Onur Gökmen
Üye
-
- Katılım
- Aralık 26, 2013
-
- Mesajlar
- 786
-
- Tepkime puanı
- 0
-
- Puanları
- 266
-
- Yaş
- 36
-
- Web sitesi
- www.facebook.com
TORBEŞLER
Makedonya'daki çeşitlilik sadece siyasi hayatta değil. Dinsel ve etnik yapıda görüldüğünde daha karışık. Bu bağlamda, benim bu seyahat esnasında tanıştığım bir kelimeden ve o kelimenin temsil ettiği bir gruptan söz etmek istiyorum TORBEŞLER. Torbeş'i ilk elde, Makedon asıllı müslümanların ortak adı olarak anlayabiliriz. Ama bu yetmiyor durumu açıklamak için. Torbeş'lerde aralarında bölünmüşler.
Biz üç grup Torbeş'liyle tanıştık.
Birinci grup: Kendilerini Makedon asıllı müslümanlar olarak tanımlıyor ve Makedonca konuşuyor. Bunların topluca yaşadığı yerlerden birisi Restoşe. Restoşe 12 bin nufusla, daha çok tarım, ormancılık ve hayvancılıkla geçinen bir belde. Üç yıl önce belediye olmuş ve şu anda adının Fuad olduğunu not aldığım bir başkan tarafından yönetiliyor. Hükümetle araları iyi, özel ilgi görüyorlar.
İkinci grup Torbeşler: Makedon asıllı, Arnavutca konuşan müslümanlar. Kendilerini Müslüman Arnavut olarak tanımlıyorlar. Onları da Labuniste'de gördük. Burası da şirin görünümlü, özellikle evleriyle (iki ya da üç katlı villa tipi bahçeli evler) dikkati çeken bir belde.
Üçüncü grup Torbeşler' in durumu çok daha karışık ve acıklı. Onları da Jupa'da tanıdık. Makedonya'da Türk başkan tarafından yönetilen iki belediyeden birisi bu. Başkan Mevaib İsmail heyetimizi havaalanında karşılayanlar arasındaydı. Bir kahvehane düşünün; duvarında Türkiye haritası, Türkiye'deki siyasi partilere ait amblemler vs. Hem yeni oturmuşuz daha çaylar gelmemiş ve şaşkınlığımızı üzerimizden atmamışken, 11-12 yaşlarında bir erkek çocuk önce kendi yaşındaki arkadaşlarından oluşan koroya İstiklal Marşı ve Türküm andını sonra bu kez tek başına bir şiir okumaya başlıyor. "Biz Jupa'lıyız, Jupa'da Türk olmak zordur." Duygusal hava dağıldıktan sonra o çocuğu dışarda arkadaşlarıyla oyun oynarken buldum. Ezberindeki şiiri yazması için boş bir kağıt ve kalem uzattım ona. Önce kendisi başladı, bir iki dizesini yazdı, demek ki Türkçe yazması konuşması kadar işlek değildi daha büyük bir ağabeyinden yardım istedi öyle bitirebildi şiirini yazmayı. Cesur İsmail'de böylece benim unutulmazlarım arasındaki yerini aldı.
Torbeş Dili
Torbeşçe sadece baba ve dedolarımızın konuştuklarını varsaydıkları dilin adıdır. Ve çoğunlukla torbeşlerin konuştukları dil, diğer balkan halkları tarafından da "torbeşçe" olarak nitelendirilir. Ancak Torbeşçe denilen şey, Makedonca'nın ta kendisidir. Torbeşler genelde dağlık kesimlerde ve köyler halinde yaşadıkları için zamanla Makedonca ile Torbeş dili arasında çok ufak bir şive farkı oluşmuştur. Torbeş dilinde kelime söylemleri biraz daha serttir ve bastıra bastıra konuşulur. "Torbeş" bir etnik halkın adıdır. Bu yüzden dili olmaz. Konuşulan dil, bağlı bulundukları Makedon milletinin dilidir. "Din" torbeş kültürünün en belirleyici özelliğidir. Dini farklılık Torbeşlerin kullandığı kelimeler arasına islamiyete dair bazı özel kelimeler ve kalıp cümleler sokmuştur. Bu durumu Boşnakça'da da görebilmekteyiz. Kelimenin makedoncası yerine daha çok Türkçe'den makedonca'ya geçmiş hali yahut dini versiyonunun kullanımı tercih edilir.
Türkçe'deki İsimden isim yapan sıfat oluşturma fonksiyonundaki yapım eki +lik (+lık, +luk) ekleri torbeş dilinde slav sözcüklerine de getirilmiştir:
Lopovluk (hırsızlık),
bezobrazluk (yüzsüzlük)
rahatljija (rahat)
joldzije (yolcu)
jorgandzija (yorgancı)
hamallik (hamallık)
agalik (ağalık)
Torbeşlerin konuştukları dil içindeki yoğun dini öğelerden birkaçı da aşağıdaki gibidir:
Abdest
ahiret
ajet (ayet)
besmele
dzenaza (cenaze)
dzenet (cennet)
ezan
munare (minare)
ajirlija (hayırlama)
iftar (iftar)
jacija (yatsı namazı)
kijamet (kıyamet)
kijametski dan (kıyamet günü)
mejt (cenaze)
Bir dilin söz varlığını oluşturan unsurlardan biri olan kalıp sözler, dili konuşan toplumun kültürüne ışık tutmakta, onun inançlarını, geleneklerini, toplum hayatındaki ayrıntıları yansıtmaktadır. Bu bakımdan kalıp sözler, bir dilin anlaşılabilmesi, o dili konuşan toplumun kültürünün ortaya konabilmesi için en önemli dil öğelerindendir.Boşnakça'da da görülen dini kalıp cümleleri Torbeşlerin konuştuğu Makedonca içinde görmek mümkündür.
Bujrun (buyrun)
Ajrola (hayırdır / hayrola)
Selam Alejkum (Selamü'n Aleyküm)
Allahimanet (hoşçakal / allaha emanet ol)
sevdah (sevda/ aşk)
sahatljer-olsum (sıhhatler olsun)
ne metlji (ne mutlu)
aferim (aferin)
Bajram šerif mubarek olsun (bayramınız mübarek olsun)
Bazı meslek adları da Türki ve islami özellikler taşır. Makedonca gramerine uymayan eklerle bezenmiştir.
dzamdzilik (camcılık)
hamallik (hamallık)
kalajdzija (kalaycı)
kasap(kasap)
kasaplik (kasaplık)
kunduradzija (kunduracı)
kujundzija (kuyumcu),
yorgandzija (yorgancı)
Saatdzija (saatçı)
TORBEŞLER
Bunlar, Balkanlarda yaşayan, tüm Balkan devlet yönetimleri tarafından istismar edilen, hatta kimlikleri hakkında dahi kesin bilgiler bulunmayan bir topluluktur. Bu topluluk Makedonya’da Torbeş, Sırbistan’da Goran, Bulgaristan’da Pomak olarak bilinmektedir. Torbeşleri Slav kökenli Müslümanlar olarak görmek doğru olur.
Makedonya’da yaşayanlar genel olarak Makedonca konuşurlar. Fakat Arnavut ve Türklerle iç içe oldukları için her iki dili de konuşanları vardır. Torbeşler genel olarak kendilerini Türklere yakın görürler ve Türk olarak kabul edilmelerini isterler.
Torbeşlerin Arnavut olduklarına dair kabul görmeyen bir görüş de vardır. Bu görüşe göre, bu topraklar Osmanlı yönetiminden önce Sırp yönetimi tarafından yönetilirken bunlar Slavlaştırılmış, fakat Osmanlı’nın gelmesiyle birlikte Müslüman oldukları halde dillerini değiştirmemişlerdir.
Makedon devleti tarafından yürütülen demografik politikalar çerçevesinde Torbeşler, Makedon nüfusu içinde gösterilerek büyük bir haksızlığa maruz kalmaktadırlar. Resmen Makedon nüfusuna dâhil edildikleri için sayılarının ne kadar olduğu bilinmemektedir. Kendi ifadelerine göre Makedonya genelinde yüz ila yüz elli bin civarında Torbeş vardır.
Torbeşlerin etnik-kimliği konusunda bazı sorunlar yaşanmakta ve yoğun tartışmalar yapılmaktadır. Devlet nezdinde bunlar İslâmlaştırılmış Makedonlar olarak kabul edilmektedirler. Torbeşlere etnik kimlikleri sorulduğunda üç farklı cevap almak mümkündür.
Torbeşlere kendilerini nasıl tanımladıklarısorulduğunda karşımıza üç tip tanımlama ve yaklaşım çıkmaktadır:
a) Bunların bir kısmı kendilerini Türk olarak görür ve onun dışında bir kimlik kabul etmezler.
b) Etnik kimlikleri konusunda hiçbir şey söylemeyen Torbeşler de bulunmaktadır. Bunlar farklı kimliklerinin farkında olduklarından dolayı daha çok sadece Müslüman kimliğiyle tanınmak istemektedirler.
c) Torbeşler arasında Makedon etnik kimliği kabul etmiş olanlar da vardır. Ayrıca etnik kimliklerini açıklamaktan çekinenlere yönelik eleştirilerde bulunmaktadırlar. Bu grup, devlet tarafından desteklenmekte ve devlet yardımlarıyla Makedon-Müslüman kimlik propagandası yapmaktadırlar. Bu gurubun gerçekleştirdikleri birçok faaliyetleri vardır. Bu faaliyetleri sonucu olarak da “Makedon Müslüman Dernek Birlikleri” kurmuşlardır. Bu dernekler Torbeşlere tavsiye olarak Makedon kimliğini empoze etmektedir.
***
Müslüman topluluklar arası ilişkiler, tarihî bağlar ve dinî aidiyetler sebebiyle çok iyi ve olumludur.Dinin bütünleştirici özelliğini bu topluluklar arasında görmek mümkündür. Fakat buna rağmen özellikle son dönemlerde artan milliyetçi şuurun bu ilişkilerde çözülmelere yol açtığını gözlemlemekteyiz.
Ticarî, kültürel ve dinî hayatla ilgili münasebetlerde bazı ufak tefek ayrımlar gözlemlense de genelde birbirine kenetlenmiş ve kardeşçe ilişkiler içerisinde olduklarını söylemek mümkündür. Bunun en büyük delili, dinî toplumsal organizasyonlar esnasında tarafların birbirlerine karşı sergilemiş oldukları iyi niyetler ve yardımlaşmaya dayalı tutumlardır.
Bu davranışların en son örneklerini Bosna, Kosova ve Makedonya savaşlarında hiçbir milliyet ayrımı yapmadan birbirlerine karşı uzattıkları yardım ve şefkat elinde görmek mümkündür.
Her ne kadar birbirlerine karşı olan bağlılıklar bu derece olumlu ise de, Türk-Arnavut milletleri dışında Müslüman toplulukların birbirlerinden kız alıp vermeleri istisnai bir durum arz etmektedir. Dinen bir sakınca görmeseler de, kültürel olarak buna karşı çıkmaktadırlar. Özellikle Boşnaklar ve Çingenelerle evlilikler yok denecek kadar azdır. Çünkü bu iki topluluk daha muhafazakâr bir yapıya sahiptir ve kendi kültürlerinin yozlaşmasından korkmaktadırlar.
Her ne kadar bazı Türk aileleri kendi kültürlerini koruma dürtüsü ve asimile olma endişesiyle diğer milletlerle evliliklere karşı çıksa da, en iç içe girmiş ve en fazla kız alıp verme durumları Arnavutlarla ve Türkler arasında olmuştur. Bu iç içelik ve yakınlaşma, bugün dünyanın yaşadığı çözülme sürecine ve etnik ayrışmalara büyük ölçüde mani olmaktadır.
Makedonya'daki çeşitlilik sadece siyasi hayatta değil. Dinsel ve etnik yapıda görüldüğünde daha karışık. Bu bağlamda, benim bu seyahat esnasında tanıştığım bir kelimeden ve o kelimenin temsil ettiği bir gruptan söz etmek istiyorum TORBEŞLER. Torbeş'i ilk elde, Makedon asıllı müslümanların ortak adı olarak anlayabiliriz. Ama bu yetmiyor durumu açıklamak için. Torbeş'lerde aralarında bölünmüşler.
Biz üç grup Torbeş'liyle tanıştık.
Birinci grup: Kendilerini Makedon asıllı müslümanlar olarak tanımlıyor ve Makedonca konuşuyor. Bunların topluca yaşadığı yerlerden birisi Restoşe. Restoşe 12 bin nufusla, daha çok tarım, ormancılık ve hayvancılıkla geçinen bir belde. Üç yıl önce belediye olmuş ve şu anda adının Fuad olduğunu not aldığım bir başkan tarafından yönetiliyor. Hükümetle araları iyi, özel ilgi görüyorlar.
İkinci grup Torbeşler: Makedon asıllı, Arnavutca konuşan müslümanlar. Kendilerini Müslüman Arnavut olarak tanımlıyorlar. Onları da Labuniste'de gördük. Burası da şirin görünümlü, özellikle evleriyle (iki ya da üç katlı villa tipi bahçeli evler) dikkati çeken bir belde.
Üçüncü grup Torbeşler' in durumu çok daha karışık ve acıklı. Onları da Jupa'da tanıdık. Makedonya'da Türk başkan tarafından yönetilen iki belediyeden birisi bu. Başkan Mevaib İsmail heyetimizi havaalanında karşılayanlar arasındaydı. Bir kahvehane düşünün; duvarında Türkiye haritası, Türkiye'deki siyasi partilere ait amblemler vs. Hem yeni oturmuşuz daha çaylar gelmemiş ve şaşkınlığımızı üzerimizden atmamışken, 11-12 yaşlarında bir erkek çocuk önce kendi yaşındaki arkadaşlarından oluşan koroya İstiklal Marşı ve Türküm andını sonra bu kez tek başına bir şiir okumaya başlıyor. "Biz Jupa'lıyız, Jupa'da Türk olmak zordur." Duygusal hava dağıldıktan sonra o çocuğu dışarda arkadaşlarıyla oyun oynarken buldum. Ezberindeki şiiri yazması için boş bir kağıt ve kalem uzattım ona. Önce kendisi başladı, bir iki dizesini yazdı, demek ki Türkçe yazması konuşması kadar işlek değildi daha büyük bir ağabeyinden yardım istedi öyle bitirebildi şiirini yazmayı. Cesur İsmail'de böylece benim unutulmazlarım arasındaki yerini aldı.
Torbeş Dili
Torbeşçe sadece baba ve dedolarımızın konuştuklarını varsaydıkları dilin adıdır. Ve çoğunlukla torbeşlerin konuştukları dil, diğer balkan halkları tarafından da "torbeşçe" olarak nitelendirilir. Ancak Torbeşçe denilen şey, Makedonca'nın ta kendisidir. Torbeşler genelde dağlık kesimlerde ve köyler halinde yaşadıkları için zamanla Makedonca ile Torbeş dili arasında çok ufak bir şive farkı oluşmuştur. Torbeş dilinde kelime söylemleri biraz daha serttir ve bastıra bastıra konuşulur. "Torbeş" bir etnik halkın adıdır. Bu yüzden dili olmaz. Konuşulan dil, bağlı bulundukları Makedon milletinin dilidir. "Din" torbeş kültürünün en belirleyici özelliğidir. Dini farklılık Torbeşlerin kullandığı kelimeler arasına islamiyete dair bazı özel kelimeler ve kalıp cümleler sokmuştur. Bu durumu Boşnakça'da da görebilmekteyiz. Kelimenin makedoncası yerine daha çok Türkçe'den makedonca'ya geçmiş hali yahut dini versiyonunun kullanımı tercih edilir.
Türkçe'deki İsimden isim yapan sıfat oluşturma fonksiyonundaki yapım eki +lik (+lık, +luk) ekleri torbeş dilinde slav sözcüklerine de getirilmiştir:
Lopovluk (hırsızlık),
bezobrazluk (yüzsüzlük)
rahatljija (rahat)
joldzije (yolcu)
jorgandzija (yorgancı)
hamallik (hamallık)
agalik (ağalık)
Torbeşlerin konuştukları dil içindeki yoğun dini öğelerden birkaçı da aşağıdaki gibidir:
Abdest
ahiret
ajet (ayet)
besmele
dzenaza (cenaze)
dzenet (cennet)
ezan
munare (minare)
ajirlija (hayırlama)
iftar (iftar)
jacija (yatsı namazı)
kijamet (kıyamet)
kijametski dan (kıyamet günü)
mejt (cenaze)
Bir dilin söz varlığını oluşturan unsurlardan biri olan kalıp sözler, dili konuşan toplumun kültürüne ışık tutmakta, onun inançlarını, geleneklerini, toplum hayatındaki ayrıntıları yansıtmaktadır. Bu bakımdan kalıp sözler, bir dilin anlaşılabilmesi, o dili konuşan toplumun kültürünün ortaya konabilmesi için en önemli dil öğelerindendir.Boşnakça'da da görülen dini kalıp cümleleri Torbeşlerin konuştuğu Makedonca içinde görmek mümkündür.
Bujrun (buyrun)
Ajrola (hayırdır / hayrola)
Selam Alejkum (Selamü'n Aleyküm)
Allahimanet (hoşçakal / allaha emanet ol)
sevdah (sevda/ aşk)
sahatljer-olsum (sıhhatler olsun)
ne metlji (ne mutlu)
aferim (aferin)
Bajram šerif mubarek olsun (bayramınız mübarek olsun)
Bazı meslek adları da Türki ve islami özellikler taşır. Makedonca gramerine uymayan eklerle bezenmiştir.
dzamdzilik (camcılık)
hamallik (hamallık)
kalajdzija (kalaycı)
kasap(kasap)
kasaplik (kasaplık)
kunduradzija (kunduracı)
kujundzija (kuyumcu),
yorgandzija (yorgancı)
Saatdzija (saatçı)
TORBEŞLER
Bunlar, Balkanlarda yaşayan, tüm Balkan devlet yönetimleri tarafından istismar edilen, hatta kimlikleri hakkında dahi kesin bilgiler bulunmayan bir topluluktur. Bu topluluk Makedonya’da Torbeş, Sırbistan’da Goran, Bulgaristan’da Pomak olarak bilinmektedir. Torbeşleri Slav kökenli Müslümanlar olarak görmek doğru olur.
Makedonya’da yaşayanlar genel olarak Makedonca konuşurlar. Fakat Arnavut ve Türklerle iç içe oldukları için her iki dili de konuşanları vardır. Torbeşler genel olarak kendilerini Türklere yakın görürler ve Türk olarak kabul edilmelerini isterler.
Torbeşlerin Arnavut olduklarına dair kabul görmeyen bir görüş de vardır. Bu görüşe göre, bu topraklar Osmanlı yönetiminden önce Sırp yönetimi tarafından yönetilirken bunlar Slavlaştırılmış, fakat Osmanlı’nın gelmesiyle birlikte Müslüman oldukları halde dillerini değiştirmemişlerdir.
Makedon devleti tarafından yürütülen demografik politikalar çerçevesinde Torbeşler, Makedon nüfusu içinde gösterilerek büyük bir haksızlığa maruz kalmaktadırlar. Resmen Makedon nüfusuna dâhil edildikleri için sayılarının ne kadar olduğu bilinmemektedir. Kendi ifadelerine göre Makedonya genelinde yüz ila yüz elli bin civarında Torbeş vardır.
Torbeşlerin etnik-kimliği konusunda bazı sorunlar yaşanmakta ve yoğun tartışmalar yapılmaktadır. Devlet nezdinde bunlar İslâmlaştırılmış Makedonlar olarak kabul edilmektedirler. Torbeşlere etnik kimlikleri sorulduğunda üç farklı cevap almak mümkündür.
Torbeşlere kendilerini nasıl tanımladıklarısorulduğunda karşımıza üç tip tanımlama ve yaklaşım çıkmaktadır:
a) Bunların bir kısmı kendilerini Türk olarak görür ve onun dışında bir kimlik kabul etmezler.
b) Etnik kimlikleri konusunda hiçbir şey söylemeyen Torbeşler de bulunmaktadır. Bunlar farklı kimliklerinin farkında olduklarından dolayı daha çok sadece Müslüman kimliğiyle tanınmak istemektedirler.
c) Torbeşler arasında Makedon etnik kimliği kabul etmiş olanlar da vardır. Ayrıca etnik kimliklerini açıklamaktan çekinenlere yönelik eleştirilerde bulunmaktadırlar. Bu grup, devlet tarafından desteklenmekte ve devlet yardımlarıyla Makedon-Müslüman kimlik propagandası yapmaktadırlar. Bu gurubun gerçekleştirdikleri birçok faaliyetleri vardır. Bu faaliyetleri sonucu olarak da “Makedon Müslüman Dernek Birlikleri” kurmuşlardır. Bu dernekler Torbeşlere tavsiye olarak Makedon kimliğini empoze etmektedir.
***
Müslüman topluluklar arası ilişkiler, tarihî bağlar ve dinî aidiyetler sebebiyle çok iyi ve olumludur.Dinin bütünleştirici özelliğini bu topluluklar arasında görmek mümkündür. Fakat buna rağmen özellikle son dönemlerde artan milliyetçi şuurun bu ilişkilerde çözülmelere yol açtığını gözlemlemekteyiz.
Ticarî, kültürel ve dinî hayatla ilgili münasebetlerde bazı ufak tefek ayrımlar gözlemlense de genelde birbirine kenetlenmiş ve kardeşçe ilişkiler içerisinde olduklarını söylemek mümkündür. Bunun en büyük delili, dinî toplumsal organizasyonlar esnasında tarafların birbirlerine karşı sergilemiş oldukları iyi niyetler ve yardımlaşmaya dayalı tutumlardır.
Bu davranışların en son örneklerini Bosna, Kosova ve Makedonya savaşlarında hiçbir milliyet ayrımı yapmadan birbirlerine karşı uzattıkları yardım ve şefkat elinde görmek mümkündür.
Her ne kadar birbirlerine karşı olan bağlılıklar bu derece olumlu ise de, Türk-Arnavut milletleri dışında Müslüman toplulukların birbirlerinden kız alıp vermeleri istisnai bir durum arz etmektedir. Dinen bir sakınca görmeseler de, kültürel olarak buna karşı çıkmaktadırlar. Özellikle Boşnaklar ve Çingenelerle evlilikler yok denecek kadar azdır. Çünkü bu iki topluluk daha muhafazakâr bir yapıya sahiptir ve kendi kültürlerinin yozlaşmasından korkmaktadırlar.
Her ne kadar bazı Türk aileleri kendi kültürlerini koruma dürtüsü ve asimile olma endişesiyle diğer milletlerle evliliklere karşı çıksa da, en iç içe girmiş ve en fazla kız alıp verme durumları Arnavutlarla ve Türkler arasında olmuştur. Bu iç içelik ve yakınlaşma, bugün dünyanın yaşadığı çözülme sürecine ve etnik ayrışmalara büyük ölçüde mani olmaktadır.