Frithjof
Bronz Üye
-
- Katılım
- Kasım 16, 2022
-
- Mesajlar
- 3,443
-
- Tepkime puanı
- 3,535
-
- Puanları
- 139
-
- Konum
- Bâbil
Macar yönetmen Bela Tarr'ın son filmidir Torino Atı.Yönetmen günümüzde sükse yapmış "minimalist sinema" dilinin kurucularından,hatta öncüsüdür diyebiliriz.İmgesellik ve yakın/ağır çekim tekniklerinde şu ana kadar Bela Tarr'dan daha iyisini görmedim.İlk bir kaç deneme filmi vasatın aldın da kalsa da,sondan geriye gittiğinizde Bela Tarr sineması izleyiciye uçsuz bucaksız bir şölen yaşatıyor.
Torino Atı filmi kapitalizmin göğsüne saplanmış bir hançer gibidir.Dostoyevski'nin meşhur karakteri Raskolnikof'un rüyasında bir imge olan at göndermesi,Nietzsche'nin tüm insanlığı utandıracak kadar değerini yitirip,bir meydan da atın boynuna sarılıp hüngür hüngür ağlaması Bela Tarr'ın Torino Atı adlı filminde et ve kemiğe bürünmüş.Film her şeyi bitimsiz bir hiçliğe sürükleyen bir rüzgar uğultusuyla başlar. Sonrasında oldukça depresif bir sessizlikte ilerliyor film.Doğaya hükmetmenin değil doğaya esir olmanın kurtuluş reçetesi olduğunu yineliyor her sekans.Rüzgar sahnesinde o hissettiğimiz ama anlayamadığımız şey biraz da bununla alakalıdır belki.
İmkanlar dahilinde izlemenizi tavsiye ederim.
