Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
sensizliği giyindim bu gece
dekoltesini derin tuttum
saçlarımı topladım
olmadı dağıttım
tekrar topladım
koyu bir yalnızlık göz kapaklarımda
nemli bir rimel
allığı az sürdüm hasretin çok görünsün diye
Adım adım yürüyorsun yüreğime.
Yürüdükçe büyüyor, büyüdükçe devleşiyorsun.
Gözlerimde de büyüyorsun yüreğim gibi.
Her adımda daha bir sarıyorsun benliğimi.
Her adımınla daha bir 'SEN' oluyorum.
Daha bir 'SEN' doluyorum.
'SEN'i görmek için bakıyor,
'SEN'i duymak için yaşıyorum.
Tüm anlamsızlıkları seninle anlamlandırıyorum.
'SEN'i sevmekle anlıyorum,
Mecnun'u, Ferhat'ı, Kerem'i.
Aşkın hangi dilinde ya da hangi lügatında
Adının karşılığı?
Dünyanın hangi ucunda benzerin?
Seni sevmekle doğuyorum.
Tepeden tırnağa 'SEN' kokuyorum.
Yok olacak benliğim korkuyorum.
'SEN'li düşlerimi 'SEN'le takas ediyorum.
En güzel yarınlarımı sana adıyorum.
Ömrüm, yüreğimdeki koru alevlendiren deli fırtınam.
Yüzümde bakışlarının izleri,
Gözlerimdeki harelerde gülüşün,
Dilime mühürlenmiş ismin...
Yüreğimin kaleme anlattıkları,
Kalemimin kağıda döktükleri yetmez seni anlatmaya.
Hiçbir kelime karşılamaz karşılığını sevdamın.
İçime çekip yüreğime sığdıramadığım nefesim.
Her nefesimi seninle almak,
Verdiğim her nefesi seninle vermek istiyorum.
Açılır hayatın son perdeleri,
Dökülür iki dudak arası ölümsüz anlar,
Dökülür dilinden aşkın atlası,
Silinir ömrümün yalnızlık pası.
Susma, konuş, ateş de,
Ruh tutuşsun, ten tutuşsun, ben tutuşsun,
Hadi sesime sesinle mühür vur şimdi!
Yan yana iki yastıkta iki baş,
Birbirine dönük iki yüz olmak seninle,
Ve gözlerin
Sırlı, efsunlu aynalar gibi...
O aynada seyretmek gün bitimi son sureti,
Bilemezsin ne büyük lütuf şimdi...
Eğer sadece koluma takıp gezmek olsaydı amacım,
Şimdi tek başıma dolaşarak geçirmezdim saatlerimi aşkım...
Sevgilim, hayatım, bir tanem...
Bunları boş ağızlardan duymak olsaydı çabalarım,
Telefon rehberlerini hınca hınç isimlerle doldururdu parmaklarım...
Gezmek, dolaşmak, öylesine vakit harcamak...
Bunlar olacaksa eğer bir tek seninle olacak!
Mahkumiyetim dudaklarından çıkacak hecelerle bozulacak,
Bilsem ki bir ömür gelmeyeceksin yanıma,
Bakmasan da siyah gözlerinle gözlerimin çukurlarına,
İstilana uğrayan bu kalp,
Hep ümitsizliğine ümit gelme hayaliyle çarpacak
Günlerden en mübarek olanı, vakit ise gecenin en dar zamanı.
Ben senli bir sabaha niyetleniyorum şehrimin çok peronlu otogarından.
Biliyorum sana gelirken sırt ağrılarım nüksedecek otobüs koltuklarında.
Hasretinde susuzluğum azacak, şekerim dudaklarımın kuruluğuna meyledecek.
Ama pes etmeyeceğim, üzüm bahçelerinden geçerek sana geleceğim sevgili.
Gecenin tüllerini uyandırmadan, karanlığı ürkütmeden,
Yıldız yıldız gözlerine serileceğim sevgili.
Perdelerin güneşe kavuşmadan, ben sana kavuşacağım.
Sana kavuşunca, aydınlığa bir şiir daha karalayacağım,
Gözlerinin en derin yerinden.
Bağışla sevgili.
Sana haber vermeden aldığım taze poğaçalar için.
Ve seni beklerken sıcaklığını muhafaza edemediğim için.
Affet sevgili affet.
Sınırlı bir zaman diliminin içinde,
Bir bardak çayın tadında kaybolacağım gözlerinde.
Bir fincan huzur saklı sesinden,
Bir miktar umut hakkı hayatından söz edeceğiz.
Senden dinleyeceğim kendimi.
Sonra da ben saçlarına dolanan
Bir şiirimi okumaya başlayacağım tok sesimden, “ Ben Sana Hayat Dedim “ şiirimi.
Kulağına fısıldayacağım sevgili.
Olur da bir satırı es geçmeyeyim diye,
Avuç içlerime yazılı şiirimden sufleler alacağım.
Sonra seni dansa kaldıracağım, gökyüzü şahidimiz olacak.
Sonra kum saatini alacağım ellerinden, özlemlerin dökülecek gözlerinden tel tel.
Biraz ağlayacağız yağmura özenip, bulut bulut akıtacağız bozkır kirpiklerimizi.
Biraz da gülümseyeceğiz güneşi kıskandırırcasına.
Ve tüm bunları yaparken, ellerimi ellerinden hiç ayırmayacağım.
“ Bana kimse senin gibi sarılmadı “ sözüne nispet yaparcasına deliler gibi sarılacağız.
Sen ve ben.
İki beden tek bir yürek.
Aynı cümleyi giyinmiş iki sevdalıyız biz.
Kavuşmaya ayarlı kum saatinden hep sevdamız akacak aramıza örülü hasrete.
Yazılan her bir şiir sevdamızın şahitliğine soyunacak.
Sana gelirken uğradığım her durak kavuşmamızın bir tezahürü olacak sevgili.