Teveccüh ve bereket...

Konu sahibi son olarak 2788 gün önce görüldü
Teveccüh ve bereket...
15 yaşında askeri lise öğrencisi iken (1956) kimya hocamız albay Hüseyin Hilmi Işık idi. Ders sonlarında biraz dinden bahsederdi. Maç hastasıydım. Teneffüste bahçede kendilerine; (Hocam maçla ilgilenmek nasıl bir şey?) diye sordum. Şöyle bir baktılar; (Kalbiniz kararır kardeşim!) dediler. İslamiyet bilgim yok, kalp kararması nedir bilmiyorum. Ama o cevapları beni çok etkiledi. O günden sonra hiçbir gazetenin spor sayfasına bakamadım.
Hocam hangi din kitabını okuyalım diye sorduğumda; (Osmanlıca öğrenin. Osmanlıca hangi din kitabını okusanız dininizi doğru öğrenirsiniz. Şöyle yapın); dedikten sonra bir tarif verdiler. İlk hafta sonu izninde bir elifba aldım. O hafta onu çalıştım. İkinci hafta sonunda tarif ettikleri Sahaflar çarşısından İmam-ı Birgivi ilmihalini aldım, okumağa başladım.
1960 da emekli oldular kitap yazmağa (derlemeğe, tercüme etmeğe) başladılar. Yazdıkları Tam İlmihalden sonraları öğrendiğime göre maç hastasının bir sözle hastalıktan kurtulması, On günde, elifi bilmeyenin, kendi kendine 400 yıllık Osmanlı kitabını okuması, büyüklerin teveccühü ve bereketi imiş.
 
Forumdaki ateizler yüzünden ruhum o kadar kirlenmiş ki başlığı "Tecavüz ve bekaret" olarak okumusum
 
Geri