Toza Sor

Konu sahibi son olarak 27 gün önce görüldü
15592200810211746497747.jpg




Derken bir gün bir kitap çektim, açtım ve kalakaldım.
Birkaç paragraf okudum. Sonra çöplükte altın bulmuş biri gibi kitabı masaya götürdüm.
Cümleler sayfada yuvarlanıyordu, kayıyorlardı. Her cümlenin kendine özgü bir enerjisi vardı.
Cümlelerin özü sayfaya bir biçim veriyordu: sayfaya oyulmuşlardı sanki.
Duygusallıktan korkmayan birini bulmuştum sonunda.
Mizah ve acı olağanüstü bir kolaylıkla iç içe geçmişti.
O kitabın ilk sayfaları benim için çılgın ve büyük bir mucizeydi.
Evet, Fante beni çok etkiledi. O kitapları okuduktan kısa bir süre sonra bir kadınla yaşamaya başlamıştım.
Benden daha ayyaştı ve korkunç kavgalar ederdik.
Bazen ona, "Bana o. çocuğu deme! Bandini'yim ben, Arturo Bandini" diye bağırırdım.
Fante benim Tanrı'mdı ve Tanrı'ların rahatsız edilmeyeceğini, kapılarının çalınmayacığını biliyordum.
Ama "Angel's Flight"ın neresinde oturduğunu tahmin etmeye çalışır, hala orada yaşadığını tahayyül etmeyi severdim. Hemen her gün ordan geçerdim.
Camilla'nın tırmandığı pencere bu muydu? Lobi bu mu?
Hiçbir zaman emin olamadım.
-Charles Bukowski-​

John Fante
 
Harika bir kitap.
Zevkle Okunulur ..

Benim en çok hoşuma giden yer;

Tanrım, artık bir ateist olduğum için beni bağışla, ama Nietzsche’yi okudun mu? Ne kitap!
Ulu Tanrım, sana karşı dürüst olacağım. Bir teklifte bulunacağım sana. Benden büyük bir yazar yarat kiliseye döneyim. Ve lütfen Tanrım, bir ricam daha olacak: annemi mutlu kıl. İhtiyar o kadar önemli değil, onun şarabı var ve sıhhati yerinde, ama annem her şeye kaygılanır. Amin.
 
Çevirisi berbat olmasına rağmen okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Kitabın ilk sayfasında "Hassasiyet gerektiren önemli bir sorunla karşı karşıyaydım. Sorunu ışıkları söndürüp yatağa girerek hallettim." cümlelerini görünce "Oha! çok mantıklı okunur bu" demiştim. Sanırım bir an önce bitsin ve aynı anda hiç bitmesin istediğim tek kitaptı. Los Angeles yolu nu aradım ama satışı yok sanırım. Fütursuz, kendi deyimiyle karanlık ve korkak, insanlarla hayvanları birbirinden ayırmadan seven şapşal Arturo Bandini, salaksın ama samimiyetini seviyom.
 
Geri