Türk Ordusu
Türk Ordusu
"Ordumuz; Türk Birliğinin Türk Kudret ve Kabiliyetinin Türk Vatanseverliğinin Çelikleşmiş Bir İfadesidir"
ATATÜRK
Türkler de siyasi hayat Orduyla birlikte doğmuş ve gelişmiştir. Ordu -Millet bütünlüğü Tarihimizin her döneminde değişmeyen bir gerçektir. Türk Devletinin siyaset hayatında Silahlı Kuvvetler her zaman en önemli faktör olmuştur.
Türk Devletlerinin yok edilmesi için tarihin her döneminde düşman ülkeler Türk Ordusunu zayıf hale getirtmek için gayretler göstermiştir. Buna yakın tarihimizden bir örnek vermek gerekirse ;
Osmanlı Devletinin 1.Dünya Savaşına girmesinin en büyük nedeni olarak 10 Ağustos 1914 tarihinde 2 Alman savaş gemisini (Göeben ve Breslau) boğazlardan geçirtilmesi gösterilir.
Ancak bu gerçeğin çok önemli ve haklı bir nedeni vardır. İşte bu haklılığımız her ne hikmetse Türk Gençliğine anlatılmaz !
Türkler ateşe atıldıklarını bile bile neden iki Alman gemisine geçiş izni veriyordu? 1914'ün Dünya Tarihinde çok önemli rolü olan bu olayı için bir anda kesin karar verilmişti.
Ama Almanlara bir çırpıda "Evet" hazırlayan ortam yıllara dayanıyordu. Osmanlı Devleti zayıf düşmüşlüğü içinde yıllar boyu gelişmiş ülkeler arasından bir dost aramıştı kendisine…
Başta İngilizler Osmanlı Devletine "Hangi konuda olursa olsun antlaşma yapmaya değmez bir Ülke" gözüyle bakıyorlardı. Diğerleri de öyle… Balkan savaşlarında toprak ve itibar kaybeden Osmanlı tekrar güçlenmek istiyordu.
Yunanlıların deniz gücüne karşı Ege'de dengeyi sağlamak için Brezilya'dan eski bir savaş gemisi alındı. Bunun üzerine bugünkü stratejik ortağımız (!) ABD Yunanistan'a "İdaho ve Mississipi" adında 2 savaş gemisini hibe etti.
ABD nin amacı "Türklerin güçlenmesini engellemek. Eğer Türkler güçleniyorsa Türklerin sınır düşmanlarını daha da güçlendirmektir"
Osmanlı Devleti bu hibeye itiraz etti… Güç dengesi artık Yunanlılardan yanaydı. Ancak Osmanlı Devleti için başka bir umut daha vardı… İngiltere'ye yapımı için siparişi verilen iki modern savaş gemisinin "Sultan Osman ve Reşadiye" idi… Bu iki savaş gemisinin de yapımı 1914 yılı itibarı ile bitmek üzereydi… Bu iki savaş gemisinin de yaptırılabilmesi için fakir Türk Halkından para toplanmıştı. Tam 7.5 milyon İngiliz lirası bir araya getirilmiş ve peşin olarak İngiltere'ye ödenmişti…
1914 Mayıs'ında 500 Türk denizcisi yapımı biten "Sultan Osman" gemisini teslim almaya gider. İngilizler gemilerin Türklere verilmesini istemiyordu. Osmanlı'yı sürekli oyalıyordu… Temmuz ayına kadar oyaladılar.Artık diğer gemi "Reşadiye" nin yapımı da tamamlanmıştı.
İngiltere Denizcilik Bakanı Winston Churchill gemilere el konulmasını emretti. Gemileri teslim almak için bekleyen Türk Komutanı üzerinde bu emir şok etkisi yaptı. Türk Kaptan gemilere Türk Bayrağı çekip getirmek için gemilerin bulunduğu tersane limanlarına giderler… Bu durum Churchill'e bildirilir.
Churchill 500 Türk Askerinin bu girişimine hayret eder… Vatanından binlerce kilometre uzakta 500 Türk Askeri parası ödenmiş gemilerine el konulmasını hazmedememiş ve neredeyse Britanya imparatorluğu'na savaş ilan ediyordu.
Limanda Türk Denizcileri ile İngiliz askerleri arasında uzun süren bir çatışma çıkar… Şehitlerimiz olur ancak İngiltere'nin de çok kaybı olur… Tüm İngiltere şaşkın bir haldedir… Türk Halkı üzgündür… Gemilerin yapımı için ödenen 7.5 milyon İngiliz lirası da geri ödenmemiştir !
Gemilerimize el koyan İngiltere Osmanlı Devletince "Milli Düşman" olarak görülüyordu…
Bu şartlar altında Osmanlı Devleti Almanların dostluk ellerini sıkmaktan başka çare bulamadılar…
1. Dünya Savaşında Türkler insan kaynağı yönünden çok zayiat vermiştir. Çanakkale Allahüekber faciası Arapların ihaneti yüz binlerce vatan evladının şehit olmasına neden olmuştur… Anadolu işgal altında…
Osmanlı Hükümeti İngilizlerle işbirliği içinde… Şeyhülislam Mustafa Sabri efendi'nin Kuvay-i Milliye aleyhinde yayınladığı fetvalar… Ali Kemal gibi hain gazetecilerin Atatürk aleyhinde yazdığı yazılar… Ordu dağılmış… Yoksulluk… Moral yok…
Her türlü imkansızlıklar içinde başlatılan bir İstiklal Savaşı !
26 Ağustos 1922 tarihinde başlatılan Büyük Taarruz öncesinde Milli Şairimiz Y. Kemal Beyatlı'nın "Dua" tarzında yazmış olduğu şu dörtlük Türk- İslam Aleminin o gün için ne durumda olduğunu göstermektedir.
"Şu Kopan Fırtına Türk Ordusudur Yarabbi !
Senin Uğrunda Ölen Ordu Budur Yarabbi !
Ta ki Yükselsin Ezanlarla Müeyyed Namın
Galip Et Çünkü Bu Son Ordusudur İslam'ın !"
Türk Ordusu Türk Milletinin Bağımsızlık Yemini ve Garantisidir !
Türk Silahlı Kuvvetlerini pasif hale getirmeye çalışan her türlü zihniyet İŞBİRLİKÇİDİR !
ALLAH ;
Vatan için Ter'ini ve Kan'ını Dökenden Razı olsun…
ALINTI
Türk Ordusu
"Ordumuz; Türk Birliğinin Türk Kudret ve Kabiliyetinin Türk Vatanseverliğinin Çelikleşmiş Bir İfadesidir"
ATATÜRK
Türkler de siyasi hayat Orduyla birlikte doğmuş ve gelişmiştir. Ordu -Millet bütünlüğü Tarihimizin her döneminde değişmeyen bir gerçektir. Türk Devletinin siyaset hayatında Silahlı Kuvvetler her zaman en önemli faktör olmuştur.
Türk Devletlerinin yok edilmesi için tarihin her döneminde düşman ülkeler Türk Ordusunu zayıf hale getirtmek için gayretler göstermiştir. Buna yakın tarihimizden bir örnek vermek gerekirse ;
Osmanlı Devletinin 1.Dünya Savaşına girmesinin en büyük nedeni olarak 10 Ağustos 1914 tarihinde 2 Alman savaş gemisini (Göeben ve Breslau) boğazlardan geçirtilmesi gösterilir.
Ancak bu gerçeğin çok önemli ve haklı bir nedeni vardır. İşte bu haklılığımız her ne hikmetse Türk Gençliğine anlatılmaz !
Türkler ateşe atıldıklarını bile bile neden iki Alman gemisine geçiş izni veriyordu? 1914'ün Dünya Tarihinde çok önemli rolü olan bu olayı için bir anda kesin karar verilmişti.
Ama Almanlara bir çırpıda "Evet" hazırlayan ortam yıllara dayanıyordu. Osmanlı Devleti zayıf düşmüşlüğü içinde yıllar boyu gelişmiş ülkeler arasından bir dost aramıştı kendisine…
Başta İngilizler Osmanlı Devletine "Hangi konuda olursa olsun antlaşma yapmaya değmez bir Ülke" gözüyle bakıyorlardı. Diğerleri de öyle… Balkan savaşlarında toprak ve itibar kaybeden Osmanlı tekrar güçlenmek istiyordu.
Yunanlıların deniz gücüne karşı Ege'de dengeyi sağlamak için Brezilya'dan eski bir savaş gemisi alındı. Bunun üzerine bugünkü stratejik ortağımız (!) ABD Yunanistan'a "İdaho ve Mississipi" adında 2 savaş gemisini hibe etti.
ABD nin amacı "Türklerin güçlenmesini engellemek. Eğer Türkler güçleniyorsa Türklerin sınır düşmanlarını daha da güçlendirmektir"
Osmanlı Devleti bu hibeye itiraz etti… Güç dengesi artık Yunanlılardan yanaydı. Ancak Osmanlı Devleti için başka bir umut daha vardı… İngiltere'ye yapımı için siparişi verilen iki modern savaş gemisinin "Sultan Osman ve Reşadiye" idi… Bu iki savaş gemisinin de yapımı 1914 yılı itibarı ile bitmek üzereydi… Bu iki savaş gemisinin de yaptırılabilmesi için fakir Türk Halkından para toplanmıştı. Tam 7.5 milyon İngiliz lirası bir araya getirilmiş ve peşin olarak İngiltere'ye ödenmişti…
1914 Mayıs'ında 500 Türk denizcisi yapımı biten "Sultan Osman" gemisini teslim almaya gider. İngilizler gemilerin Türklere verilmesini istemiyordu. Osmanlı'yı sürekli oyalıyordu… Temmuz ayına kadar oyaladılar.Artık diğer gemi "Reşadiye" nin yapımı da tamamlanmıştı.
İngiltere Denizcilik Bakanı Winston Churchill gemilere el konulmasını emretti. Gemileri teslim almak için bekleyen Türk Komutanı üzerinde bu emir şok etkisi yaptı. Türk Kaptan gemilere Türk Bayrağı çekip getirmek için gemilerin bulunduğu tersane limanlarına giderler… Bu durum Churchill'e bildirilir.
Churchill 500 Türk Askerinin bu girişimine hayret eder… Vatanından binlerce kilometre uzakta 500 Türk Askeri parası ödenmiş gemilerine el konulmasını hazmedememiş ve neredeyse Britanya imparatorluğu'na savaş ilan ediyordu.
Limanda Türk Denizcileri ile İngiliz askerleri arasında uzun süren bir çatışma çıkar… Şehitlerimiz olur ancak İngiltere'nin de çok kaybı olur… Tüm İngiltere şaşkın bir haldedir… Türk Halkı üzgündür… Gemilerin yapımı için ödenen 7.5 milyon İngiliz lirası da geri ödenmemiştir !
Gemilerimize el koyan İngiltere Osmanlı Devletince "Milli Düşman" olarak görülüyordu…
Bu şartlar altında Osmanlı Devleti Almanların dostluk ellerini sıkmaktan başka çare bulamadılar…
1. Dünya Savaşında Türkler insan kaynağı yönünden çok zayiat vermiştir. Çanakkale Allahüekber faciası Arapların ihaneti yüz binlerce vatan evladının şehit olmasına neden olmuştur… Anadolu işgal altında…
Osmanlı Hükümeti İngilizlerle işbirliği içinde… Şeyhülislam Mustafa Sabri efendi'nin Kuvay-i Milliye aleyhinde yayınladığı fetvalar… Ali Kemal gibi hain gazetecilerin Atatürk aleyhinde yazdığı yazılar… Ordu dağılmış… Yoksulluk… Moral yok…
Her türlü imkansızlıklar içinde başlatılan bir İstiklal Savaşı !
26 Ağustos 1922 tarihinde başlatılan Büyük Taarruz öncesinde Milli Şairimiz Y. Kemal Beyatlı'nın "Dua" tarzında yazmış olduğu şu dörtlük Türk- İslam Aleminin o gün için ne durumda olduğunu göstermektedir.
"Şu Kopan Fırtına Türk Ordusudur Yarabbi !
Senin Uğrunda Ölen Ordu Budur Yarabbi !
Ta ki Yükselsin Ezanlarla Müeyyed Namın
Galip Et Çünkü Bu Son Ordusudur İslam'ın !"
Türk Ordusu Türk Milletinin Bağımsızlık Yemini ve Garantisidir !
Türk Silahlı Kuvvetlerini pasif hale getirmeye çalışan her türlü zihniyet İŞBİRLİKÇİDİR !
ALLAH ;
Vatan için Ter'ini ve Kan'ını Dökenden Razı olsun…
ALINTI