Timurlular Tarihi Kaynakları

Konu sahibi son olarak 3385 gün önce görüldü
[FONT=&quot]Kendi y[FONT=&quot]az[FONT=&quot]dığım ma[FONT=&quot]kaled[FONT=&quot]ir. Kaynak tanıtımı amaçlıdır.
[/FONT][/FONT][/FONT][/FONT]
[FONT=&quot]
TİMURLULAR TARİHİ KAYNAKLARI[/FONT]
***
[FONT=&quot]Giriş

[/FONT]
[FONT=&quot]Timurlular, XIV. Yüzyıl ile XVI. Yüzyıl arasında Türk ve dünya tarihinde büyük etkiler bırakmış ve bu etkiler çeşitli kaynaklar aracılığıyla kaydedilmiştir. Timurlular’ın İran üzerinde hâkimiyet kurması dolayısıyla bu kaynakların büyük çoğunluğunun dili Farsça olup halen bazıları tam olarak Türkçe’ye kazandırılmamıştır. Timurlular’ın tarihlerini anlatan bu ana kaynaklar ve birinci elden kaynaklar Saadetname (Ruznâme-i Gazavât-ı Hindustan), Zafernameler, Acaibu’l Makdûr Fî Nevaib-i Timur, Tarihname, Muntehabü’t-i Tevarih-i Muinî, Mecmau’t-tevârîh (Zübdetü't-Tevârih), Acaibu’l Letaif (Sefaretname-i Çin),[/FONT] [FONT=&quot]Tarih-i Kebir (Tevarih-i Enbiya ve Müluk), Tarih-i Hayrat (Asahhu’t Tevârih), Matla-i Sadeyn ve Mecma-i Bahreyn, Devlet Şâh’ın Tezkiretü'ş-Şuara’sı, Mecâlisü'n-Nefâis, Ravzatü’s Saffa, Habib el-Siyer, Târih-i Reşidî ve Tarih-i Firişte’dir. Bunlardan başka Timurlular tarihi hakkında diğer devletlerle ilişkiler dolayısıyla ve elçilik aracılığıyla bilgi veren Farsça, İspanyolca, Osmanlı Türkçesi, Rusça ve Çince yazılmış kaynaklar da mevcuttur.

[/FONT] [FONT=&quot]Bugüne kadar Timurlular tarihi kaynaklarının tanıtımı üzerine yapılan iki çalışma vardır. İlki Walter Hinz’e aittir ve Mehmet Altay Köymen tarafından 1942 yılında “Timuriler Hakkında Menba Tetkiki” adıyla Türkçe’ye çevrilmiştir. Diğeri Felix Tauer’in çalışmasıdır ve “Timurlular Devrinde Tarihçilik” adıyla 1965 yılında Ahmet Ateş tarafından Türkçe’ye kazandırılmıştır. Fakat geçen uzun süre zarfında kaynaklar üzerinde yeni çalışmalar yapılmıştır ve adı geçen bu kaynaklar bugüne kadar ülkemizde[/FONT] [FONT=&quot]derli toplu bir çalışma içerisinde yerli bir araştırmacı tarafından tanıtılmamıştır. Bunların haricinde Timurlular tarihi kaynakları üzerine yapılan çalışmalar genelde parça parça olmuş ya da söz konusu kaynaklar Genel Türk Tarihi kaynaklarının tanıtımlarında çok kısıtlı olarak tanıtılmıştır. Bu durum okuyucuların Timurlular Devleti kaynakları hakkında detaylı bilgi edinmesine engel olmuştur. Bundan dolayı biz de bu çalışmamızda Timurlular dönemi kaynaklarını derli toplu bir şekilde tanıtarak okuyucuların konu hakkında detaylı bilgi edinmesini amaçladık. Bu çalışmayı yaparken kaynakların muhtevaları, nüshalarının nerelerde bulunduğu, kimler tarafından çalışıldığı hakkında bilgiler vermeye gayret ettik. Kaynakları tanıtırken de mümkün mertebe yazıldıkları tarihlere ve kapsadığı dönemlere göre sıralamaya dikkat ettik. Bu çalışma ile Timurlular tarihi kaynakları üzerine okuma ve çalışma yapacak olanlara iyi bir referans olacağımızı umut ediyoruz.

[/FONT] [FONT=&quot]1. Gıyâseddin Ali Yezdî – Saadetnâme (Ruznâme-i Gazavât-ı Hindustan)

[/FONT]
[FONT=&quot]Timur’un 1398 ile 1399 arasında Hindistan’a yönelik seferini anlatan bu eser Farsça kaleme alınmıştır. Eser Timur’un emriyle yazılmıştır. Eser üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Timur’a övgü ve önceki seferleri yer almaktadır. Diğer iki bölüm ise Hindistan seferi ile alakalıdır. Yer yer eserin içinde Farsça şiirler de görülmektedir. Eserin bugün üç nüshası bulunmaktadır. Bunlar 1444 tarihli Tahran Milli Kütüphanesi nüshası, 1606 tarihli Özbekistan İlmî Kültür Merkezi Kütüphanesi nüshası ve 1845 tarihli Pencap Üniversitesi Kütüphanesi nüshasıdır.[FONT=&quot][1][/FONT] Her üç nüsha nesta’lik hatlıdır. Ülkemizde bu eser hakkında iki çalışma yapılmıştır. İlki İsmail Aka’nın 2003 yılında Belleten Dergisi’nin 249. Sayısında yayı[FONT=&quot]n[/FONT]ladığı “Saadetnâme yâ Ruznâme-i Gazavât-Hindustan der salha-yi 800-801h.” adlı İrec Afşar’ın İran’da günümüz Farsçasıyla neşrettiği çalışmanın tanıtımıdır. Diğer çalışma ise 2015 yılında İrec Afşar’ın neşrinin çevirisiyle İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Genel Türk Tarihi Anabilim Dalı’nda Sinan Eren tarafından hazırlanmış “Tarihçi Gıyaseddin Ali Yezdî’nin Saadetnâme’si (Metin Tercümesi ve Değerlendirme)” adlı yüksek tezidir.

[/FONT] [FONT=&quot]2. Nizamüddin Şâmî – Zafernâme[/FONT][FONT=&quot]

Timur’un başlangıçtan Mart 1404’e kadar olan seferlerini ihtiva eden bu eser Farsça kaleme alınmıştır. Eser, Timur’un emriyle 1402’de yazılmaya başlanmıştır ve iki sene içerisinde tamamlanmıştır. Eserin adını bizzat Timur belirlemiştir.[FONT=&quot][2][/FONT] Eser’in Türkçe’ye çevrilen nüshası Prag’da Şarkiyat Enstitüsü’nde bulunmaktadır. Bu nüsha 1934 ve 1956’da Prag’da neşredilmiştir. Bu nüsha 1949 yılında Necati Lugal tarafından Türkçe’ye kazandırılmıştır ve Türk Tarih Kurumu tarafından “Zafernâme” adıyla yayı[FONT=&quot]n[/FONT]lanmıştır. Eser 1987 yılında ikinci kez baskısını yapmıştır. Ayrıca İstanbul’da ve Londra’da tenkitli neşirleri de bulunmaktadır.[FONT=&quot][3][/FONT]

[/FONT] [FONT=&quot]3. İbn Arabşah - Acaibu’l Makdûr Fî Nevaib-i Timur

[/FONT]
[FONT=&quot]Timur 1400 yılında Şam’ı ele geçirdiğinde buradaki birçok bilgini, doktoru, sanatçıyı ve meslek erbabını Semerkand’a göndermişti ve bunlar arasında İbn Arabşah ile ailesi de yer alıyordu.[FONT=&quot][4][/FONT] Arabşah 1411’de Şam’a geri döndükten sonra eserini kaleme aldı. Eserin dili Arapçadır. Arabşah Şam’ın ele geçirilmesi sırasında yaşadıklarından dolayı eserinde Timur’u yerden yere vurmaktadır. Eserin dili ağırdır ve edebî sanatlar yoğundur. Konu 1409’da Timurlu hükümdarı Mirza Şâhruh’un (1409-1447) Halil Sultan’ı mağlup edip müstakil saltanatı elde edişiyle son bulmaktadır. Eser Bağdatlı Nazmîzâde Murtaza tarafından 1698’de Târîh-i Timurlenk adıyla Osmanlı Türkçesi’ne çevrilmiştir ve daha sade olarak 1860’da tekrar yayı[FONT=&quot]n[/FONT]lanmıştır.[FONT=&quot][5][/FONT] Birçok dile çevirisi yapılan eserin günümüz Türkçesine çevirisi 2012’de Ahsen Batur tarafından yapılmıştır ve çeviri “Acâibu’l-Makdur (Bozkırdan Gelen Bela)” adıyla Selenge Yayıncılık tarafından [/FONT]
[/FONT][FONT=&quot]yayı[FONT=&quot]n[/FONT][/FONT][FONT=&quot]anmıştır. Bu eserde çeviri yapılırken Beyrut nüshası kullanılmıştır.[FONT=&quot][6]http://www.forumsal.net/#_ftn6 Beyrut nüshasından başka Şam’da ve Kahire’de de eserin nüshaları bulunmaktadır.

[/FONT] [FONT=&quot]4. Şerefüddin Ali Yezdî - Zafernâme

[/FONT]
[FONT=&quot]Eser Şâhruh’un oğlu Mirza İbrahim’in isteği üzerine yazılmıştır. Dili Farsçadır. 1421-1425 arasında, Nizamüddin Şâmi’nin Zafernâme’sine bakılarak kaleme alınmıştır. Halil Sultan’ın Semerkand hakimiyetinin sonuna kadar(1409) geçen zaman dilimi hakkında bilgiler eser içinde yer almaktadır. İran’da ve Türkiye’de birçok nüshası bulunan eser Fransızca’ya ve İngilizce’ye çevrilmiştir. Şeybanîler devrinde de Türkçe’ye çevrilen eser 2013’te Ahsen Batur tarafından günümüz Türkçesi’ne kazandırılmıştır. Bu çeviri “Emîr Timur (Zafernâme)” adıyla Selenge Yayıncılık tarafından yayı[FONT=&quot]n[/FONT]lanmıştır.

[/FONT] [FONT=&quot]5. Tacü’s Selmânî – Tarihname

[/FONT]
[FONT=&quot]Bir diğer Farsça kaleme alınmış eser Tarihname’dir. Eser Şâhruh’un babası Timur devrindeki olayları yazdırmak istemesiyle kaleme alınmıştır. 1410 yılına kadarki olayları içeren eserin ağır bir dili vardır. Eserin bugün ikisi İstanbul’da biri Londa’da olmak üzere üç nüshası bulunmaktadır. İstanbul’daki nüshalar Fatih Kütüphanesi nüshası ve Lala İsmail Efendi nüshası, Londra’daki nüsha ise British Museum nüshasıdır.[FONT=&quot][7][/FONT] Eser, İsmail Aka tarafından Lala İsmail Efendi nüshasının tercümesiyle günümüz Türkçesine kazandırılmıştır. Yapılan tercüme 1988 yılında TTK Yayınları tarafından “Tarihnâme” adıyla basılmıştır.

[/FONT] [FONT=&quot]6. Muineddîn-i Natazî – Muntehabü’t-i Tevarih-i Muinî

[/FONT]
[FONT=&quot]Genel bir tarih kitabı hükmü taşıyan eser Hz. Âdem’den 1414 yılına kadar geçen olayları kapsamaktadır. Farsça kaleme alınmıştır. Yazar kitabı Mirza İskender için yazmışken 1414’te Şâhruh’un Mirza İskender’i mağlup etmesiyle düzeltmeler yaparak eseri Şâhruh’a sunmuştur.[FONT=&quot][8][/FONT] L. Zimin ve J. Aubin eseri Fransızca’ya tercüme etmişlerdir.

[/FONT] [FONT=&quot]7. Hâfız Ebru - Mecmau’t-tevârîh[/FONT][FONT=&quot] (Zübdetü't-Tevârih)

Eser Şâhruh zamanında 1417’de yazılmıştır. Şâhruh’un emriyle kaleme alınan eserin dili Farsçadır. Eser diğer taraftan genel tarih özelliği de taşımaktadır. Peygamberler Tarihi, Selçuklular ve İlhanlılar hakkında bilgiler de eser içerisinde yer almaktadır. Eserde eklemelerle birlikte 1427’ye kadar bilgiler bulunmaktadır. Dört bölümden oluşan eserin son bölümü Zübdetü't-Tevârih-i Baysungur adını taşımaktadır. Bu son kısım eserin orijinal bölümüdür.[FONT=&quot][9][/FONT] Eserin bir nüshası ülkemizde İstanbul’daki Damat İbrahim Paşa Kütüphanesi’nde bulunmaktadır.

[/FONT] [FONT=&quot]8.[/FONT] [FONT=&quot]Gıyaseddin Nakkaş – Acaibu’l Letaif (Sefaretname-i Çin)

[/FONT]
[FONT=&quot]Şâhruh’un emriyle 1419 yılında Çin imparatoruna giden elçilik heyetinde yer alan Gıyaseddin Nakkaş tarafından, Farsça yazılmıştır. Eserde siyasî ve toplumsal gözlemler yer almaktadır. Eser Fransızca’ya M. Quatremere tarafından tercüme edilmiştir.[FONT=&quot][10][/FONT] 1727’de Küçük Çelebizâde İsmail Asım Efendi tarafından eser Osmanlı Türkçesi’ne çevrilmiştir. Osmanlı Türkçesi’ne yapılan bu çeviri iki kez günümüz Türkçesi’ne aktarılmıştır. İlk olarak 1950 yılında Ankara Üniversitesi DTCF Sinoloji Bölümü’nde[/FONT] [FONT=&quot]Muhaddere Nabi Özerdim “Acaib-ül-Letaif (Hıtay Sefaretnamesi) ile Çin Kaynakları Arasında İlgi:I” adlı DTCF dergisinde yayı[FONT=&quot]n[/FONT]ladığı makale ile eseri Osmanlı Türkçesi çevirisinden Türkçe’ye aktarmıştır ve Çin kaynakları ile karşılaştırmıştır.[FONT=&quot][11][/FONT] Aynı çeviriden ikinci aktarma ise 2013 yılında Betül Mutlu tarafından yapılmış, “Hıtay Sefaretnamesi” adıyla TTK Yayınları tarafından yayı[FONT=&quot]n[/FONT]lanmıştır. Ayrıca konunun uzmanı Gülçin Çandarlıoğlu’nun 1982’de yazdığı “Orta Asya’da Timurîler, Çin’de Ming Münasebetleri (Ch’en Ch’eng elçilik raporu)” adlı profesörlük takdim tezinde bu eser hakkında da bilgiler vermiştir.

[/FONT] [FONT=&quot]9. Ca’ferî b. Muhammed el-Hüseynî - Tarih-i Kebîr (Tevârîh-i Enbiyâ ve Mülûk)

[/FONT]
[FONT=&quot]Farsça kaleme alınmış olup peygamberler ve hükümdarlar tarihi adını taşıyan bu eser altı cüzden oluşmaktadır. Genel bir tarih hükmünde olan eserin son cüzü Timur’un yedi yıllık seferinden (1399-1404) 1446’ya kadar geçen Timurlu tarihi hakkında bilgi vermektedir. Eserin bilinen tek nüshası Petersburg Devlet Kütüphanesi’nde bulunmaktadır.[FONT=&quot][12][/FONT] Walter Hinz’in “Timurlular Devrinde Tarihçilik” makalesinin çevirisinde Türkçe’ye tanıtılan eser İsmail Aka tarafından Türkçe’ye tercüme edilmiş, 2011 yılında TTK Yayınları tarafından “Târih-i Kebîr (Tevârîh-i Enbiyâ ve Mülûk)” adıyla basılmıştır.

[/FONT] [FONT=&quot]10.[/FONT] [FONT=&quot]Muhammed b. Fazlullah el-Mûsevî – Tarih-i Hayrat (Asahhu’t Tevârih)[/FONT][FONT=&quot]

1397 ile 1404 arasındaki olayları içeren eserin dili Farsça’dır. Oxford, British Museum ve İstanbul Hatice Turhan Sultan Kütüphanesi nüshaları bulunmaktadır.[FONT=&quot][13][/FONT]

[/FONT] [FONT=&quot]11. Kemâleddin Abdurrezzak İshak b. Semerkandî - Matla-i Sadeyn ve Mecma-i Bahreyn[/FONT]
[FONT=&quot]
Farsça kaleme alınmış eser Ebu Said Bahadır Han’ın doğum tarihi olan 1304’ten 1471’e kadar geçen dönemdeki olayları içermektedir. Eser iki citten oluşmaktadır. İlk bölümde Ebu Said Bahadır Han’ın doğumundan Timur’un ölümüne kadar geçen olaylar anlatılmaktadır. İkinci bölümde ise Timur’un ölümünden 1471’e kadar geçen olaylardan bahsedilmektedir. 1949’da Lahor’da basılan kitabın birinci bölümü de Tahran’da basılmıştır.[FONT=&quot][14][/FONT] Eserin İstanbul Esad Efendi Kütüphanesi’nde de iki nüshası bulunmaktadır.[FONT=&quot][15][/FONT]

[/FONT] [FONT=&quot]12. Devlet Şâh - Tezkiretü'ş-Şuara[/FONT]
[FONT=&quot]
Timurlular devrinin önemli edebiyatçılarından olan Devlet Şâh’ın Farsça olarak kaleme aldığı, Farsça şiir yazan şairlerin hayatlarını ve eserlerini içeren bu eser Timurlu hükümdarı Hüseyin Baykara’ya (1470-1506) sunulmuştur. Eser sadece edebiyat tarihi için değil sosyal tarih için de önemli bir kaynaktır.[FONT=&quot][16][/FONT] 1366’da M. Ramazanî Tahran’da, 1921’de M. Abbasî Allahabad’da ve 1977’de Necati Lugal tarafından İstanbul’da tekrar basılmıştır.[FONT=&quot][17][/FONT]

[/FONT] [FONT=&quot]13. Ali Şîr Nevaî - Mecâlisü'n-Nefâis[/FONT]
[FONT=&quot]
1492-1498 arasında Hüseyin Baykara’nın veziri ve bir taraftan da şair olan Ali Şîr Nevaî tarafından bir şairler tezkiresi olarak kaleme alınmıştır. Eser bir giriş ve “meclis” adlı sekiz bölümden oluşmaktadır. Eserin dili Çağatay Türkçesidir. Her bölümde şairler ve eserleri hakkında bilgiler yer almaktadır. Beşinci bölüm Timurlu soyundan gelen şair kökenli mirzaların da hayatını içerdiğinden tarihî bir kaynak olarak da değerlendirilmektedir. Tezkirenin Türkiye’de ve Türkiye dışındaki kütüphanelerde birçok nüshası bulunmaktadır. Söz gelimi Revan Köşkü, Emanet Hazinesi, Süleymaniye ve Fâtih kütüphaneleri gibi. Mecâlisü’n-Nefâis 1908 yılında Taşkent’te, daha sonra Suyima Ganiyeva tarafından Arap harfleriyle yine Taşkent’te 1961’de, Latin harfleriyle de Türkiye’de Erzurum’da 1995 yılında yayınlanmıştır. Mecâlisü’n-Nefâis beş defa da Farsça’ya tercüme edilmiştir.[FONT=&quot][18][/FONT] Bu çeviriler Safevîler ve Özbek Hanlığı tarafından yaptırılmıştır.

[/FONT] [FONT=&quot]14. Mirhond - Ravzatü’s Saffa[/FONT]
[FONT=&quot]
1483 ile 1498 arasında Farsça olarak yazılan eser altı cüzden oluşmaktadır. Genel bir tarih olan eserin son cildi Timurlular hakkında bilgi vermektedir. Tahran’da birçok kez yayınlanan eser 1919’da Balatîzade tarafından Osmanlı Türkçesi’ne çevrilmiştir. E. Rehatsek tarafından İngilizce’ye yapılan çeviri 1982’de Delhi’de yayınlanmıştır.[FONT=&quot][19][/FONT]

[/FONT] [FONT=&quot]15. Hondmir - Habib el-Siyer[/FONT]
[FONT=&quot]
Mirhond’un torunu olan Hondmir’in eseri 1524 yılına kadar geçen olan ihtiva etmektedir. Eser genel bir tarih özelliği taşımaktadır. Dili Farsçadır ve üç ciltten oluşmaktadır. Son ciltte Timurlular hakkında bilgiler yer almaktadır. 1983’te Tahran’da yeniden basılan eser Lale Devri’nde Osmanlı Türkçesi’ne çevrilmiştir.[FONT=&quot][20][/FONT]

[/FONT] [FONT=&quot]16. Mirza Haydar Duğlat - Tarih-i Reşidî[/FONT]
[FONT=&quot]
Babür Şâh’ın yeğeni olan Mirza Haydar Duğlat eserine Yarkend Hanı Reşidî Han’a (1544-1559) nispetle Tarih-i Reşidî adını verdi. Mirza Hayda Duğlay eserini Keşmir hükümdarıyken 1553-1559 arasında tamamladı. Eserin ilk kısmı ise 1541-1544 arasında yazılmıştır. Eserin dili Farsçadır ve iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Tuğluk Timur’un tahta çıkışından (1347) yazarın kendi dönemine kadarki olaylar yer almaktadır. Bu ilk bölümde Timurlular hakkında da bilgiler bulunmaktadır. İkinci bölümde ise 1541-1544 arası ele alınmakla birlikte daha ziyade Duğlatlar’ın ve Mirza Haydar’ın yaşadıkları anlatılmaktadır. Velyaminov-Tsernov ve C. Salemann tarihinde bazı kısımları Rusça’ya çevrilmiştir. Denison Ross tarafından da kısmen İngilizce’ye çevrilmiştir.[FONT=&quot][21][/FONT] 2006 yılında da Osman Karatay tarafından Denison Ross’un İngilizce tercümesi baz alınarak eser “Tarih-i Reşidî” adıyla Türkçe’ye kazandırılmış ve Selenge Yayıncılık tarafından basılmıştır.

[/FONT] [FONT=&quot]17.[/FONT] [FONT=&quot]Muhammed Kasım Hindûşâh - Tarih-i Firişte (Gülşen-i İbrâhîmî)[/FONT]
[FONT=&quot]
Hindistan’da Türk kökenli Adilşâh Hanedanı’nın hükümdarlarından II. İbrahim Adilşâh’ın (1579-1626) yazdırdığı bu eserin dili Farsçadır. 1589’dan sonra II. İbrahim Adilşâh’ın emrine giren Muhammed Kasım Hindûşâh eserini kaleme almaya başladı. Eser büyük ölçüde Hindistan’daki Müslüman devletlerin tarihini içermektedir ve Timurlular hakkında da yer yer bilgiler vermektedir. Eser bir mukaddime, on iki kısım ve bir hâtimeden oluşmaktadır. Mukaddimede Hindûlar’ın inançları, ilk racalar ve İslamiyet’in Hindistan’a girmesi hakkında bilgiler yer alır. Esas kısımda Lahor’daki Gazne, Delhi, Dekken, Gucerât, Mâlvâ, Burhânpûr, Bengal, Sind ve Mültan sultanları, Sind, Keşmir ve Malabar emirleriyle Hint velîleri anlatılır.[FONT=&quot][22][/FONT] Eserin günümüze iki nüshası ulaşmıştır ve eser birkaç kez basılmıştır. John Briggs tarafından “History of the Rise of the Mahomedan Power in India, till the Year A. D. 1612” adıyla 1829’da İngilizce’ye çevrilmiştir. Urduca çevirisini ise Fidâ Ali Tâlib, Haydarâbâd’da 1926-1932 yılları arasında ve Abdülhay Hoca, Lahor’da yapmıştır.[FONT=&quot][23][/FONT]
[/FONT]
[FONT=&quot]18. Diğer Kaynaklar

[/FONT]
[FONT=&quot]18.1. Ebu Bekr-i Tihranî - Kitab-ı Diyarbekriyye: [/FONT][FONT=&quot]Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Bey’in isteğiyle kaleme alınan eser Akkoyunlular ve Karakoyunlular için bilinen yegane derli toplu ana kaynak durumundadır. Eser Timurlular hakkında Akkoyunlar ve Karakoyunlular ile gerçekleşen ilişkiler çerçevesinde bilgi vermektedir. Eser Şâhruh’un ölümünden Hüseyin Baykara döneminin ortalarına kadarki olayları ihtiva etmektedir. Farsça kaleme alınan eser üç bölümden oluşmaktadır. Eserin bilinen tek nüshası vardır ve Necati Lugal ile Faruk Sümer tarafından 1962-1964 ve 1993 yıllarında basılmıştır. 2014’te Mürsel Öztürk tarafından Türkçe’ye çevrilmiş[FONT=&quot][24][/FONT] ve “Kitab-ı Diyarbekriyye” adıyla TTK tarafından yayınlanmıştır.

[/FONT] [FONT=&quot]18.2. Ruy Gonzales de Clavijo’nun Seyahatnamesi: [/FONT][FONT=&quot]İspanya’da Kastilya Kralı III. Enrique ‘nin elçisi olan Clavijo 1402 yılında Papalık tarafından Timur’a elçi olarak gönderilmiştir. Eser Bizans İmparatorluğu, Osmanlı Devleti, II. Dönem Anadolu Türk Beylikleri ve Timurlular da dahil olmak üzere geniş bir alanda bilgi vermektedir. İspanyolca kaleme alınmıştır. Eser ilk olarak 1993’te Ömer Rıza Doğrul tarafından Türkçe’ye kazandırılmış ve “Anadolu Orta Asya ve Timur” adıyla Ses Yayınları basmıştır. 2016 yılında aynı çeviri bu kez “Timur Devrinde Kadis'ten Semerkant'a Seyahat” adıyla genişletilerek Köprü Kitaplar Yayınevi tarafından ikinci basımını yapmıştır.

[/FONT] [FONT=&quot]18.3. Osmanlı Türkçesi ile Yazılmış Kaynaklar: [/FONT][FONT=&quot]Özellikle Timur devrindeki ilişkiler dolayısıyla Osmanlı Türkçesi’nde yazılmış kaynaklar da Timurlular hakkında bilgi vermektedir. Verilen bilgiler daha ziyade Timur dönemini içermekte olup Ankara Savaşı (1402) sonrası ilişkilerin azalmasıyla ileriki dönemler hakkında Osmanlı Türkçesi kaynaklarında fazla bilgi bulunmamaktadır. Timurlular hakkında bilgi veren başlıca Osmanlı Türkçesi Kaynakları Oruç Bey, Karamanî Mehmed Paşa, Âşıkpaşazâde, Neşrî ve Kemalpaşazâde (İbn Kemal) tarihleridir. Bu eserlerin hepsi günümüz Türkçesine aktarılmıştır. Eserlerin en son Türkiye Türkçesi’ne aktarımı yapılmış baskıları şunlardır: Oruc Beğ, Oruç Beğ Tarihi, Haz.: Necdet Öztürk, Bilge Kültür Sanat Yayınları, İstanbul 2014; Karamanî Mehmed Paşa,[/FONT] [FONT=&quot]“Osmanlı Sultanları Tarihi”, Osmanlı Tarihleri I, Haz.: İbrahim Hakkı Konyalı, İstanbul 1949, s. 323-369; Âşıkpaşazâde, Âşıkpaşazâde Tarihi, Haz.: Necdet Öztürk, Bilge Kültür Sanat Yayınları, İstanbul 2013; Mehmed Neşrî, Kitâb-ı Cihan-Nümâ Neşrî Tarihi I-II. Cilt, Haz.: Faik Reşit Unat – Mehmet Altay Köymen, TTK Yayınları, İstanbul 2014; Kemalpaşazâde (İbn Kemal), Tevârih-i Âli Osman IV. Defter, Haz.: Koji Imazawa, TTK Yayınları, Ankara 2000.

[/FONT] [FONT=&quot]18.4. Rusça Kaynaklar: [/FONT][FONT=&quot]Altun Orda Hanlığı ile ile ilişkiler dolayısıyla Rusça kaynaklar da Timurlular hakkında bilgi vermektedir. Bu kaynaklar Türkçe’ye Altun Orda Hanlığı çalışmaları vasıtasıyla kısmen kazandırılmıştır. Rus kaynakları yıllık şeklindedir ve birbirlerini tekrar eden bilgiler yer almaktadır. Timurlular hakkında Altun Orda Hanlığı ile ilişkiler çevresinde bilgi bulunan yıllıklar ise şunlardır: Troitski Yıllığı, Nikonov Yıllığı, Birinci Novgorad Yıllığının İlk Nüshası, Dördüncü Novgorad Yıllığı, Lvov Yıllığı, Simenov Yıllığı ve[/FONT] [FONT=&quot]Yermolin Yıllığı’dır.[FONT=&quot][25][/FONT]
[/FONT]
[FONT=&quot]18.5. Çince Kaynaklar: [/FONT][FONT=&quot]Timur’un Çin üzerine yapmayı düşündüğü sefer, Şâhruh’un Çin ile ticarî ilişkileri gibi faaliyetler Çince kaynakların da Timurlular hakkında bilgi vermesini sağlamıştır. Timurlular’ın Türkistan’da hâkimiyet kurduğu zamanda Çin’de Ming Sülalesi (1368-1644) yönetimi elinde tutuyordu. Bu sülalenin yazdırdığı tarihte ve elçilik raporlarında Timurlular ile gerçekleşen ilişkiler hakkında bilgiler yer almaktadır.[FONT=&quot][26][/FONT] Uzman Timurlu tarihçisi olan Gülçin Çandarlıoğlu’nun 1982’de yazdığı “Orta Asya’da Timurîler, Çin’de Ming Münasebetleri (Ch’en Ch’eng elçilik raporu)” adlı profesörlük takdim tezi Timurlular hakkında bilgi veren Çince bir kaynak temelli bilinen tek çalışmadır. Bunun dışında Timurlular hakkında Çince kaynaklar baz alınarak herhangi bir çalışma yapılmamıştır.

[/FONT] [FONT=&quot]Sonuç

[/FONT]
[FONT=&quot]Türk Tarihi’nde önemli bir yer teşkil eden Timurlular’ın tarihî kaynaklarının büyük kısmının Farsça olduğu görülmektedir. Bunda İran üzerinde hâkimiyet kurmasının büyük etkisi olan Timurlular’ın Farsça kaynaklarının bir kısmı da Türkçe’ye kazandırılmamıştır. Üzerinde çalışılmayan kaynakların Türkçe’ye kazandırılmasıyla konu hakkında yeni bilgilerin ve bulguların ortaya çıkması ya da bilgilerin az olduğu konularda detaylı bilgilerin bilim alemine kazandırılması muhtemeldir. Özellikle Farsça kaynaklar üzerinde yapılacak çalışmalar için İran’a gidip saha çalışması yapılması gerekmektedir.

[/FONT] [FONT=&quot]Timurlu Tarihi’nin diğer kaynaklarından olan Ebu Bekr-i Tihranî’nin Kitab-ı Diyarbekriyye’si, Ruy Gonzales de Clavijo’nun Seyahatnamesi ve Osmanlı Türkçesi kaynakları günümüz Türkçe’sine kazandırılmış olup bu eserler üzerinde yeterince çalışma yapılmıştır. Buna karşın Çince kaynak baz alınarak Timurlu Tarihi uzmanı Gülçin Çandarlıoğlu’nun 1982’de yazdığı “Orta Asya’da Timurîler, Çin’de Ming Münasebetleri (Ch’en Ch’eng elçilik raporu)” adlı profesörlük takdim tezi dışında Rusça ve Çince kaynaklar Timurlu Tarihi açısından doğrudan ve yeterince çalışılmamıştır. Bu kaynaklar hakkında saha çalışması için de Rusya’ya ve Çin’e gidilmesi gerekmektedir. Bu kaynaklar üzerinde de çalışıldığı takdirde önemli bir tarihî boşluk daha dolacaktır.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][1][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Sinan Eren, Tarihçi Gıyaseddin Ali Yezdî’nin Saadetnâme’si (Metin Tercümesi ve Değerlendirme), Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, İÜ SBE, İstanbul 2015, s. 11.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][2][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Walter Hinz, “Timuriler Tarihi Hakkında Menba Tetkiki” Belleten Dergisi, Sayı 21-22, Ankara 1942, s. 88; Felix Tauer, “Timurlular Devrinde Tarihçilik”, Belleten Dergisi, Sayı 113, Ankara 1965, s. 52.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][3][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Tauer, a.g.m., a.y.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][4][/FONT][/FONT][FONT=&quot] M. Şemseddin Günaltay, İslam Tarihi Kaynakları – Tarihler ve Müverrihler, İstanbul 1991, s. 361.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][5][/FONT][/FONT][FONT=&quot] İsmail Aka, “Acâibü’l-makdûr” DİA, C. 1, İstanbul 1988, s. 318.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][6][/FONT][/FONT][FONT=&quot] İbni Arabşah, Acâibu’l-makdûr (Bozkırdan Gelen Bela), Çev.: Ahsen Batur, İstanbul 2012, s. 23.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][7][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Aka, Tarihnâme, Ankara 1999, s. 7[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][8][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Aka, Mirza Şahruh ve Zamanı (1405-1447), Ankara 1994, s. XVII. (Yazar kaynakları tanıttığı bölümde diğer bölümlerin aksine sayfa numaralarını roma rakamlarını kullanarak belirttiği için biz de bu bilginin yerini yazarın tertibine uyarak göstermeyi tercih ettik.)[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][9][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Ramazan Şeşen, Müslümanlarda Tarih-Coğrafya Yazıcılığı, İstanbul 1998, s. 243.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][10][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Saadettin Gömeç, “İslâm Öncesi Türk Tarihinin Kaynakları Üzerine” DTCF Tarih Araştırmaları Dergisi, C. 20, Sayı 31, Ankara 2000, s. 82. [/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][11][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Betül Mutlu, Hıtay Sefaretnamesi, Ankara 2013, s. 5. [/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][12][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Aka, Târîh-i Kebîr (Tevârîh-i Enbiyâ ve Mülûk), Ankara 2011, s. XV. (Yazar daha önce belirttiğimiz diğer eserindeki düzeni bu eserin giriş kısmında da uyguladığı için bilginin yerini tekrar yazarın düzenine uygun göstermeyi tercih ettik.)[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][13][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Hinz, a.g.m., s. 91-92.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][14][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Şeşen, a.g.e., s. 245.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][15][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Günaltay, a.g.e., s. 386.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][16][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Şeşen, a.g.e., s. 247.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][17][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Şeşen, a.g.e., s. a.y.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][18][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Kemal Eraslan, “Mecâlisü’n-nefâis”, DİA, C. 28, İstanbul 2003, s. 216.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][19][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Şeşen, a.g.e., s. 248.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][20][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Şeşen, a.g.e., s. 249.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][21][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Şeşen, a.g.e., s. 360-361.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][22][/FONT][/FONT][FONT=&quot] K. Ahmad Nizami, “Firişte”, DİA, C. 13, İstanbul 1996, s. 134.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][23][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Nizami, a.g.m., a.y.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][24][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Faruk Sümer, “Kitâb- ı Diyarbekriyye”, DİA, C. 26, İstanbul 2002, s. 75. [/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][25][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Rus yıllıkları hakkında daha detaylı bilgi için bkz.: Mualla Uydu Yücel, “İlk Rus Yıllıklarının Türk Tarihi Açısından Önemi”, Tarih Boyunca Türk Tarihinin Kaynakları Semineri, İstanbul 1997, s. 125-144.[/FONT]

[FONT=&quot][FONT=&quot][26][/FONT][/FONT][FONT=&quot] Çince kaynaklar hakkında daha detaylı bilgi için bkz.: Ahmet Taşağıl, "Türk Tarihi ile İlgili Çin Kaynaklarının Türkçe Neşri Üzerine Düşünceler", Türk Tarihinin Kaynakları Semineri, İstanbul 1997, s. 113-124.[/FONT]
[/FONT]
 
Hocam kısaca göz gezdirdim, konuyu Tapa'dan abonelere ekledim, böyle derlemelere bayılırım. İnceleyeceğim.
 
Hocam kısaca göz gezdirdim, konuyu Tapa'dan abonelere ekledim, böyle derlemelere bayılırım. İnceleyeceğim.

İlginiz için teşekkür ederim hocam. Konuyu biraz daha genişletip yani eserlerin kütüphanelerdeki demirbaş numaralarına ve varaklarına kadar öğrendikten sonra makaleyi hakemli bir dergiye gönderme niyetim var. Bunun için söz konusu Farsça kaynakların tam kütüphane künyelerini öğrenmem gerek. Bunu da İran seyahatinde gerçekleştirmek amacındayım. :)
 
Çağrılmamışım ama yorum bırakayım madem gelmişken.
Yazı baya uzun. Fontu da beni kör edeceğinden mütevellit, birazdan mobile geçince okuyacağım.
 
Çağrılmamışım ama yorum bırakayım madem gelmişken.
Yazı baya uzun. Fontu da beni kör edeceğinden mütevellit, birazdan mobile geçince okuyacağım.


Kusura bakmayın hocam. İlginizi çekeceğini bilemedim. Bundan sonra yazılarımda sizi de etiketleyeceğimden şüpheniz olmasın.
 
Geri