Türkçemize sahip çıkalım..!
Merhaba arkadaşlar.. Bu tür konular çok kez göz önüne geldi.. Fakat bu sefer farklı bir kategoriye göre sizlere sunacağım bu konuyu...
Şimdi biliyorsunuz ki sosyal platformlar arttıkça kişilerin konuşma tarzları, kullandıkları kelimeler ve hatta duyguları birçok yönde değişti.. Bunun tek nedeni bence üşengeçlikten doğan harf azaltmaları.. Örneğin bir arkadaşı ile konuşan kişi "Selamın Aleyküm" yazabileceği yere "Selam" hatta "Slm" yazanlar bile var... Peki neden buna dikkat etmeliyiz? Yani biz "slm" yazınca ne olacak ki? diyenler çok var... Hemen buna da cevap vereyim.. Türkçemiz gerçekten de çok değerli bir dil.. Bugün bunu sosyal platformlarda yapanlar yarın birgün gerçek hayata geçireceklerdir.. Zaten bunun birçok örneği mevcut.. Sonraki nesillere de bu tür konuşmalar yansıyacaktır.. Dolayısıyla Türkçe ileride Türkçe olmaktan çıkacaktır.. Zaten bu nedenlerle okullarda Türkçe dersine ağırlık verilmesi gerektiği söylenmektedir..
Türk-ilizce(Mustafa ÖZER)
...
Yabancı dil öğrenmek bir gereklilik, ve hatta mecburiyettir günümüzde. Fakat yabancı dil öğreniminin uzun yıllara yayılmış olması ve öğrenimin Devlet okullarında 4., özel okullarda ise 2. sınıftan başlaması yani, çocuklara henüz kendi dillerinde, ana dillerinde yeterli beceriyi kazanmadan yabancı dil öğrenimi verilmeye başlanması; ki yeterli ve faydalı düzeyde yapılamamaktadır, dilin kullanıcıları tarafından doğru algılanamamasına ve bir takım diller arası geçişlerin-etkileşimlerin, yozlaşma boyutlarında yaşanmasına neden olmaktadır. Bu elbetteki öğrenilmeye çabalanan yabancı dili değil, ana unsur olan ve aklın düzenini sağlayan ana dili yani Türkiye’de Türkçe’yi tehdit etmekte ve de yıpratmaktadır.
...
Finlandiyalı bilim adamı G. Ramsted:
"Terim bulmakta güçlüğe rastlamıyoruz. Bizim Fin dilinde sözcük kökleri ve ekleri çoktur; fakat Türk dilindekiler kadar bol değildir. Türk dilinde bilimsel terimler yapmak daha kolay olurdu. Çünkü Türk dilinde söz hazinesi çok zengin olduğu gibi ekler aracılığı ile yeni söz yapmak bu dilin ruh ve yapısına uygundur."
Ayrıca internetten bulduğum bir örnek bu konuyu gayet açık bir şekilde özetlemekte...
Yıl: 1965
“Karşıma
âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım.. Nasıl bir edâ takınacağıma
hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir müddet sonra
kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir
tebessüm vardı.. Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle
‘akşam-ı şerifleriniz hayrolsun’ dedim..”
Yıl: 1975
“Karşıma
birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Ne yapacağıma karar veremedim,
heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi
oldum,
yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle ‘iyi akşamlar’ dedim..”
Yıl: 1985
“Karşıma âniden
çıkınca fevkalâde şaşırdım.. Nitekim ne yapacağıma hükûm veremedim,
heyecandan ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre sonra
kendime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm
vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle ‘hayırlı
akşamlar’ dedim..”
Yıl: 1995
“Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım..
Fenâ hâlde kal geldi yâni.. Ama bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da
bana bakıyor, bu iş tamamdır dedim..
Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle ‘selâm’ dedim..”
Yıl: 2006
“Âbi onu karşımda
öyle görünce çüş falan oldum yâni.. Oğlum bu iş bizi kasar dedim, fenâ
göçeriz dedim, enjoy durumları yâni.. Ama concon muyum ki ben,
baktım ki o da bana kesik.. Sarıl oğlum dedim, bu manita senin.. ‘Hav ar yu yavrum?’”
Yıl: 2026
“Ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte
birden.. Off, ay dont nov âbi yaa.. Ama o da bana öyle baktı, if so
âşık len bu manita.. ‘Hay beybi..’”
Merhaba arkadaşlar.. Bu tür konular çok kez göz önüne geldi.. Fakat bu sefer farklı bir kategoriye göre sizlere sunacağım bu konuyu...
Şimdi biliyorsunuz ki sosyal platformlar arttıkça kişilerin konuşma tarzları, kullandıkları kelimeler ve hatta duyguları birçok yönde değişti.. Bunun tek nedeni bence üşengeçlikten doğan harf azaltmaları.. Örneğin bir arkadaşı ile konuşan kişi "Selamın Aleyküm" yazabileceği yere "Selam" hatta "Slm" yazanlar bile var... Peki neden buna dikkat etmeliyiz? Yani biz "slm" yazınca ne olacak ki? diyenler çok var... Hemen buna da cevap vereyim.. Türkçemiz gerçekten de çok değerli bir dil.. Bugün bunu sosyal platformlarda yapanlar yarın birgün gerçek hayata geçireceklerdir.. Zaten bunun birçok örneği mevcut.. Sonraki nesillere de bu tür konuşmalar yansıyacaktır.. Dolayısıyla Türkçe ileride Türkçe olmaktan çıkacaktır.. Zaten bu nedenlerle okullarda Türkçe dersine ağırlık verilmesi gerektiği söylenmektedir..
Türk-ilizce(Mustafa ÖZER)
...
Yabancı dil öğrenmek bir gereklilik, ve hatta mecburiyettir günümüzde. Fakat yabancı dil öğreniminin uzun yıllara yayılmış olması ve öğrenimin Devlet okullarında 4., özel okullarda ise 2. sınıftan başlaması yani, çocuklara henüz kendi dillerinde, ana dillerinde yeterli beceriyi kazanmadan yabancı dil öğrenimi verilmeye başlanması; ki yeterli ve faydalı düzeyde yapılamamaktadır, dilin kullanıcıları tarafından doğru algılanamamasına ve bir takım diller arası geçişlerin-etkileşimlerin, yozlaşma boyutlarında yaşanmasına neden olmaktadır. Bu elbetteki öğrenilmeye çabalanan yabancı dili değil, ana unsur olan ve aklın düzenini sağlayan ana dili yani Türkiye’de Türkçe’yi tehdit etmekte ve de yıpratmaktadır.
...
Finlandiyalı bilim adamı G. Ramsted:
"Terim bulmakta güçlüğe rastlamıyoruz. Bizim Fin dilinde sözcük kökleri ve ekleri çoktur; fakat Türk dilindekiler kadar bol değildir. Türk dilinde bilimsel terimler yapmak daha kolay olurdu. Çünkü Türk dilinde söz hazinesi çok zengin olduğu gibi ekler aracılığı ile yeni söz yapmak bu dilin ruh ve yapısına uygundur."
Ayrıca internetten bulduğum bir örnek bu konuyu gayet açık bir şekilde özetlemekte...
Yıl: 1965
“Karşıma
âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım.. Nasıl bir edâ takınacağıma
hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir müddet sonra
kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir
tebessüm vardı.. Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle
‘akşam-ı şerifleriniz hayrolsun’ dedim..”
Yıl: 1975
“Karşıma
birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Ne yapacağıma karar veremedim,
heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi
oldum,
yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle ‘iyi akşamlar’ dedim..”
Yıl: 1985
“Karşıma âniden
çıkınca fevkalâde şaşırdım.. Nitekim ne yapacağıma hükûm veremedim,
heyecandan ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre sonra
kendime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm
vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle ‘hayırlı
akşamlar’ dedim..”
Yıl: 1995
“Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım..
Fenâ hâlde kal geldi yâni.. Ama bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da
bana bakıyor, bu iş tamamdır dedim..
Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle ‘selâm’ dedim..”
Yıl: 2006
“Âbi onu karşımda
öyle görünce çüş falan oldum yâni.. Oğlum bu iş bizi kasar dedim, fenâ
göçeriz dedim, enjoy durumları yâni.. Ama concon muyum ki ben,
baktım ki o da bana kesik.. Sarıl oğlum dedim, bu manita senin.. ‘Hav ar yu yavrum?’”
Yıl: 2026
“Ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte
birden.. Off, ay dont nov âbi yaa.. Ama o da bana öyle baktı, if so
âşık len bu manita.. ‘Hay beybi..’”