Türk milleti uyanıyor.

Konu sahibi son olarak 2412 gün önce görüldü

Türk milleti uyanıyor.

Uyuşturucuların etkisi dağılıyor. Türk Milleti oynanan oyunu görmeye, anlamaya ve hesap sormaya hazırlanıyor.

Bu halk direnmeyi, sahip çıkmayı öğrendi, şimdi de yeniden kurmayı öğreniyor. Tüm bu tartışmaların dışında yeni bir kurucu dalgaya yani değişime yani umuda yani gerçekten sola ihtiyaç var. Şu anki muhalefetin de kendine çeki düzen vermesini sağlayacak şey budur. Yani. Yeni bir gelecek kurulur, bu halk da yerini alır!

Cin şişeden çıktı. Gezi’den beri hiçbir şey eskisi gibi değil. Bu toplum ölü toprağını üzerinden attı. İnsanları kandırmak, dışlamak, işleri çaktırmadan yürütmek öyle kolay değil artık. “Adınıza siyaset yapıyoruz” diyerek kese doldurma dönemi bitti. Bu halk kendi geleceğine, kendi sözü ve eylemiyle adım adım yürüyor. Bunun dışında bir siyaset anlayışı artık mümkün değil.

İstanbulda yenilgiye uyrayan ve ekonomideki sıkıntıları çözemeyen iktidar, Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminin altından kalkamadı. Parti içinde güç kaybı yaşayan Erdoğan'ın ise tabanda da karşılığını yitirmeye başladı.

Doğası gereği tek kişiye endeksli Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi çöktü. Kurumlar çalışamaz hale gelirken sistemi kontrol edecek mekanizmaların altyapısının da olmadığı görüldü.Dünya’da örneği olmayan bu sistemde tüm yetkileri üzerinde toplayan AKP başkanı Erdoğan, devlet ile Parti arasına sıkışıp kontrolü kaybetti. Erdoğan, ne devleti ne de partisini idare edemez hali geldi. Muhalefetin tek adam diye tanımladığı sistem zamanla yalnız adam sistemine dönüştü.Yeni sistemle birlikte ekonomik veriler dip yaparken, Enflasyon tavan yaptı, Üretim durma noktasına geldi, iç ve dış borç arttı, halk bankalara olan borcunu ödeyemez hale geldi. İcra dairelerindeki dosyalar 10 katına çıkarken, cezaevleri ise doldu taştı.

Medya ile Din kamuflajı altında kitleleri uyutan ve uyuşturan kin nefret ve öfke dolu güç sahibi azgın azınlık panikte. İslam istismarcılığı ile işbirlikçiliklerini, dönekliklerini gizlediler.

Yolsuzluk, haksızlık, adaletsizlik, adam kayırma, fuhuş, ahlaksızlık, cinayetler, yalan, talan ve gözboyama ile yüzyüze Türkiye gerçeği var.

Bizansın çocukları şimdi; Vahhabi, Haşhaşi, ılımlı İslamcı, dinlerarası diyalogcu, liboş, dönek, ateist, sahte demokrat, sahte milliyetçi, sahte sosyalist, sahte Atatürkçü, sahte Türkçü, sahte Kürtçü. Birlikte güç ve yetki sahibi oldular. Halkın, saf temiz iyi niyetli özlem ve beklentilerini istismar edenler, büyük şeytan şer devleti eğitiminden geçtiler, aldıkları programları uygulamaya koydular

ABD-İngiltere ve Fransa’nın Yeni Ortadoğu düzeni vizyonu son aşamasına girmiş durumda. Afganistan ve Irak’ın işgali ile başlayan Tunus, Libya, Yemen, Mısır’la devam eden süreçte Suriye ve İran hedef tahtasında son aşama ise tabi ki Türkiye.

İslam ülkeleri kaos içinde. Kardeş kardeşi din adına öldürüyor. Kentleri yakıyor, yıkıyor, yağmalıyor. Ama petrol zenginlikleri, birikmiş dövizleri batının eline geçiyor, farkında değil. Bu derece gaflet içinde olan halklar oynanan oyunun farkında değil.

Meclis; her türlü defolu, sabıkalı suçlu tiplerle oluşmuştur. Kalpazanından teröristine hertürlü suç işleyeni var. Milletvekilleri ayrıcalıklı yaşamlarıyla memnunlar.

Muhalefet partileri; muhalefet yapıyormuş gözükerek ahkam kesmekten memnunlar.
İş adamları; Halk yoksullaşırken, servetlerine servet kattıkları düzenin devam edeceği için memnunlar.

Halkın bir kısmı; Bir lokma ekmeğe razı olduğu için, kanaat sahibi olduğu için, fasık, münafık ve mümin ayrımı yapacak bilgi ve ferasete sahibi olmadıkları için, tarih bilincinden uzak oldukları için, bilimden habersiz oldukları için memnun görünüyor.

Jeopolitik ve jeostratejik konumu itibariyle çok yönlü politikalar uygulaması gereken Türkiye’nin bölgesel ve küresel aktör olması konusuna ilişkin bir öngörüler var mı? Yok.

Türkiye; bir psikolojik örtülü savaş ortamındadır. Irki, dini, etnik, mezhep aidiyeti öne çıkartılarak, Türkiye’nin ortak dokusu parçalanmaya başlamıştır.

Avrupalıların silahla bir türlü ele geçiremedikleri Anadolu toprakları, silahsız işgalle ele geçirilmiş bulunuyor. Yer altı ve yerüstü kaynakları, yabancılarca ele geçirilmiştir.

Siyasetçiler, aydınlar, akademisyenler, gazeteciler; yabancı ülkelerin sözcülüğüne soyunmuşlar, zihin kirliliğinde araç haline gelmiştir. Beyinler işgal edilmiştir.

Ne yazık ki, özgürlükçü, demokrat, muhafazakar kimliği altında bu gizli ve sinsi ihanet yapılanması başarılmıştır.

Batı’nın İslamı ayrıştırma projeleri yürürlüktedir. Ilımlı İslam projesi, Dinler arası diyalog projesi, Medeniyetler ittifakı altında eyaletleşme’ye adım adım gidilmektedir.

Kimliksizlerin çığırtkanlığı altında açık ve örtülü gizli operasyonları ile işgaller devam etmektedir.
 
Geri