AF (Otofokus): Otomatik netleme
AF Kilidi: Otomatik netleme yapıldıktan sonra pozlama değerlerinin değişmesini önlemek için kullanılır.
Altın Oran: Estetik üstünlük kabul edilen oran (1,618)
Amatör: Para kazanma amacıyla değil, hobi olarak fotoğraf çeken kişi. Genellikle, acemiler için kullanılsa da bu terim daha çok, çeken kişinin seviyesini değil, amacını belirtir.
Ana Renkler (RGB): Kırmızı, Yeşil, Mavi
Art Alan: Arka alan, fon.
Ayna Kilidi: Sarsıntıyı önlemek amacıyla kullanılan, aynanın kalkıp inmesini engelleyen, sabit durmasını sağlayan kilit.
Bulb Modu: Deklanşöre basılı tutulduğu sürece fotoğraf çekilmesine olanak verir. Seri çekim değildir. Uzun pozlama için kullanılır.
Balıkgözü Objektif: Çok geniş açılı, dairesel görüntü elde edilebilen lens
Bayonet: Lenslerin makine gövdesine takılıp çıkarılmasını sağlayan mekanizma
Beyaz Ayarı (WB): Renk sapmalarını önlemek için otomatik veya manuel olarak kullanılır. Gün Işığı, Florasan, Bulutlu, Gölge, Kelvin vs. gibi seçenekleri vardır.
Camera Obscura: Bugünkü fotoğraf makinelerinin atası olan ilk fotoğraf makinesi
CCD Sensör: Fotoğraf makinesinde kullanılan algılayıcı çeşitlerinden biri. Çoğunlukla orta format makinelerde kullanılır. bkz Sensör
CMOS Sensör: Algılayıcı çeşitlerinden biri. CCD sensöre göre daha ucuzdur. bkz Sensör
Deklanşör: Fotoğraf çekmek için basılan düğme
Diyafram: Konudan gelen ışığın sensör üzerine ne yoğunlukta düşeceğini belirler
dpi: Görüntü çözünürlük ölçüsü
Dslr: Tek lensli dijital fotoğraf makinesi
Enstantane: Konudan gelen ışığın ne süreyle sensör üzerine düşeceğini belirler
Exif: Dijital fotoğraf makinelerinde çekilen fotoğrafla birlikte otomatik olarak kaydedilen çekim bilgileri.
Filtre: Lensin önüne takılan ve içinden geçen ışıkta çeşitli değişiklikler meydana getiren tabaka.
Flu/fluluk: Net olmayan bölge
Fotofobi: Işıktan kaçınma, korkma.
Fotojen: Işık oluşturan
Fotojenik: Fotoğrafta güzel bir etki bırakan
Full Frame (Tam Çerçeve): 35 mm sensörler için kullanılan terim.Çekilen fotoğrafın kesintiye uğramadan, bütünüyle görünmesini ve kullanılmasını sağlar.
Geniş Açı Objektif (Wide Angel): Geniş bir alanı görmeyi ve çekmeyi sağlayan, kısa odak uzaklığına sahip lens
Gren: Fotoğraf üzerinde pürüz oluşturan ve netliği azaltan küçük noktalara verilen isim. Kumlanma, noise.
Histogram: Fotoğrafın piksel dağılımını gösteren grafiğe verilen isim
ISO (Uluslararası Standartlar Organizasyonu): Makinenin ışığa duyarlılığını azaltıp arttırmaya yarar.
JPEG: Sıkıştırılmış görüntü formatı
Kadraj: Kelime anlamı çerçevelemektir. Fotoğraf karesine aynı zamanda kadraj denebilir.
Kelvin: Işığın renk sıcaklığını gösteren ölçü birimi
Kırpma (Crop): Fotoğrafta istenmeyen bölgelerin kesilerek çıkartılması
Kontrast: Karşıtlık, zıtlık. Açık ve koyu tonlar arasındaki fark.
Kompozisyon: Görsel öğelerin düzen içinde çekilmesi
Kumlanma: bkz Gren
Lens: bkz Objektif
Makro Objektif: Küçük objeleri büyütmek için kullanılan, büyütme gücü çok yüksek lens
Monokrom: Siyah beyaz fotoğraf. Tek renkli de denir.
Monopod: Tek ayak
ND Filtre: Doğal yoğunluk filtresi
Net Alan Derinliği: Netlenen objenin önündeki ve arkasındaki net alan
Nü: Çıplak insan fotoğrafı
Objektif (Lens): Konudan gelen ışığın sensöre aktarılmasını sağlayan optik sistem.
Örtücü, Obtüratör (Shutter): Konudan gelen ışığın ne süreyle sensör üzerine düşeceğini belirleyen düzenek. bkz Enstantane. Makinenin çekim sayısını belirtmek için de shutter ifadesi kullanılabiliyor.
Pan Tekniği: Hareketli bir obje çekilirken, obje makineyle takip edilerek hareket etkisi verilir.
Parasoley: Işık lekelerini önlemek için lensin önüne takılan bir araç
Perspektif: Farklı mesafedeki objelerin görsel uyumu
Piksel: Görüntünün yapıtaşı olan birim
Polarize Filtre: Yansımayı engellemek amacıyla kullanılır.
Portfolyo: Görsellerle oluşturulan dosya
Pozometre: Işığın kuvvetini ölçmeye yarayan, makineden bağımsız olarak da satın alınıp kullanılabilen ışıkölçer
RAW: İşlenmemiş, ham fotoğraf
Rötuş: Kusurları gidermek için uygulanan dijital işlem
Sensör: Piksellerin bulunduğu, görüntünün oluşmasını sağlayan algılayıcı. bkz CCD, CMOS
Teleobjektif: Dar açılı, uzun odak uzaklığına sahip lens
TIFF: Tüm fotoğraf verilerini koruyan, kayıpsız görüntü formatı
Tripod: Sarsıntıyı önlemek için kullanılan üç ayak
UV Filtre: Ultraviyole ışınlarının fotoğrafı olumsuz etkilememesi için lensin önüne takılır. Lensi koruma amacıyla da kullanılır.
Uzun Pozlama: Enstantane hızını düşürerek yapılan pozlamadır. Sensöre uzun süre ışık gelmesini sağlar. Bu sayede akarsunun hareketi, bir dönme dolabın dönüş hareketi çekilebilir.
Vizör: Konuyu kadrajlamaya yarayan bakaç
Zoom Objektif: Değişken odak uzaklığına sahip, belirtilen aralıklardaki tüm odak uzaklıklarına sahip lens
AF Kilidi: Otomatik netleme yapıldıktan sonra pozlama değerlerinin değişmesini önlemek için kullanılır.
Altın Oran: Estetik üstünlük kabul edilen oran (1,618)
Amatör: Para kazanma amacıyla değil, hobi olarak fotoğraf çeken kişi. Genellikle, acemiler için kullanılsa da bu terim daha çok, çeken kişinin seviyesini değil, amacını belirtir.
Ana Renkler (RGB): Kırmızı, Yeşil, Mavi
Art Alan: Arka alan, fon.
Ayna Kilidi: Sarsıntıyı önlemek amacıyla kullanılan, aynanın kalkıp inmesini engelleyen, sabit durmasını sağlayan kilit.
Bulb Modu: Deklanşöre basılı tutulduğu sürece fotoğraf çekilmesine olanak verir. Seri çekim değildir. Uzun pozlama için kullanılır.
Balıkgözü Objektif: Çok geniş açılı, dairesel görüntü elde edilebilen lens
Bayonet: Lenslerin makine gövdesine takılıp çıkarılmasını sağlayan mekanizma
Beyaz Ayarı (WB): Renk sapmalarını önlemek için otomatik veya manuel olarak kullanılır. Gün Işığı, Florasan, Bulutlu, Gölge, Kelvin vs. gibi seçenekleri vardır.
Camera Obscura: Bugünkü fotoğraf makinelerinin atası olan ilk fotoğraf makinesi
CCD Sensör: Fotoğraf makinesinde kullanılan algılayıcı çeşitlerinden biri. Çoğunlukla orta format makinelerde kullanılır. bkz Sensör
CMOS Sensör: Algılayıcı çeşitlerinden biri. CCD sensöre göre daha ucuzdur. bkz Sensör
Deklanşör: Fotoğraf çekmek için basılan düğme
Diyafram: Konudan gelen ışığın sensör üzerine ne yoğunlukta düşeceğini belirler
dpi: Görüntü çözünürlük ölçüsü
Dslr: Tek lensli dijital fotoğraf makinesi
Enstantane: Konudan gelen ışığın ne süreyle sensör üzerine düşeceğini belirler
Exif: Dijital fotoğraf makinelerinde çekilen fotoğrafla birlikte otomatik olarak kaydedilen çekim bilgileri.
Filtre: Lensin önüne takılan ve içinden geçen ışıkta çeşitli değişiklikler meydana getiren tabaka.
Flu/fluluk: Net olmayan bölge
Fotofobi: Işıktan kaçınma, korkma.
Fotojen: Işık oluşturan
Fotojenik: Fotoğrafta güzel bir etki bırakan
Full Frame (Tam Çerçeve): 35 mm sensörler için kullanılan terim.Çekilen fotoğrafın kesintiye uğramadan, bütünüyle görünmesini ve kullanılmasını sağlar.
Geniş Açı Objektif (Wide Angel): Geniş bir alanı görmeyi ve çekmeyi sağlayan, kısa odak uzaklığına sahip lens
Gren: Fotoğraf üzerinde pürüz oluşturan ve netliği azaltan küçük noktalara verilen isim. Kumlanma, noise.
Histogram: Fotoğrafın piksel dağılımını gösteren grafiğe verilen isim
ISO (Uluslararası Standartlar Organizasyonu): Makinenin ışığa duyarlılığını azaltıp arttırmaya yarar.
JPEG: Sıkıştırılmış görüntü formatı
Kadraj: Kelime anlamı çerçevelemektir. Fotoğraf karesine aynı zamanda kadraj denebilir.
Kelvin: Işığın renk sıcaklığını gösteren ölçü birimi
Kırpma (Crop): Fotoğrafta istenmeyen bölgelerin kesilerek çıkartılması
Kontrast: Karşıtlık, zıtlık. Açık ve koyu tonlar arasındaki fark.
Kompozisyon: Görsel öğelerin düzen içinde çekilmesi
Kumlanma: bkz Gren
Lens: bkz Objektif
Makro Objektif: Küçük objeleri büyütmek için kullanılan, büyütme gücü çok yüksek lens
Monokrom: Siyah beyaz fotoğraf. Tek renkli de denir.
Monopod: Tek ayak
ND Filtre: Doğal yoğunluk filtresi
Net Alan Derinliği: Netlenen objenin önündeki ve arkasındaki net alan
Nü: Çıplak insan fotoğrafı
Objektif (Lens): Konudan gelen ışığın sensöre aktarılmasını sağlayan optik sistem.
Örtücü, Obtüratör (Shutter): Konudan gelen ışığın ne süreyle sensör üzerine düşeceğini belirleyen düzenek. bkz Enstantane. Makinenin çekim sayısını belirtmek için de shutter ifadesi kullanılabiliyor.
Pan Tekniği: Hareketli bir obje çekilirken, obje makineyle takip edilerek hareket etkisi verilir.
Parasoley: Işık lekelerini önlemek için lensin önüne takılan bir araç
Perspektif: Farklı mesafedeki objelerin görsel uyumu
Piksel: Görüntünün yapıtaşı olan birim
Polarize Filtre: Yansımayı engellemek amacıyla kullanılır.
Portfolyo: Görsellerle oluşturulan dosya
Pozometre: Işığın kuvvetini ölçmeye yarayan, makineden bağımsız olarak da satın alınıp kullanılabilen ışıkölçer
RAW: İşlenmemiş, ham fotoğraf
Rötuş: Kusurları gidermek için uygulanan dijital işlem
Sensör: Piksellerin bulunduğu, görüntünün oluşmasını sağlayan algılayıcı. bkz CCD, CMOS
Teleobjektif: Dar açılı, uzun odak uzaklığına sahip lens
TIFF: Tüm fotoğraf verilerini koruyan, kayıpsız görüntü formatı
Tripod: Sarsıntıyı önlemek için kullanılan üç ayak
UV Filtre: Ultraviyole ışınlarının fotoğrafı olumsuz etkilememesi için lensin önüne takılır. Lensi koruma amacıyla da kullanılır.
Uzun Pozlama: Enstantane hızını düşürerek yapılan pozlamadır. Sensöre uzun süre ışık gelmesini sağlar. Bu sayede akarsunun hareketi, bir dönme dolabın dönüş hareketi çekilebilir.
Vizör: Konuyu kadrajlamaya yarayan bakaç
Zoom Objektif: Değişken odak uzaklığına sahip, belirtilen aralıklardaki tüm odak uzaklıklarına sahip lens