Türkiye - BAE ilişkileri ve İhvancılık Üzerine

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
En büyük fiyaskoda buydu zaten
:)
o dönemler Katar la BAE nin arası kötüydü bu şekil beyan vermeleri gayet olağan sanırım. 2020 yılında Araplar Türk mallarını boykot ediyordu ne oldu da çark döndü acaba ? Katar ile BAE nin arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesinden kaynaklı olabilir mi? Hepsi bir yana bu sene Elon Musk veya Bill Gates neden ülkemizdeydiler ? Bu ülke toprakları kolay kazanılmadı ama kibirli bir kasımpaşalı tarafından pervasızca kolay kaybedilecek.
Konu içersinde yazacaktım ama yazım bu kadar uzamışken sayfamda yayınlayayım dedim. Umarım sorun değildir @kLara ^^

Başlayayım;

Katar - Türkiye - BAE ilişkisinin dayandığı tarihsel bir alt yapı var. O yapı 1970’lere kadar uzanıyor. Konu tamamen ihvan ve ihvancılık üzerinden şekilleniyor.

İhvan dediğimiz yapıyı bugünün Türkiye’sindeki FETÖ’ye benzetebilirsiniz. Aradaki fark ise FETÖ Türkiye’de etkinken İhvan(diğer adıyla Müslüman Kardeşler) başta Mısır olmak üzere tüm Arap ülkelerinde etkindi. Özellikle 1970’lerden başlayıp 80’lere kadar BAE’de örgütlenmiş, oradaki devletin kadrolarını doldurmuş ve oranın “paralel devlet gücü” diyebileceğimiz ölçüde güç kazanmış bir hareket. İran’da islam devriminin patlaması sonrası güçleri daha da pekişmiş ve artık mevcut hanedanlıklara tehdit boyutuna gelmiş. Ardından bizde olduğu gibi oranın erk sahipleri de birer birer bunları tasfiye etmeye başladı. O günkü kavga hala günümüze kadar ulaşmakta. İhvan hareketi, diğer adıyla müslüman kardeşler birçok ülkede hala örgütlü. Tunus’ta Nahda partisi, Mısır’da Mursi ile epey güç kazanmıştı. Günümüzdeki en büyük destekçileri ise AKP’dir. Zaten partilerin logolarına baktığınızda 3’ününde logosu aynı sayılır. Tunusta’ki AKP’nin logosunda mum, Mısır’daki AKP’de (yani Mursi’nin partisi) güneş, bizimkinde de ampül var. İdeolojik olarak birbirilerine en yakın partiler bunlar. Diğer bir deyişle Türkiye’nin ihvanı(Müslüman kardeşleri) da bizim AKP olmuş oluyor.

İşte BAE-Suudi-Katar-Türkiye gerilimini de bu noktada aramak gerekiyor. Hemen hemen tüm gerilimler buraya yaslanıyor. Arap Baharı adıyla anılan süreç başladığında herkes bir konumlanış- refleks gösterdi. Türkiye’deki iktidar doğal olarak ideolojik yönden kendisine en yakın olanı destekledi. İlk başlarda kimi yerlerde iktidarı ele de geçirdiler. Ancak BAE ve Suudi rejiminin ağırlığı koymasıyla işler tersine döndü. Mısır’da Mursi devrildi. Ardından Tunus’ta Nahda. Libya’da UMH yerine Hafter. Sonrasında Sudan da El Beşir yönetimi… Amerika’nın ihvancılardan bir halt olmayacağını gördükten sonra desteklerini kesti. Ve hareket bugün bi hayli gerilemiş vaziyette.

****

Siyasi rekabet ideolojik farklılıklar geçmişten bugüne kadar olsa da taraflar bunları ikili ilişkilere yansıtmaktan kaçınıyordu. Ancak asıl kırılma anı Mısır’daki darbeydi. Sisi’nin finansörü BAE’ydi. Erdoğan her alanda darbeci olarak tanımladı. Sembolleştirmek amacıyla Rabia işaretini ortaya attı ve her mitingde kullandı. Bunu izleyen süreçte El Cezire kanalı kimi Arap ülkelerinde yasaklandı. Katar’a ambargo uygulandı. 15 Temmuzun finansörünün BAE olduğu söylenmeye başladı. Şerefsizler diye manşet atıldı. Türkiye’ye ekonomik ambargo uygulandı. Buna karşın Türkiye de her defasında Cemal Kaşıkçı davasını kaşımaya devam ediyordu. Suudi Yemen savaşında “Yemen’de yaşanan insanlık dramları” şeklinde haberler TRT de sürekli dillendiriliyordu…

***

Bugün gelinen süreçte ihvancılık kaybetti. Diğer bir deyişle AKP’nin Orta Doğu politikası çöktü. Yeni şartlar ve o şartlara göre politika belirleme dönemine girildi. Türkiye dışarıdan gelecek 1 sente bile muhtaç hale gelmişken bu şartları oluşturmanın tam zamanı diye düşündüler herhalde ki ideolojik düşman diyebileceği ülkeden 10 milyar dolarlık bir swap anlaşması için tükürdüklerini yalıyorlar. özetle günün sonunda siyasal islamcılar ideolojiye değil cebindeki paraya bakar. Yakında diğer ülkelerle de normalleşme adımları görebiliriz. Mevcut para politikası ihracatı teşvik ediyorken ambargoları kaldırtacak adımlar atmaları tutarlı olacaktır.

Kaynaklar ;

- BAE'nin İhvan Ve İslami Hareketler Nefretinin Tarihçesi - Dünya haber - Tesnim Haber Ajansı

- Türkiye-BAE yakınlaşması ne getirir?

- “2 İhvan üyesi BAE’ye teslim edildi”

- Türkiye ve BAE'nin 'eksen savaşı'nın arka planında ne var? - BBC News Türkçe
 
Yorumum üzerinden böyle bir bilgilendirme sorun değil beni onure eder teşekkür ederim. :) Katar la BAE arası nasıl düzeldi ben bunu pek çözümleyemedim. Bizimkiler itibarsızlaştırma politikasından kaynaklı tükürdüğünü yalayabilirler çünkü hazine boş, dış borç almış başını gitmiş tamam peki ya Katar ? Katar ın bu işten çıkarı ne ?
 
Konuyla çok alakasız görünen ama epey alakalı bir hususu paylaşayım, BBVA'nın Garanti'nin tamamını satın alma isteği. Arka plana bakıldığında BBVA ile Katar veya BAE'nin çok da farklı amaçlar gütmediği aşikar. Şu an BBVA ülkeyi nasıl görüyorsa Katar ve BAE'de aynı şekilde görüyor. Siyasal İslam şu haliyle ülke için beka meselesi haline gelmiştir. Ülkenin yeraltı ve yer üstü kaynakları bir bir elden çıkartılıyor. BAE ve Katar Siyasal İslam'ı ayakta tutacak, hiç olmazsa bir sonraki seçime kadar nefes olacak yatırımları babalarının hayrına yapmıyor. Ülkenin hemen bütün kritik noktalarına ve kurumlarına üç otuz paraya çökmek için en uygun fırsatı kolluyorlar ve bizler elleri kolları bağlı bir halde olan biteni izliyoruz.
 
Önemli olan IMF'den kurtulduk ve böylece eski Türkiye değiliz gerisi tefarruat. Ver mehteri!!
 
Yorumum üzerinden böyle bir bilgilendirme sorun değil beni onure eder teşekkür ederim. :) Katar la BAE arası nasıl düzeldi ben bunu pek çözümleyemedim. Bizimkiler itibarsızlaştırma politikasından kaynaklı tükürdüğünü yalayabilirler çünkü hazine boş, dış borç almış başını gitmiş tamam peki ya Katar ? Katar ın bu işten çıkarı ne ?
Bu konuda bildiklerim haberlere yansıdığı kadar. Çok bilgi sahibi değilim. Ancak Katar bölgede yalnızlaştırma politikası İle bir hayli baskı altına alındı. Hem Arap Birliği’nden hem de Körfez İşbirliği Konseyinde kimi yaptırımlara maruz kaldı. İhvancılığın çökmesi sonrası kaybeden taraf olarak bir anlaşmaya varmak zorunda kalmıştır diye düşünüyorum.
 
Güzel bir yola girdik, bu ilişki uzun soluklu olacak gibi
 
Bu konuda bildiklerim haberlere yansıdığı kadar. Çok bilgi sahibi değilim. Ancak Katar bölgede yalnızlaştırma politikası İle bir hayli baskı altına alındı. Hem Arap Birliği’nden hem de Körfez İşbirliği Konseyinde kimi yaptırımlara maruz kaldı. İhvancılığın çökmesi sonrası kaybeden taraf olarak bir anlaşmaya varmak zorunda kalmıştır diye düşünüyorum.
Bugün zaten 15 anlaşma ile birlikte bir bağlılık sözleşmesi yapılmış artık tek başlarına değiller. :)
 
Terlikli adamlara muhtaç olduk. Teşekkürler

20211207_151531.jpg
 
Geri