Toplumsal değerler gibi toplumsal normlar da bireylerin toplum içinde
nasıl davranmaları gerektiğini gösterir. Toplumsal değerler açık ve kesin bir duruma
gelince normlar ortaya çıkar.
Toplumsal norm; “belli bir durumda toplum içinde nasıl davranılması
gerektiğini gösteren ve yaptırım gücü taşıyan kurallar sistemidir.”
İki insanın bir arada olduğu her yerde norm vardır. Normlar, karşılıklı
görev ve hakların belirlenmesinde kişiye yol gösterir. Normlar yoluyla yapılan
davranışlar ya kınanır, ayıplanır, cezalandırılır ya da ödüllendirilir. Bunun nedeni
değerlerden ayrı olarak normların yaptırım gücünün olmasıdır.
Toplumsal normların birtakım özellikleri vardır:
• Yukarıda aktarıldığı gibi, normlar yaptırımlar aracılığıyla bireylerin
davranışlarını biçimlendirir.
• Herhangi bir norm, toplumun gereksinimlerini karşılayamıyorsa ortadan
kalkar ve yerine toplum için daha uygun ve ihtiyaçları karşılayıcı normlar geçer.
• Her toplumun kendi yapısına özgü normları vardır. Çünkü, toplumsal
normlar toplumun ekonomik yapısı, inançları, doğa koşulları gibi çeşitli etkilerle
oluşur.
• Toplusal normlar, bireyler arası ilişkilerin kurulmasında da önemli bir
etkiye sahiptir. Her birey, girdiği herhangi bir toplumsal ilişkide bu normlara göre
davranır.
Toplumsal normlar genel olarak ikiye ayrılır:
Yazılı ya da resmî normlar: Hukuk kurallarını dile getirir. Toplum üyeleri
bu kurallara uymak zorundadır. Uymaz iseler yaptırım ile karşılaşırlar. Bu normların
yaptırımı kamu hizmetlerinden yoksun bırakılma, para cezası, özgürlüğün belirli bir
süre kısıtlanması şeklinde olabilir.
Yazısız ya da resmî olmayan normlar: Bu tür normların yaptırımı daha
çok ayıplama, kınama biçiminde ortaya çıkar. Örf, âdet, gelenek ve görenekler
yazısız normlardır. Bu kuralların her birinin yaptırımı farklı özellikler taşır.
Görenekler, tekrarlar sonucunda oluşan ve yaptırım gücü oldukça zayıf
olan tutum ve davranışlardır. Alışkanlıklar insanın önemli bir özelliğidir. Görenekler
bu alışkanlıklardan ortaya çıkar ve yayılır. Sakal, bıyık bırakmak, tespih çekmek
birer görenektir.
Âdetler, göreneklerin yaygınlaşması ve kalıcı alışkanlıklara dönüşmesi ile
oluşur. Göreneklere göre yaptırımı daha etkilidir. Âdetler evlenme törenlerinde,
komşuluk ilişkilerinde daha belirgin olarak ortaya çıkar. Bayram kartı göndermek,
özel günleri kutlamak bu tür âdetlerdendir.
Gelenekler, çok uzun süre geçerli olan âdetlerin, toplumu diğer toplumlardan
ayıran temel bir özellik hâline gelmesiyle ortaya çıkar. Örflere göre yaptırımı daha
zayıftır. Türkiye’de yağlı güreş, İspanya’da boğa güreşi, Fransa’da erkeklerin
kadınların elini öpmesi birer gelenektir.
Örfler, herhangi bir âdetin toplum tarafından daha fazla yüceltilmesi ile
ortaya çıkar. Yaptırımı, bundan öncekilerle karşılaştırıldığında daha ağırdır ve hatta
hor görülme ya da toplumdan dışlanmaya kadar varır. Ülkemizin bazı yörelerinde
“kan davası” nedeniyle kin gütme, intikam alma, yaralama ya da öldürme ile
sonuçlanan olaylarda örflerin (törelerin) etkisi vardır.
nasıl davranmaları gerektiğini gösterir. Toplumsal değerler açık ve kesin bir duruma
gelince normlar ortaya çıkar.
Toplumsal norm; “belli bir durumda toplum içinde nasıl davranılması
gerektiğini gösteren ve yaptırım gücü taşıyan kurallar sistemidir.”
İki insanın bir arada olduğu her yerde norm vardır. Normlar, karşılıklı
görev ve hakların belirlenmesinde kişiye yol gösterir. Normlar yoluyla yapılan
davranışlar ya kınanır, ayıplanır, cezalandırılır ya da ödüllendirilir. Bunun nedeni
değerlerden ayrı olarak normların yaptırım gücünün olmasıdır.
Toplumsal normların birtakım özellikleri vardır:
• Yukarıda aktarıldığı gibi, normlar yaptırımlar aracılığıyla bireylerin
davranışlarını biçimlendirir.
• Herhangi bir norm, toplumun gereksinimlerini karşılayamıyorsa ortadan
kalkar ve yerine toplum için daha uygun ve ihtiyaçları karşılayıcı normlar geçer.
• Her toplumun kendi yapısına özgü normları vardır. Çünkü, toplumsal
normlar toplumun ekonomik yapısı, inançları, doğa koşulları gibi çeşitli etkilerle
oluşur.
• Toplusal normlar, bireyler arası ilişkilerin kurulmasında da önemli bir
etkiye sahiptir. Her birey, girdiği herhangi bir toplumsal ilişkide bu normlara göre
davranır.
Toplumsal normlar genel olarak ikiye ayrılır:
Yazılı ya da resmî normlar: Hukuk kurallarını dile getirir. Toplum üyeleri
bu kurallara uymak zorundadır. Uymaz iseler yaptırım ile karşılaşırlar. Bu normların
yaptırımı kamu hizmetlerinden yoksun bırakılma, para cezası, özgürlüğün belirli bir
süre kısıtlanması şeklinde olabilir.
Yazısız ya da resmî olmayan normlar: Bu tür normların yaptırımı daha
çok ayıplama, kınama biçiminde ortaya çıkar. Örf, âdet, gelenek ve görenekler
yazısız normlardır. Bu kuralların her birinin yaptırımı farklı özellikler taşır.
Görenekler, tekrarlar sonucunda oluşan ve yaptırım gücü oldukça zayıf
olan tutum ve davranışlardır. Alışkanlıklar insanın önemli bir özelliğidir. Görenekler
bu alışkanlıklardan ortaya çıkar ve yayılır. Sakal, bıyık bırakmak, tespih çekmek
birer görenektir.
Âdetler, göreneklerin yaygınlaşması ve kalıcı alışkanlıklara dönüşmesi ile
oluşur. Göreneklere göre yaptırımı daha etkilidir. Âdetler evlenme törenlerinde,
komşuluk ilişkilerinde daha belirgin olarak ortaya çıkar. Bayram kartı göndermek,
özel günleri kutlamak bu tür âdetlerdendir.
Gelenekler, çok uzun süre geçerli olan âdetlerin, toplumu diğer toplumlardan
ayıran temel bir özellik hâline gelmesiyle ortaya çıkar. Örflere göre yaptırımı daha
zayıftır. Türkiye’de yağlı güreş, İspanya’da boğa güreşi, Fransa’da erkeklerin
kadınların elini öpmesi birer gelenektir.
Örfler, herhangi bir âdetin toplum tarafından daha fazla yüceltilmesi ile
ortaya çıkar. Yaptırımı, bundan öncekilerle karşılaştırıldığında daha ağırdır ve hatta
hor görülme ya da toplumdan dışlanmaya kadar varır. Ülkemizin bazı yörelerinde
“kan davası” nedeniyle kin gütme, intikam alma, yaralama ya da öldürme ile
sonuçlanan olaylarda örflerin (törelerin) etkisi vardır.