Felsefe The Allegory of The Cave

Konu sahibi son olarak 3056 gün önce görüldü
Mağara Alegorisi.

The Allegory of The Cave, sanırım en popüler alegorilerden bir tanesidir. Platon'un Republic yapıtının yedinci kitabının ilk kısımlarında yer almaktadır.

Alegori ise şöyledir: Bir grup insan mağarada hapsolmuştur ve dış dünya ile ilgili hiçbir bilgiye sahip değillerdir. Mağaraya gün ışığı girmediği için karanlıktır, duvarları ise nemlidir. Gördükleri tek şey ise yaktıkları ateş sebebiyle duvarlara yansıyan gölgelerdir. Ne olduklarını bilmedikleri gölgeler karşısında oldukça şaşkına dönmüşlerdir. Bu şaşkınlık sonucunda da onların gerçek olduğuna, ideal olduğuna karar verirler. Bir gün gruptan birisi, bir şekilde mağaranın dışına doğru giden yolu bulur ve açık havaya çıkar. Çıktığı gibi eli ile gözünü kapatır çünkü güneş tam tepesindedir ve ışık gözünü almıştır. Alıştıktan sonra ise etrafa şöyle bir bakar: Gölgesini gördüğü ağaçlar, hayvanlar ve diğer şeylerin renklerini görür, nasıl bir şey olduklarını anlar. Gerçek sandıkları şeyin gerçek olmadığı sonucuna varır, çünkü önünde o gölgelerin gerçek formları vardır.

Platon bu kısımda şöyle demektedir: “Previously he had been looking merely at phantoms; now he is nearer to the nature of being.”

Gördüklerini anlatmak üzere mağaraya tekrar döner, çıkan kişi. Mağaradaki grup müstehzîdir ve dışarıya çıkan kişinin anlattıklarına inanmaz, onu öldürme planı yaparlar.

Bu alegori hayatın kısa bir özetidir diyebiliriz.
 
Geri