Teknoloji Bağımlılığı ve Çocuk

Konu sahibi son olarak 2592 gün önce görüldü
Teknoloji çağında çocuk

Çağımızın çocukları çok erken dönemde teknoloji ile tanışıyorlar. Neredeyse bebeklik döneminden itibaren dijital oyun malzemeleri ile oynamaya bile başlıyorlar. Her tür teknolojik araç gereci, kumandaları, telefon, televizyon, bilgisayar vb. tuşlu araçları erkenden tanıyorlar ve aralarındaki farkı yine büyük bir hızla kavrıyorlar. Çağımızın teknoloji ve hız çağı olduğu düşünüldüğünde çocukların da bu zenginlikten nasiplerini almaları kaçınılmaz. Öğrenmede deneyimin önemi düşünüldüğünde günümüzün çocukları o kadar çok bu tür araç gereç ile temas ediyorlar ve bu araçları kullanma konusunda öylesine deneyimliler ki; bu sebeple kolayca öğreniyorlar bu gereçlerin inceliklerini.

Birçok çocuk 3 yaşına gelmeden “iyi” bilgisayar kullanıcısı oluyor, anne babasının telefonundaki bir oyunu yardım almadan bulup, açıp, oynayıp, tekrar kapatabiliyor. Hatta bu yaşlarda çocukların en değerli oyuncakları yine anne ve babalarının cep telefonları ya da tablet bilgisayarları olabiliyor. Biraz daha ileri gidelim: yine 3 yaşındaki bir çocuğun en çok zaman geçirdiği ve en değerli oyuncağı “kendi” tablet bilgisayarı olabiliyor. Buraya kadar sorun yok gibi geliyor kulağa


Pedagojik bakış

Şimdi biraz da işin psikolojik ve pedagojik kısmına bakalım: İnternet bağımlılığı kavramı 1990’lardan beri kullanılan bir kavram. Bu yılların bilgisayar ve internet kullanımının hızlanmaya başladığı yıllar olduğu düşünüldüğünde konunun önemi de anlaşılıyor. Özellikle de 12-18 yaş arasındaki “genç” ‘lerde görülüyor bu rahatsızlık. O yıllardan beri psikiyatrik rahatsızlık olarak değerlendiriliyor ve en yakın tanı grubu olan “patolojik kumar oynama” ‘ya benzetiliyor.

Aşırı internet kullanımının, bu gençlerin (çocukların) korku, hayal kırıklığı, huzursuzluk gibi olumsuz duyguları ile baş edebilmek için kullandıkları yetersiz bir strateji olduğu değerlendiriliyor. Aşırı internet kullanımı olan kişilerin, insan ilişkilerindeki hayal kırıklıklarına fazla duyarlı oldukları, yabancılarla ilişkiye girmede yoğun kaygı yaşadıkları söyleniyor. Yine internet bağımlılarında depresyon oranının yüksek olduğu, sosyal anksiyete bozukluğu olan kişilerde de aşırı internet kullanma eğiliminin olduğu biliniyor.

Aşırılık bağımlılık

Aşırılık ve bağımlılıktan söz edildiğinde bunun ölçüsünün ne olması gerektiği sorusu geliyor hemen akla. Ergenlik yaşlarına gelindiğinde böyle bir hesaplamanın yapılmaya başlanmasının hiçbir işe yaramayacağı görüşündeyim. Zira alışkanlıklar çok daha erken yaşlarda kazanılıyor ve çok iyi biliyoruz ki “internet” ve “bilgisayar” erken dönemde çocuğun hayatının “önemli” bir parçası olduğunda ergenlik döneminde “bağımlılığa” dönüşüyor.

Sigara bağımlılığındaki mekanizmanın aynısı burada da işliyor. Zamanla aynı miktarda sigara aynı keyfi vermemeye başlıyor; daha fazlasına ihtiyaç duyuluyor. Ulaşılamadığında yoksunluk belirtileri başlıyor.

Uzman Pedagog Belgin Temur
 
İstanbul'da düzenlenen Teknoloji Bağımlılığı Kongresi'ne katılan uzmanlar, internet bağımlılığının çocukların beynindeki ödül ve ceza yapısını tahrip ederek, kimyalarını bozduğunu söyledi.

Çağımızın hastalığı olarak kabul edilen ve tüm dünyada yaygın olarak görülen "teknoloji bağımlılığı" ile ilgili farkındalık yaratmak, çözümler bulmak ve önleyici tedbirler almak amacıyla düzenlenen II. Uluslararası Teknoloji Bağımlılığı Kongresi'nde, teknoloji bağımlılığının çocukların kimyasını bozduğu kaydedildi. Milli Eğitim Bakanlığı, Kült Derneği, Esenler Belediyesi ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi işbirliği ile düzenlenen kongreye katılan uzmanlar, çocuklarda görülen internet bağımlılığının, beyindeki ödül ve ceza yapısını tahrip ettiğini belirttiler. Uzmanlara göre, internet bağımlısı olan öğrenci doyumsuz ve gerçekle sanal dünyayı birbirine karıştırıyorlar. Kongreye katılan üniverite ve çeşitli kuruluşlar da, yaptıkları araştırmaları sundular. Mersin Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, lise öğrencilerinin yüzde 15'inin internet bağımlısı olduğu ortaya çıktı. Kitap okumayan öğrencilerde internet bağımlılığının daha fazla olduğu belirtildi. İnternet bağlantısı olmayanlarda günlük ortalama bilgisayar kullanma süresi 1,5 saat iken internet bağımlılarında bu sürenin 3 saate çıktığının ifade edildiği raporda, Anadolu ve meslek liseleri ile özel ve düz liselerde okuyan öğrencilerin internet bağımlılığı oranları arasında fark olmadığı da kaydedildi.

OBEZİTEYİ TETİKLİYOR
Düzce'de, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Bölümü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan Yrd. Doç. Dr. Fatih Canan liderliğindeki ekip tarafından yapılan araştırmada ise internet bağımlısı kabul edilen gençlerin yüzde 3.8'inde, 'makul bir süre' online olan gençlerinse yüzde 5.3'ünde yeme bozukluğu saptandı. Araştırma için Düzce kent merkezindeki lise öğrencileri arasından "gönüllü" denekler seçti. Öğrenciler, "İnternet Bağımlılığı ve Yeme Davranışları" isimli iki ayrı testten geçti ve Vücut Kitle Endeksleri (VKE) hesaplandı. Gençlerden yüzde 8.9'u bazen veya sık sık, yüzde 3.5'i de 'belirli' sorunlar yaşadığını söyledi. Toplamda gençlerin yüzde 12.4'ü internet bağımlılığı kriterine uyuyor. İnternet bağımlılığı oranının arttıkça kiloların da arttığı görülüyor. İnternet bağımlılığının diğer olumsuz sonuçlarına da dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Canan, "İnternet kullanımı ve uyku düzeni arasında da doğrusal bir bağ var. İnterneti daha sık kullananlar veya bağımlı olanların uyku saati, az kullananlara göre daha az. Uykuya dalmakta daha güçlük çekiyorlar. Müdahale edilmezse, bu tablonun 10 yıl sonra telafisi mümkün olmayabilir.
 
Geri