Frithjof
Bronz Üye
-
- Katılım
- Kasım 16, 2022
-
- Mesajlar
- 3,440
-
- Tepkime puanı
- 3,533
-
- Puanları
- 139
-
- Konum
- Bâbil
Bir kaç gün önce @Raijin arkadaşımızın tavsiyesi üzerine bugün izleme fırsatı bulduğum film.Basit bir senaryo lakin bu basit kelimesi tahayyül ve umut etme konusun da insanın ne derece basit ve müspet düşünemediğini her sahne de,her diyalog da insanın yüzüne vuruyor.
Film hakkın da burada uzu yazmaya gerek yok.Ki zaten uzun uzadıya yazıların pek okunduğunu da düşünmüyorum.Lakin eklemem gerek ki,film de çok kısa sürse de fırtına da sokakları bitevi bir hiçliğe süpüren rüzgar ki,burada umutsuzuluğun en dibi imgesel olarak bir sekans da izleyiciye sunuluyor.Bu sahneden hemen kısa bir süre sonra filmin ana karakterlerinden birisinin Mississippi Nehri üzerndeki köprüden geçerken,nehrin yeşil suları ve gökyüzü metaforu umudu ancak bu kadar güzel resmedebilirdi.Çok yoğun bir imgelem olmasa da,filmde zaman zaman minimalist sekanslara yer verilmiş.
Aklımda kalan bir kaç diyaloğu da buraya eklemek istiyorum:
Monologlar:
Sen O'nu arıyordun...Ve O sana çarptı.Sence bu tesadüf mü?
Ömrümün tamamı kötü bir şey olacak düşüncesiyle geçti.Ve sonra da oldu.
Olan her şeyin kötü dahi olsa,iyi sonuçlara varacağına inanırım.
Ne istemediğimi değil,ne istediğimi bulduğumdan beri her şey daha yolunda.
Tesadüf kimliğini saklama kavramıdır.
O kadar uzun süredir endişeliymişim ki,nasıl mutlu olunur unuttum.
Diyaloglar:
-Biz fakiriz!
--Hayır biz fakir değil,parasısız.
-Bunlar neden hep bizim başımıza geliyor?
--Çünkü şanssız insanlarız.
Küçük şeylerle mutlu olmayı unuttuysanız,ve dahi hayallerinizden/hayal kurmaktan uzak bir haldeyseniz izlemenizi salık veririm.
Film hakkın da burada uzu yazmaya gerek yok.Ki zaten uzun uzadıya yazıların pek okunduğunu da düşünmüyorum.Lakin eklemem gerek ki,film de çok kısa sürse de fırtına da sokakları bitevi bir hiçliğe süpüren rüzgar ki,burada umutsuzuluğun en dibi imgesel olarak bir sekans da izleyiciye sunuluyor.Bu sahneden hemen kısa bir süre sonra filmin ana karakterlerinden birisinin Mississippi Nehri üzerndeki köprüden geçerken,nehrin yeşil suları ve gökyüzü metaforu umudu ancak bu kadar güzel resmedebilirdi.Çok yoğun bir imgelem olmasa da,filmde zaman zaman minimalist sekanslara yer verilmiş.
Aklımda kalan bir kaç diyaloğu da buraya eklemek istiyorum:
Monologlar:
Sen O'nu arıyordun...Ve O sana çarptı.Sence bu tesadüf mü?
Ömrümün tamamı kötü bir şey olacak düşüncesiyle geçti.Ve sonra da oldu.
Olan her şeyin kötü dahi olsa,iyi sonuçlara varacağına inanırım.
Ne istemediğimi değil,ne istediğimi bulduğumdan beri her şey daha yolunda.
Tesadüf kimliğini saklama kavramıdır.
O kadar uzun süredir endişeliymişim ki,nasıl mutlu olunur unuttum.
Diyaloglar:
-Biz fakiriz!
--Hayır biz fakir değil,parasısız.
-Bunlar neden hep bizim başımıza geliyor?
--Çünkü şanssız insanlarız.
Küçük şeylerle mutlu olmayı unuttuysanız,ve dahi hayallerinizden/hayal kurmaktan uzak bir haldeyseniz izlemenizi salık veririm.
