Türkiye batmıştır.

Konu sahibi son olarak 2410 gün önce görüldü

Türkiye batmıştır.

Bir Yenikapı ruhu vardı, artık son kullanma tarihi geçti,Türkiye'de birlik-beraberlik bitti, bu demektir ki Türkiye batmıştır.

AKP iktidarı kaybetmemek için savaş çıkarmaya bile hazır. Türkiye’ye bedel ödetmeden koltuğu bırakmayacak. Ama öyle ya da böyle, bir vadede Yeni Türkiye tarihin tozlu sayfalarında yerini alacak. Alacak ama…Geride kuşaklar boyu etkisini hissettirecek bir enkaz bırakarak. Üç boyutlu bir enkaz. Kolay kolay kaldırılamayacak…

Öte yandan 2012’den itibaren teklemeye başlayan, Gezi ve 17-25 Aralık krizleriyle ciddi bir sarsıntı geçiren, 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından fiili başkanlık rejimine geçişle birlikte serseri bir mayın gibi dalgalanmaya başlayan Yeni Türkiye projesinin gerileme dönemine girdiği de açık. Bunun en önemli göstergesi ise hükümet üyelerinin ve fiili başkanın iki dudağı arasına bakan propaganda ordusunun giderek hırçınlaşan, hatta çirkinleşen tavırları.

Türkiye’de cemaatlerden oluşan bir toplum meydana geldi. Herkes, ‘kendi gibi olan’a güveniyor, ‘öteki’nden mümkün olduğunca uzak duruyor. Laikler İslamcılardan, Aleviler Sünnilerden, Türkler Kürtlerden, solcular liberallerden, milliyetçiler gayrı-müslimlerden hazzetmiyor.Herkes fırsat bulursa ötekisini yok etmeyi düşünüyor.AKP ayrılıkları körüklerken, sayıca çoğunlukta olmanın avantajını da kullanarak kendi saflarını ötekilere karşı kışkırttı.

Bu süreçte AKP farklılıklara üç katkıda bulundu. Birincisi, bu farklılıkları kerameti kendinden menkul bir ‘sessiz devrim’den, yani Yeni Türkiye projesinden yana olanlar ve olmayanlar ayrımı üzerinden yeniden tanımladı. İkincisi, birbirini sevmese de bir şekilde bir arada durmayı beceren toplulukları birbirinden nefret eder hale getirdi. Üçüncüsü, aynı değerlere sahip grupları da kendi içinde böldü, parçalara ayırdı.

Böylelikle AKP’ye oy vermeyenler, kim olursa olsun, ‘hain’ ilan edildi. Fiili başkan ve müritleri ölümleri yarıştırarak, çocukları terörist ilan ederek, biat etmeyenleri yok sayarak ya da ezerek farklılıkları ahlaki bir zemine taşıdı. Kendi değerleri söz konusu olduğunda mangalda kül bırakmayanlar başkalarının değerlerini pervasızca ayaklar altına aldı. Vicdan, ahlaktan boşalan yere öfke ve nefret yerleşti.

Şu an iktidarda da olsa siyasal İslamın demokrasiyle imtihanı başarısız oldu; ‘dava’ kaybedildi. Tek tük istisnaları saymazsak seslerini çıkarmaya çekinen pek çok dindarın, hatta partide eski güçleri kalmayan AKP yöneticilerinin bile farkında olduğu bir gerçek bu.

Elbette başaramayacaklar. Bunu öngörmek için kahin olmaya gerek yok. Bunca nefret ve bölünmüşlükten bırakın homojen bir ulus, ayrılıklara saygılı bir toplum çıkarmak bile mümkün değil.

Öncelikle şu tespiti yapmalıyız: AKP, uzun iktidar sürecinde yıpranmış ve durdurulmayacak şekilde inişe geçmiştir. İttifak kurduğu bütün güçlerle yollarını ayırmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve partisi AKP, ABD, NATO, AB ve önemli Batı ülkelerinin hedefindedir. İçeride, iktidarı paylaştığı FETÖ’nün darbe girişimine maruz kalmıştır. AKP zihniyetinin sempati beslediği Müslüman Kardeşler (İHVAN) bütün dünyada kan kaybetmiştir. Mısır, Tunus, Suriye ve birçok ülkede tamamen bitirilmiştir. AKP’nin Suudi Arabistan ve Katar’dan başka hiçbir dostu kalmamıştır. Bu dostluk da geçicidir. Çünkü bu iki ülkenin İsrail ile Türkiye’yi bölmek için masaya oturduğu açık kaynaklarda bile yer almaktadır. Ayrıca bu iki ülke kritik bir aşamada Türkiye’nin değil, ABD ve İsrail’in peşinden gider.

Diğer taraftan AKP kendi içinde keskin bir bölünme yaşamaktadır. Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Bülent Arınç ve Ali Babacan’ın temsil ettiği bir grup yeni hamle için fırsat kollamaktadır. Emperyalist ülkeler ve tekelci sermayeyi arkasına alan bu kesimin gücü küçümsenmemelidir. Ayrıca Türkiye’nin giymiş olduğu ekonomik elbise artık dikiş tutmamaktadır. Kıyafetin birçok yerinde yırtıklar vardır; yamalar çare olmamaktadır. Referandum sürecinde döviz fiyatlarını denetim altında tutmak için Merkez Bankası’nın döviz rezervleri eritilmiştir. Ülkenin her karış toprağında ekonomik sıkıntılar şaha kalkmıştır.

AKP Türkiyeyi ve kendisini batırmıştır. İslami hükümet denemesi bir daha gelmemek üzere batmıştır. Tabii bunun bir sonucu var, Kemalizm kazanmıştır, bunu açıklıkla söyleyebiliriz. Kimse AKP ile Kemalizmin savaşında Kemalizmin kazanacağından şüphe etmemelidir. Üç gün sürer, beş gün sürer, on yıl sürer ama Kemalizm kazanır, artık AKP’nin kazanma şansı yoktur.

Acile ölü getirilen bir hastaya son müdahaleler yapılıyor, ama nafile. Zorlu bir geçiş sürecinden sonra odadaki kıdemli doktor, Amerikan dizilerini andıran bir tavırla, “Tamam, yeter” diyecek ve ölüm saatini söyleyecek.

Belki de saat 9’u 5 geçe olacak.
 
Bi batiramadiniz gitti.
 
Cok uzun be yazi reis üşendim:D
 
Konuyu acan üye gene gazı vermiş.
 
siyasal islamcılar çok uğraştılar batirmaya. Ama bu ülkenin geçmişi sağlam. Bişey olmaz.
 
Peki,çözüm??
Yok dimi?
 

O yokluk yıllarında, koca bakır kazan atılacak değildi ya..

Şimdi Dr Recepgiller?in Anıtkabir?e falan ?iştah?la gittiklerine bakan kimi aklıevvellerimiz ise, ?aman ürkütmeyin, doğru yola geliyorlar? diye çepik çalıyorlarmış.

Atmayıp da kullanalım diye düşünüyor olabilirler.

Sanki bulunmaz Hint Kumaşı.

Bu kazan atılacak beyler.

Hem de bakırcılar çarşısında güzel bir çekiçlenmek üzere, ambarın en karanlık dibine atılacak.

Adı ?sıçan düşmüş kazan? olarak tescillenmek koşuluyla..

Ve kim onu kalaylayıp kullanacak olursa, o da kirlenecek demektir.

Dr Recepgiller dedim, ki bir tek o ve ailesi değil, tüm ?kirli AKPli?ler? anlaşıla.

Tüm bakan ve bürokratları, ona selam duran asker ve polisi dahil.

En başta da onun genelkurmay başkanı..

Bunlardan ne vatan ve ne de millete zerre-i miskal yarar gelmez.

Ve değil Anıtkabir?e koşmak, günde kırk kez ?tövbe namazı? kılsalar, onlar Atatürk düşmanlığı, Cumhuriyet düşmanlığı ve Türkiye düşmanlığından arınamazlar.

Fıtratları bozuk çünkü..

Bunların ?fitne? ruhlarına işlemiş.

Tam da bu nedenle, ruhlarının da ?huzur içinde? kalacağından emin değilim.

Sadece Türk Milletini değil, dünya alemi aldattılar.

Tanrıyı da aldatacak değiller ya..

Efendim, halıhazırda ?Türkiye?yi temsil ediyorlar? diyenlere gelince;

Hayır efendim siz kendi kendinizi aldatıyorsunuz diyeceğim.

Bunlar ?gayrimeşru?!

Ve şu anda Türkiye?nin bir ?temsil sorunu? bulunmakta..

Türkiye?nin ne Cumhurbaşkanı, ne Başbakanı ve ne de Bakanı var.

Ve ne de ?Meclis?i..

CHP?li vekiller ise hâlâ ?soru sordum, komisyona girdim? falan diyorlar.

Peki ama vekiliniz kodeste mi değil mi ?

O da çıktığında, ?şu kadar vatan görevi yaptım çıktım? demeyecek mi ?

Tıpkı Ergenekon-Balyozda yatıp çıkanlar gibi.

Hay sizin yaptığınız ?vatanî görev? batsın diyesi geliyor insanın.

?Hukuk içinde, guguk içinde? diye kendi kendinizi ve o arada tüm milletimizi uyutmaya devam edin o zaman.

Bilmem ne zaman ?seçim günü? gelecekmiş de, oyların oranı şu kadar olacakmış da, sonra ?hukuk içinde? ve ?guguk içinde?, hesap sorulacakmış.

Nasrettin Hoca boşu boşuna o koyun ve çalı öyküsünü anlatmamış.

Siz, bu kafayla, o gün gelse bile hesap-mesap soramazsınız.

?Koç olacak kuzu ağıl önünde?, hesap soracak yurttaş ise ?bulunduğu yerde? belli olur.

Ozan ne diyor:

?Nerede olursan ol

İçeride dışarıda

Derste sırada

Yürü üstüne üstüne

Tükür yüzüne celladın

Fırsatçının

İşbirlikçi hayının

Dayan iş ile

Tırnak ile diş ile?

Sizin ise tırkaklarınız sökülmüş dişleriniz çekilmiş?

Bari bir iş koyun iş..

Kemal Bey Kılıçdaroğlu geçen gün yetmişbin kasap ne yapacak diye soruyordu.

Ne yapacaklarmış?

Seçim günü geldiğinde gidip oy vereceklermiş..

Alın size bir ?iş?.

Oy atma günü oy atma işi.

?Entellektüel Aydın?larımız da ?aydınlatma işi? yapmaktalar.

Sıçan kazana şuradan mı düştü buradan mı deyi.

Gevezeliği bırak da, tut o zaman ?sıçan düşmüş kazan?ı kulpundan!

Kulpları mı yok?

Yeter ki sen ?iş? yapmaya kalk.

Her nerede isen;

? İçeride dışarıda

Derste sırada

Yürü üstüne üstüne

Tükür yüzüne celladın

Fırsatçının

İşbirlikçi hayının?

Tükürüğün de mi yok?

Sende ?cevher? kalmamış aslında.

AKP?liden ?Atatürkçü? çıkarmakla, kaşarlanmış **Spam/Adversiting**dan eş almak arasında zerre-i miskal fark yoktur.

Gevezeliğin de bir sınırı olmalı.

Dr Recep?i ise değil Atatürk, Hızır aleyhisselam gelse kurtaramaz.
 
''Tanrıyı da aldatacak değiller ya..''

çekiçali arkadaşım, bazı AKP'li kardeşlerimiz (büyük bir çoğunluğunu tenzih ederim) ''Tanrı (Tengri)'' kelimesini duyduklarında zaten seni otomatikman ''Kafir'' ilan ettiler. Artık ne anlatsan beyhude...
 
Geri