A
aXi
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Coğrafi açıdan şanslı topraklarda büyüyen Türk çocuğu doğumundan itibaren beslenemiyor. Altı aydan önce anne sütü kesilen bebeğin, erken yaşta hazır gıdalarla tanışması, kısa boy ve kilo sorunlarını doğuruyor
Türk çocukları coğrafi açıdan şanslı topraklarda yaşıyor. Dört mevsimin yaşandığı ülkemizde meyve, sebze bolca yetişiyor. Bu açıdan Avrupa’nın pek çok ülkesinden daha şanslıyız. Ancak iş beslenme konusuna geldiğinde durum hiç de iç açıcı değil. Beslenme; büyüme, gelişme, yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunarak devamında olduğu gibi, çeşitli hastalık durumlarında da hastalık komplikasyonlarını azaltmada, uygulanan tıbbi tedavilerin etkinliğini arttırmada ve yaşam kalitesinin yükseltilmesinde önemli rol oynar. Bu açıdan beslenmenin yararları çocuklarda erişkinlere göre daha net görülecek kadar etkindir. Ülkemizde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin sağlık sorunlarını bir arada görmekteyiz. 75 milyonun üzerinde bir nüfusa sahip olan ülkemizde beslenmeye ilişkin sağlık sorunlarının nedenlerinden biri de, doğru gıdalarla beslenme bilgisinden yoksunluktur. Bu durum özellikle bebek ve çocuklar, gebe ve emzikli kadınlar, yaşlılar ve toplumun tüm katmanları açısından büyük önem taşımaktadır. En son yapılan Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması ön verilerine göre Türkiye genç nüfusa sahip (yüzde 27’si 15 yaşından küçük) olmakla birlikte 65 yaş üzeri nüfus ise yüzde 7 olup ülke tarihinde en yüksek noktasına ulaşmıştır. Bu da çocuklar ve gençler arasında beslenme konusunun ne kadar önemli olduğunun göstergesi.
EN SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Türk çocukları coğrafi açıdan şanslı topraklarda yaşıyor. Dört mevsimin yaşandığı ülkemizde meyve, sebze bolca yetişiyor. Bu açıdan Avrupa’nın pek çok ülkesinden daha şanslıyız. Ancak iş beslenme konusuna geldiğinde durum hiç de iç açıcı değil. Beslenme; büyüme, gelişme, yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunarak devamında olduğu gibi, çeşitli hastalık durumlarında da hastalık komplikasyonlarını azaltmada, uygulanan tıbbi tedavilerin etkinliğini arttırmada ve yaşam kalitesinin yükseltilmesinde önemli rol oynar. Bu açıdan beslenmenin yararları çocuklarda erişkinlere göre daha net görülecek kadar etkindir. Ülkemizde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin sağlık sorunlarını bir arada görmekteyiz. 75 milyonun üzerinde bir nüfusa sahip olan ülkemizde beslenmeye ilişkin sağlık sorunlarının nedenlerinden biri de, doğru gıdalarla beslenme bilgisinden yoksunluktur. Bu durum özellikle bebek ve çocuklar, gebe ve emzikli kadınlar, yaşlılar ve toplumun tüm katmanları açısından büyük önem taşımaktadır. En son yapılan Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması ön verilerine göre Türkiye genç nüfusa sahip (yüzde 27’si 15 yaşından küçük) olmakla birlikte 65 yaş üzeri nüfus ise yüzde 7 olup ülke tarihinde en yüksek noktasına ulaşmıştır. Bu da çocuklar ve gençler arasında beslenme konusunun ne kadar önemli olduğunun göstergesi.
Çocuklarda yüzde 26.9 oranla ishal en sık rastlanan sorun. Bunu yüzde 12’yle üst solunum yolu enfeksiyonu, yüzde 12-22’yle demir yetersizliği anemisi izliyor. Diş çürükleri yüzde 42-85, raşitizm (kemik gelişim bozuklukları) yüzde 7.9-20, iyot yetersizliği yüzde 30.3 oranında görülüyor.
Gebe ve emzikli kadınların yüzde 50’den fazlasında demir yetersizliği anemisi, basit guatr, vitaminler (özellikle D vitamini) ve mineral yetersizlikleri de gözlenmektedir. Gebelikte yetersiz ve dengesiz beslenme doğum öncesinden başlayarak annenin ve bebeğin de sağlığını olumsuz etkilemektedir. Gençler ve yetişkin yaş grubundaki bireylerde de obezite, diyabet, koroner kalp hastalıkları, hipertansiyon, kanser, osteoporoz gibi kronik hastalık oranları giderek artmaktadır. Bu sağlık sorunlarının oluşumunun önlenmesi ve tedavisinde de doğru beslenme bilgisi önemlidir.
RAKAMLARLA BESLENME SORUNU
• Türkiye’de bebeklerini doğar doğmaz emziren anne oranı yüzde 97. İki aydan küçük çocuklarda tek başına anne sütüyle beslenme oranı yüzde 70. • 2-3 ayda anne sütü verme olayı yüzde 42. • İki ayın altında her 5 çocuktan biri hazır mamalarla besleniyor. • 5 yaş altı çocukların yüzde 10’u kısa boylu. Kırsal bölgelerde boy kısalığı yüzde 17’ye kadar yükseliyor. n Çocuklarda yaşa göre ağırlığı az (zayıf) olanların oranı yüzde 4-6’dır. Ancak şişmanlık çocuklara son yıllarda yüzde15 oranında arttı.