MAÖL 12. Sınıf Toplumsal Statü ve Roller

Konu sahibi son olarak 2599 gün önce görüldü
Toplumsal statü; “bireyin toplum içindeki yerini belirleyen hak ve ödevlerle biçimlenen konumudur.”


Toplumsal statüler toplumsal ilişkiler aracılığıyla gerçekleşir. Toplumda
kişilerin olduğu gibi, toplumsal grupların da statüleri vardır. Aynı zamanda toplum
içinde bireylerin birden fazla statüsü vardır. Örneğin bir kadın çocuğunun annesi,
kocasının eşi, iş yerinde işçi, sendikada üye, bir derneğin yönetim kurulu üyesi kız
kardeş, teyze vb. olabilir.
Statü, daha çok bireyin çevresindeki insanların, grupların ya da kurumların
(aile, okul gibi) toplum içinde ona uygun gördükleri yeri veya mevkiyi ifade eder.
Her birey zorunlu ya da gönüllü olarak çeşitli statüler elde eder ya da mevcut
statülerinden zamanla vazgeçebilir veya kaybedebilir. Aynı zamanda bireyler
statülerini tek başlarına belirleyemez.
Bireylerin sahip oldukları statüyü belirleyen etkenler şunlardır:
1. Statünün en evrensel ölçütü servet sahipliğidir. Genel olarak bütün
toplumlarda mülkiyet sahipliği, statülerin yukarı ya da aşağı olmasını belirleyen en
önemli etkendir.
2. Bazı toplumlarda soy bağı kişiye aşağı ya da yukarı bir statü sağlar.
3. Geçirilen eğitim basmakalarının sayısı ve çeşidi de toplumsal statünün
belirleyicileri arasındadır.
4. Bazı durumlarda kişinin dinsel inanış ve fikirleri de toplumsal statülerin
belirleyicisi olabilir.
5. Cinsiyet ölçütü de statüler üzerinde etkilidir. Cinsiyet, birçok toplumda
statü belirleycisi olarak kullanılır.
Toplumsal statüler elde ediliş biçimlerine göre iki gruba ayrılır:
Verilmiş statüler: Bunlar doğuştan gelen ve çoğunlukla değişmeyen
statülerdir. Statüyü belirleyen cinsiyet, soy, milliyet gibi etkenler doğuştan elde
edildiği için verilmiş statülerdendir. Bir dine, bir ulusa üye olma, gibi statülerin ilk
elde edilişi doğumla olur.
Kazanılmış statüler: insanın yaşam içerisinde emek, eğitim ve deneyimleri
ile sonradan kazandığı statülerdir. Bu statüler sonradan değiştirilebilirler. Statüyü
belirleyen etkenlerden servet sahipliği ve eğitim yoluyla elde edilen konumlar
kazanılmış statülerdendir. Öğretmen, öğrenci, tüccar, anne ve baba olmak
kazanılmış statüye birer örnektir.
Her bireyin toplumda birden fazla statüsü vardır. Çünkü, her birey birden
fazla gruba üye olur. Aile ortamında anne olan bir bireyin, okulda öğretmen,
üniversitede doktora öğrencisi, sendikada üye olması onun birden fazla statüye
sahip olduğunu gösterir.
Toplum üyeleri birbirlerini sahip oldukları statülere göre tanır. Her bireyin
birden fazla statüsü olmasına rağmen, bunların arasındaki en baskın statüye
anahtar statü adı verilir. ilk tanıştığımız kişiye sorduğumuz en önemli sorulardan
biri, “Ne iş yapıyorsunuz?” sorusudur. Çünkü, ona nasıl davranacağımızı, ancak bu
soruya verdiği yanıtla bulabiliriz. Ekonomik değerlerin önemli olduğu toplumlarda anahtar statü, genellikle kişinin mesleğidir.
Her toplumun statülere verdiği birtakım değerler vardır. Toplumun
gözünde, bazı statülerin değeri daha yüksek, bazılarınınki ise daha düşük olabilir.
Bu durum toplumdan topluma değiştiği gibi aynı toplumda da zamanla değişir.
Örneğin, geçmiş yıllarda lise mezunu olmak Türk toplumunda önemli bir statü
sayılırken, günümüzde üniversite mezunu olmak önemli sayılmaya başlanmıştır.
işte, bir toplumda statülere verilen değere toplumsal prestij adı verilir.
Annelik, ablalık, babalık vb. birer statüdür ve bu statüye sahip olan
insanlardan beklenen birtakım davranışlar vardır. Bireyler, kendi statülerine uygun
davranışları yerine getirmekle yükümlüdür.
Toplumun belirli bir statüde bulunan bireyden beklediği davranışların
bütününe toplumsal rol adı verilir. Rol, sahip olunan statülerin nasıl yerine
getirileceğini belirleyen davranış örüntülerini dile getirir. Her toplumsal rol,
beklenen, izin verilen ve yasaklanan davranışları içerir.
Beklenen davranışlar: Öğretmenden öğrencileri eğitmesini, belediye
başkanından yörenin sorunlarını gidermesini, yargıçtan adaletli olmasını, hakemden
tarafsız davranmasını bekleriz.
izin verilen davranışlar: Toplum ve hukuk düzeni bazı davranışlara katı
kurallar getirmez ve yapılmasına izin verir. Örneğin, bir üniversite öğrencisi
gazetelere yazılar yazabilir ya da seçmeli dersler alabilir. Bir lise öğrencisi
okulunda istediği eğitsel kol faaliyetine katılabilir.
Yasaklanan davranışlar: Toplum ve hukuk düzeni bazı davranışlar
yapıldığında ceza ya da yaptırımlar uygular. Hırsızlık yapanı ya da alkollü araç
kullanan sürücüyü toplum ayıplar, kınar vb. cezalar verir.
Her bireyin nasıl ki bir anahtar statüsü varsa, buna bağlı olarak da bir
anahtar rolü vardır. Anahtar statüsü doktorluk olan bireyin, anahtar rolü de hasta
tedavi etmek olacaktır. Statü ve roller toplumdan topluma farkılık gösterirler. ilkel
toplumlarda bireylerin statü ve rolleri daha azken, modern toplumlarda statü ve
roller daha fazlalaşmış ve karmaşıklaşmıştır.
Bazen bireyler birden fazla rolü yapmak zorunda olduğu için, bireyin
herhangi bir rolü bir başka rolünü yerine getirmesini zorlaştırabilir. Bu duruma rol
çatışması adı verilir. Kendi çocuğunun öğretmeni olan bir kadının, evde çocuğuna
anne gibi davranması gerekirken öğretmen gibi davranması rol çatışmasına
örnektir. Bazı durumlarda bireyin oynayacağı rolün yeterince açık olmaması ve
oynanan rolün geçici olması da rol çatışmasına örnektir.
Rol çatışmaları, başarısızlığın yanı sıra bireyde gerilim ve kaygılara da
neden olabilir. Bu nedenle, bireyler statülerinin kendilerine yüklediği rolleri iyi
anlamalı ve bu rolleri yerine getirmede kararlı olmalıdırlar. Bu durum rol
çatışmasının getirdiği gerilimleri ve kaygıları ortadan kaldırır.

Diğer taraftan, bireyin yerine getirdiği roller birbirine benziyorsa, bu roller
birbirini kolaylaştırabilir. Buna rol pekiştirmesi adı verilir. Bir avukatın daha sonra
savcı olması, bir alanda edindi¤i bilgileri ve yetenekleri diğer bir alana aktarmasını
gerektirdi¤i için rol pekişmesi gerçekleşir.
 
Geri