeye çabalayanlar var. Onların korkusu “Bu adam bizi nereye sürüklüyor ve ne yapmak istiyor” sorusundan kaynaklanan bir korku.

***

Erdoğan korkmuyor mu?

Erdoğan daha çok korkuyor.

80 milyon Türk vatandaşının bir gün uyanmasından korkuyor.

2019’da kaybedeceğini gördüğü için korkuyor.
Erdoğan için 2019 şimdiden tam bir kâbusa dönüşmüş durumda.

Anketlere göre AKP'nin oy oranı yüzde 34

Sandıktan yüzde 50+1 çıkmayacak çünkü, bu gerçeğin farkında.

Bunun için de, 2019’a giderken önünde duran engelleri yerle bir etmek istiyor.

Bu nedenle hak hukuk tanımıyor.

Meral Akşener’e bunun için yıldırımlar yağdırıyor.

Yazın bir kenara.

Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun bu kadar dik durabileceğine ihtimal vermemişti.

Kemal Kılıçdaroğlu’na bunun için kumpas kuruyor.

Eski Pentagon yetkilisi Micheal Rubin, Reza Zarrab’ın dosyasına Erdoğan’ın eski bakanlarından Zafer Çağlayan'ın da dahil edilmesi ve Çağlayan hakkında kısa süre sonra yakalama kararı çıkarılmasının, Zarrab’ın davasına ve Ankara-Washington ilişkilerine nasıl yansıyacağını şöyle açıkladı:

"Öncelikle bu Zarrab’ın savcılarla konuşup onlara delil sunduğunu işaret ediyor olabilir. Erdoğan’ın en çok korktuğu bu, çünkü Zarrab konuşursa Erdoğan’ın ilişkilerinden de bahsetmesi muhtemel. Ve yasal sürecin şöyle bir detayı var, bunlar kamuya açık hale gelecek".

Erdoğan Türkiye’nin teröre destek veren ülke olarak ilan edilmesinden korkuyor.

“Erdoğan döneminde Creme de la Crema (kaymağın kaymağı) denilen bir islami zengin zümresi oluştu. Bundan yararlanamayan geniş bir tabanı bunun farkında. Erdoğan bu kesimin bir gün baş kaldıracağından korkuyor.

Korkusu onu gülünçleştiriyor. Ardarda düzenlediği mitingler ve açılışlar bunun en somut kanıtı. O mitinglerde yağıp gürleyen Tayyip Erdoğan ile gece karanlığında mezarlıktan geçerken korkusunu bastırmak için türkü söyleyen ödlekler arasında pek fark yok.

Tamam, akıllı bir siyasetçi olduğu söylenemez. Ama kurnaz, hinoğluhin bir siyasetçi olduğu da su götürmez. Gençliğinden beri, öğrenci derneklerinde, Erbakan’ın kapatılıp açılan partilerinde delege hesaplarının, oy toplama tekniklerin ustası oldu…

****

Bir ülkenin demokratik olup olmadığının en sade ölçülerinden biri ülkeyi yöneten partinin iktidardan düşmekten korkup korkmadığıdır. Demokratik ülkelerde siyasi partiler iktidardan düşmekten korkmaz. AKP ölesiye korkuyor.

Çünkü Tayyip Erdoğan (ve onun organı AKP), her şeyi ele geçirdi. Demokratik ülkelerde iktidara gelen bir parti her şeyi ele geçiremez. Devletin irili ufaklı tüm yönetim erki Erdoğan’ın maşası. Yargı öyle. Medyanın yüzde 90’ı öyle. Ele geçirdikleri kamunun imkanlarıyla ve devletin gücüyle para, imkan, tehdit dağıttılar; bir suç havuzu yarattılar, suç ürettiler, suçu paylaştırdılar, suç şebekesi olarak varoldular. Bu yüzden, Erdoğan’la birlikte, kılıfına uydurulmuş olsun olmasın, bu suçu paylaşanlar, bu suça bulaşanlar, daha alt düzeylerde bu suçu üretenler de ölesiye korkuyor iktidarın düşmesinden.

Erdoğan’ın hileli referandum sonucunu aldığından bu yana en az üç kere AKP’deki ‘metal yorgunluğu’ndan sızlanmasının altında da bu korku ve tek şans bilinci yatıyor, hafta içinde apartopar topladığı partisinin Meclis grubuna “Yorulan varsa kenara çekilsin” diye seslenmesinin altında da.

Hep birlikte Türkiye’yi kendilerine ait bir suç havuzuna dönüştürdüler. Her şeyi ele geçirdikleri için ve her şeyi ele geçirerek bunu yaptılar. Suçlarına devam etmelerini ve üzerilerini örtmelerini sağlamanın olmazsa olmaz koşulu da sızıntısız bir şekilde her şeyi ele geçirmek. Gerçeği ele geçiremeyecekleri için de yalanlar üretmek ve gerçeğin sızacağı bütün delikleri tıkamaya mecburlar (nafile çaba).

Dolayısıyla, ele geçirdikleri şeylerin kontrolünü kaybederlerse defterlerinin dürüleceğinden ölesiye korkuyorlar. Korkmakta haklılar.
 
Geri