Türkçenin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri..

Konu sahibi son olarak 4742 gün önce görüldü
TÜRKÇENİN DÜNYA DİLLERİ ARASINDAKİ YERİ


Türkçe, dünya dilleri arasında yapı yönüyle sondan eklemeli diller grubunda; köken bakımından da Ural – Altay dil grubunun Altay dilleri ailesinde yer almaktadır.

Ural – Altay dilleri, diğer dil aileleri gibi sağlam bir aile oluşturmazlar. Bu gruptaki diller arasındaki yakınlık, köken akrabalığından ziyade yapı yönüyle benzerlik şeklinde ortaya çıktığı için sınıflandırmanın dil ailesi yerine dil grubu olarak yapılması görüşü benimsenmektedir.

Ural grubu dilleri konusunda derinlemesine yapılan araştırmalar, bu gruptaki dillerin akrabalığını kesinleştirmektedir. Doerfer, Nemeth, Bang, Clauson gibi bilginler, Altay dil ailesine giren dillerin köken akrabalığından ziyade kültür akrabalığı üzerinde dururken Menges, Poppe, Räsänen ve Ramstedt gibi bilginler araştırmalarına dayanarak bu diller arasındaki köken akrabalığını ispatlanmış sayarlar.

Son yıllarda Altaiystik başlı başına bir araştırma alanı olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Ural – Altay dilleri teorisi ve Altay dilleri teorisi hakkındaki araştırmalar geliştikçe bu konuda daha detaylı ve tutarlı bilgilere ulaşılacaktır.

Altay dil ailesinin ortak özellikleri şöyle özetlenebilir:

1. Bu gruptaki dillerin hepsi yapı yönüyle eklemeli dildir.

2. Ön ekler (artikeller) yoktur.

3. Kelime türetme ve çekim son eklerle yapılırken köklerde değişme olmaz. Eklerdeki zenginlik ve çeşitlilik dikkat çekicidir.

4. Söz diziminde yardımcı unsurlar (tamlayanlar, belirtenler) önce, asıl unsurlar (tamlananlar, belirtilenler) sonra gelir: insanlık hâli, sözün doğrusu. Mustafa, türkü söylerken kendinden geçiyordu.

Sıfatlar isimlerden önce kullanılır. yeşil ördek, anlayışlı öğrenci, kahraman ordu. Sayı bildiren kelimelerden sonra çokluk eki kullanılmaz:, beş kardeş, üç kafadar, bin konut.

Cümleler, cümleyi oluşturan unsurların ilgisi bakımından, gelişmekte olan düşüncelerin akla geliş sırasına göre değil, tamamlanmış bir düşüncenin düzenli bir hiyerarşisi şeklinde kurulur.

5. Bu dillerde gramatik cinsiyet yoktur. Bu sebeple cümlelerde cinsiyet farkından kaynaklanan değişiklik yapılmaz: Müdür – müdire, memur – memure, Halit – Halide; he – she gibi.

6. Soru eki vardır.

7. Aynı şekilden kaynaklandığı saptanan ortak ekler vardır. Türkçe ile Moğolca arasında bu ortaklık daha belirgindir.

8. Altay dilleri ses özeliklerine göre karşılaştırıldığı zaman birtakım ortaklıklar görülmektedir. Bunlardan en belirgin olanı, ünlü uyumudur. Kelime başında l, r ve ñ ünsüzlerinin bulunmaması diğer bir ortaklıktır.
 
Türkçe’nin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri

Kaynak bakımından birbirine yakın olan diller bir aile teşkil ederler. Dünya dilleri bu şekilde çeşitli dil ailelerine ayrılırlar. Bir dil ailesi tarihin bilinmeyen devirlerinde bir ana dilden çıkan dillerin oluşturduğu topluluktur. Bu diller arasındaki benzerlikler böyle bir varsayımı kuvvetlendirmektedir. Bir ana dilin yazılı belgeleri olmadığı halde birçok özelliklerini kendisinden türemiş bulunan ailedeki dilleri karşılaştırarak tespit etmek mümkün olabilmektedir.

Dünyadaki başlıca dil aileleri şunlardır:

1. Hint-Avrupa dilleri Ailesi:

a. Hint-iran Dilleri: İran Afgan Pakistan Hindistan Sri lanka Nepal dilleri

b. Slav Dilleri: Rusça Bulgarca Lehçe(Polonya) Çekçe Slovakça Baltık dilleri

c. Roman Dilleri (Latinceden türetilmiş diller): İtalyanca Fransızca İspanyolca Portekizce Rumence...

ç. Cermen Dilleri: İngilizce Almanca Felemenkçe İsveççe Norveççe...

2. Hami-Sami dilleri:

a. Hami Dilleri: Eski mısır Dili Kuşi Dili Libya-Berber Dili Çad Dili

b. Sami Dilleri: Arapça İbranice(Kenanca) Habeşçe Akatça.

Bu ailenin yaşayan en önemli dilleri Arapça ve İbranicedir.

3. Bantu dilleri:

Bu aileye Afrika’nın büyük bir kısmında konuşulan Bantu dilleri girer.

4. Çin-Tibet dilleri:

Çince Tibetçe Vietnamca ve Kmerce bu gruba dahildir.

5. Ural-Altay dilleri:

Ural ve Altay dilleri akrabalığı öteden beri tartışma konusu olmuştur. Ne var ki genel görüşe göre bu iki kol tek kaynatan çıkmış ancak zamanla akrabalık bağları çok zayıflamıştır.

Ural ve Altay dillerin akrabalığı bugün için aşağıdaki benzerliklere dayanmaktadır:

Her ikisi de eklemeli dildir. Yani her iki kolda da sözcük yapısı aynıdır.

Bu dillerin tümce yapıları da birbirinin aynıdır.

Bu dillerde ünlü uyumu da ortak özellik olarak kendini gösterir.

Rasanen'e göre ünlü bolluğu ve ünsüz seyrekliğiyle sözcük başında ünsüz yığılışmasının bulunmaması da Ural-Altay dillerinin ortak özelliğidir.

Ural-Altay dillerinde bazı eklerin hem eylemlerde çekim eki hem de sözcük türetmede yapım eki gibi kullanılması da önemli bir benzerliktir.


Bu diller arasında sözcük benzerliklerine ve eşliklerine de rastlanmaktadır:

TÜRKÇE FİNCE

Ben Min
Sen sin

Ural-Altay dilleri adından da anlaşılacağı gibi Ural ve Altay olmak üzere iki kola ayrılır.

 
Geri