Türk Kahvesi Pişirmenin Püf Noktası!

Konu sahibi son olarak 3318 gün önce görüldü
20504_wide.jpg


Kahvem güzel, köpük köpük olmuyor diyenler için, Türk Kahvesi Pişirmenin Püf Noktaları

Türk Kahvesi denince ne gelir aklınıza? Benim aklıma muhabbet gelir, sohbet gelir. Paylaşmaktır sevinçleri, hüzünleri kahve falına katmaktır. İçin kabarmış derken dostumuzla empati kurmaktır. Basit bir içecek kavramını ifade etmez kahve. Benim için bir kültürü, çocukluğumda öğlen yemeklerinden hemen sonra gelen mis gibi kokuyu, şu an bile o kokuyu her duyduğumda çocukluğuma giden, özel şeyler hissettiren bir keyiftir...

Kokusu bence büyüleyicidir kahvenin. Çarşıda pazarda kavrulan, yeni çekilen kahvenin kokusu beni mest eder. Herkes benim kadar kahve aşığı değildir belki. Ama az veya çok mutlaka pişer evlerimizde. Gönüllerinizde kahve kadar hatırlı olmak dileğiyle Kahve Pişirmenin Püf Noktalarını bildiğimce paylaşmak istedim...
•Kahvenin tazeliği en önemli noktalardan biridir. Uygun şartlarda saklanmayan kahvenin kokusu değişir, ağırlaşır. Ne kadar özenli pişirseniz de iyi sonuç alınmaz. Hava almayacak kaplarda nem ve kokudan uzak saklanması gerekir.
•Eskiden hazır çekilmiş kahve alma alışkanlığı yoktu. Evlerde tavada karıştırılarak kavrulur, el değirmenlerinde çekilirdi. Tabii günümüzde çok zaman aldığı ve zahmetli olduğu için tercih edilmiyor. Hazır çekilmiş kahve tüketiyoruz.
•Yeni kavrulmuş ve çekilmiş kahve almak, paket kahve almaktan daha mantıklı geliyor bana. Az miktarda alıp evde bekletmeden tüketilmesini tavsiye ederim. En azıdan rayihası kaybolmadan mis gibi kokar :)
•Kahve pişirirken kullanılan su klorlu olmamalıdır. Arıtılmış su veya şişe suyu kullanmak gerekir.
•Kullandığımız su soğuk olursa kahve daha güzel köpürür.
•Su kahve ve şeker, cezve ateşe alınmadan önce 30-40 saniye iyice karıştırılırsa çok yumuşak bir kıvamı oluyor. Kulağa mantıklı gelmeyebilir ama bir deneyin derim...
•Kahve çok ağır ateşte pişmelidir, közde veya mangalda pişen kahvenin çok lezzetli olmasının sebeplerinden biride ağır ateşte pişmesidir.
•Kahveyi iyice karıştırıp ocağa aldıktan sonra kabarana kadar fazla karıştırmamak gerekir, köpüğü sönebilir.
•Kahve biraz kabarmaya başlayınca, köpüğü fincanlara birer çay kaşığı dağıtılır. Köpüğünü dağıtmadan önce çok kabarırsa köpüğü sönebilir.
•Cezvede kalan kahve tekrar kaynatılır ve fincanlara paylaştırılır.
•Kahve fincanlara dökülürken fincanın kenarından yavaş yavaş dökülür. Ortadan hızla dökmek köpüğü varsa bile sönmesine yol açar :)
•Yumuşak bir aroma istiyorsanız her fincan için 1 çay kaşığı süt ekleyebilirsiniz.
•Çikolata katmak da kahveyi çeşitlendirmenin lezzetli bir yolu. Bitter çikolata kullanmak gerekir, sütlü çikolataların karışımında bulunan yağ ve farklı maddeler kahvenin tadını bozuyor. Her fincan için yarım madlen kullanabilirsiniz. Şeker miktarını ayarlarken çikolatayı dikkate almak lazım.
•Şeker miktarı :
◦Sade kahve şekersiz kahvedir, yanına bir parça çikolata veya kuş lokumu ile nefis olur
◦Az şekerli yarım küp şeker
◦Orta 1 küp şeker
◦Şekerli 2 küp şeker olarak adlandırılır.
•Fincan başına iki çay kaşığı kahve kullanılır.
•Kahvenin yanında su ikram etmek ,önce bir yudum su içip sonra kahve içmeye başlamak kahvenin aromasını daha güzel algılamamızı sağlar ve midemizi korur.
•Kahvenin kavrulma süreleri de çeşitli. Az, orta ve koyu kavrulmuş çeşitleri oluyor. Az kavrulmuş kahve çok hafif bir aromaya sahiptir ve biraz ekşimtrak bir tadı vardır. Bir tiryaki olarak tercih etmediğimi söyleyebilirim.
•Orta kavrulmuş kahvenin daha dengeli bir tadı vardır.
•Çifte kavrulmuş kahve tam tiryaki kahvesidir, alışkın olmayanlara biraz ağır gelebilir.
•Dibek kahvesi adı altında satılan kahveler ise bir karışımdır. İçinde farklı aroma katacak maddelerin yanısıra(kesin bir bilgi değil ama damak tadıma güvenerek söylüyorum) kahve kreması kullanılıyor. Türk kahvesi olarak değil, farklı bir tat olarak tüketilebilir.
•Kahvenin içine damla sakızı veya kakule gibi baharatlar katılabilir. Kakule kahveye çok güzel bir aroma katar ve sağlık için de çok faydalıdır...
Birde fincanda yapılan Türk Kahvesi var. Fincana su, şeker ve kahve koyulup, karıştırılır. Ocağın en küçük gözünde iyice kısılarak pişirilir. Başında durmak lazım, çabuk taşabilir. Gerçekten çok güzel oluyor...​
 
Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Osman Serim kahvenin tarihçesini ve en güzel pişirme yöntemini anlattı

Kahvaltı sofralarının ardından, ev sohbetlerinde ve iş yeri dedikodularının yanında Türk kahvesi en sık tercih edilen lezzettir. Kimi “Mangalda ağır ağır pişireceksin ki tadı çıksın”, kimi de “Koyacaksın kahve makinesine, iki dakikada kahveni alıp tadını çıkaracaksın” der. Türk kahvesi müdavimleri için kahvenin tarihçesini ve en güzel pişirme yöntemini Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Osman Serim anlattı:

“Elektronik cezve Türk kahvesini kurtardı”

Türkler, kahveyle 16’ıncı yüzyılda Osmanlıların Kanuni döneminde Yemen’i fethetmesiyle tanıştı ve hemen ardından 1554’te İstanbul’da ilk kahvehane açıldı. Türk kahvesi ülkemize gelmeden önce Arap ülkelerinde “mırra” denilen yöntemle yapılıyordu. Türkiye’de bu çekirdekler yetişmemesine rağmen “Türk kahvesi” adını vermemizin sebebi; çekirdeklerin bizim topraklarımızda şekillenmesi, yani bize has bir yöntemle pişirilip sunulmasıdır. Dolayısıyla Türk kahvesi dediğiniz zaman kahvenin geldiği ülkeden değil, o ülkedeki pişirilme yönteminden bahsediyoruz.


Eski zamanlardan bugüne hep cezvelerde pişiririz Türk kahvesini ama son yıllarda bu kahve yapma yöntemlerine daha değişik pişirebilen çeşitli makineler, elektronik cezveler de eklendi. Bu teknolojik ürünler kötü bir gelişme değil. Aksine bu makineler çıkmasaydı Türk kahvesinin sonu gelecekti diye düşünüyorum. Çünkü közde, mangalda, her ne kadar ateşte pişirmesi kolay gibi görünse de aslında Türk kahvesi yapmak kolay iş değil. O nedenle bu elektronik ürünler durumu kurtardı.
Eskiden şeker zor bulunduğu için kahveyi yanında şekerli bir şeyle tüketme alışkanlığı doğmuştu, bizde de yanında şeker niyetine lokum ikram edilir. Kahvede esas olan içine şeker koymak değil, yanında şekerli bir şey sunmak. Lokumun yerine hurma, kuru incir, akide şekeri gibi değişik ikramlar da verilebilir. Su ikramı konusunda ise “önce içilir, sonra içilir” tartışmaları hâlâ yapılıyor ama Türk kahvesi içerken ağza bir miktar telve geldiğinde temizlemek için su sonra içilmeli.

Kahve pişirmenin püf noktaları

Osman Serim lezzetli bir kahve için neler yapılması gerektiğini anlattı: Lezzetli kahvenin ilk kuralı çekirdeklerin çok kısa bir süre önce öğütülmüş olması. Eğer kahve açıkta bırakılırsa aromasını kaybeder. Kahvede kaliteyi öncelikli olarak sağlayan aromanın korunmasıdır. İkinci kural ise kahve yaparken kullanılan suyun soğuk olması çünkü kahvede renk, aroma, tat transferi vardır. Eğer su sıcak veya ılıksa çok çabuk kaynayacak, transfer gerçekleşmeyecektir. Son olarak ateş kesinlikle çok açık olmamalı ve yaklaşık 6-7 dakika civarında bir pişirme süresi tanınmalı. Bu esnada başlangıçta bir defa karıştırıp bir daha dokunmamalı ki lezzet, koku, aroma, renk suya geçebilsin. Kahvenin köpüklü olup olmaması ise tamamen kişisel tercihe ve pişirildiği yöreye bağlı olarak değişebilir.​
 
bazen paketlerdeki cok kavrulmus oluyor sanirim acayip eksi kokusu oluyor. O paketlerdeki kahveyi kopurtmek imkansiz , ben beceremedim sahsen, en iyisi baharatcilardan gidip taze kavurup yapmak kopugu kokusu herseyi bambaska oluyor. Imkan olmayincada en iyisi bence Mehmet efendininki, ulker shazili vs cok kopuk olmuyor nedense
 
Geri