Nedense ögüme(aklıma) birden bu yazışmalık(forum) geliverdi. Türkçe ile ilgili bir paylaşımda bulunmak istedim. Türkçe o kadar geniş bir konuyu anlatır ki, burada bunların bütününü işleyemeyiz. Bu nedenle yalnızca "dil bilinci" üzerinde duracağım bu yazımda.
Öncelikle, nedir bu "dil bilinci"?
Kimi kişiler(insanlar) bu konuyu sallamıyorlar bile. Onlar için nice(nasıl) yazdıklarının bir önemi yok. Tek erekleri(amaçları) anlaşabilmek. Bunun için de Türkçeyi bütün yönlerinden bozmaktan çekinmeyen kişiler bunlar.
"Bill" arkadaşlar, Bill dilini bozuyor; dilin yasalarını çiğniyor, sürekli yad(yabancı) sözcükler kullanıyor.
Bill gibi olmayın :wink:.
Türkçe denilen nen(şey) o kadar yaşlı ki(En aşağı 9000 var kimilerine göre.), onu bozmaya çalışmak bile çok büyük saygısızlıktır.
Türkiye, bize atalarımızdan kalmıştır, dilimiz de öyledir. Bize atalarımızdan gelen, iyelenmemiz(sahiplenmemiz) gereken nerselerden(şeylerden) birisidir Türkçemiz. Nite(nasıl) sen bu ülkeyi korumak ile görevliysen; Türkçeyi de korumak ile görevlisin, yükümlüsün.
Günümüzde gelişmiş devletler toprakları işgal ederek büyümüyorlar. Bir çok iş, artık sü(asker) kullanmadan gerçekleştirilebiliyor.
Bir budunu(milleti) de kendine bağlamak, onu zayıf düşürmek istiyorsan; bunu daha etkili yapmanın yolları var er kullanmak yerine. Bu yöntemlerin en başında da bir ulusun geleneklerini yok etmek, o budunun geçmiş ile olan bağlantısını koparmak yer alır.
Gelenekleri yok etmek için atılması gereken en büyük, en önemli adım ise; o ulusun dilini o ulustan çekip koparmaktır. Dilini kaybeden bir budun geçmişinden kopacağıdan dolayı dış saldırılara oldukça açık bir duruma gelir. Onun diline istediğiniz sözcüğü sokabilirsiniz, yeni gelenekler yazabilir ya da keni geleneklerinizi onlara aşılayabilirsiniz. Bu biçimde o ulusun yalnıklarının(insanlarının) uslarına(akıllarına) girip, onları savunmasız bırakabilirsiniz.
Sömürülmüş olan ulusların kullandığı dillere bakarsanız, yukarıda okumuy olduklarınızın tartışmasız doğru bilgiler olduğunu görürsünüz.
E, peki de; nice olacak bu iş? Diyelim biz bunun ayrımına vardık da, ne yapabiliriz ki biz bu konuda?
Dönemimizde gerçekten bu konuyla ilgili büyük bir bilgi kirliliği bulunmakta. Ne yazık, kimi kişiler Türkçeyi yalnızca Türkiye Türkçesinden oluşuyor sanmakta ve türettikleri yeni sözcüklerle diğer Türkçelerle; dolayısıyla diğer Türklerle olan bağımızı gevşetmektedirler. Oysa, sözünü ettiğimiz dil yalnızca bizim değildir. Türkçe oldukça geniş bir dil öbeğidir.
Bir dil tümüyle öz olsa bile, bu öz sözcüklerin bütünü sonradan türetilen sözcükler olduktan sonra dili işlevsizleştirir. Demeli(Yani), yine özüne yad(yabancı) düştüğün için geleneklerinden koparsın.
Türk Dil Kurumu bu yanlışı sıklıkla yapmıştır. Belirtmek gerek ki, Türkçe TDK'ye bağlı değildir. Hiç bir dil bir kuruma, kişilere bağlı olamaz. TDK(e) Türkçeye bağlı kalmalıdır. Olması gereken budur! Demeli, TDK'nin dediği her nesne(şey) doğru diye bir nen(şey) yok! Türkçe 'den binlerce yıl önce vardı.
Buraya kadar anlaşabildiysek gerisi kolay, kaygılanmayın. Neler yapılması gerektiğinden söz edeceğiz. Ancak önce, "bir budunun dilini yok etmek" demiştim ya; biz oradayız işte. Bu iş öyle geçiştirilebilecek bir iş değil. Çevrenizdeki kepitlerin(dükkanların) adlarına, kişilerin(insanların) kullandıkları sözcüklere bakın. Özellikle, kepit adları Türkiye'de yoldan çıktı.
Peki biz ne yapmalıyız?
Sende Türkçe bilince var ise kaygılanacak bir durum yok. Türkçeyi koruyacaksın, yapman gereken bu. Bunu yaparken uygulaman gereken yöntem ise yalnızca Türkiye Türkçesine bağlı kalmamak, TDK'nin bir "kuruluş" olduğunu unutmamak, bütün işittiklerine körü körüne gitmemek…
Kısaca, "bilinçli" olmak. TDK'nin saçmaladığı çok yer var. Geçiniz… El(Halk) ne derse o olur!
Bir sözcük gördüğün öy(zaman), o sözcüğün hangi dilden geldiğine de bakacaksın. Bunu yaparken de her kaynağa aldanma sakın, bir TDK mi "saçmalıyor"(kimi durumlar) sandın?
Doğru düzğün bir "kaç" "güncel" kaynaktan araştırman, Türkçe ile ilgili yazılar okuman, sosyal medyada ilgili "sayfaları" incelemen gerekecek. Sıkıldı mı şimdiden? Yaptıkça göreceksin ki bu oldukça eğlenceli.
Örnek vermek gerekirse:
"Ötünmek" eyleminin TDK'ye göre anlamları:
ötünmek
Yalvarmak, dilemek.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
ötünmek
Yalvarmak, acındırmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
ötünmek
Şefâat istemek, niyaz etmek.
Tarama Sözlüğü 1971
Oysa, "ötünmek" eylemi Eski Türkçede "büyüklerden bir şey istemek, ricada bulunmak" anlamına "da" gelir. Günümüzde de kimi Türk devletlerinde bu anlamıyla kullanılır. Demeli(Yani), "rica ederim" yerine "ötünürüm" demelisiniz(Dilemek, istemek). Karşınızdaki kişi sizi anlamayabilir. Anlatın, "Şu şu demek." diyin. Ancak ölçüyü çok kaçırıp da kişileri(insanları) bunaltmayın. Yavay yavaş, karşınızdaki de alışacaktır.
Ayrıca, bir sözcüğün geçmişten gelen durumu veya diğer Türklerce kullanılan ortak ve özbir karşılığı varsa bunların kullanılması(Eski sözcük günümüze uyarlanmalıdır.)daha doğrudur. Gününüzde, "yaşam" sözcüğünü tek biz kullanırken, Orta Asya 'da bulunan Türkler bunun için "dirlik" ve "durmuş" derler. Bu durumda bizimde böyle dememiz doğrudur.
Bir sözcük yanlıy bir biçimde türetilmişse kesinlikle kullanılmamalı, yaygınlaşmasına izin verilmememidir. Bu türde sözcükler de var. Bunlara "uydurukça" denir, ancak her türetmeye "uydurukça" denilecek olsa dil ilerleyemez. Karşılığı olmayan sözcüklere doğru düzgün karşılıklar türetilmelidir. Ancak burdan önce geçmiye ve diğer Türk uluslarının dillerine de bakılmalıdır.
Sözgelimi(Mesela), bugün "kitap" için yeni bir sözcük türetilirse bu yanlış bir tutum olur. Bu sözcüğün Türkçesi vardır ve Göktürkler sürevinde(zamanında) bile kullanılagelmiştir.
O sözcük "betik" idir:
betik, -ği
a. Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula: “Kanılarımız, rengimiz, görüşümüz betikte belirecek.” -H. Taner.
Güncel Türkçe Sözlük
betik
Soluk, rengini atmış
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
betik İng. script
BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu
betik
kitab.
BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü 1966
Betik Köken: T.
Cinsiyet: Erkek
Yazılı olan şey, yazılmış, yapıt.
Cinsiyet: Kız
Yazılı olan şey, yazılmış, yapıt.
Kişi Adları Sözlüğü
Söylenecek çok nerse(şey) var ancak benim için geç oldu. Umarım sizin için yararlı bir yazı olmuştur.
Üşenmeyin, okuyun… Emin olun çok nen(şey) kazanacaksınız. Yalnızca kullanmış olduğum sözcükleri öğrenerek bile ilerlemiş olursunuz.
Kendinizi geliştirin, dilinizi kimselere yedirmeyin!
Düzenleme:
Dipçe: Yeni öğrenilen bir sözcüğü yaygınlaştırmak için yazılarınızda kullanın onları. Yazılarınızda kullanırsanız öy(zaman) içerisinde onlara alışırsınız ve günlük dirliğinizde(hayatınızda) kullanırken sıkıntı çekmezsiniz.
Öncelikle, nedir bu "dil bilinci"?
Kimi kişiler(insanlar) bu konuyu sallamıyorlar bile. Onlar için nice(nasıl) yazdıklarının bir önemi yok. Tek erekleri(amaçları) anlaşabilmek. Bunun için de Türkçeyi bütün yönlerinden bozmaktan çekinmeyen kişiler bunlar.
"Bill" arkadaşlar, Bill dilini bozuyor; dilin yasalarını çiğniyor, sürekli yad(yabancı) sözcükler kullanıyor.
Bill gibi olmayın :wink:.
Türkçe denilen nen(şey) o kadar yaşlı ki(En aşağı 9000 var kimilerine göre.), onu bozmaya çalışmak bile çok büyük saygısızlıktır.
Türkiye, bize atalarımızdan kalmıştır, dilimiz de öyledir. Bize atalarımızdan gelen, iyelenmemiz(sahiplenmemiz) gereken nerselerden(şeylerden) birisidir Türkçemiz. Nite(nasıl) sen bu ülkeyi korumak ile görevliysen; Türkçeyi de korumak ile görevlisin, yükümlüsün.
Günümüzde gelişmiş devletler toprakları işgal ederek büyümüyorlar. Bir çok iş, artık sü(asker) kullanmadan gerçekleştirilebiliyor.
Bir budunu(milleti) de kendine bağlamak, onu zayıf düşürmek istiyorsan; bunu daha etkili yapmanın yolları var er kullanmak yerine. Bu yöntemlerin en başında da bir ulusun geleneklerini yok etmek, o budunun geçmiş ile olan bağlantısını koparmak yer alır.
Gelenekleri yok etmek için atılması gereken en büyük, en önemli adım ise; o ulusun dilini o ulustan çekip koparmaktır. Dilini kaybeden bir budun geçmişinden kopacağıdan dolayı dış saldırılara oldukça açık bir duruma gelir. Onun diline istediğiniz sözcüğü sokabilirsiniz, yeni gelenekler yazabilir ya da keni geleneklerinizi onlara aşılayabilirsiniz. Bu biçimde o ulusun yalnıklarının(insanlarının) uslarına(akıllarına) girip, onları savunmasız bırakabilirsiniz.
Sömürülmüş olan ulusların kullandığı dillere bakarsanız, yukarıda okumuy olduklarınızın tartışmasız doğru bilgiler olduğunu görürsünüz.
E, peki de; nice olacak bu iş? Diyelim biz bunun ayrımına vardık da, ne yapabiliriz ki biz bu konuda?
Dönemimizde gerçekten bu konuyla ilgili büyük bir bilgi kirliliği bulunmakta. Ne yazık, kimi kişiler Türkçeyi yalnızca Türkiye Türkçesinden oluşuyor sanmakta ve türettikleri yeni sözcüklerle diğer Türkçelerle; dolayısıyla diğer Türklerle olan bağımızı gevşetmektedirler. Oysa, sözünü ettiğimiz dil yalnızca bizim değildir. Türkçe oldukça geniş bir dil öbeğidir.
Bir dil tümüyle öz olsa bile, bu öz sözcüklerin bütünü sonradan türetilen sözcükler olduktan sonra dili işlevsizleştirir. Demeli(Yani), yine özüne yad(yabancı) düştüğün için geleneklerinden koparsın.
Türk Dil Kurumu bu yanlışı sıklıkla yapmıştır. Belirtmek gerek ki, Türkçe TDK'ye bağlı değildir. Hiç bir dil bir kuruma, kişilere bağlı olamaz. TDK(e) Türkçeye bağlı kalmalıdır. Olması gereken budur! Demeli, TDK'nin dediği her nesne(şey) doğru diye bir nen(şey) yok! Türkçe 'den binlerce yıl önce vardı.
Buraya kadar anlaşabildiysek gerisi kolay, kaygılanmayın. Neler yapılması gerektiğinden söz edeceğiz. Ancak önce, "bir budunun dilini yok etmek" demiştim ya; biz oradayız işte. Bu iş öyle geçiştirilebilecek bir iş değil. Çevrenizdeki kepitlerin(dükkanların) adlarına, kişilerin(insanların) kullandıkları sözcüklere bakın. Özellikle, kepit adları Türkiye'de yoldan çıktı.
Peki biz ne yapmalıyız?
Sende Türkçe bilince var ise kaygılanacak bir durum yok. Türkçeyi koruyacaksın, yapman gereken bu. Bunu yaparken uygulaman gereken yöntem ise yalnızca Türkiye Türkçesine bağlı kalmamak, TDK'nin bir "kuruluş" olduğunu unutmamak, bütün işittiklerine körü körüne gitmemek…
Kısaca, "bilinçli" olmak. TDK'nin saçmaladığı çok yer var. Geçiniz… El(Halk) ne derse o olur!
Bir sözcük gördüğün öy(zaman), o sözcüğün hangi dilden geldiğine de bakacaksın. Bunu yaparken de her kaynağa aldanma sakın, bir TDK mi "saçmalıyor"(kimi durumlar) sandın?
Doğru düzğün bir "kaç" "güncel" kaynaktan araştırman, Türkçe ile ilgili yazılar okuman, sosyal medyada ilgili "sayfaları" incelemen gerekecek. Sıkıldı mı şimdiden? Yaptıkça göreceksin ki bu oldukça eğlenceli.
Örnek vermek gerekirse:
"Ötünmek" eyleminin TDK'ye göre anlamları:
ötünmek
Yalvarmak, dilemek.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
ötünmek
Yalvarmak, acındırmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
ötünmek
Şefâat istemek, niyaz etmek.
Tarama Sözlüğü 1971
Oysa, "ötünmek" eylemi Eski Türkçede "büyüklerden bir şey istemek, ricada bulunmak" anlamına "da" gelir. Günümüzde de kimi Türk devletlerinde bu anlamıyla kullanılır. Demeli(Yani), "rica ederim" yerine "ötünürüm" demelisiniz(Dilemek, istemek). Karşınızdaki kişi sizi anlamayabilir. Anlatın, "Şu şu demek." diyin. Ancak ölçüyü çok kaçırıp da kişileri(insanları) bunaltmayın. Yavay yavaş, karşınızdaki de alışacaktır.
Ayrıca, bir sözcüğün geçmişten gelen durumu veya diğer Türklerce kullanılan ortak ve özbir karşılığı varsa bunların kullanılması(Eski sözcük günümüze uyarlanmalıdır.)daha doğrudur. Gününüzde, "yaşam" sözcüğünü tek biz kullanırken, Orta Asya 'da bulunan Türkler bunun için "dirlik" ve "durmuş" derler. Bu durumda bizimde böyle dememiz doğrudur.
Bir sözcük yanlıy bir biçimde türetilmişse kesinlikle kullanılmamalı, yaygınlaşmasına izin verilmememidir. Bu türde sözcükler de var. Bunlara "uydurukça" denir, ancak her türetmeye "uydurukça" denilecek olsa dil ilerleyemez. Karşılığı olmayan sözcüklere doğru düzgün karşılıklar türetilmelidir. Ancak burdan önce geçmiye ve diğer Türk uluslarının dillerine de bakılmalıdır.
Sözgelimi(Mesela), bugün "kitap" için yeni bir sözcük türetilirse bu yanlış bir tutum olur. Bu sözcüğün Türkçesi vardır ve Göktürkler sürevinde(zamanında) bile kullanılagelmiştir.
O sözcük "betik" idir:
betik, -ği
a. Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula: “Kanılarımız, rengimiz, görüşümüz betikte belirecek.” -H. Taner.
Güncel Türkçe Sözlük
betik
Soluk, rengini atmış
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
betik İng. script
BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu
betik
kitab.
BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü 1966
Betik Köken: T.
Cinsiyet: Erkek
Yazılı olan şey, yazılmış, yapıt.
Cinsiyet: Kız
Yazılı olan şey, yazılmış, yapıt.
Kişi Adları Sözlüğü
Söylenecek çok nerse(şey) var ancak benim için geç oldu. Umarım sizin için yararlı bir yazı olmuştur.
Üşenmeyin, okuyun… Emin olun çok nen(şey) kazanacaksınız. Yalnızca kullanmış olduğum sözcükleri öğrenerek bile ilerlemiş olursunuz.
Kendinizi geliştirin, dilinizi kimselere yedirmeyin!
Düzenleme:
Dipçe: Yeni öğrenilen bir sözcüğü yaygınlaştırmak için yazılarınızda kullanın onları. Yazılarınızda kullanırsanız öy(zaman) içerisinde onlara alışırsınız ve günlük dirliğinizde(hayatınızda) kullanırken sıkıntı çekmezsiniz.