Temsil kavramı ve halkların geleceği üzerine

Konu sahibi son olarak 183 gün önce görüldü
ForseTi ve Maria Puder ile konuştuktan sonra forum içinde "hepimizin" söyleyecek bir şeylerinin olduğunu düşündüğüm ve temenni ettiğim konuları kolektif, sürdürülebilir ve anlayışlı bir tartışma ortamı oluşturabileceğimiz inancıyla bu konuyu açıyorum. Aşağıya birkaç link bırakacağım, bunlar sevdiğim saydığım ve çoğu konuda çok benzer düşündüğüm bir hocamın 2 farklı platformda farklı tarihlerde yazdığı yazıları içeriyor. Amacım "hadi hocamı tartışalım" değil, daha ziyade bahsettiği şeyleri kendi perspektifimiz doğrultusunda konuşup gerçekten bahsedilen "halkın ortak iradesi" gibi bir şeyi oluşturup oluşturamayacağımızı test etmek. Tabii ki bunlar temel kaynak yada tartışmaya çizilen bir çerçeve değil, başlangıcı yapmak açısından benim ortaya atacağım şeyler. Bir orijin belirlemiş olabilmek gayesiyle yapacağım bu paylaşımların devamında dileyen konu ile ilgili yada argümanı açısından önemli bulduğu bilgi, belge, video, makale, köşe yazısı gibi materyallerle konunun içeriğini güçlendirebilir; ki umarım yapılır.

Yüzde '55' ile '45' - Radikal 2 Haberleri - Radikal

http://www.radikal.com.tr/radikal2/nazilerin-iktidara-yukselisi-1183790/

Gezi'de ne oldu? Kim, ne anladı? - Radikal 2 Haberleri - Radikal

Alttaki 4 yazı Diken'den 'Gezi Yazı Dizisi' dahilindedir.

1. ?Gezi? her birimize dedi ki: Alıştığınız ne varsa, sonuna geldiniz? (I) - Diken

2. Gezi, ?gelecekten? haber verdi? (2) - Diken

3. AKP?liler ?Gezici mi? oldu? (3) - Diken

4. Neden Nicole Kidman?a değil de, komşu çocuğuna âşık oluruz? (4) - Diken

Yazıda alenen belirtilmemekle birlikte ülkemizdeki cılız temsil sistemi ve güdük demokrasinin zararlı getirilerini görebileceğimiz bir yazı olduğunu düşünüyorum:

10 Ekim, Cenazesine Sövülenler Garı? - Diken
 
Lutfen kusura bakma gece varsiyasindan ciktim.
Spora oradanda uyumaya gidecegim ama aksam ozellikle okuyup degerlendirecegim.
 
Arpes okumaya devam ediyorum şuan
Murat Sevinç gerçekten Dünya siyaseti üzerine çok güzel değerlendirme yapmış çok yakın görüşlerde farkettim işte sana bahsettiğim gibi kapitalizm sistemi ile demokrasi kelimesinin bir ilizyon olduğunu ve bu sistemin çökmesi gerektiğini düşünüyorum ayrıca Trump konusunda dediği maganda deyimi tam oturmuş okuamya devam :)

Haliyle, klasik demokrasi ile kapitalizm arasında kopmaz bağ var. Bu nedenledir ki demokrasinin mucidi burjuvazi, tepe taklak olduğu 20. yüzyıl başlarında bu kez demokrasiyle taban tabana zıt ‘faşizmi’ yarattı. II. Dünya Savaşı ardından yine olağan yönetimine, demokrasiye döndü.
 
"Dünya çok önemli bir değişim sürecine girmiş bulunuyor. Aşağı yukarı 500 yıldır devam eden kapitalizmin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Nesnel olarak gelmiş bulunuyoruz, kapitalizmin artık nefesi tükendi, bu düzenin devam etmesine imkân yok. Kâr peşinde koşarak çarkı döndürmek mümkün değil artık."
bu sözler kesinlikle destekleyeceğim sözlerdir ve bu sözlerin geçtiği yazıda şahsen benim gördüğüm gezi'nin bir aşama halkın düzenlere ve olaylara karşı artık sessiz kalmadığını artık sistemin çöküşünün habercisi ve ona karşı çıkanların hikayesi olarak gezide yapılanlar yani tepklisel olarak bu darbe girişimindeki karşı koyuş birbirinin aşamaları gibi düşünülebilir mi? (liderleri partileri bir kenara bırakarak soruyorum)

@Arpes @Maria Puder @UrophLed
 
ForseTi Gezi, ülkemizin dışında tüm dünyada bir "Yeter ulan be!" çığlığının parçasıydı aslında ve dendiği gibi bir çağın kapanışının habercisi hareketlerden biri olabilir. Ama bu nöbet süreci bundan çok farklı. Çünkü yazılarda da dendiği gibi teşvikle, çağrıyla sokaklara çıkıyorlar. Ama bu demek değil ki aşamanın sonraki domino taşı olamaz. Bugün teşvikle, otobüsle, çağrıyla, "emirle" sokağa çıkmayı öğrenen Siyasal İslamcı ve orta sınıf 'kendi halindeki' kitle yarın bir hakkının gasp edildiğini düşündüğünde bu hakkını savunmak için sokaklara çıkabilir. Kim bilir (umarım olmaz da) büyük bir dikta rejimine karşı hakları gasp edilen 'Geziciler' ve 'Gezi-karşıtları' gün gelir yan yana saf tutabilirler sokaklarda.

Çünkü Gezi'de de sokakta olan büyük bir kısım daha önce hak aramak için hiç sokağa çıkmamıştı. CHP gençliğinden bir tanıdığım bana "İlk defa hakkımı ve insanca yaşamı savunmak için sokağa çıkabileceğimi ve sesimi dünyaya duyurabileceğimi fark ettim" demişti geçenlerde. Bu da beni ümitsizlikten alıkoyuyor. Bugün anti-demokratik isteklerle de olsa, birileri istiyor diye oraya gitmiş olsalar da oradaki gençler yarın başka bir toplumsal hak gasp edildiğinde "Yahu kardeşim bir dur bu benim de hakkım" deyip sokağa çıkamaz mı? Bence olabilir. Ve bu da bahsedilen kolektif katılımcı ve çoğulcu yönetim biçimine giden büyük bir adım olur.
 
Bu çocuk bu adama aşık arkadaşlar haberiniz olsun, günlük yaşantısında da bu adamdan başka bir şey konuşmuyor. Bende antipati uyandırdı, okumuyorum ama siz okuyun. Ne güzel hocadır ki o yazılar yazmış. Takdir ettim.
 
Bu çocuk bu adama aşık arkadaşlar haberiniz olsun, günlük yaşantısında da bu adamdan başka bir şey konuşmuyor. Bende antipati uyandırdı, okumuyorum ama siz okuyun. Ne güzel hocadır ki o yazılar yazmış. Takdir ettim.

Yerinde gözüm var diyeyim, onun yada Kerem hocanın. Ama insanları etkileme burada.
 
Geri