Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Uzun yıllar çeşitli tiyatrolarda görev alan Tekin Akmansoy, meddah geleneğinin sürdürücülerinden biri olmuştur.
1974 yılında başlayan Kaynanalar dizisinde Kayserili uyanık işadamı Nuri Kantar tiplemesi ile Esas olarak ön plana çıkmaştır. Bu karakteri yıllarca süren dizinin yanı sıra kaynanalar ve nöri kantar ailesi adlı sinema filmlerinde de canlandırmıştır.
1990'lı yıllarda kızı Arzu Akmansoy'un yönetmenliğini yaptığı Kaynanalar'ın yeni bölümleri yanı sıra Sonradan Göremeler gibi dizilerle uzun süre sonra televizyona geri döndü.
1998 yılında Devlet Sanatçısı unvanı aldı.
Filmleri
1951 Mezarımı Taştan Oyun
1951 Kanlı Feryat
1953 Kaderin Mahkumları
1967 501 Numaralı Hücre
1974 Köyden İndim Şehire
1974 Kanlı Deniz
1975 Nöri Gantar Ailesi
1975 Kaynanalar
TV Dizileri
Kaynanalar
Emret Muhtarım
Beybaba
Sonradan Görmeler
Tiyatro sanatçısı Tekin Akmansoy, 70. sanat yılını düzenlenen geceyle kutladı.
Tiyatro Sanatçısı Tekin Akmansoy jübilesini yaptı. Nuri Kantar tiplemesiyle tanıdığımız Akmansoy sanat hayatında 70 yılı doldurdu.
Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda düzenlenen geceye İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yavuz Özgün ve Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nafiz Zorlu'nun yanı sıra çok sayıda sanatçı katıldı. Gecede, tiyatrocu Akmansoy, ilk kez 40 yıl önce Devlet Tiyatroları'nda oynadığı ünlü tiyatro yazarı Friedrich Dürrenmatt'ın ''Göktaşı'' adlı eserini sahneye koyup kendisi oynadı. Akmansoy, bu oyunun kendisi için çok anlamlı olduğunu belirterek, sahnelerden uzak kalamayacağını söyledi.
Geliri, Türk Eğitim Vakfı'na bağışlanan gecenin sponsorluğunu ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi yaptı.
Denizli’nin Sarayköy ilçesinde doğdu. Ankara Devlet Konservatuarı’nı bitirdi. Sinemaya senarist, oyuncu, yönetmen ve yapımcı olarak katkıda bulundu. TRT’de çok uzun süre yayınlanan “Kaynanalar” dizisini yaptı.1998 yılında “Devlet Sanatçısı” seçildi.
Uzun yıllar çeşitli tiyatrolarda görev alan Tekin Akmansoy, meddah geleneğinin sürdürücülerinden biri olmuştur.
1974 yılında başlayan Kaynanalar dizisinde Kayserili uyanık işadamı Nuri Kantar tiplemesi ile Esas olarak ön plana çıkmaştır. Bu karakteri yıllarca süren dizinin yanı sıra kaynanalar ve nöri kantar ailesi adlı sinema filmlerinde de canlandırmıştır.
1990'lı yıllarda kızı Arzu Akmansoy'un yönetmenliğini yaptığı Kaynanalar'ın yeni bölümleri yanı sıra Sonradan Göremeler gibi dizilerle uzun süre sonra televizyona geri döndü.
Cem Yılmaz ile Şahan Gökbakar arasındaki rekabete usta oyuncu Tekin Akmansoy da katıldı.
Ünlü komedyenler Cem Yılmaz ile Şahan Gökbakar arasındaki rekabete usta oyuncu Tekin Akmansoy da katıldı.
Meslektaşı Abdullah Şahin'in sunduğu "Komiklik Zor Zanaat" adlı TV programına konuk olan Akmansoy, Cem Yılmaz'ı yere göğe sığdıramadı. Usta oyuncu, "Cem çok yetenekli" dedi. CEM Yılmaz'ın ardından sözü Şahan Gökbakar'a getiren Tekin Akmansoy, Recep İvedik tiplemesini sert bir dille eleştirdi.
Usta tiyatrocunun Şahan'la ilgili yorumu şöyleydi: "O kadar aptal insanı bulmuş, Recep İvedik gibi bir film yapmış. Küfür de eder, kafanıza da biner, parayı da kazanır. Kendi de biliyor bunu, hepimiz de biliyoruz. Komedyenlik ciddi bir iştir, şaklabanlık değildir."
Nuri Kantar tiplemesiyle tanıdığımız usta oyuncu Tekin Akmansoy'dan İlginç bir röportaj.. Büyük usta, Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar'ı fena iğneledi..
H.Salih Zengin'in röportajı
"Rejime başladım, 95 yaşına doğru gidiyorum." diyen 85 yaşındaki usta tiyatrocumuz Tekin Akmansoy, 70. sanat yılı gecesinde neden üzüldü? 800 davetiyeyi neden bedava dağıttı? Yaşar Kemal'le birbirlerine nasıl hitap ediyorlar? Akmansoy'un bu özel röportajı:
Sizi herkes Nuri Kantar olarak hatırlıyor. Neredeyse Nuri Kantar mesleğiniz gibi bir şey. Bu bir oyuncu için övünülecek bir şey midir?
Çok rol oynamak marifet değil, topluma ne kadar çok şey verdiğiniz önemli. TRT'de iken camii sahnesi yaptım diye kızdılar bana. 'İster ateist ol, ister başka bir şey ol, buradan geçeceksiniz' dedim. Turgut Özal ısrarla 'Seni milletvekili' yapalım' demişti. 'Ben yapamam, benden olmaz. Kimse Tekin Akmansoy'u bilmez ki, Nuri Kantar'ı ararlar: Siz de beni değil Nuri Kantar'ı istiyorsunuz' dedim. (Gülüyor) Bunun gölgesinde kalmamak lazım; ardından Beybaba, sonra Muhtar oldum.
Sanatta 70. yılınızı tamamladınız. 15 yaşında tiyatroya başlamanız ilginç. Nasıl oldu bu?
Necip Fazıl, 'Para' isimli piyesinde, Feridun Çölgeçen'le bir ortaklık yapıyor ve Yardım Sevenler Derneği adına paralı oynuyorlardı. Ben de Halk Evi'ndeyim, 'Sen oyna' diye beni çağırdılar ve ilk defa para alarak orada oynadım. O dönemde gezginci tiyatrolar gelirdi Denizli'ye, babam bizi hep götürürdü. Onları dışarıda görürdüm papyonlarıyla, hayranlıkla bakardım. Eski tiyatrocuların sanat terbiyesi bir başkaydı.
Şimdikiler?
Saygı, göstermelik olarak var. 'İhtiyar bu, ne bilir bu yav?' diyorlar. Yeni yetişenler noksan yetişiyor. Usta-çırak meselesini kabul etseler, çok başka yerde olurlar. Konservatuarlar bir parça iyi şey getiriyor, ama yetkim olsa üniversitelerin tiyatro, drama bölümlerini kapatırım. Üç beş hocası olan tiyatro okulu açıyor, niye üç ayda yetiştireceğim diye kandırıyorsunuz çocukları? Sen kimsin ya? Hadi ya, böyle üniversite mi olur? Ben neden Devlet Tiyatrosu'ndan emekli olduktan sonra tiyatro yapmadım. En az kendim kadar yetenekli insanları bulamadığım için. Bulduğum zamanda 'Göktaşı' oyununu yaptım.
Şu an kavuk kimde olmalı peki?
Kavuk diye bir şey tanımıyorum. Bizde de kavuk yok, uyduruk bir kavuk. Ne alaka ya, bırakın! Yarına bir tavuk çıkarayım yeter. Olsa ne, olmasa ne? Verdiğiniz kişi, orta oyunu mu oynadı, ne yaptı yani? Ortada oyun yok, ödül var.
33 yıl dizide oynamış bir oyuncu olarak bugünkü televizyon dizilerini nasıl buluyorsunuz?
Dünyanın hiçbir yerinde 90 dakika dizi yok, gına geliyor. Hele bu ülkede 500 bin liraya yapılacak dizi yok, asla! 500 bin liraya çıkan diziyi 250 bin liraya yapmazsam asın beni! Batı'da olsam ne saltanat sürer, ne paralar kazanırdım. Devlet televizyonuna çalıştım, bir şey kazanamadım. TRT özel kanallarla aşık atacak bir kurum değil, bir okul. Görevi 50-60 bin liraya sanatçı getirmek değil. TRT bu kadar bonkörlük içinde olmadı. TRT'nin TRT olmasında en büyük faktör benim.
TRT'den yasak mı var size? Öyle demişsiniz de.
Yok, hiçbir yasak yok. Ama TRT'nin 41. yıl kutlamalarında herkes çağrılmış, Tekin Akmansoy yok. Arayınca da 'Onu İstanbul yapıyordu, İstanbul unutmuş efendim' diyorlar.
Siz TRT'yi kendi gecenize çağırdınız mı peki?
Çağırdım, telgraf gönderdiler. 35 yılını burada geçirmiş, 2,5 yıl danışmanlık yapmış birisiyim. TRT'ye verdiğim bir dizi teklifi "Bu konseptte bir şey düşünmüyoruz' denilerek ret edildi, sonra aynısı 'Baba Oluyorum' diye yayınlandı.
Gazanfer Özcan gibi vergi borcunuz var mı?
Yok Allah korusun, hepsini ödedim. Maliye kadar öcü bir şey yok. Vergi memuru geliyor diye korkuyoruz. Sırıtarak gir bir yere, surat asarak gelme.
Meddah geleneğinin en yaşlı temsilcisi olarak 'stand up'çıları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Onların yaptığı meddahlık değil, monolog. Cem Yılmaz zekasını kullanıyor, karşısında saf bir millette var; bir askerliğini, bir sünnet düğününü anlatıyor. Millette gülüyor. Cin gibi de... Böyle insana helal olsun. Ha oyuncu mu? Alakası yok.
Recep İvedik'e ne diyorsunuz peki?
Rekor tabii daha çok kırar. Tiyatro eğitimi almış, yetenekli birisi. Kafada iyi çalışıyor Cem Yılmaz gibi. Topluma bakmış, ne yaparım diye. Taklit aslını geçmiş mi ona bak. Artık o taklit edilecek.
E bunu niye eleştiriyorsunuz o zaman?
Hiç fikrimi sormayın, bir şey demem. Yapmış tutmuş, kazanmış çoğalmış. Alan memnun, veren memnun. Sana ne, bana ne? Bunlar modern meddah da değil, ben televizyonlarda yapıyorum onu. Ramazan'da 30 tane yaptım. Televizyonlara bunu yapalım dediğim zaman, 'bunu yapmayı düşünmüyoruz' diyen televizyonların Allah belasını versin. Bu televizyonculuk değil.
Şu an dizilerden teklif gelse oynar mısınız?
Parasına bakarım. Ama hiçbir dizide, hiçbir kimsenin yerini almam. Ben yapımcıyım. Ülkede ilk yapımcılığı ben yaptım. Bugün yapımcılık yapanların çoğunun mektupları var, okursam şaşırırsınız. "Üstadım ellerinizden öperim, dizinizde bana da rol verin, oynayayım." diyorlar. Yetiştirdiklerim arasında televizyonlarda en aşağı 50 kişi vardır. Avrupa Yakası'ndaki Binnur Kaya'yı 'Kaynanalar'da yetiştirdim. Bizim meslekte vefa arama, menfaat ara..
Anılarınızı yazacak mısınız?
'Benim tanıdıklarımı tanıdınız mı?' diye bir kitap yazıyorum. Türkiye'de bir sanatçının sanatı için yaptıkları, çektikleri ve mükafatlarını yazacağım. Yaşar Kemal'le birbirimize pe.....k dediğimizi de yazacağım, biz birbirimize öyle sesleniriz hâlâ.
85 yıla bakınca neyi özlüyorsunuz en çok?
Babamı çok özlüyorum. (Gözleri doluyor) 21 sene beraber yaşadık. İttihatçı idi babam, Üsküp'ten gelip Kuvay-i Milliye'yi kurmuşlar. Beş kardeştik, babam hiçbir evladına vakit ayırmazdı. Evde 'sen' kelimesi duymadım hiç, hep 'siz' derdi.
Kaç çocuğunuz var?
İki. İlk hanımdan olan ABD'de butik sahibi. İkinci eşimden olan, uzun sene yaşadığım kıymetli eşim vardı; Sorbonne mezunu, 5 sene önce vefat etti. Ondan olan kızımla yaşıyoruz. Oxford'u bitirdi o da, televizyonda çalışıyor.
Torununuz Ozon Orhon'a niye kırgınsınız?
Onun iki evliliğine de karşı çıktım. Harika sesi var. Bunun ayarında ses yok. Fakat kafa çalışmıyor, o nereden geliyor? Öbür dedesinden geliyor, o da benim arkadaşım. (Gülüşmeler)
En büyük pişmanlığınız ve sevinciniz ne?
Pişman olacak hiçbir şey yapmadım. 'Tevekkül Allah' deyip her işi yaptım, 'Aman tühh' demedim. Dedikoduyu ben de severim ama yüzüne söyleyemediğim bir şeyi kimsenin arkasından söylemem. Benim düsturum Mevlâna'da çoktur, ilham aldığım birisidir. Hocam Karl Leber 'Mevlâna eğer tiyatro yazmayı bilseydi bizim Shakespeare olmazdı." diyor. En büyük sevincim Kaynanalar'ın başarısıdır. Para ve şöhretten daha çok insan sevgisi kazandım.
Allah geçinden versin ama yaş 85. Bir ömür geldi geçti, ne düşünüyorsunuz sonrası için?
Yaşı düşünseydim geçer köşeme otururdum. Çalışmaya devam ediyorum. Nerede noktalanır bilemem, yukarıdaki takvimi belirlemiş. Benimkinin başını belirlemiş de sonunu belirlememiş. (Gülüşmeler) Gülmesini bilen adam dürüst adamdır, riyasız gülersin çünkü. Bundan sonra 'Ayyar Hamza'nın müzikalini yapacağım. Bir de Mollier'in Scapen'in Dolapları'nı müzikal yapacağım. Amerika'da mı oynarsın, İngiltere'de mi bilemem, fiyuttt! (Islık çalıyor)
Kendinizi en huzurlu hissettiğiniz yer neresi?
Kızımın yanı. Allah herkese böyle bir çocuk nasip etsin. Morali bozuk ama. BBC'de işinden alıp getirdim. 'Neden çağırdın beni.' diyor. Üzülüyorum ama bir taraftan da memnunum, insan ülkesinde bir şey olmalı.
Musalla taşına koyulduğunuzda insanların arkanızdan ne söylemesini istersiniz?
Onu bir tayin etsem? Dua eden çok olur, kötü sözde yer almaz onu biliyorum. Kötü bir şeyde yapmadım. 'Rahmetli ne iyi adamdı' deniyorsa yeter... Ölümü hep yaşta arıyoruz ama ölüm başta... Doktorum '10 kilo daha ver, 10 yıl daha yaşarsın' dedi. Rejime başladım, 95 yaşına doğru gidiyorum. (Gülüşmeler)
Tekin Akmansoy: Yerli dizilerin çoğu bizi yansıtmıyor
Bugün 30’lu yaşları deviren pek çok kişi ‘Kaynanalar’, ‘Sonradan Görmeler’, ‘Beybaba’ ve ‘Nöri Kantar Ailesi’ndeki tiplemeleriyle tanıdı onu.
Senaryosunu yazdığı dizilerde zengin-fakir ayrımını ortadan kaldırıp kapıcıyla yöneticiyi aynı karede buluşturmayı başardı. Evet dizilerde pos bıyığı ile görmeye alıştığımız Tekin Akmansoy’dan bahsediyoruz. Geçtiğimiz haftalarda ‘devlet sanatçılığı’nı yeniden almak için yaptığı müracaatla gündeme gelen sanatçıyla; ekrandaki dizilerin neden tutmadığını, bu konuda neler yapılması gerektiğini, 32 yıl ekranda kalmayı başaran ‘Kaynanalar’ı, genç oyuncuları nasıl bulduğunu konuştuk.
Dizilerin çoğu tutmuyor, sizce sorun ne?
Özel televizyonlar rekabeti artırdı. Korkunç program tüketiliyor ki, bu çok tehlikeli. Özellikle dizilerde varoşlardaki halkı yukarı çekeceğimize, hoşlarına gideni önlerine sürüyoruz. Bu işin kolayı. Böyle davranarak yanlış yapılıyor. İzleyiciye ekranda daha görkemli hayatlar sunuluyor, özendiriliyor. Bunlar da ilgi görüyor; çünkü izlenecek başka bir şey yok.
Varoşlardaki hayatı yukarı çekmekten kastınız nedir?
Nur içinde yatsın, çok sevdiğim zengin bir arkadaşım, ‘Kaynanalar’ ilk yayına başladığı zaman tebrik etti ve dedi ki: ‘Çok başarılı bir iş yaptın ve benimle kapıcıyı aynı ekranda buluşturdun.’ İşte biz bu doğruyu yeniden bulmak zorundayız. Kastettiğim bu. Televizyonlara çok iş düşüyor o halde...
Kesinlikle doğru. Mesela son yıllarda okuma oranını yukarı çekmek istiyoruz. Biz bunu başarırsak insanlar birtakım şeyleri kendiliğinden öğrenecek. Doğruyu bulmanın yolunu buldurmak zorundayız.
‘Kaynanalar’ üzerine düşeni yaptı mı?
Yaptı diye düşünüyorum. Çünkü oyuncusundan senaryosuna kadar öz be öz kendi malımız. 32 yıl insanlar orada kendi dertlerini, sevinçlerini gördü.
Dizi neden yayından kaldırıldı?
‘Kaynanalar’ toplumun aynasıydı. Şimdi sokaktaki insanlar, ‘neden ekranda yoksunuz,’ diye bana soruyor. Diziyi seyirciden kaçırttılar ve bunun sebebi de TRT’nin giden genel müdürüdür.
Şu anki diziler bize yabancı mı?
Bu doğru, bir de yabancılaşmayı yerlileştirmeye çalışıyoruz. Mesela çok beğendiğim Haluk Bilginer çok yetenekli olmasına rağmen, bağıran çağıran biri oldu çıktı. ‘Patron Kim’ adlı bir dizi var. Kenar mahalleden çıkan, sosyetenin içinde buluyor kendini. Bu ancak Amerikan filmlerinde olur.
Bu konuda neler yapılmalı?
‘Bey Baba’ diye bir dizi yaptım. Huzurevine düşen bir adama piyango çıkıyor ve milyarder oluyor. ‘Sonradan Görmeler’i çektim. Toplumun o kesimini hiciv ile çok güzel ele aldım. Bunlar araştırılıp bulunduğu zaman bu ülkede komedi asla bitmez. Ayrıca hiç kimse Türk tarihini ele almak istemiyor. Osmanlı dönemindeki o dramatik yapıyı, Kanuni’nin o muhteşem hayatını kimse çekmedi. Bir Fatih filmi yok elimizde.
İçlerinde hiç mi iyi dizi yok?
Elbette iyi diziler, başarılı oyuncular var. “Avrupa Yakası’nı başarılı buluyorum. Bazen onlar da abartıyor; ama yine de iyi iş çıkarıyorlar. Bir de kimse alınmasın, biz çok çabuk şöhret yapıyoruz. Dev sanatçılar ülkesiyiz; ama devler hep cüce kaldı son zamanlarda.
'Genç tiyatrocular umut veriyor'
Tekin Akmansoy, dizilerdeki tiyatro kökenli genç oyuncuların performansından memnun. Sanatçı, “Tiyatroda oyunculara verilen paralar çok komik. Onlar da mecburen dizilerde rol alıyor.” diyor.
Arzu Akmansoy: Babamla çalışmak zor’
Babası ile birlikte çalışmanın zorluğuna dikkat çeken yönetmen Arzu Akmansoy, “Bir kere babamla çalışmak çok zor. Yalnız bir o kadar da zevkli. Hem eğleniyoruz hem kavga ediyoruz; ama her şey iş için. O bir usta ve bir ustanın yanında çalışmak benim için son derece önemli. Biz baba kız gibi değil de iki ortak gibiyiz çalışırken. Çok kısa zamanda çok şeyler öğrendim ondan.” şeklinde konuştu.