Tepeden tırnağa sen...

Konu sahibi son olarak 1887 gün önce görüldü
Tepeden tırnağa sen...




Ne zaman yağmur yağsa
Kendimi sokaklara atışım bundan
Sana yetişmese de ellerim
Tepeden tırnağa
Senin ellerini hissederim
 
Sensizlik...




sensizliği giyindim bu gece
dekoltesini derin tuttum
saçlarımı topladım
olmadı dağıttım
tekrar topladım
koyu bir yalnızlık göz kapaklarımda
nemli bir rimel
allığı az sürdüm
hasretin çok görünsün diye
 
Yüreğimsin.


Adım adım yürüyorsun yüreğime.
Yürüdükçe büyüyor, büyüdükçe devleşiyorsun.
Gözlerimde de büyüyorsun yüreğim gibi.
Her adımda daha bir sarıyorsun benliğimi.
Her adımınla daha bir 'SEN' oluyorum.
Daha bir 'SEN' doluyorum.
'SEN'i görmek için bakıyor,
'SEN'i duymak için yaşıyorum.
Tüm anlamsızlıkları seninle anlamlandırıyorum.
'SEN'i sevmekle anlıyorum,
Mecnun'u, Ferhat'ı, Kerem'i.
Aşkın hangi dilinde ya da hangi lügatında
Adının karşılığı?
Dünyanın hangi ucunda benzerin?

Dileğim 'SEN'
Umudum 'SEN'
Gerçeğim 'SEN'
Düş'üm 'SEN'
Dün'üm 'SEN'
Gün'üm 'SEN '
Yarınım 'SEN'


Seni sevmekle doğuyorum.
Tepeden tırnağa 'SEN' kokuyorum.
Yok olacak benliğim korkuyorum.
'SEN'li düşlerimi 'SEN'le takas ediyorum.
En güzel yarınlarımı sana adıyorum.
Ömrüm, yüreğimdeki koru alevlendiren deli fırtınam.
Yüzümde bakışlarının izleri,
Gözlerimdeki harelerde gülüşün,
Dilime mühürlenmiş ismin...
Yüreğimin kaleme anlattıkları,
Kalemimin kağıda döktükleri yetmez seni anlatmaya.
Hiçbir kelime karşılamaz karşılığını sevdamın.
İçime çekip yüreğime sığdıramadığım nefesim.
Her nefesimi seninle almak,
Verdiğim her nefesi seninle vermek istiyorum.

İçimdesin,
Yüreğimdesin,
Yanımda da olmalısın.

'Sen'le dolu yüreğimle haykırıyorum.
 


Ellerim
sensizlikten
ele veriyor
üşümüşlüğünü...
 


Açılır hayatın son perdeleri,
Dökülür iki dudak arası ölümsüz anlar,
Dökülür dilinden aşkın atlası,
Silinir ömrümün yalnızlık pası.
Susma, konuş, ateş de,
Ruh tutuşsun, ten tutuşsun, ben tutuşsun,
Hadi sesime sesinle mühür vur şimdi!
 


Yan yana iki yastıkta iki baş,
Birbirine dönük iki yüz olmak seninle,
Ve gözlerin
Sırlı, efsunlu aynalar gibi...
O aynada seyretmek gün bitimi son sureti,
Bilemezsin ne büyük lütuf şimdi...
 
sadece-sen.jpg
 
Eğer sadece koluma takıp gezmek olsaydı amacım,
Şimdi tek başıma dolaşarak geçirmezdim saatlerimi aşkım...

Sevgilim, hayatım, bir tanem...
Bunları boş ağızlardan duymak olsaydı çabalarım,
Telefon rehberlerini hınca hınç isimlerle doldururdu parmaklarım...

Gezmek, dolaşmak, öylesine vakit harcamak...
Bunlar olacaksa eğer bir tek seninle olacak!
Mahkumiyetim dudaklarından çıkacak hecelerle bozulacak,
Bilsem ki bir ömür gelmeyeceksin yanıma,
Bakmasan da siyah gözlerinle gözlerimin çukurlarına,
İstilana uğrayan bu kalp,
Hep ümitsizliğine ümit gelme hayaliyle çarpacak
 


Bugün sana söylenmemiş cümlelerimi söylüyorum.
Aşk kanatlı kelimelerimi yolluyorum sana.
Hadi kucağını açsana!

Aç, aç bak nasıl da hasretler sana!
Demet demet özlem var alınlarında,
Hasret var, gözyaşı var, koklasana!
 


Şimdi hayata tutunuyorum senle
Sen çektiklerime karşılık mükafatımsın
Bir o kadar daha çek desen
Sen varsan ucunda, ben yine varım
 


Günlerden en mübarek olanı, vakit ise gecenin en dar zamanı.
Ben senli bir sabaha niyetleniyorum şehrimin çok peronlu otogarından.
Biliyorum sana gelirken sırt ağrılarım nüksedecek otobüs koltuklarında.
Hasretinde susuzluğum azacak, şekerim dudaklarımın kuruluğuna meyledecek.
Ama pes etmeyeceğim, üzüm bahçelerinden geçerek sana geleceğim sevgili.

Gecenin tüllerini uyandırmadan, karanlığı ürkütmeden,
Yıldız yıldız gözlerine serileceğim sevgili.
Perdelerin güneşe kavuşmadan, ben sana kavuşacağım.
Sana kavuşunca, aydınlığa bir şiir daha karalayacağım,
Gözlerinin en derin yerinden.

Bağışla sevgili.
Sana haber vermeden aldığım taze poğaçalar için.
Ve seni beklerken sıcaklığını muhafaza edemediğim için.

Affet sevgili affet.
Sınırlı bir zaman diliminin içinde,
Bir bardak çayın tadında kaybolacağım gözlerinde.
Bir fincan huzur saklı sesinden,
Bir miktar umut hakkı hayatından söz edeceğiz.
Senden dinleyeceğim kendimi.

Sonra da ben saçlarına dolanan
Bir şiirimi okumaya başlayacağım tok sesimden,
“ Ben Sana Hayat Dedim “ şiirimi.
Kulağına fısıldayacağım sevgili.
Olur da bir satırı es geçmeyeyim diye,
Avuç içlerime yazılı şiirimden sufleler alacağım.

Sonra seni dansa kaldıracağım, gökyüzü şahidimiz olacak.
Sonra kum saatini alacağım ellerinden, özlemlerin dökülecek gözlerinden tel tel.
Biraz ağlayacağız yağmura özenip, bulut bulut akıtacağız bozkır kirpiklerimizi.
Biraz da gülümseyeceğiz güneşi kıskandırırcasına.

Ve tüm bunları yaparken, ellerimi ellerinden hiç ayırmayacağım.
“ Bana kimse senin gibi sarılmadı “ sözüne nispet yaparcasına deliler gibi sarılacağız.

Sen ve ben.
İki beden tek bir yürek.
Aynı cümleyi giyinmiş iki sevdalıyız biz.

Kavuşmaya ayarlı kum saatinden hep sevdamız akacak aramıza örülü hasrete.
Yazılan her bir şiir sevdamızın şahitliğine soyunacak.
Sana gelirken uğradığım her durak kavuşmamızın bir tezahürü olacak sevgili.
 
Geri