Toplumsal cinsiyet eşitliği

F
  • Kullanıcı Fenerbahçe
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Kadınlar Kulübü Arşiv
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Toplumsal cinsiyet eşitliği
Kadına yönelik şiddetin azaltılması için kadınlara erkeklerden de destek gelmeli.

Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) Genel Müdürü Nalan Yalçın, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadına yönelik şiddetin azaltılması için kadınların güçlenmesi kadar erkeklerin de bu çabalara katılması gerektiğini söyledi.

Yalçın, Mersin'de düzenlenen "Türkiye'de baba olmak; cinsiyet eşitliğinde sorumluluklar, haklar ve çözümler" başlıklı panelin açılışında yaptığı konuşmada, eğitim yolu ile fırsat eşitliğini sağlamak ve insanların yaşam kalitesini arttırmak için çalışan bir sivil toplum kuruluşu olduklarını söyledi.
Ülkemizde hala fırsat eşitsizliği var

Türkiye'nin, son yıllarda ekonomik anlamda yüksek bir büyüme oranı ortaya koyduğunu belirten Yalçın, "Ama maalesef, ülkemizde hala fırsat eşitsizliklerinin olduğu alanlar var. Bebeklikten yetişkinliğe kadar kadınlar ve kız çocukları, birçok fırsattan erkekler kadar eşit yararlanamıyor. Pek çoğu eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal hayata kadar birçok alanda ayrımcılığa uğruyor ve hatta şiddete de maruz kalabiliyor" diye konuştu.

Anne ve babayla paylaşılan anların çok önemli olduğunu ifade eden Yalçın, ailelerin, çocuklarla olan ilişkisi kadar, birbirleriyle olan ilişkisinin de çocukların modelini oluşturduğunu, araştırmalar, şiddetin olmadığı ailelerde büyüyen çocukların, zihinsel, fiziksel, sosyal ve duygusal açıdan çok daha iyi geliştiğini ortaya koyduğunu anlattı.
Baba eğitim programları

Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı işbirliğiyle "baba eğitim programları" düzenlediklerini bildiren Yalçın, şöyle konuştu:

"Bu programımızla yaklaşık 60 bin baba ve çocuğa ulaştık. Çocukların hayatında babaların da en az anneler kadar önemli olduğunu biliyoruz. Aile içindeki ilişkiler, toplumsal cinsiyet rolleri ve davranış biçimleri, çocukları yaşamları boyunca etkiliyor. Bugün cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında erkeklerin, özellikle de babaların yer alabileceğini, yer alması gerektiğini konuşmak üzere toplandık. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadına yönelik şiddetin azaltılması için kadınların güçlenmesi kadar erkeklerin de bu çabalara katılması gerekiyor. Erkekler, özellikle baba olduklarında çok daha fazla değişime açık oluyorlar. "

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Ünal Öncül ise müdürlük olarak, engellilere, çocuklara, yaşlılara ve kadınlara verdikleri hizmetlerde eşitliği esas tutmaya çalıştıklarını vurguladı.

Açılış konuşmalarının ardından, "Cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında babalık ve erkeklik rolleri' başlıklı oturum gerçekleştirildi.

Oturuma, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Devrim Başterzi, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Yardımcısı Çiğdem Göllü, emekli aile mahkemesi hakimi avukat Eray Karınca, Çankaya Üniversitesi Siyaset Bilimi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahadır Türk ve Adana Genç İş Adamları Derneği (AGİAD) Başkanı Tamer Gülcan konuşmacı olarak katıldı.
 
Konuyu gün yüzeyine çıkartıyorum evet.
Lakin şöyle bir noktaya değinmek istedim;


Toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının kuramsal altyapısında, ‘cinsiyet’ (sex) ile ‘toplumsal cinsiyet’ (gender)
arasındaki ayrım kullanılmaktadır. ‘Cinsiyet’ kavramı, kadınlar ile erkekler arasındaki evrensel biyolojik farklılıklara
atıfta bulunurken ‘Toplumsal Cinsiyet’ kavramı, kadınlarla erkekler arasındaki toplumsal ilişkileri belirli bir bağ-
lama göre tanımlamakta, erkeklerle kadınlar ve erkek çocuklarıyla kız çocukları arasındaki ilişkiye ve bu ilişkinin
sosyal olarak nasıl kurulduğuna değinmektedir. Bu nedenle toplumsal cinsiyetin getirdiği roller dinamiktir ve
içeriği zamana ve yere göre değişmektedir.

Toplumsal cinsiyet ilişkileri, hayatın birçok alanında erkeklerin daha baskın olduğu, kadınların genellikle ikinci
plana itildiği eşit olmayan güç ilişkisi içermektedir. Erkekler ve erkeklere atfedilen işlevlere ve görevlere verilen
değer, birçok açıdan kadınlara ve kadınlara atfedilen işlevlere ve görevlere verilen değerden daha büyüktür.
Toplumun tarihsel olarak erkek yönelimli bu yaklaşımla şekillenmiş olduğu gün geçtikçe daha çok kabul edilen
bir gerçektir, erkek normu, toplumun bütünü için genel bir norm olarak kabul edilmekte ve bu da politika ve
yapılara yansımaktadır. Böylece, politikalar ve yapılar genellikle erkek üzerinden şekillenmekte istemeden de
olsa toplumsal cinsiyet eşitsizliğine sebep olmaktadır.

Böyle bir eşitsizlik söz konusu iken eşitlemenin tek mantıklı yolu politikaları değiştirmekten geçeceğine inanıyorum şahsım adına.

Günümüzde Kadın Vekil oranı arttıkça bu politikaların giderek olumlu yönde arttığını görmek mutluluk verici.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri