Tokat-Almus-Hubyar Köyü'nde kullanılan yerel ağız..
1- Abu: Yaşlı kadınlara hitap şekli, (teyze, nine gibi) (N’eydiyon abu?)
2- Ağmak: Yükselmek, çıkmak (Dokuzların başına yine bulut ağdı, herhalde yağmur yağacak.)
3- Ağpun: Tarlaya atmak için biriktirilmiş havyan gübresi. (Ağpunu eşşeklere yükledin mi Ahmet?)
4- Al: Hile. (Alınan kandırdılar kızımı…)
5- Alaf: Hayvan yiyeceği. Daha çok kurutulmuş ot ve saman için kullanılır., (Aha, malların alafını verdim de ordan geliyom !
6- Alışmak: Yanmak, tutuşmak. (Ateş alıştı). (Ocakta otururken bir de baktım peşim alıştı)
7- Alma: Elma (Bütün almaları yemiş, kara yanıkara yiyesiceler)
8- Anadut: Dirgenin üç çatallısı. (Anadutun dalını kırmışlar gız..)
9- Arbul: Nisan ayı. (Arbul’da hep sepken yağar zaten)
10- Aşna: Tanıdık, dost. (Bir yerden aşna ama…)
11- Ateş gaymak: Ateş yakmak. (Fadimeee, ataşı gaydın mı gız?)
12- Ava: Baba. (Ana avam geldi, seni soruyor)
13- Avuz(ağız): İnek ve koyunların doğum yaptıktan sonra verdiği ilk süt. (Maşallah bu sene avuzu bol eylediniz)
14- Babal: Günah, suç. (Babalu günahı senin boynuna..)
15- Badal: Merdiven. (Gırk dene badal çıktım, kıçım bacağım koptu.)
16- Badaşık: Sağılan sütlerin sıra ile hergün birine verilmesi, sıra ile süt toplama (Badaşığı kiminen yapıyon bacı?)
17- Bakraç: Süt sağılan, ayran konan, saplı küçük helke. (Barkacımın kulpu koptu. Soyka daha da yeniydi.)
18- Bayaktan: Biraz önce, demin. (Bayaktan yok diyodun, şimdi nerden buldun yaşamayasıca..)
19- Beleki: Emi. (Ocağın ıssız gala beleki..)
20- Belemek: Kundaklamak. (Çocuğu daha yeni beledim, uyumuyor gavurun cocuğu)
21- Berkitmek: Sağlamlaştırmak . (Hasan, o taşı eyicene berkitmeden bırakma.)
22- Betni: Ahırlarda, içinde hayvanların yemini yediği ahşap yalak. (Betnide heç alaf galmamış)
23- Bıldır: geçen sene. (Bıldır dört guzum varıdı, bu sene iki dek.)
24- Biçik: Dana. (Ge biçik, ge biçik…)
25- Bisokum: Küçücük, azıcık. (Bııı, sede bisokum ya gı..)
26- Boyna: Sürekli. (Boyna çorap örüyo, neydeceğise..)
27- Böğrülce: Fasulye. (Böğrülceleri suladım da gardaş, ondan yoruldum.)
28- Buymak: Üşümek. (Dışarı hele hüle soğuk değil, buraya gelene kadar buydum öldüm.)
29- Bünelek: Büyükbaş hayvanların, bir tür sineğin rahatsız etmesinden kurtulmak için çılgınca koşması. Bünelek sineği. (Ne goşuyon lan bünelek dutmuş gibi?)
30- Ceğ: Çakıl taşlarından daha büyükçe kaya parçalarının topluca bir yerde yığılmış hali. (Ceğlü çukurda bir ağaç büyümüş, aha her biri belim gibi..)
31- Cemek: Çift sürerken, hayvanları yönlendirmek için kullanılan sopanın alt kısmına takılan ve sabandaki toprağı temizlemeye yarayan spatula benzeri demir parçası. (Soykanın cemeği kırılacak zamanı da buldun !)
32- Cerek: Çit çekmek için kullanılan orta kalınlıkta ve yaklaşık 5 m boyunda, kesik ağaç gövdesi. (O cerekler üstüne döşensin, nasıl kıydın da kestin.?.)
33- Cıbır: Parasız pulsuz, yoksul. (Bu donuzun oğlu da cıbırın kabadayısı hani..)
34- Cılbak: Çıplak. (Başı açuk, ayağı cılbak sokaklarda sürtüyo, hasta olacak.)
35- Cılga: Keçi yolu. (Cılga beri get, söğüdün dibinde görecen..)
36- Cırnak: Tırnak. (Cırnağını daktıyıdı bunnumu yırttı.)
37- Cışmak: Caymak, vazgeçmek. (Önce ağnaşduk emme soona cıştı pörtlek göz..)
38- Cibelmek: Böbürlenmek, kendini övmek. (Neyine cibeliyon?)
39- Cicik: Meme. (Emen ciciklerini yesin canıım..)
40- Coruk: Zayıf, güçsüz. (Coruk donuz, kalkmış o halıynan bir de ağaç kesiyor.)
41- Cöher: Kutsal sayılan ziyaret yerlerinden ve türbelerden alınan ve şifa verdiğine inanıldığından, su ile karıştırılarak içilen toprak. (Tekke’den cöher getüdün mü bacı?)
42- Cudam: Beceriksiz, güçsüz, görgüsüz kimse. (Adama benzemedik cudam)
43- Cücük: Civciv. (Sorma bütün cücüklerimi doğan alsın mı..)
44- Çalkama: Ayran. (Bi çalkama yap da, içek biyol bası gıı)
45- Çalmak: Sürmek, vurmak. (Davarı Karatepeye yukarı çaldım). Bir diğer anlamı yoğurt yapmak için sütün mayalandırılmas ı. (Yoğurt çaldım, tutsun da yiyelim)
46- Çalmar: İçine koyun ve kuzuların konduğu, açık havada, etrafı çitle çevrili yer. (Koyunlar çalmarda mı *************** *************** ** daha.?.)
47- Çamdu: Toprak damlı evlerin tavanı. (Çamdudan toprak dökülüyor.)
48- Çaput: İşe yaramaz bez parçası, parça bez.. (Ne bu ? Alt tarafı çaput değil mü?)
49- Çatılı: Bağlı, kurulu, doldurmak. (Ataşı çattım ki, yalanu çamduya çıkıyo valla, gel de ısınak)
50- Çebiş: Oğlak. (İki çebişim var, al biri senin olsun gardaş, senden gıymetli mi?)
1- Abu: Yaşlı kadınlara hitap şekli, (teyze, nine gibi) (N’eydiyon abu?)
2- Ağmak: Yükselmek, çıkmak (Dokuzların başına yine bulut ağdı, herhalde yağmur yağacak.)
3- Ağpun: Tarlaya atmak için biriktirilmiş havyan gübresi. (Ağpunu eşşeklere yükledin mi Ahmet?)
4- Al: Hile. (Alınan kandırdılar kızımı…)
5- Alaf: Hayvan yiyeceği. Daha çok kurutulmuş ot ve saman için kullanılır., (Aha, malların alafını verdim de ordan geliyom !
6- Alışmak: Yanmak, tutuşmak. (Ateş alıştı). (Ocakta otururken bir de baktım peşim alıştı)
7- Alma: Elma (Bütün almaları yemiş, kara yanıkara yiyesiceler)
8- Anadut: Dirgenin üç çatallısı. (Anadutun dalını kırmışlar gız..)
9- Arbul: Nisan ayı. (Arbul’da hep sepken yağar zaten)
10- Aşna: Tanıdık, dost. (Bir yerden aşna ama…)
11- Ateş gaymak: Ateş yakmak. (Fadimeee, ataşı gaydın mı gız?)
12- Ava: Baba. (Ana avam geldi, seni soruyor)
13- Avuz(ağız): İnek ve koyunların doğum yaptıktan sonra verdiği ilk süt. (Maşallah bu sene avuzu bol eylediniz)
14- Babal: Günah, suç. (Babalu günahı senin boynuna..)
15- Badal: Merdiven. (Gırk dene badal çıktım, kıçım bacağım koptu.)
16- Badaşık: Sağılan sütlerin sıra ile hergün birine verilmesi, sıra ile süt toplama (Badaşığı kiminen yapıyon bacı?)
17- Bakraç: Süt sağılan, ayran konan, saplı küçük helke. (Barkacımın kulpu koptu. Soyka daha da yeniydi.)
18- Bayaktan: Biraz önce, demin. (Bayaktan yok diyodun, şimdi nerden buldun yaşamayasıca..)
19- Beleki: Emi. (Ocağın ıssız gala beleki..)
20- Belemek: Kundaklamak. (Çocuğu daha yeni beledim, uyumuyor gavurun cocuğu)
21- Berkitmek: Sağlamlaştırmak . (Hasan, o taşı eyicene berkitmeden bırakma.)
22- Betni: Ahırlarda, içinde hayvanların yemini yediği ahşap yalak. (Betnide heç alaf galmamış)
23- Bıldır: geçen sene. (Bıldır dört guzum varıdı, bu sene iki dek.)
24- Biçik: Dana. (Ge biçik, ge biçik…)
25- Bisokum: Küçücük, azıcık. (Bııı, sede bisokum ya gı..)
26- Boyna: Sürekli. (Boyna çorap örüyo, neydeceğise..)
27- Böğrülce: Fasulye. (Böğrülceleri suladım da gardaş, ondan yoruldum.)
28- Buymak: Üşümek. (Dışarı hele hüle soğuk değil, buraya gelene kadar buydum öldüm.)
29- Bünelek: Büyükbaş hayvanların, bir tür sineğin rahatsız etmesinden kurtulmak için çılgınca koşması. Bünelek sineği. (Ne goşuyon lan bünelek dutmuş gibi?)
30- Ceğ: Çakıl taşlarından daha büyükçe kaya parçalarının topluca bir yerde yığılmış hali. (Ceğlü çukurda bir ağaç büyümüş, aha her biri belim gibi..)
31- Cemek: Çift sürerken, hayvanları yönlendirmek için kullanılan sopanın alt kısmına takılan ve sabandaki toprağı temizlemeye yarayan spatula benzeri demir parçası. (Soykanın cemeği kırılacak zamanı da buldun !)
32- Cerek: Çit çekmek için kullanılan orta kalınlıkta ve yaklaşık 5 m boyunda, kesik ağaç gövdesi. (O cerekler üstüne döşensin, nasıl kıydın da kestin.?.)
33- Cıbır: Parasız pulsuz, yoksul. (Bu donuzun oğlu da cıbırın kabadayısı hani..)
34- Cılbak: Çıplak. (Başı açuk, ayağı cılbak sokaklarda sürtüyo, hasta olacak.)
35- Cılga: Keçi yolu. (Cılga beri get, söğüdün dibinde görecen..)
36- Cırnak: Tırnak. (Cırnağını daktıyıdı bunnumu yırttı.)
37- Cışmak: Caymak, vazgeçmek. (Önce ağnaşduk emme soona cıştı pörtlek göz..)
38- Cibelmek: Böbürlenmek, kendini övmek. (Neyine cibeliyon?)
39- Cicik: Meme. (Emen ciciklerini yesin canıım..)
40- Coruk: Zayıf, güçsüz. (Coruk donuz, kalkmış o halıynan bir de ağaç kesiyor.)
41- Cöher: Kutsal sayılan ziyaret yerlerinden ve türbelerden alınan ve şifa verdiğine inanıldığından, su ile karıştırılarak içilen toprak. (Tekke’den cöher getüdün mü bacı?)
42- Cudam: Beceriksiz, güçsüz, görgüsüz kimse. (Adama benzemedik cudam)
43- Cücük: Civciv. (Sorma bütün cücüklerimi doğan alsın mı..)
44- Çalkama: Ayran. (Bi çalkama yap da, içek biyol bası gıı)
45- Çalmak: Sürmek, vurmak. (Davarı Karatepeye yukarı çaldım). Bir diğer anlamı yoğurt yapmak için sütün mayalandırılmas ı. (Yoğurt çaldım, tutsun da yiyelim)
46- Çalmar: İçine koyun ve kuzuların konduğu, açık havada, etrafı çitle çevrili yer. (Koyunlar çalmarda mı *************** *************** ** daha.?.)
47- Çamdu: Toprak damlı evlerin tavanı. (Çamdudan toprak dökülüyor.)
48- Çaput: İşe yaramaz bez parçası, parça bez.. (Ne bu ? Alt tarafı çaput değil mü?)
49- Çatılı: Bağlı, kurulu, doldurmak. (Ataşı çattım ki, yalanu çamduya çıkıyo valla, gel de ısınak)
50- Çebiş: Oğlak. (İki çebişim var, al biri senin olsun gardaş, senden gıymetli mi?)