Tiyatro Türleri

  • Kullanıcı Abaris
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Kültür ve Sanat Etkinlikleri
Konu sahibi son olarak 1726 gün önce görüldü
Seyircide korku ve acıma hislerini uyandırarak onu kötü duygularından arındırmayı amaçlayan tiyatro türüdür.

Başlıca özellikleri:

– Konusunu seçkin kimselerin hayatından ya da mitolojiden yani tanrılar arasındaki ilişkilerden seçer.

– Kahramanları tanrılar ya da soylu kimselerdir. İnsan müsveddesi sayılan sıradan insanlara yer verilmez.

– İşlenmiş, kusursuz bîr üslubu vardır; kaba sayılan sözlere yer verilmez.

– Çirkin olaylar (cinayet, kavga vs.) seyircinin gözü önünde gerçekleştirilmez.

– Üç birlik kuralına uyar. Bu, yer, zaman ve olay birliğidir. Yani oyun hep aynı yerde aynı dekorla oynanmalı, olay bir günlük zaman dilimi içinde geçecek izlenimi vermeli, (Bu yüzden oyun, olayın sonundan seçilir; önceki olaylar koro tarafından anlatılırdı.) aynı ana olay etrafında geçmelidir.

En ünlü trajedi yazarları; Eski Yunan’da Aiskhylos, Euripides. Sophokles; Klasik Fransız edebiyatında Corneille ve Racine’dir.


Komedi

İnsanları güldürerek eğitmeyi amaçlayan tiyatro türüdür. Her gülünç şeyin altında ders alınacak acı bir gerçeğin olduğuna inanılır.

Başlıca Özellikleri:

– Konusunu günlük hayattan, sosyal olaylardan seçer.
– Kahramanları sıradan insanlar, eğitim görmemiş ya da sonradan görme kişilerdir.
– Üslupta kusursuzluk aranmaz, kaba sayılan hatta küfürlü sözlere yer verilir.
– Çirkin, kaba olaylar seyircinin gözü önünde işlenir.
– Üç birlik kuralına uyar.

İnsan karakterinin gülünç ve eksik yanlarını anlatanlara karakter komedyası, toplumun gülünçlüklerini anlatanlara töre komedyası, olayların merak uyandıracak şekilde işlendiği eserlere entrika komedyası adı verilir. Komedi türü 17. yüzyıldan sonra düzyazıyla yazılmaya başlanmıştır.

En ünlü komedi yazarları; Eski Yunan’da Aristophanes, Klasik Fransız edebiyatında Moliere’dir.


Dram

19. yüzyılda trajedinin sıkı kurallarını yıkmak amacıyla meydana getirilen tiyatro türüdür.

Başlıca Özellikleri:

– Konusunu günlük hayattan ya da tarihin herhangi bir devrinden seçebilir.
– Hem acıklı hem komik olaylar aynı oyunda iç içe bulunur.
– Kahramanlar hem soylulardan hem sıradan insanlar arasından seçilir.
– Üç birlik kuralına uymak zorunda değildir.
– Her tür olay seyircinin karşısında gerçekleştirilebilir.
– Şiir, düzyazı karışık halde bulunur.

En ünlü dram yazarları; İngiliz yazar Shakespeare dramın ilk ürünlerini vermiştir. Ancak bu türün özelliklerini Victor Hugo belirlemiştir. Şehitler, Geothe diğer ünlü dram yazarlarıdır.

Türk edebiyatında: Türk edebiyatında Batılı anlamda sahne tiyatrosu Tanzimat‘tan sonra görülür. Bundan önce Halk arasında yüzyıllar boyu sürmüş seyirlik oyunlar vardı. Ortaoyunu, meddah, Karagöz ile Hacivat bunların başlıcalarıdır.


Müzikli Tiyatro:

a) Opera: Sözlerinin tümü ya da çoğu “koro, solo, düet” biçiminde şarkılı olarak söylenen müzikli tiyatro eseridir. Oyunculara, orkestra eşlik eder.

b) Operet: Eğlenceli, hafif konulu, içinde bestesiz konuşmalar da bulunan müzikli tiyatrodur. Daha çok halk için yazılmış eserlerdir.

c) Opera Komik: Operetin, yüksek sınıf için yazılmış, besteli biçimidir.

ç) Vodvil: Hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan, içinde şarkılara da yer verilen hafif komedidir. Bu nedenle vodvil, bir “komedi türü” olarak da gösterilir.

d) Bale: Konusu; türlü dans ve davranışlarla anlatılan müzikli, sözsüz tiyatro türüdür.

Batılı anlamda tiyatro ilk defa Tanzimat döneminde görülmektedir. Şinasi’nin “Şair Evlenmesi”, ilk yayımlanan tiyatro eseridir. Namık Kemal’ in “Vatan Yahut Silistre” ise, ilk defa sahneye konan tiyatro eseridir.

Bu eserlerden önce ise çeviri ve uyarlama (adapte) tiyatro eserleri görülmektedir. Sonraki dönemlerde ise, teknik açıdan daha etkili tiyatro eserleri yazılmış ve sahneye konmuştur. Batılı özellikte tiyatro ürünlerinin Türk edebiyatına girmesinden önceki yüzyıllarda geleneksel Türk tiyatrosu vardı.

alıntı
 
Tragedya

(Trajedi, Ağıt)


İlk örnekleri eski Yunan edebiyatında (MÖ. 6.yy) görülen tragedya, seyircide acıma ve korku duyguları uyandırarak ruhu tutkulardan temizlemek amacıyla yazılan ve kendine özgü katı kuralları olan bir oyun türüdür. Tragedya, eski Yunan ve Latin edebiyatlarının taklit edildiği ve Klasisiz-min etkili olduğu 17. yüzyılda, özellikle Fransa’da yeniden canlanmış ve 19. yüzyılın ortalarına kadar sürmüştür.



Trajedi (Tragedya): Bu sözcük Yunanca tragoidia’dan gelir; tragos (keçi) ve oidie (Türkü) sözcüklerinin birleşmesiyle “keçilerin Türküsü” anlamına kullanılır. Dionysos şenliklerinde koro, tanrının ona bağlı kölelerini simgeliyordu. Tanrının çevresinde hep doğanın yabancı güçlerini temsil eden teke ayaklı satyrler bulunduğu için ilk başlarda, koro da satyrlerin biçimine giriyordu; ilk dönemlerde, korodaki oyuncular teke derileri (tragoi) giyerek oyun alanına çıkıyorlardı. Tragedya türü de tragos’ların şarkılarından doğdu.



Tragedyanın konu kaynağı efsanelerdi. Zaten efsaneler Yunan şiirinin de kaynağı olmuştu. Kendisinden sonra gelen yazarların bitmez tükenmez hazinesi olan Homeros efsaneleri güzel bir üslûp içinde tekrarlanmıştı. Ancak dram sanatı, bu efsanelerden yepyeni bir biçimde esinlendi. Efsaneler geleneksel bir süsleme sanatı gibi, tekrarlanmanın batağına tam düşecekken, dram sanatı bu efsanelere yeni bir soluk getirdi ve geniş bir ufuk açtı. Çünkü efsanelerde idealize edilerek ya da süslenerek anlatılan olaylar ve bu olayların içindeki kahramanla dram sanatı yoluyla Atina halkının özelliği ve tavrı oluverdi; efsaneler yoluyla önemli gerçekler üzerinde duruldu.



Yunan tragedyasının özellik gösteren düşünce düzeyinden biri “gururlanma günahı” ve bu günahın kaçınılmaz cezasıydı. Grekler bu cezayı tanrıça Nemesis’e bağlarlardı. Nemesis, başarıları ve sürekli zenginlikleri yüzünden tanrıları unutan insanların kırbacı, onları cezalandıran bir yüce güçtü. Yunan seyircisi için hiçbir şey gurur kadar kahramanın kötü bir duruma düşmesindeki acıya, gölge düşüremezdi.



Yunan tragedya yazarları, oyunlarında tekrar tekrar bu günah-ceza kavramları üzerinde dururlardı. Hele Aiskhilos bu dinsel kavramlara her zaman dikkat etmişti. Ancak antik tragedyadaki günah kav-ramı bugünkünden değişikti: bazen günah hafif olur, unutulurdu; bazen günahı işleyen farkına bile varmazdı; bazen da günahı işleyen cezaya çarptırılan değil, onun babası ya da atası olurdu. Tragedya kahramanları günahlarından dolayı vicdan azabı çekmezlerdi.

Yunan tragedyasının yapısı konuşmalı ve şarkılı bölümlerle kuruludur. Konuşmalı bölümler üçe ayrılır:



Progolos, yani başlangıç: Koro’nun ortaya çıkmasından önce söylenen bölümdü. Oyun üzerine bazı açıklamaların yapıldığı yerdi. Bu bölüm yalnız bir kişi tarafından seyirciye doğru söylenirdi. Bir çeşit anlatıcının bölümüdür. Bu başlangıç bitince koro oyun alanına girer ve oyun bitinceye kadar kalırdı.



Epeisodion’ lar: Bunlar koronun şarkıları arasındaki bölümlerdi. İ.Ö. V. yüzyıldan itibaren her oyunda üç Epeisodion’un olması bir kural durumuna geldi.



Eksodos, tragedyanın bitişiydi: İlk dönemlerde koronun dışarı çıkması sırasında söylenen lirik bir şarkıydı.



Tragedyanın Özellikleri



* Konular tarihten ya da mitolojiden alınır. Ho-meros destanları, Yunan ve Latin mitolojileri, Roma tarihi… tragedyaların başlıca kaynaklarıdır.



*Kahramanlar yüksek tabakadan (krallar, kraliçeler, soylular) ve doğaüstü varlıklardan (tanrılar, tanrıçalar) seçilir.



* Tragedya baştan sona ciddi bir hava içinde geçer.



* Erdeme ve ahlâka değer verilir. Sözgelimi oyunda bir kral, hiçbir zaman kötü özellikleriyle tanıtılamaz.



* Tragedyalar kesintisiz oynanır; perde yoktur. Eser birbiri ardından sürüp gelen diyalog ve koro bölümlerinden oluşur.



* Tragedyalarda genellikle beş bölüm vardır. Bu bölümler manzum olarak yazılmıştır. Koro, eski Yunan tiyatrosunun temel öğesidir. Koro, bir kentin ihtiyarları ya da kadınlarından oluşur; halkı temsil eder. Koro, eyleme karışmaz; olup bitenlere seyirci kalır.



*Tragedyalar “üçbirlik kuralı”na uygun yazılır. Bu kurala göre tek bir ana olay, Sahne de-ğişmeksizin en çok 24 saat içinde anlatılmalıdır.



* Tragedyalarda vurma, yaralama, öldürme… gibi olaylara seyircinin gözü önünde yer verilmez; bunlar dışarıda gerçekleşir, Sahneye haberi ulaştırılır.



*Eserde yüksek ve ağırbaşlı bir dil kullanılır; kaba saba sözlere yer verilmez.



Önemli Tragedya Sanatçıları: Aiskhyleos (MÖ. 525-456), Sophokles (MÖ. 495-406)



Eski Yunan Edebiyatı’ndaki tragedya sanatçıları ise, Euripidies (MÖ. 480-406), Corneille(1606-1684) ve Racine (1639-1690)’dir.

alıntı
 
Komedya

Komedya kelimesini Comos +Oidia kelimeleri meydana getirmiştir. Comos; halk, cümbüş vs.anlamına, Oidia ise ezgi anlamına gelir. Olayların ve insanların komik yanlarını ortaya koyan oyun türüne komedya denir. Bu tür de, tragedya gibi, şarap tanrısı Dionysos adına yapılan törenlerden doğmuştur. İnsanların bir takım olaylar karşısında verdiği bazı tepkilerin ve duyguların tarihsel süreç içinde güncel yaşama yansıması komedyanın kaynağıdır.



İnsanların ve olayların gülünç tarafflarını ortaya koyan bir tiyatro çeşidi. Tragedya gibi, Yunanistan’da, bağbozumu tanrısı Dionysos’un şerefine yapılan din törenlerinden doğmuştur.



Özellikleri : Komedyada, gülünçlükleri ortaya koymak suretiyle seyirciyi güldürmek amacı güdülür. Konular, çağdaş toplumdan geçmiş toplumlardan günlük hayattan alınarak işlenir. Kişiler, çoklukla halk tabakasından kimselerdir. Çirkin sayılan olaylar bile, seyircinin gözleri önünde geçirilir. Perde sayısı yazarın isteğine bağlıdır. Manzum yazılabildiği gibi, nesirle de yazılır. Üç birlik kuralına uyguluk gösterir.



Çeşitleri : Başlıca komedya çeşitle şunlardır: a- Karakter komedyası (insan karakterinin gülünç ve aksak taraflarını gösteren komedyalardır.) b – Töre komedyası (Toplumun gülünç ve aksak taraflarını gösteren komedyadır), c – Entrika komedyası (Olaylar merak uyandıracak şekilde tertiplenerek, güldürmekteki başka bir amaç güdülmedi yazılan komedyadır. Bugün bu yolda komedyalara ‘vodvil’ adı verilir).



İlk örnekleri Yunan ve Lâtin edebiyatlarında görülen komedya, Rönesans’tan bu yana Batı milletlerin edebiyatın da çok gelişmiştir. Devlet tiyatroların büyük bir çalışma içinde bulundukla son yıllarda, bizde de komedya alanı da çeşitli eserler meydana getirilmiştir.



En büyük komedya yazarları, yunan edebiyatında Aristophanes (M.Ö. 445 – 385), Fransız edebiyatında Moliera (622 – 1678) dir.



Aristophanes (MÖ. 445 – 385) Yunan Edebiyatı

Terentıus (MO. 195 – 159) , Moliere (1622 – 1676) Fransız Edebiyatı



Menandros (MÖ. 342 – 292) Plautus(MÖ 254-1&4) Latin Edebiyatı



Gogol (1809 -1852) Rus Edebiyatı



Ben Johnson (1573 -1637) İngiliz Edebiyatı’nda güzel örnekler vermişlerdir.


Komedya Türleri



a) Töre Komedyası: İnsanların aksak ve gülünç taraflarını, gelenek ve törelerin bozuk yanlarını anlatan komedyadır. Aşağıda verilen eserler bu türün en önemli örnekleridir:



Şair Evlenmesi (Şinasi), Gülünç Kibarlar (Moliere), Eşek Arıları (Aristophanes), Müfettiş (Gogol)



b) Karakter Komedyası: İnsanların kişiliklerinin ve karakterlerinin aksak ve gülünç taraflarını gösteren komedi çeşididir. Bu çeşit komedinin en tanınmış örnekleri şunlardır:



Tartuffe (Moliere), Cimri, Venedik Taciri (Shakespeare)



c) Entrika Komedyası: Yaşanan olayları insanları şaşırtacak ve merak uyandıracak şekilde anlatan tiyatro çeşididir. Entrika komedisine şu örnekler verilebilir:



Yanlışlıklar Komedyası (Shakespeare), capin’in Dolapları (Moliere)



Komedya’nın Özellikleri



*Üçbirlik kuralına uyulur.



*Üslupta soyluluk aranmaz; her türlü kaba sözlere ve şakalara anlatımda yer verilir.



*Komedyada amaç, kişisel ve toplumsal bozuklukların gülünç yanlarını göstererek seyirciyi doğru düşündürmektir.



*Vurma, yaralama., gibi olaylara Sahnede yer verilebilir.



*Diyalog ve koro bölümlerinden oluşur.



*Konular çağdaş toplumdan ve günlük hayattan alınır.



*Nazımla (şiir biçiminde) yazılır. 17. yüzyıl Fransız komedyasında düzyazı biçiminde yazılmış oyunlar da vardır.



*Eser, kesintisiz oynanır ve beş bölümden oluşur.

Alıntı
 
Dram

Yaşamın acıklı ve gülünç yönlerini bir arada yansıtan tiyatro türüne dram denir. Komediler yalnız gülünç, trajediler de acıklı olayları canlandırmak için yazılmıştır. Oysaki yaşam, acıları ve sevinçleriyle bir bütündür. 19. yüzyıl’da Fransa’da, yaşamın hem acıklı hem gülünç yönlerini birlikte işleyen dram türü ortaya çıkmıştır.



Dram türünün gelişiminde Shakespeare’in önemli katkıları olmuştur. Shakespeare, klasik tiyatronun zaman ve yer birliği kurallarını yıkmıştır. Ayrıca acıklı ve gülünç olayları Sahnede içiçe vererek dramın ilk örneklerini vermiştir. Sanatçının, şiir ile düz yazıyı içiçe kullandığı oyunları, önce Alman romantiklerini, sonra da Fransız romantiklerini etkilemiş, böylece dramın temelleri atılmıştır.



Fransız romantiklerinden Victor Hugo, “Cromwel” adlı eserinin ön sözünde dramın özelliklerini şu sözlerle açıklar: “Dramın özelliği gerçektir. Gerçek, yaratılışta, yaşamda olduğu gibi dramda da karşılaşan iki tipin, yüce ile gülüncün birleşmesinden doğar. Doğada olan herşey sanatta da vardır.”



Dram genel olarak Sahne için yazılmış oyundur. Ancak kategorileri ve alt dalları bulunmaktadır. Dram, “drama” adından çıkmıştır. Dram oyunu çoğu zaman hüzünlü bir oyun anlamı içermekle birlikte günümüzde oynanan çoğu dram oyununda komedi unsurları da ara ara ön plana çıkmaktadır.Dram Dramatik anlamında da kullanılmaktadır. Ancak Dramatik sözcüğü ile eşleştimek tiyatro için pek yerinde olmaz.



Dram yazarı uygulamalarında pek çok konuyu ortak bir paydada birleştirir.



18. yüzyıldan beri tragedya veya komedya dışındaki oyunlar “dram” terimi ile adlandırılmıştır.



Dramın Önde Gelen Sanatçıları:

Diderot (1713 -1784) Victor Hugo (1802 – 1885)
Shakespeare (1564-1616)
Lessing (1729-1781)
Goethe (1749-1832)
Schiller (1759-1805)



Dram Türleri



a) Burjuva Dramı: Fransız filozofu Diderot (1713-1784)’un tragedyaya karşı çıkmasıyla ortaya çıkmıştır. Burjuva dramında günlük olayları işlemek, orta sınıfa seslenmek, güzel İle faydalıyı göstermek, ahlakçı görüşü vurgulamak ve günlük yaşayışın doğal dili olan nesir ile yazmak başlıca amaçlar olmuştur.



b) Romantik Dram: Tragedyanın belli kurallarını yıkmak amacı gütmüştür. 19. yüzyılın ilk yarısında Romantizm akımıyla birlikte ortaya çıkmıştır. Romantizmle birlikte edebiyatın her dalında başlayan isyan hareketi tiyatro alanında ürününü dram olarak vermiştir. İngiliz oyun yazarı Shakespeare’ın ilk örneklerini verdiği bu tür, Alman edebiyatında Goethe, Schiller gibi sanatçıların ilgisini kazanmıştır. Romantik dramın ilkelerini ilk kez Fransız sanatçı Victor Hugo, Cromvvell (1827) adlı oyununun önsözünde ortaya koymuştur.



Romantik dramın temel özellikleri şunlardır:



*Oyunda acıklı ve gülünç olaylar bir arada verilebilir.



*Olaylar tarihten ya da günlük hayattan alınabilir.



*Nazım ya da nesir biçiminde yazılabilir.



*Kahramanlar her tabakadan seçilebilir.



*Acı veren olaylar Sahnede gösterilebilir.



*Perde sayısı yazarın isteğine bağlıdır.



*Yerli hayata ve ulusal konulara önem verilir.



*Klasik tiyatronun “zamanda ve mekanda birlik” kuralına uyma zorunluluğu yoktur.



c) Çağdaş (Modern) Dram: Romantizm akımının etkili olduğu dönemlerden sonra da biçim ve içerik değişiklikleriyle yeni boyutlar kazanmış ve günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Günümüzde değişik görüşlerin ve akımların doğrultusunda dramlar yazılmakta ve bunlar çağdaş dram içerisinde değerlendirilmektedir.


Dram’ın Özellikleri


* Üç birlik kuralına uyma zorunluluğu yoktur.
* Hem acıklı hem de gülünç olaylar, yaşamda olduğu gibi bir arada bulunabilir.
* Olay, tarihin herhangi bir devrinden ya da günlük yaşamdan alınabilir.
* Kişiler, halkın her kesiminden seçilebilir.
* Acı veren olaylar (ölüm gibi) Sahnede oluş halinde gösterilebilir.
* Hem şiirle hem de düzyazı ile yazılabilir.

Alıntı
 
Geri