:u1::u2::u3:
***** sitesi bağımlısı kadınlar
“Önce internetten ***** fotoğraflara bakıyordum. Sonraları üst sokaktaki korsan CD satanlardan ***** CD almaya başladım. Artık okuldan sonra hemen eve koşuyor ve odamın kapısını kilitleyip bilgisayarımda ***** izliyordum. Başlarda 1- 2 tane derken, bir süre sonra günde 6 tane izlemeye başladım. Bu benim için bir tutkuya dönüşmüştü''
B. bir seks bağımlısı. Hastalığını kendisi de biliyor çünkü bu şikayetle bir psikiyatristi düzenli olarak ziyaret ediyor. Bağımlılığının nedenini ise; anne ve babası olarak gösteriyor. Kendisine karşı her zaman ilgisiz olan anne-babasının, erkek kardeşinin doğumuyla daha da kendisinden uzaklaştığını belirten B. bu ilgisizliğin sonucu 16 yaşındayken ***** izlemeye başlamış.''Geçmişi düşündüğümde ilk aklıma gelen şey, ailemle ne kadar az vakit geçirdiğim oluyor. Annem hep küçük kardeşimle ilgileniyor ve durmadan söyleniyordu. Evde hep bir şeylerden şikayet etme durumu vardı. Bazen eve geldiğimde yemek yemiş oluyorlardı ve annem hiçbir zaman aç olup olmadığımı, nasıl olduğumu sormazdı. O kadar çok ihmal ediliyordum ki… Oysa sadece 16 yaşındaydım. Pek çok şeyi merak ediyordum, özellikle de seksi! Fakat ne zaman anneme bu konuda soru sorsam hep cevap vermekten kaçardı. Babam zaten tam bir Çerkez erkeğiydi. Sert, otoriter ve uzak, çok uzak… Sonuçta kendi kendime kaldığım zamanlarda, en merak ettiğim şey olan sekse yöneldim.”
''İzlediğim o *****lardan o kadar etkileniyordum ki acaba gerçekte de bu kadar zevkli bir şey mi? diye meraktan neredeyse çatlıyordum. Aklım fikrim seks olmuştu'' diyerek o günleri anlatan B. ilk birlikteliğini de merakına yenilerek 16 yaşında, alt kattaki komşusunun oğluyla yaşamış. ''Seks benim için sadece bir ihtiyaç! Nasıl ki acıkıyorsunuz ve yemek yemek istiyorsunuz, özünde aynı şey. Benim de gündelik hayatın içinde kızdığımda, üzüldüğümde, sevindiğimde ilk aklıma gelen şey seks!”
Ele alınacak konu ikidir, bu yazı itibariyle:
Kadınlar ***** izler mi?
***** izleyenler, ruhsal bir sorun yaşayan insanlar mı?
Genellikle erkeklerin ***** izlediği ve kadınların bu konuda cahil olduğu düşünülür.
Evet, erkekler ***** izler.
Kadınlardan daha fazla izler.
Fakat yapılan araştırmalar gösteriyor ki; zaman ilerledikçe cinsel içerikli yayın ve ***** izleyen kadın sayısında, hızlı bir artış varmış. Bilhassa, bilgisayar ve internetin kullanılması yaygınlaştıkça, bu sayının daha fazla artacağı ve kadınların daha fazla ilgi göstereceği varsayılıyormuş. İşyerinde bilgisayar kullanan kadınların yüzde 13 ü; ***** içerikli sitelere giriyor ve bu görüntüleri izliyormuş.
Kadınların yüzde 53 ü de; gerek işyerinde, gerek evde cinsel içerikli sitelere giriyormuş.
Gün geçtikçe dikkat çeken nokta; kadınların bu malzemelere ilgisinin daha fazla olacağı ve bu işten nemalanan insanların, kadınları cezbedecek siteler kurmaya daha fazla yöneleceğidir.
Kim ne derse desin, internette kadın cinselliğine dair malzeme daha fazla. Bu malzemenin fazla olması, erkeklerin ilgisini öteden beri çekmekteyken; kadınlar kendileri ile ilgili malzemeyi yeni keşfediyor ve önlenemez bir açlıkla ilgi gösteriyor. Çünkü bugüne kadar, bu malzemelere ulaşması zor, hatta imkansızdı. Din, kültür, gelenek, çevre, eş- dost baskısı derken, kendine ait olanı bilme ve bu bilgilere ulaşma imkanı mümkün değildi. Ama artık her şey, tek tuş mesafesinde!
Kadınlar erkeklerden daha az yatkın değiller sekse, ya da daha az ilgili. Sekse ait şeylere karşı ilgisiz ve meraksız da değil. Cinsel içerikli bir kitap, noktalı bir dergi ve erotik bir cd alma konusunda çekingen davranması, sadece çevresel baskıdan dolayıdır. Fakat artık, iş yerinde ve odasında, ekranın önünde rahatça istediği sitelere girip; istediği, merak ettiği, yıllardır erkek egemenliğinde olan konuları bulabilir. Ne yaptığını kimse bilmez, anlamaz, yargılayamaz.
Son on yılda, kadınlara yönelik ***** sitelerinde olağanüstü bir artış varmış. Gizli saklı, hiçbir şey bilmeden yetişen kadın; artık kendine dair her şeyi ekranın ardında olanlardan öğreniyor. Tabii bu iş çığırından çıkmakla birlikte, sosyal ve ruhsal bazı sorunları da beraberinde getiriyor.
Erkekler öteden beri cinsel içerikli malzeme ile haşır neşirdi ve nesnelleşme hayatında çoktandır yer etmişti. Yok olan hislere, duygulara karşı; bedensel tatminin, olması gereken olarak verildiği ekran ardı görüntüler, artık kadınları da etkilemeye başlıyor. Artık isteklere cevap veren nesneler var karşıda. Duygusal bir boyuta geçmeden, obje olarak görürsün ve kullanıp tatmin olursun. Ekranda istekleri sınırsızca doyuracak, istediğimiz gibi olacak, poz verecek onlarca nesne var çünkü. Gerçek hayatta ulaşılamayacak, yapılamayacak; onlarca, yüzlerce şey karşımızda, el altında.
***** gerçekleri ihlal eder. Arsızca bir keşiftir. Önüne ne gelirse, amacı için yerle bir eder. Var olmayanı, olmuş gibi göstermeyi sağlayarak; sınırsızlık dünyasında dolaştırır insanları. Bireyselliğin uç noktasında, sadece kişisel tatmini yaşamayı empoze eder. Doyumsuz seks, emre amade nesneler, sonsuz keyif. İnsanı değersizleştirdikçe ekranın ardı, “Sekste kullanırsam, her şeyde kullanabilirim; nasılsa önemsiz!” fikri beyinlere yerleşiyor.
Kadınların cinsel içerikli sitelere girme sebeplerinin, en önemlisi: yalnızlık ve acı çekmeymiş. Tamamen duygusal nitelikli! Her ne sebeple olursa olsun; tek başına kaldıklarını düşünen kadınlar, destek bulmak için bu görüntüleri izliyorlar. Birkaç dakikalığına da olsa, içindeki olumsuz enerjiyi yoğun fiziksel bir deneyimle kendinden uzaklaşmak ve duygusal acı vericiyi unutmak istiyor. Bunun dışında kızdığına, ihanet etmek ve cezalandırmak amacıyla cinsel içerikli siteleri kullanan kadınlar da var. Bilmeyen, öğrenmek isteyen, merak eden, zevk alan, hoşuna gidenler de olduğu gibi. Fakat kadınlar daha çok; yüzleşme riski olmadan, duygusal ihtiyacını saklamak amacını taşıyarak tuşları kullanıyor.
İlerleyen zamanda sektör için, erkekten daha iyi bir potansiyele sahip olacak kadın cinsi. Zaten duygusal dünyası için, sığınak aradığını fark eden nice hizmet verici; bu durumu kendi çıkarı için kullanmaya başladı ve devam edecek. Önlenemez bir artışla yaygınlaşan nice sömürücü adresin, gerçek hayatın adresini şaşırtmasına fırsat vermeden; gerekli önlemlerin alınması ve eğitici çalışmaların yapılması şart. Yoksa biliriz:
“İnsan,
Yaptığı şeyleri, yapmak istemez.
Yapmak istemediği şeyleri, yapar!
***** sitesi bağımlısı kadınlar
“Önce internetten ***** fotoğraflara bakıyordum. Sonraları üst sokaktaki korsan CD satanlardan ***** CD almaya başladım. Artık okuldan sonra hemen eve koşuyor ve odamın kapısını kilitleyip bilgisayarımda ***** izliyordum. Başlarda 1- 2 tane derken, bir süre sonra günde 6 tane izlemeye başladım. Bu benim için bir tutkuya dönüşmüştü''
B. bir seks bağımlısı. Hastalığını kendisi de biliyor çünkü bu şikayetle bir psikiyatristi düzenli olarak ziyaret ediyor. Bağımlılığının nedenini ise; anne ve babası olarak gösteriyor. Kendisine karşı her zaman ilgisiz olan anne-babasının, erkek kardeşinin doğumuyla daha da kendisinden uzaklaştığını belirten B. bu ilgisizliğin sonucu 16 yaşındayken ***** izlemeye başlamış.''Geçmişi düşündüğümde ilk aklıma gelen şey, ailemle ne kadar az vakit geçirdiğim oluyor. Annem hep küçük kardeşimle ilgileniyor ve durmadan söyleniyordu. Evde hep bir şeylerden şikayet etme durumu vardı. Bazen eve geldiğimde yemek yemiş oluyorlardı ve annem hiçbir zaman aç olup olmadığımı, nasıl olduğumu sormazdı. O kadar çok ihmal ediliyordum ki… Oysa sadece 16 yaşındaydım. Pek çok şeyi merak ediyordum, özellikle de seksi! Fakat ne zaman anneme bu konuda soru sorsam hep cevap vermekten kaçardı. Babam zaten tam bir Çerkez erkeğiydi. Sert, otoriter ve uzak, çok uzak… Sonuçta kendi kendime kaldığım zamanlarda, en merak ettiğim şey olan sekse yöneldim.”
''İzlediğim o *****lardan o kadar etkileniyordum ki acaba gerçekte de bu kadar zevkli bir şey mi? diye meraktan neredeyse çatlıyordum. Aklım fikrim seks olmuştu'' diyerek o günleri anlatan B. ilk birlikteliğini de merakına yenilerek 16 yaşında, alt kattaki komşusunun oğluyla yaşamış. ''Seks benim için sadece bir ihtiyaç! Nasıl ki acıkıyorsunuz ve yemek yemek istiyorsunuz, özünde aynı şey. Benim de gündelik hayatın içinde kızdığımda, üzüldüğümde, sevindiğimde ilk aklıma gelen şey seks!”
Ele alınacak konu ikidir, bu yazı itibariyle:
Kadınlar ***** izler mi?
***** izleyenler, ruhsal bir sorun yaşayan insanlar mı?
Genellikle erkeklerin ***** izlediği ve kadınların bu konuda cahil olduğu düşünülür.
Evet, erkekler ***** izler.
Kadınlardan daha fazla izler.
Fakat yapılan araştırmalar gösteriyor ki; zaman ilerledikçe cinsel içerikli yayın ve ***** izleyen kadın sayısında, hızlı bir artış varmış. Bilhassa, bilgisayar ve internetin kullanılması yaygınlaştıkça, bu sayının daha fazla artacağı ve kadınların daha fazla ilgi göstereceği varsayılıyormuş. İşyerinde bilgisayar kullanan kadınların yüzde 13 ü; ***** içerikli sitelere giriyor ve bu görüntüleri izliyormuş.
Kadınların yüzde 53 ü de; gerek işyerinde, gerek evde cinsel içerikli sitelere giriyormuş.
Gün geçtikçe dikkat çeken nokta; kadınların bu malzemelere ilgisinin daha fazla olacağı ve bu işten nemalanan insanların, kadınları cezbedecek siteler kurmaya daha fazla yöneleceğidir.
Kim ne derse desin, internette kadın cinselliğine dair malzeme daha fazla. Bu malzemenin fazla olması, erkeklerin ilgisini öteden beri çekmekteyken; kadınlar kendileri ile ilgili malzemeyi yeni keşfediyor ve önlenemez bir açlıkla ilgi gösteriyor. Çünkü bugüne kadar, bu malzemelere ulaşması zor, hatta imkansızdı. Din, kültür, gelenek, çevre, eş- dost baskısı derken, kendine ait olanı bilme ve bu bilgilere ulaşma imkanı mümkün değildi. Ama artık her şey, tek tuş mesafesinde!
Kadınlar erkeklerden daha az yatkın değiller sekse, ya da daha az ilgili. Sekse ait şeylere karşı ilgisiz ve meraksız da değil. Cinsel içerikli bir kitap, noktalı bir dergi ve erotik bir cd alma konusunda çekingen davranması, sadece çevresel baskıdan dolayıdır. Fakat artık, iş yerinde ve odasında, ekranın önünde rahatça istediği sitelere girip; istediği, merak ettiği, yıllardır erkek egemenliğinde olan konuları bulabilir. Ne yaptığını kimse bilmez, anlamaz, yargılayamaz.
Son on yılda, kadınlara yönelik ***** sitelerinde olağanüstü bir artış varmış. Gizli saklı, hiçbir şey bilmeden yetişen kadın; artık kendine dair her şeyi ekranın ardında olanlardan öğreniyor. Tabii bu iş çığırından çıkmakla birlikte, sosyal ve ruhsal bazı sorunları da beraberinde getiriyor.
Erkekler öteden beri cinsel içerikli malzeme ile haşır neşirdi ve nesnelleşme hayatında çoktandır yer etmişti. Yok olan hislere, duygulara karşı; bedensel tatminin, olması gereken olarak verildiği ekran ardı görüntüler, artık kadınları da etkilemeye başlıyor. Artık isteklere cevap veren nesneler var karşıda. Duygusal bir boyuta geçmeden, obje olarak görürsün ve kullanıp tatmin olursun. Ekranda istekleri sınırsızca doyuracak, istediğimiz gibi olacak, poz verecek onlarca nesne var çünkü. Gerçek hayatta ulaşılamayacak, yapılamayacak; onlarca, yüzlerce şey karşımızda, el altında.
***** gerçekleri ihlal eder. Arsızca bir keşiftir. Önüne ne gelirse, amacı için yerle bir eder. Var olmayanı, olmuş gibi göstermeyi sağlayarak; sınırsızlık dünyasında dolaştırır insanları. Bireyselliğin uç noktasında, sadece kişisel tatmini yaşamayı empoze eder. Doyumsuz seks, emre amade nesneler, sonsuz keyif. İnsanı değersizleştirdikçe ekranın ardı, “Sekste kullanırsam, her şeyde kullanabilirim; nasılsa önemsiz!” fikri beyinlere yerleşiyor.
Kadınların cinsel içerikli sitelere girme sebeplerinin, en önemlisi: yalnızlık ve acı çekmeymiş. Tamamen duygusal nitelikli! Her ne sebeple olursa olsun; tek başına kaldıklarını düşünen kadınlar, destek bulmak için bu görüntüleri izliyorlar. Birkaç dakikalığına da olsa, içindeki olumsuz enerjiyi yoğun fiziksel bir deneyimle kendinden uzaklaşmak ve duygusal acı vericiyi unutmak istiyor. Bunun dışında kızdığına, ihanet etmek ve cezalandırmak amacıyla cinsel içerikli siteleri kullanan kadınlar da var. Bilmeyen, öğrenmek isteyen, merak eden, zevk alan, hoşuna gidenler de olduğu gibi. Fakat kadınlar daha çok; yüzleşme riski olmadan, duygusal ihtiyacını saklamak amacını taşıyarak tuşları kullanıyor.
İlerleyen zamanda sektör için, erkekten daha iyi bir potansiyele sahip olacak kadın cinsi. Zaten duygusal dünyası için, sığınak aradığını fark eden nice hizmet verici; bu durumu kendi çıkarı için kullanmaya başladı ve devam edecek. Önlenemez bir artışla yaygınlaşan nice sömürücü adresin, gerçek hayatın adresini şaşırtmasına fırsat vermeden; gerekli önlemlerin alınması ve eğitici çalışmaların yapılması şart. Yoksa biliriz:
“İnsan,
Yaptığı şeyleri, yapmak istemez.
Yapmak istemediği şeyleri, yapar!