Tiplemeler

Konu sahibi son olarak 5 gün önce görüldü
Ağzında sigara ile kavgayı ayırmaya çalışan adam
Ve arkadaşı
Kavgaya girme esnasında belindeki kemeri çıkaran adam
 
Olsa Dükkan Senin'ciler

Bu tipler "cimriler" kategorisinin bir alt grubunu oluştururlar. Başkalarından herşeyi utanmadan isteyebilmelerine karşın, siz onlardan birşey istediğinizde bu türün özelliği kendini göstermeye başlar. İstediğiniz şeyin kendisinde bulunmadığına binbir yalan söyleyerek sizi inandırmaya çalışır ve akabinde "çok eli açık ama, imkansızlıktan dolayı yardımcı olamayan insan" izlenimi yaratmak için "Olsa dükkan senin abi, biliyosun!" gibi cümleler kurarlar. Saf olanlar bu yalanı yutarlar.
 
Efendisine Söyleyenler

Bu tipler büyük ihtimalle bıyıklı, kesinlikle esmerdir. Çok yavaş konuşmakla kalmaz, cümle aralarında uzun molalar vererek, alakalı alakasız kelimeleri "efendime söyleyeyim" ile birleştirerek ve her cümle başında dakikalarca ağız şapırdatarak konuşurlar. Bu adamlarla tartışmak yersizdir. Sizi dinlemez, dinlese de anlamaz. Baygınlık verir. Yemekten kalktıkları zaman, "çok şükür yarabbim verdiğin nimetlere, sıhhate, afiyete..." diye başlar, "muazzam, ennihayetinde, hattızatında ve tabiki binlerce efendime söyleyeyim" ile devam ederler. Korkunçturlar.
 
Gülme Krizine Girenler

Bu insanlar komik birşeye şahit olduklarında garip sesler çıkararak; ilginç hareketler sergileyerek gülmeye başlarlar ve gülerken arada da "gülme krizine girdim." diye açıklamada bulunma ihtiyacı hissederler. Onlara yardımcı olalım ve onları koruyalım.
 
Her gün iş için otobüs kullanınca insan. Her tip'lemeye kolay ulaşıyor.

Numaracıgiller:
Genellikle okul üniformalı genç arkadaşlardır. İkili
hatta mümkünse bulabildikleri yedili koltukların cam kenarında iki büklüm
uyuma taklidi yaparlar. Tek istekleri ulaşılamayacak bir koltuğa oturup
kaldırılmamaktır. O ulaşılmaz boş koltuğa oturabilmek için bütün otobüs
modelleri üzerinde ihtisas yapmışlardır. Her tip otobüsü/minibüsü
avuçlarının içi gibi bilirler… Uyandırılasıcadırlar…
 
Şoför Yalakaları

Bu tiplere belediye otobüsleri, minibüs ya da dolmuşlarda rastlamak mümkündür. Araca biner binmez kendilerine şoförün hemen yanıbaşında bir yer edinen konu adamları, bütün gün yolcuyla uğraşarak kafası çarşamba pazarına dönen şoförün yanında olası her türlü trafik durumu hakkında çeşitli ahkamlar keserek yakınlaşma tribine girerler öncelikle...

Daha sonra diğer araçlara bok atmaya başlar sebepli sebepsiz. Eline hiçbişey geçmediği halde, karşılığında evinin kapısına bırakılma gibi bir çıkarı olmadığı halde yalakalığı en üst seviyeye taşımakta kararlı tutum sergilerler. "Oha bee! Ordan da girilir mi bu şeride? Çüşşş nerdeyse üstümüze çıkıcaktı herifçioğlu! İnip haşlıycaksın böylelerini, ehliyetini elinden alıcaksın! gibi ve daha bir çok örnekle zenginleştirilebilinecek yalakalıklara imza atarlar.
 
Abi Bu İşte İyi Para Var'cılar

"Abi kerestecilik işinde iyi para var" ya da "Bi Internet kafe açsak" muhabbetleri dillerinden düşmez. Amaç sermayesi olan karşıdaki enayi vatandaşı ortaklığa ikna etmektir. Sürekli "Ayda şu kadar milyondan senede şu kadar, dükkan kirası, şu bu" geyikleri yaparak ortamlardaki güzel muhabbetlere limon sıkarlar. Genelde 30-40 yaşlarında olup bir baltaya sap olamamışlardır. Çoğu uzun Marlboro içer. Hep zengin olma hayalindedirler ama başarılı oldukları pek görülmemiştir.
 
Ben Zaten 20 Liralık Gaz Alıyorumcular

Ekonomi alanında master yapmış kişilerdir. Argümanları her zaman ve her yerde doğrudur. Bu tipler “şak on milyar dolar bozduracaksın”cıların dayı oğullarıdır.
 
Hayvanseverler



Toplumda acayip canımı sıkan birşey de evde beslediği hayvandan hiç usanmadan bahseden tiplerdir. "Karabaş geçengün bir kediye bir havladı..." ya da "Pamuk mutfakta gözümün içine bir baktı az daha konuşacak sandım..." gibi konuşmaları duymayanımız yoktur. Bu hayvan sahipleri, karşısındaki insanın ilgi alanlarını tartmadan saatlerce konuşabilirler bu konuda. Ben de hayvanseverim buna rağmen bu tip monologlar deli eder beni. Kendileri gibi birini buldular mı katlanılmaz bir muhabbet başlar. Birbirlerini buldukları için ilgilenmiyenleri de dışlarlar ortamdan. Kendini hayvan düşmanı gibi hissedersin aralarında.

Bunlar kendi aralarında sınıflanabilir.

1. Kediciler: Köpekleri sevmez, kedinin köpekten çok daha zeki bir hayvan olduğunu iddia eder. Kedi özgürdür, başına buyruktur düşüncesinden haraketle benim kedim var öyleyse ben de özgürüm deyip kendini avutur. Köpekleri yalakalıkla eşleştirmişlerdir.

2. Köpekçiler: Kedileri nankör varlıklar olarak tanımlarlar, bu yüzden de köpekteki sevimlilik ve bağlılığın kedide olmadığını düşünürler. Aynı kediciler gibi köpeğin kediden daha zeki olduğunu ıspatlamaya çalışırlar.

3. Kuşçular: Bunlar sessiz sakin, etliye sütlüye karışmayan, kedi köpek kavgasında yer almak istemeyen insanlardır. Bazıları kediden hoşlanmaz. Grubun genelini emekli amca ve teyzeler oluşturur.

4. Balıkçılar: Bunlar da sessiz sakin insanlar olmakla birlikte balık seçiminde hayvan sevgisinden çok evin ya da dükkanın dekorasyonuna katkı olması motive edici bir unsurdur.

5. Egzotik hayvancılar: Bunların derdi hayvan değil genelde dikkat çekmek, sivrilik yapmak falandır. Ortak mekanları pet shoplar olan bu kardeşlerimiz ergenlik çağındakiler ve zamanında çılgınlık yapamamış bu durumu bir türlü kabul edemeyen yaşları 30 ila 45 arasında değişen adamlardır. Timsah, su kaplumbağası, bukalemun, tarantula gibi hayvanlara yapışırlar. Toplum bu gibi insanlara pek bir ilgi gösterir. Neden timsah, neden yılan? falan sorular sorulur bunlara, şanslı olanları sırf bu yüzden televizyona bile çıkar. Sorulara artistik yanıtlar verilir, "bu hayvanın itilmişliğinde hayatımın özetini görüyorum." filan gibi.
 
Bilmeyip de Kıçından Uyduranlar

Bu tiplerin birilerine birşey öğretmek için önce onun ne olduğunun bilinmesi gerektiğinden haberleri yoktur. Uzatmadan hemen örneklerle pekiştirelim:

A- Abi, volan dişlisi ne demek?
B- Şimdi bu bisikletlerin arka tekerleklerindeki dişlinin adı.
A- İyi de, bu dediğim arabalarda olacaktı, emin misin?
B- Hmm, önce bisikletlere ürettiler, çok tutunca arabalara da koymaya başladılar.
 
Doymayanlar

Bu tiplere en çok büfe, tostçu gibi yerlerde rastlanır. Büfeciye, patitizi bol koy, bol şeker dök, mayonezi fazla sık, turşu çok kes, rakıyı torpilli ver, pilavın tavuğu bol olsun sen anlarsın gibi dileklerde bulunurlar, doymazlar. Ayrıca McDonalds'ta "Bikaç tane daha ketçap verebilir misin?" diyenleri mevcut olduğu gibi, tostçuya "Aabi kaşarlıyı fazla bassana" diyenler de bu gruba dahil edilebilir. Bi arkadaşım "Aabi sosisleri uzun ver" diyene rastlamış, bilemiycem. Sonuçta zararsızdırlar ama toplumda düzeni bozarlar.
 
Ben yanında ıslak mendil istiyorum sadece, sayılır mı...
 
Milli Takımı Tutan Adamlar

Futbolla ilgilenmezler ve hangi takımı tuttuklarını soranlara ben milli takımcıyım derler. Genellikle sevecen ve sakin adamlar olurlar. Kobilerin %78'i bunlara örnektir.
 
"bu saatte uyunur mu?" adamları

haftasonu olmuş, bir önceki gece hafta içi ertelediğin her şeyi yapmak istemişsindir. e haliyle de mevcut geceyi bi kaç saat fazla yaşayıp, ertesi sabah da geç uyanmayı planlamışsındır. ancak;

telefon hararetli hararetli 10:30-11:30 arası çalar;

-aloovğ
+ha alo efendim baba
-yatıyor musun sen "daha"?
+ha wtf evet ha ne evet baba
-olm bu saate kadar yatılır mı lan? kalk hadi gün bitti

evet, gördüğünüz gibi bu şekilde, böyle adamlar mevcut. beni kınamayın... beni kınayan benim göyneğimi giysin.
 
Geri