Türk Süsleme Sanatları
HATTAT MUSTAFA RÂKIM ve CELÎ SÜLÜS
HATTAT MUSTAFA RÂKIM’IN CELÎ SÜLÜS’ÜN ESTETİĞİNDE
ORTAYA KOYDUĞU YENİLİKLER
Dr. Süleyman BERK
Râkım’ın celî sülüs yazısında ortaya koyduğu yeniliklerin daha iyi görülebilmesi için kendisinden önce ortaya konan örneklere bakılması ve dikkatle incelenmesi gereklidir. Bu konuda kısa bir karşılaştırma, Râkım celîlerinin azametini ve güzelliğini ortaya koyacaktır.
Giriş
Lugatte “âşikâr, iri, büyük” manalarına gelen celî, ıstılah olarak hat sanatında bir yazı cinsinin, meşk kaleminden daha kalın kalemle yazılan iri şekline verilen isimdir. Meselâ, sülüs yazısı normal olarak 2,5 mm’lik kalemle yazılır; bu ölçü aşılınca yazı celîleşmeye başlar. Kalem kalınlığı üç katına ulaşınca yazı artık celî olur. Sülüs yazı ile celî yazı arasındaki ölçü ile yazılan yazıya da Türkçe’de tokça sülüs, Arapça’da sülüseyn adı verilmiştir. Celî yazının kalınlığının sınırı yoktur. Ayrıca, celî kelimesi bir yazı çeşidini değil, karakterini ifade eder.
Sülüs ile celî sülüs harflerinin yapıları arasında fark olmamakla birlikte, celî sülüs harfleri daha olgun bir yapıdadır. Harfler büyüdüğünden, bünyeleri ve ayrıntıları çok iyi bir şekilde belirginleşmiş ve olgunlaşmıştır. Bu sebeple özelliklerini içermeyen celî yazılarda hatalar olduğu gibi ortaya çıkar, Bu noktaya işaretle, celî yazıların büyük hattatı Sâmi Efendi (1838 – 1912) “celî yazmadıkça hattın esrârına vâkıf olunmaz” demiştir.
Sülüs yazı, celîsine nisbetle daha narin, kıvrak ve hareketlidir. Dik çizgiler, celîye nisbetle sola daha yatıktır; celîde ise sülüse nisbetle daha diktir. Bu durum sülüs yazıya fazlaca işlerlik kazandırmıştır. Ayrıca aralarında önemli oranda olmasa bile, harf ölçülerinde bazı farklılıklar da vardır. Celî sülüste çanakların ölçüsü yarım nokta kadar küçüktür; sülüste vav harfinin çanağı dört nokta iken, celîde üç buçuk noktadan biraz fazladır. Sülüs daha ziyade satır olarak yazıldığı halde, celî sülüs istife en uygun gelen yazıdır. Sülüs yazı sadece büyütülmekle celî elde edilemeyeceği gibi, celî sülüs yazı da sadece küçültülmekle sülüs elde edilmez. İlki büyütülmüş sülüs, diğeri ise küçültülmüş celî sülüs olur. Celî yazıdaki incelik-kalınlıklar, harf aralıkları mesafeye ve mekâna göre ayarlanır. Bu sebeple celî yazı hayli maharet ister.
HATTAT MUSTAFA RÂKIM ve CELÎ SÜLÜS
HATTAT MUSTAFA RÂKIM’IN CELÎ SÜLÜS’ÜN ESTETİĞİNDE
ORTAYA KOYDUĞU YENİLİKLER
Dr. Süleyman BERK
Râkım’ın celî sülüs yazısında ortaya koyduğu yeniliklerin daha iyi görülebilmesi için kendisinden önce ortaya konan örneklere bakılması ve dikkatle incelenmesi gereklidir. Bu konuda kısa bir karşılaştırma, Râkım celîlerinin azametini ve güzelliğini ortaya koyacaktır.
Giriş
Lugatte “âşikâr, iri, büyük” manalarına gelen celî, ıstılah olarak hat sanatında bir yazı cinsinin, meşk kaleminden daha kalın kalemle yazılan iri şekline verilen isimdir. Meselâ, sülüs yazısı normal olarak 2,5 mm’lik kalemle yazılır; bu ölçü aşılınca yazı celîleşmeye başlar. Kalem kalınlığı üç katına ulaşınca yazı artık celî olur. Sülüs yazı ile celî yazı arasındaki ölçü ile yazılan yazıya da Türkçe’de tokça sülüs, Arapça’da sülüseyn adı verilmiştir. Celî yazının kalınlığının sınırı yoktur. Ayrıca, celî kelimesi bir yazı çeşidini değil, karakterini ifade eder.
Sülüs ile celî sülüs harflerinin yapıları arasında fark olmamakla birlikte, celî sülüs harfleri daha olgun bir yapıdadır. Harfler büyüdüğünden, bünyeleri ve ayrıntıları çok iyi bir şekilde belirginleşmiş ve olgunlaşmıştır. Bu sebeple özelliklerini içermeyen celî yazılarda hatalar olduğu gibi ortaya çıkar, Bu noktaya işaretle, celî yazıların büyük hattatı Sâmi Efendi (1838 – 1912) “celî yazmadıkça hattın esrârına vâkıf olunmaz” demiştir.
Sülüs yazı, celîsine nisbetle daha narin, kıvrak ve hareketlidir. Dik çizgiler, celîye nisbetle sola daha yatıktır; celîde ise sülüse nisbetle daha diktir. Bu durum sülüs yazıya fazlaca işlerlik kazandırmıştır. Ayrıca aralarında önemli oranda olmasa bile, harf ölçülerinde bazı farklılıklar da vardır. Celî sülüste çanakların ölçüsü yarım nokta kadar küçüktür; sülüste vav harfinin çanağı dört nokta iken, celîde üç buçuk noktadan biraz fazladır. Sülüs daha ziyade satır olarak yazıldığı halde, celî sülüs istife en uygun gelen yazıdır. Sülüs yazı sadece büyütülmekle celî elde edilemeyeceği gibi, celî sülüs yazı da sadece küçültülmekle sülüs elde edilmez. İlki büyütülmüş sülüs, diğeri ise küçültülmüş celî sülüs olur. Celî yazıdaki incelik-kalınlıklar, harf aralıkları mesafeye ve mekâna göre ayarlanır. Bu sebeple celî yazı hayli maharet ister.