bugün ekstra duygusal olmamla bir tık ilgisi olduğunu düşünsem de her bölümde de en az iki kez gözlerim doldu çünkü neden dolmasın. hocamızın adana'dan çıkışı, hikayesi, galatasaray'a gelişi, bitik galatasaray'ın ayağa kalkışı, uefa yolculuğu, alınan kupalar derken hepsi hem tüyleri diken diken etti hem de duygulandırdı. uefa maçlarını izlerken tabii en dikkat çekici nokta hakan şükür'ün kesilmesiydi, rakipler buradan vurarak ulaşamadıkları başarılar için eğlenebilirler ama kabul edilmesi gereken bir şey var ki o da bu adam ve bu takım, hayalini kurduğunuz birçok şeye imza attı. hocanın fiorentina ve milan yolculuğu da çok duygulandırdı beni, özellikle fiorentina'yı şahlandırdıktan sonra kupaya kadar getirip kupa maçından önce yollarını ayırmaları ama takımın ve taraftarın hocayı hiç unutmaması... belgeseli genel olarak beğendim, geçişleri çok güzel olmuş, müzikleri de öyle. gözüm eskilerden birkaç futbolcuyu daha aradı. bülent korkmaz'ın da bi şeyler söylemesini isterdim. günümüz tarafına gelince sneijder, drogba, elmander gibi isimleri de görmek isterdim ama sağlık olsun... emeği geçenlere teşekkürler. yanlışıyla, doğrusuyla, hatalarıyla tek bir gerçek var fatih terim türkiye'nin en iyi teknik direktörüdür ve galatasaray türkiye'nin en iyi takımıdır...