madem ev alamıyorum madem araba alamıyorum o zaman mekanlara akayım öyle mi? saçma bir bağlama bu. özellikle genc neslin kazandığı paraya göre yaşamadığı aşikar tabi ama her yediğimiz haltı da ekonomiye bağlarsak, kendimizden kaçmış oluruz. ekonomi sanki uçuyor olsa mekanlar boşalacak da herkes ev parası biriktirecek dimi? kendimizi kandırmakta üstümüze yok. şurada 1980 veya 1990 ları yaşamış kaç kişi ikinci bir ayakkabısı olduğunu iddia edebilir? şimdi herkesin çocuğunun en az dört beş çift ayakkabısı var. eskiden evlerde tek bir sabit telefon olurdu. şimdi herkese birer telefon alinacak, o telefonlarin da faturası ödenecek doğru mu? bu memleketin insanı çocuğuna 10 çift ayakkabı da alır, her birine telefon da alir, her birine elbise de giyririr kardeşim. o konuda sorun yok. sorun şurada. iki çocuğuna 10 çift pahalı marka ayakkabı, iki tane iphone alıyorsun sen. çocuğu o yaşta lükse, hava atmaya, kibre alistiriyorsun. daha nice nice de lüks ve ihtiyaç dışı harcamalar yapılıyor. bütün bunlar ev alamama umutsuzluğundan yapılmaz kardeşim. kimse kendi ekonomik basarisizligini zaten ulke ekonimisi de kötü diyerek örtpas etmesin. ev alamadım mekanlara aktım, araba alamadım iphone aldım diye bir düşüncesi de yok kimsenin. bu tamamen hayali bir varsayım. ekonomi kötüyse kötüdür kardeşim. bunu ispat etmek için salak salak şeyler uydurmaya gerek yok. trafikte yuksek modelli aracların çoğaldığı, boş arsalarda insaat temellerinin atılmaya devam edildiği bi ulkeyi izliyoruz. kırk tane dairesi olan adam agliyo lan bu ülkede kırkkkk. bu ülkenin sahtekarı kadar mide bulandırıcı olanını bilmiyorum ben. yalan içimize işlemiş artık. fakir sabah akşam makarna yese sesi çıkmaz, adamın kaç tane dairesi var, yüksek kiradan ötürü tutulmayan evleri var, kalkmış sokak röportajında açız diyo it herif. ve bunların sayıları da öyle uc bes falan değil. bu konularda kendi milletimize yabaniden daha çok tutulmuş durumdayım valla. dolandırıcı, yalancı, sahtekae, gösteriş düşkünü bir toplum olmuşuz haberimiz yok.